Halil Özer:
"Şimdi yazacaklarım ağır olabilir ve özellikle Fenerbahçe taraftarının hoşuna gitmeyebilir ama bu bir gerçek. Hiç kimse kusura bakmasın. Örnek vererek başlayayım... Şimdi diyelim ki Torreira Fenerbahçe’de olsun. Aynı Galatasaray’daki gibi gereksiz kendini atmaları yapsın. Galatasaray medyası ve trolleri onu hedefe koyar. Hem de öyle bir hedefe koyarlar ki hiç bıkmadan usanmadan bir sezon iki sezon üç sezon bu devam eder. Fenerbahçe taraftarı ne yapar? En fazla iki sezon sonra Torreira’ya sahip çıkacağına Galatasaraylılardan daha çok tepki göstermeye başlar. Destek değil köstek olurlar. Torreira şu anda Galatasaray’da. Peki sarı-kırmızılılar toz konduruyor mu? Hayır ve asla. Doğru - yanlış önemli değil. Önemli olan futbolcunu yedirmemek. Arkasında durmak.
Şimdi söz nereye gelecek. Galatasaray taraftarı geldiği günden bu yana Kerem’e karşı büyük bir nefret içinde. Hani öyle böyle bir nefret değil. Bu sınırı aşmış bir nefret. Hani Allah korusun ağır bir sakatlık geçirse halay çekecek durumdalar. Olay artık patolojik nefrete dönmüş durumda. Fenerbahçe taraftarı ne yapıyor? Sahip mi çıkıyor? Hayır. Aksine son maçta bir gol kaçırdı diye çocuğa yapmadığını bırakmadılar. Arkasında mı duruyor? Hayır. Adam bu kadar baskı altında geçen yıl 59 maçta 17 gol atmış, 13 asist yapmış. Kolay değil bu istatistik. Oynadıkları maç sayılarına bakarsanız neredeyse Asensio ile aynı. Ve bu çocuk Fenerbahçe’de daha çok iş yapacak. Tabii rahat bırakırsanız. Ayrıca Fenerbahçe taraftarının ağır psikolojik baskıda ne yapılması gerektiği konusunda Kerem’den alacağı çok ders var. Galatasaray taraftarı Fenerbahçe taraftarını öyle bir kıvama getirdi ki şimdi oturup gülerek izliyorlar. Sen yapı filan derken önce kendine bakacaksın.
Şimdi aynısını İrfan Can’a yapıyorlar. Onun kıvamına gelmeleri biraz uzun sürdü. Her defasında söyler ve yazarım. Sevilla maçında takımın elenmesine neden olan kale arkasındaki taraftar kitlesinin neye bağlı olduğu, kimin güdümünde olduğu ortaya çıkmadan bu işler çözülmez. İstediğin kadar tribünleri düzelt, öyle böyle yap. Onlar yine içeride olacak. Bu yazıyı okuyunca şöyle diyecekler, 'Ama yıllarca şampiyon olamıyoruz tahammülümüz kalmadı.' Asıl Fenerbahçe kulübünün size tahammülü kalmadı. Ne yazık ki futbolcu transferi yapabilirsin ama taraftar transferi asla..."
(Milliyet)
İsmail Kartal'ın maç sonu açıklamalarını izledim şimdi. Neden baskı yediniz diye soruldu. İsmail Hoca da dedi ki biz topu tutan, seri paslaşmalarla oyunun yönünü değiştirerek rakibin topun peşinde koşmasını sağlayan bir takım olmak istiyoruz ama bunu yapamadık.
Doğruyu görmüş. Ama zaten Talisca bu kadar önde top tutamazken, Asensio fiziksel olarak bu kadar gerideyken, İrfan Can'ın becermesi gereken bir dönemde hiçbir şekilde hazır değilken, Kerem sürekli riskli ve top kaptırmaya yakın hamleler denerken topu tutamazsın.
Kante lazım... Greenwood'un tam performansa çıkması lazım. Santrafor mevkiinde sırtı dönük top alabilen oyuncu lazım. Yani Vedat lazım. Asensio'nun baskı altında top alabilmesi lazım.
Bunların olması için daha çok antrenman yapmak lazım.
Adam asmaca oynanacak zaman değil. Hoca eğer deseydi ki istediklerimizi yaptık ama girdiğimiz pozisyonları değerlendiremedik, o zaman derdim ki yandık. Hoca gayet doğru okumuş maçı.
Yeni gelecek transferlere de çok güvenmeyin. Onların da takımla çalışması gerekecek. Bu dönemler resmi maçlara çıkılması en zor dönemler. Sen burada takıma, hocaya sallayınca işler düzelmeyecek. Adam sırf Asensio'yla arasında sorun olmadığını göstermek için Asensio'yu ilk 11 başlattı. Sizin kurduğunuz saçma sapan baskılar yüzünden. Sadece takıma zarar veriyorsunuz bu aptal saptal, karşılığı olmayan spekülasyonlarınız yüzünden. Ligde 6 hafta geride kalır, biz yine benzer bir oyun görürsek tamam. Bu ne cahillik ya. Böyle bir dönemde karşında hazırlık yapma fırsatı olan bir takım var. Elemişsin. Öp başına koy, yola devam et.
Yargıtay’dan plajlar için emsal karar: Kıyılar, toplumun ortak kullanımına açıktır, özel işletmeler vatandaşa müdahale edemez
•İzmir Çeşme’deki Altınkum Plajı’nda halk plajı statüsündeki alana giden bir doktor, havlusunu sererek denize girmek istedi.
•Plajda faaliyet gösteren özel işletmenin çalışanı aileyi alandan çıkmaya zorladı.
•Doktorun jandarmaya şikayeti üzerine dava açıldı.
•Yerel mahkeme, kıyı hakkını engelleyen çalışan ile ona talimat veren işletme yöneticisini suçlu buldu.
•İşletme çalışanı “Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı.
•İşletme yetkilisi ise çalışanı yönlendirdiği için “azmettirme” suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.
•Yargıtay Ceza Genel Kurulu, yerel mahkemenin kararını onadı ve bu karar Türkiye için bağlayıcı emsal niteliği kazandı.
•Kararda Anayasa’nın 43. maddesi ile 3621 sayılı Kıyı Kanunu hatırlatıldı.
•Anayasa’ya göre kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve toplumun ortak kullanımına açıktır.
•Hiçbir tüzel veya gerçek kişi kamuya açık sahili tamamen kapatamaz, vatandaşın denize girmesini engelleyemez.
kimse kusura bakmasın, Fenerbahçe camiasında Asensio'nun durumunun, kendi maçlarına bahis yapan rakip takım başkan vekilinden fazla konuşulması ; camianın akli dengesinin yerinde olmadığını gösterir. :)
Denizin dalgasının kıyıya vurduğu noktadan itibaren 50 metre içeriye kadar olan bölümü, yani kumsalı; hiç bir otel veya işletme şezlong, şemsiye, platform ve benzeri şeyler koyarak işgal edemez.
Bu bölüm, Anayasa ve Kıyı kanunu gereği, ücretsiz olarak tüm vatandaşların kullanımına açıktır.
İşletmeler, ancak bu bölümün dışında mülkiyetleri altındaki veya kiraladıkları alanda; duş alma yeri, şemsiye, şezlong, havlu vb denize girmek için gerekli eşya ve levazımatı bulundurabilir ve kiraya verebilirler.
Kamunun kullanımına açık 50 metrelik alanda denize girmek üzere; isteyen herkes kendi şezlongunu, şemsiyesini, koyarak veya havlusunu sererek güneşlenebilir ve denize girebilir.
İşletme adı altında sahili işgal eden şebekelerin, belediyeye veya herhangi bir merciye “işgaliye bedeli” ödemiş olmaları;
-Yaptıkları işgali yasal hale getirmez ve “işgallerinin devamına dair izin almış oldukları” anlamına gelmez.
-Vatandaşların kamuya açık ve ücretsiz kullanma hakları olduğu bu bölümden faydalanma haklarını ortadan kaldırmaz.
-Kendilerine vatandaşları oraya sokmama veya oradan faydalanmalarına engel olma hakkı vermez.
Mevzuat böyle olduğu halde; Deli Dumrul gibi gelen kişileri bu alana sokmayan, yolunu kesen, tehdit eden veya para ödemeye mecbur bırakan işletmeler veya kişiler düpedüz eşkıyadır, haramidir ve hayduttur.
Bunu yapanlar hakkında;
-İnsanları hürriyetlerinden yoksun bırakma,
-Kamuya açık alanları işgal etme,
-Haydutluk ve eşkıyalık yapma suçlarından işlem yapılması gerekir.
Bu konuda kendilerine suç ihbarında bulunulan emniyet makamları ve savcılıklar; işgalci ve yol kesenler hakkında gereken işlemi yapmadıkları ve bunların çıkardıkları engelleri kaldırmadıkları takdirde, kanuni görevlerini yerine getirmemiş olur ve “görevi ihmal” suçunu işlemiş olurlar.
Eğer resmi yetkililer, kendilerine ihbar geldiği halde işgalciler ve vatandaşları engelleyenler hakkında suç takibatı yapmaz ve işgali kaldırmazlarsa; bu defa onlar hakkında, görevlerini ihmal ettiklerine dair üst mercilerine suç duyurusunda bulunulması gerekir.
İsmail Kartal Asensio'yu oynatmazmış, yiyecekmiş vs. Şunu söylemek için ya art niyetli ya da gerizekâlı olmak lâzım. Giriyorsunuz siteye, çoğunluk ne yazmışsa oradan yürüyorsunuz. Maalesef birçoğunuzun hiçbir bilgisi, fikri, duruşu yok. Boş muhabbet peşindesiniz.
Asensio'nun geçen sene Fenerbahçe'ye geldiği tarih 1 Eylül. 90 dakika oynatılabildiği ilk maç ise 24 Eylülde.
Neredeyse bir ay Asensio'nun hazır olması beklendi doğru olarak. İsmail Kartal o dönemde de Asensio için "fiziksel olarak henüz 90 dakika oynayabilecek seviyede değil, 90 dakika için biraz zamana ihtiyacı var" demişti. O zaman da yine FB'deki beyinsiz tayfa mal mal konuşmuştu. Sonuç olarak başka hoca da geldiğinde onu direkt 90 dakika oynatmayıp bir ay sonra ancak oynatabildi. Yani başka hocanın takımın içine girip gördüğü şeyi İsmail Kartal daha takımın içine girmeden görmüştü.
Yani sizin aklınız ermez böyle şeylere boşa kafa yormayın. Oturun takip edin sadece, yorum yapmayın. Asensio'nun nasıl kullanılacağını en iyi İsmail Kartal bilir. Asensio muhtemelen hazır hâle geldiğinde İsmail Kartal'la çok iyi bir ilişki kurup takımın maestrosu olacak.
Açıklama ilginç ; baştan sona “algı operasyonu”, “iftira”, “hukuki yollar” tehditleriyle örülü. Ama tek bir soruya cevap yok!
“Hiçbir bilgi ve belgeye dayanmayan içerikler üretildi” diyorlar.
Belge, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma dosyasında.
“Kulübümüz ve yöneticilerimiz hedef gösteriliyor” diyorlar.
Hedef gösteren biz değiliz. Yöneticileri hakkında bahis şikesi suçlamasıyla işlem yapan Türk yargısı.
“Gerçeğe aykırı bilgi üretenlere hukuki yollara başvuracağız” diyorlar.
Buyurun başvurun. Hukuk herkese açıktır, bizden de çekinmeyin. Ama unutulmasın: Gerçekleri söyleyen değil, gerçeklerden kaçan hesap verir.
“Sahadaki üstünlüğü hazmedemeyenler” diyorlar.
Mesele saha değil, adalettir. Aynı tip bir soruşturmada genç oyuncular aylarca tutuklu kalırken, hakkında benzer iddialarla kuvvetli suç şüphesi bulunan yöneticiler adli kontrol ile serbest bırakıldı. Bunu saha başarısıyla açıklayamazsınız.
Sorularımız yerinde duruyor:
FDT 56/2b hükmü apaçık ortadayken TFF neden sessiz? Etik Kurul ve PFDK sevkleri neden bugün yapılmıyor? Bu soruları sormak iftira değil, futbola sahip çıkmaktır. Adaleti talep etmektir.
Kimse “algı operasyonu” edebiyatıyla gündemi değiştiremez. Tehditle susmayız, iftira damgasıyla yılmayız.
Gerçeklerin peşindeyiz ve peşini bırakmayacağız.
Biz kulüp iletişimcisi veya basın danışmanı olsak hocaya şunu derdik.
İsmail Hocam geçmiş sezonlarla ilgili herhangi bir soru veya yorum gelirse “geçmiş geçmişte kaldı, artık tamamen yeni bir beyaz sayfa açmak için çalışıyoruz” tonunda açıklamalar yap, polemiklere ve kendini ispatlamaya veya açıklamaya girme derdik.
Sen saha içinde güçlüsün. Çok çalışıyorsun, disiplinlisin, detaycısın, geceni gündüzünü veriyorsun. Bunu öne çıkaralım.
Oyuncu ilişkilerin de iyi ve seni zaten seviyorlar. Fakat zaten yeterince yıldızın olduğu yerde seni “sürekli otoritesini göstermeye çalışan bir teknik direktörden” ziyade “tüm taşları yerine oturtan, herkesi aynı hedefte buluşturan, doğru rolleri dağıtan, oyuncularından maksimum verimi alan, sakin ve pozitif bir lider” rolüne sokalım.
Böylelikle hem üzerindeki baskı kalkar, hem camia gereksiz polemiklerden uzak durur, hem de odak tamamen futbola kayar.
Yani kulüpte bunları düşünen varsa bile uygulayan yok maalesef. En son Alper Yemeniciler hocanın eline yazılı metin veriyordu.
Zayıflıkları bilmek erdemdir, hatta bunu kabul etmek sempati bile getirir. Güçlü yönlerine odaklanmak ise esas mesajı verir.
Kulübün iletişiminin hakettiği yerlere gelmesi dileğiyle… @mustafasapmaz8
İğrençsiniz @Haberturk !!! Geçen sene @cnnturk ve çığırtkan muhabirinin aldığı tepkiyi ve yaptıklarının asla unutulmayacağını görmediniz heralde!!!
@GalatasaraySK sportif A.Ş. Başkan vekili Maruf Güneş 48 kupon bahis yaptığından gözaltına alındı DİYECEKSİNİZ!!!
Dün gözaltına alınan Babalatv nin ve şirketinin Masak raporu bu gün çarşaf çarşaf yayınlandı. Yöneticisi olduğu takım aleyhine rakip takım lehine 48 defa Bahis oynadığı açıklanan M. Güneş in Masak raporu ve Bahis oynadığı maçlar hakkındaki rapor ve Mali analiz neden açıklanmadı?
Bu fotoğrafı çekenler 3.500 yıl hapis cezası aldı. Aziz Yıldırım ise bugün devletine gemi yapıyor, ASELSAN'la çalışıyor. Bu kare, her Fenerbahçeli için gurur vesilesidir. Bunu ancak gurursuzlar, onursuzlar ve maklubeciler anlayamaz.
Bu konuyu hem kulüp hem de taraftar yeterince ciddiye almıyor ama Federasyon gerekeni yaparsa 2 şampiyonluk el değiştirir.
Bu işin şakası yok ! Yönetici bahis yaptıysa cezası bellidir. Mahkemeyi bekleyelim sevki öyle yapalımla iş kapanmamalı !
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkan Vekilini rakip yöneticinin elini sıkmadığı için eleştirenler, Galatasaray Başkan Vekilinin bahis sebebiyle gözaltına alınması konusunda yine üç maymunu oynuyorlar.
Yasa dışı bahis, bahis şikesi ve suçtan elde edilen gelirlerle mücadele operasyonları kapsamında dün gözaltına alınan isimler aldığım bilgiye göre:
Adliyeye pazartesi günü sevk edilecek. Gözaltı süreleri ise salı günü bitiyor. Süreçleri devam ediyor.
Dün gözaltına alınan isimler ve haklarında verilen bilgiler:
• Ali Sancak (Adana Demirspor A.Ş.) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçlarına ilişkin rakip takım lehine veya gol bahislerine 7 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
• Savaş Tatil (Adanaspor A.Ş.) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 124 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
• Hasan Turan Güven (Altay Spor) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 78 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
• Barış Orhunbilge (Altınordu Futbol Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 14 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
• Kemal Aydın (Balıkesirspor) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 12 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
• Ünsal Yamaner (Bandırmaspor) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 144 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
• Tolga Kırgız (Beşiktaş) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 1488 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
• Kerem Gürel (Beşiktaş Jimnastik Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 996 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
• Ahmet Akçelik (Beşiktaş Jimnastik Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 53 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
• Hüseyin Gözütok (Bodrum Spor Faaliyetleri A.Ş.) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 27 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
• Murat Şabablı (Boluspor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 13 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
• Ali Şen (Boluspor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 61 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
• Halil İbrahim Yavaş (Boluspor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 28 kupon değerlendirilmektedir.
• Ali Gürsoy (Boluspor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 22 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
• Avni Akdemir (Erzurumspor Futbol Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 218 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
• Maruf Güneş (Galatasaray) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 48 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
• Özgür Durşen (Gençlerbirliği Spor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 50 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
• Sezgin Özkan (Gençlerbirliği Spor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 16 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
• Ömer Çetin (Karaman Futbol Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi klübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 18 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
🚨TFF'nin kural listesinde bir yönetici bahis oynarsa kulübe puan silme, küme düşürme ve para cezaları verilebilir yazıyor.
Bakalım ne kadar adilsiniz göreceğiz! @TFF_Org