İslamcı tayfa Vahdettin’in San Remo’daki hayatını öyle trajik anlatır ki sanırsın açlıktan ağaç kabuğu yiyordu. Herif kaçarken yanında eşlerini, doktorunu, korumalarını, hizmetçilerini hatta tütüncübaşısına kadar götürüyor ve oldukça büyük, konforlu bir villaya yerleşiyor. Yanında 30-40 kişi götürüp İtalya’da padişahlığa devam edeceğini sanıyordu herhalde. Son Osmanlı hükümdarı böyle aciz ve onursuz bir hayatı tercih ederken “kahpe” diye andığımız Bizans’ın son imparatoru savaşarak ölüyor. Cesedi beraber savaştığı askerlerin ölü bedenleriyle birlikte çamura batmış halde bulunuyor. Şehrini Aya-Romanos kapısı önü civarında, Topkapı-Sulukule arasında bir yerde savunurken öldüğünde suratı tanınmayacak hale geliyor ve onu ancak imparatorluk armalı çizme ile çoraplarından teşhis edebiliyorlar. O yüzden Vahdettin için tarih kitaplarından istedikleri bilgiyi çıkarsınlar ve gerçeği dilediklerince sündürsünler farketmez. Saygın bir şekilde anılmak için yalnızca hükümdar olmak yetmediği gibi onurdan yoksun hayatın gediklerini de siyasal islamcılar kapatamıyor.
Vahdettin'in cenaze olayı ilginç. 1926'da İtalya'da ölür. Türkiye kabul etmez. Bakkal ölüye haciz koyar. Bir ay sonra kokunca bırakır. Beyrut'a gönderirler. Gemi daha yaklaşırken koku limana gelmiş. Şam'da gömmüşler. 10 gün sonra bir yağmur, sel. Ölü yine çıkmış toprak üstüne.
konuşulanlar:
- macron'un mal olması
- meloni'nin erdoğan'a bakışı
- izlanda başbakanı
konuşulmayanlar:
- nato'yu protesto ettiği için gözaltına alınan yurttaşlar
- ekrem imamoğlu davası
- trump'ın coğrafyamızda işgal girişimlerini devam ettirmesi
Vahdettin'in, Sakarya Meydan Savaşı olurken 61 yaşında olup 18 yaşındaki kızla sarayında 5. evliliği için çalgılı çengili düğün yaptığını da çıkarmışlar mı?
Mado. 35 kişiye mezar olan Manolya Sitesi’nin altındaki dükkanında kesilen duvarlar ortadayken bilirkişi raporuyla sorumluluktan sıyrılmaya kalkan ve su isteyen halka "Suyumuz çamurlu akıyor" diye kapı duvar olan sermaye grubu. Birilerimizin hafızası sandığınızdan daha derin.