5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN
5 Nisan 2021 tarihinde, Avukatlar Gününde “Sözümüz var!” diyerek başlamıştık.
“Haksızlık kime karşı ve kimden gelirse gelsin, susmayız. Hukukun üstünlüğünden, mesleğin itibar ve onurundan vazgeçmeyiz. Savunma hakkının dokunulmazlığından şaşmayız. Söz söylemek için; düşmanlığa, ötekileştirmeye, kısır tartışmalara, eski hesaplaşmalara ihtiyacımız yok. Bağımsızız. İnsana sadece insan olduğu için değer veren, adaletin mümkün olduğuna inanan, mesleğin itibarını vazgeçilmez gören, her meslektaşımız ile birlikteyiz.”
O günden beri, adalete, hukuka ve hakkaniyete çağrı yaptık, çözüm yollarını önerdik, meslektaşlarımızla dayanışma gösterdik. Acılarımızı, sevinçlerimizi, hayallerimizi paylaştık.
BAĞIMSIZ AVUKATLAR olarak Avukatlar Gününde ve grubumuzun da 5. yıl dönümünde; başlangıçtaki heyecan ve umutla sözümüzü söylemeyi, hukuka ve adalete, iyiye ve mesleğimize dair çağrımızı sürdüreceğiz. Avukat “var” olursa adalet var olur. Günümüz aydınlık ve kutlu olsun.
BAĞIMSIZ AVUKATLAR
#Çekiliş
📚İstanbul'un hafızasını sokak sokak kayda geçiren Cemaleddin Server Revnakoğlu'nun anıt eseri Revnakoğlu'nun İstanbul'u, çekilişle 5 okurumuza hediye!
Yapmanız gerekenler:
📌Ketebe’yi takip etmek
📌 Bu gönderiyi RT etmek
⌛️Son katılım: 31 Mart Salı, 23.59
📢Kazananlar 2 Nisan Perşembe açıklanacaktır.
🔴 SON DAKİKA | Kartal'daki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde bir savcı, eski eşi olan kadın hakimi duruşma sırasında silahla vurdu
📌 Durumunun iyi olduğu öğrenilen hakim, en yakın hastaneye kaldırıldı
📌 Olayın ardından savcı gözaltına alındı, adliyede inceleme başlatıldı
HUKUK DEVLETİNDE "MEDYATİK YARGILAMA" OLMAZ; SORUŞTURMA GİZLİLİĞİNİ İHLAL EDEN İTİBAR SUİKASTLERİNE SON VERİLMELİDİR
2025 yılı boyunca kamuoyunun yakından takip ettiği, özellikle medyatik ve magazinel boyutu olan soruşturmalarda; "soruşturmanın gizliliği" ilkesinin sistematik bir şekilde ihlal edildiğine şahit olmaktayız. Henüz iddianamesi dahi düzenlenmemiş, yargılama aşamasına geçilmemiş dosyalara ait ifade tutanaklarının, dijital materyallerin ve özel hayata dair görüntülerin "servis edilerek" dolaşıma sokulması, hukuk devleti ciddiyetiyle bağdaşmayan vahim bir tablodur.
MAZLUMDER olarak, yargı süreçlerinin sosyal medya mahkemelerine ve magazin bültenlerine malzeme edilmesinin, adaletin tecellisine değil, sadece "linç kültürüne" hizmet ettiğini hatırlatarak şu hususlara dikkat çekiyoruz:
•Bir hukuk devletinde suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar herkes masumdur. Ancak son dönemde yürütülen soruşturmalarda, kişiler henüz "şüpheli" sıfatını taşırken, sızdırılan bilgi ve belgelerle kamuoyu nezdinde "suçlu" ilan edilmekte ve yargısız infaza tabi tutulmaktadır. Kişinin beraat etmesi durumunda dahi temizleyemeyeceği bir "lekelenmeme hakkı" ihlali yaşanmakta; hukuki süreç, geri dönüşü olmayan bir itibar suikastine dönüşmektedir.
•Soruşturma dosyalarında yer alan ancak suçun unsurlarıyla doğrudan ilgisi olmayan, kişilerin en mahrem alanlarına ait yazışma, fotoğraf ve bilgilerin kamuoyuna saçılması, açık bir insan hakları ihlalidir. Özel hayatın gizliliği "magazin" malzemesi yapılamaz. Devlet, elindeki kamu gücünü kullanarak elde ettiği verileri korumakla yükümlüdür. Bu verilerin çarşaf çarşaf yayınlanması, sadece hukuki bir hata değil, insan onuruna yapılmış bir saldırıdır.
•Soruşturma evraklarının seçilmiş kısımlarının medyaya sızdırılması, dosyanın bütününü görmeyen kamuoyunda yanlış bir algı oluşturmakta, bu durum ise savcı ve hakimler üzerinde ağır bir baskı unsuru yaratmakta, adil yargılanma hakkı ve yargı bağımsızlığı zedelenmektedir "sosyal medya mahkemeleri"nin kurduğu hükümlerin gölgesinde yürüyen bir soruşturmadan adalet beklemek mümkün değildir. Yargı, alkışa veya linçe göre değil, delile ve kanuna göre karar vermelidir.
MAZLUMDER olarak;
•Masumiyet karinesinin ve lekelenmeme hakkının korunmasını, soruşturma gizliliğini ihlal edenler ve dosya içeriklerini yetkisiz kişilerle veya medya organlarıyla paylaşanlar hakkında soruşturma yürütülmesini
•Basın organlarının, "haber alma hakkı" kılıfı altında kişilerin lekelenmeme hakkını ve özel hayatını ihlal eden yayıncılık anlayışından vazgeçmesini,
•Adalet Bakanlığı’nın, soruşturmaların ciddiyetine gölge düşüren ve kişileri peşinen suçlu ilan eden bu "ifşa" kültürüne karşı gerekli idari ve hukuki tedbirleri almasını talep ediyoruz. @adalet_bakanlik
📢 Bağımsız Avukatlar olarak, AYM iptal kararı sonrası 11. Yargı Paketi kapsamında Meclis’e gelen ve avukatlık disiplin hukukunu yeniden düzenleyen kanun teklifini inceledik.
🔗 Rapora ulaşmak için: https://t.co/RxLrEsPziN
Papa XIV. Leo'nun ülkemizi ziyareti vesilesiyle 325 yılında İznik Konsilinde "Tanrı"nın tek ve ezeli/ebedi olduğunu ve Hz. İsa'nın yaratılmış olduğunu yiğitçe savunan Rahip Arius'u rahmetle anıyorum. Roma tarafından uğradığı zulmü, aforozunu ve şüpheli ölümünü kınıyorum.
"Raporlama Süreçleri" dersinde Av. Gökhan Türkoğlu, MAZLUMDER'in uzun yıllardan gelen tecrübesiyle şekillenmiş raporlama tekniklerini daha önce hazırlanmış MAZLUMDER raporlarından verdiği örneklerle anlattı.
🔴 ACİL ÇAĞRI
İsrail tarafından Küresel Sumud Filosu'na bağlı gemilere uluslararası sularda gerçekleştirilen müdahale apaçık bir korsanlık eylemidir.
Gelinen aşamada filo katılımcılarının can güvenliğinin sağlanması için uluslararası toplum acilen harekete geçmelidir.
YÜKSEK ALARM — 1 EKİM - 21:34 GMT+3
Gemilerimiz yasa dışı bir şekilde durduruluyor.
Kameralar devre dışı ve gemilere askerî personel tarafından çıkıldığı teyit edildi. Tüm katılımcıların güvenliği ve durumunu doğrulamak için aktif olarak çalışıyoruz.
GLOBAL SUMUD FİLOSU İSRAİL DENİZ KUVVETLERİ TARAFINDAN DURDURULDU
1 Ekim 2025
Çarşamba, 1 Ekim 2025 günü, Gazze saati ile yaklaşık 20:30 civarında, Global Sumud Filosuna ait birden fazla tekne (Alma, Sirius ve Adara) uluslararası sularda İsrail İşgal Kuvvetleri tarafından yasa dışı bir şekilde durdurulmuş ve gemilere çıkılmıştır. Gemilere yasa dışı olarak çıkılmadan önce, İsrail donanma gemilerinin kasıtlı olarak gemi iletişimlerini bozduğu, böylece yardım çağrılarını engellemeye ve yasa dışı boarding işleminin canlı yayınını durdurmaya çalıştığı görülmektedir.
Durdurulduğu doğrulanan teknelerin yanı sıra, canlı yayın ve iletişim, birçok başka tekneyle de kaybolmuştur. Tüm katılımcılar ve mürettebatın durumu titizlikle takip edilmektedir. Teknelerin durumu, gözaltılar, yaralanmalar ve olası kayıplarla ilgili doğrulanmış bilgiler elde edilir edilmez güncellemeler paylaşılacaktır.
Bu, uluslararası sularda silahsız insani yardım görevlilerine yönelik yasa dışı bir saldırıdır. Hükümetleri, dünya liderlerini ve uluslararası kurumları, teknelerde bulunan herkesin güvenliği ve serbest bırakılması için harekete geçmeye ve durumu yakından izlemeye çağırıyoruz.
Birkaç teknenin durdurulmasına rağmen, Global Sumud Filosu Gazze kıyılarına 60 deniz mili uzaklıktadır ve yoluna devam etmektedir.
"Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi,
Taşınacak suyu göster, kırılacak odunu...
Kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde,
Bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin,
Tütmesi gereken ocak nerede?"
Şair İsmet Özel 81 yaşında.
➕ Ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say, Batılı meslektaşlarına çağrıda bulunarak “Gazze’de yapılan bir soykırımdır, nokta. Bu cinayete sessiz kalmayın. İnsan olun, müzik dünyası!” dedi.
▪️ Say, klasik müzik dünyasının İsrail yanlısı tutumunu eleştirerek, Filistin destekçilerini “antisemitizm” ile suçlayan anlayışa sert çıktı: “Utanç duyacaklar. Huzurla uyuyamayacaklar.”
Küresel Sumud Filosu'na Destek Çağrısı
İşgalci İsrail apartheid rejiminin başlattığı işgal, savaş ve abluka son iki yılda Gazze’de soykırım, kıtlık, işkence, toplu öldürme şeklinde felaket boyutlara ulaşmıştır. 26.01.2024, 28.03.2024 ve 24.05.2024 tarihli Uluslararası Adalet Divanı kararları ise göz ardı edilerek hiç uygulanmamıştır. Tüm dünyanın gözü önünde soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları işgalci rejim unsurlarınca sistematik ve açık bir şekilde işlenmektedir.
Dünya sivil halklarından oluşan ve aralarında avukat ve hukukçuların da bulunduğu insan hakları gönüllülerinin oluşturduğu Global Sumud Filosu, Gazze’de yaşanan soykırım ve açlığa karşı ablukayı kırarak insani yardım götürmek için yola çıkmıştır.
Barselona’dan yola çıkan filoya, Tunus limanında durakladığı esnada İsrail iki kez dron saldırısı gerçekleştirmiştir. Uluslararası sözleşmeler ve yargı kararlarıyla devletlerin ve uluslararası mekanizmaların görev ve sorumluluğuna verilen insani yardım malzemelerinin ulaştırılması için çabalayan filoya yapılan saldırılar kabul edilemez.
İstanbul Barosu mensubu avukatlardan oluşan Bağımsız Avukatlar Grubu (BAK) olarak; içinde önceki dönem Baro Başkan Adayımız ve BAK Meclisi Üyemiz Av. Gülden Sönmez’in ve Türkiye dahil farklı ülkelerden hukukçuların da bulunduğu Global Sumud Filosu’nu takip ediyor ve destekliyoruz.
Gazze ablukasının kaldırılması, insani yardımın ve hizmetlerin ulaştırılması, Gazze’de işlenen insanlık suçlarının son bulması, aynı amaçla yola çıkan Global Sumud Filosu’nun güvenli bir şekilde Gazze’ye ulaşabilmesi için başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere devletleri, uluslararası toplumu, BM’yi, Türkiye Barolar Birliği’ni, İstanbul Barosu’nu ve tüm baroları harekete geçmeye, Global Sumud Filo’suna yönelik mevcut ve olası saldırılara karşı işbirliği içinde inisiyatif almaya çağırıyoruz.
*
Call for Support for the Global Sumud Flotilla
The occupation, war, and blockade initiated by Israel's apartheid regime have reached catastrophic proportions in Gaza over the past two years, leading to genocide, famine, torture, and mass killings. The decisions of the International Court of Justice dated January 26, 2024, March 28, 2024, and May 24, 2024, have been ignored and never implemented. Genocide, crimes against humanity, and war crimes are being committed systematically and openly by elements of the occupying regime in full view of the world.
The Global Sumud Flotilla, consisting of human rights volunteers from civil society organizations around the world, including lawyers and legal professionals, set sail to break the blockade and deliver humanitarian aid in response to the genocide and starvation in Gaza.
The flotilla, which departed from Barcelona, was attacked twice by Israeli drones while anchored in the port of Tunisia. Attacks against the fleet, which is attempting to deliver humanitarian aid in accordance with international agreements and court rulings that assign this duty and responsibility to states and international mechanisms, are unacceptable.
As the Independent Lawyers Group (BAK), composed of lawyers from the Istanbul Bar Association, we are following and supporting the Global Sumud Flotilla, which includes former Bar Association presidential candidate and BAK Assembly member Attorney Gülden Sönmez, as well as lawyers from Turkey and other countries.
We call upon the Republic of Türkiye, other states, the international community, the United Nations, the Union of Turkish Bar Associations, the Istanbul Bar Association, and all bar associations to take action to lift the blockade on Gaza, deliver humanitarian aid and services, end the crimes against humanity being committed there, and ensure the safe passage of the GIobal Sumud Flotilla. We further call on them to act in cooperation to prevent and respond to existing and potential attacks against the flotilla.
BAĞIMSIZ AVUKATLAR
@Gulden_Sonmez@istbarosu
Gazze’yi kurtaracak o fotoğraf- anlayabilene tabii.
İnsan hakları aktivisti, avukatı ve İstanbul barosu eski başkan adayı Gülden Sönmez ile 25 yaşındaki Fransız sosyalist Avrupa Parlamentosu üyesi Emma Fourreau, Gazze ablukasını kırmak için birlikte Sumud filosunda.
Ne güzel fotoğraf. Ne güzel bir ittifak.