Süleymanlılar grubu müntesiplerine sesleniyorum, ÖNEMLİ:
Bakınız, size canlı-kanlı örnek: “beni” ve “benim ve eşimin tüm ailesini” detaylı tetkik ettiler! Herkese eşit yakınlıkta TSK mensupları olarak, hedeflerindeki Hizmet Hareketi ile ilgili TEK bir bağ dahi bulamadılar!
Çareyi, bizler gibi İBLİSE hizmet etmeyecek yüzbinleri #15TemmuzKumpası ile imha etme yolunu seçtiler! İhtimal sizlerde bu imha edilecek hedefler içindeydiniz! Ama Allah izin vermedi, esir/sürgün/tecrit/merhum TSK / emniyet mensupları vasıtasıyla bu kanlı oyunu başlarına doladı! Her gün kan kaybediyorlar!
Yani size yazdıkları bu filmi bizler ~10 yıldır görüyoruz! Hani sizlere diyorlar ya “bu yeni hapishaneler, sekülerler için” diye! YALAN! Önce sizi ve evlatlarınızı sonra biat etmemiş diğerleriyle oraları dolduracaklar!
“İltisak” diyecekler, “şununla/bununla/orada/burada görmüştük” diyecekler! Bylock, ankesör gibi dandik içi boş iftiralar atacaklar… Bakınız, bu ülkede Mustafa Komiser, sadece 5 TL yardım etti diye, hücresinden ölüme terk ettiler, ve dahi nicesi!
Önünüzde 2 yol var:
(1) iblise biat edip, 3 günlük dünyanızda sadece bir kaç saat/gün rahat edeceksiniz! Ama sonsuzluğunuzu yakacaksınız!
(2) dik duracak, bir imtihan koridoruna girecek, izafi küçük bir çile çekeceksiniz! Devran dönüşü, diğer dik duran mahallelerle birlikte güzeli/iyiyi yeniden inşa edeceksiniz!
İkinci yol için, “İyi” olma iddiasındaki bir insana yakışır şekilde mücadelenizi sürdürünüz! Yurtiçinde tazyiklere dayanamayacaksanız, vakit fevt etmeden, ülke dışına çıkınız! Bakınız, içinize sızmış kişilerce “bize dokunmayacaklar, bizimle alakası yok, onların derdi para, şirketlere el koymak, istediklerini alıp diğerlerine saracaklar” vs diyecekler. İnanmayınız! Cezaevleri sizler ve aileleriniz için hazırlanıyor…
Herkesin paşa keyfi bilir efendim! Niye böyle diyorum biliyor musunuz?
Çünkü, Allah’ın ne size ne bize ihtiyacı var! Bizim bu maceralarda “iyi” olmaya ihtiyacımız var, O’na ihtiyacımız var! Vakti gelince iblis ve taraftarlarını tarihe, O gömecek! Bakınız, bir sinekle devrilen Nemrut’a, dalgaların arasında boğulan firavun ve ordusuna, ~300 kişilik Talut ordusu tarafından imha olmuş kalabalık Calut ordusuna, kuşlar tarafından imha edilen Ebrehe ve ordusuna…
Tekrar: herkesin paşa keyfi bilir!
Dumanı tüten enkazların üzerinde ağıtlar yakılırken;
- ahlaksızlık nedeniyle ordudan atılan, sonra döndürülüp filo komutanı,
- askerine zorla fiili livata yaptıran bir başka mahlukun orgeneral,
- gemisinde yapılan silah sayımında tespit ettiği eksik cephane vasıtasıyla gemi komutanına şantaj yapan bir başkasının tümamiral,
- onlarca askerine tecavüz eden bir başkasının alay komutanı
yapıldığını ve tüm bunlar öncesinde Zülkarneyn seddi gibi KÖTÜLÜĞE karşı dimdik duran, her branş ve rütbenin en iyisi, en ahlaklısı ~50 bin rütbeli askerin İHRAÇ edildiğini hatırlatacağız!
O gün, ağzını “fe” diye açanın alt çenesini kafasından ayıracaklar! Biz değil, aldattığınız milyonlar ayıracak…
ÇERÇEVE YASANIN HATIRLATTIKLARI
1.Bu ülkede terörist olan bir gün içerisinde vatansever, vatansever olan bir gün içerisinde hain olabilir.
2.Yasalar eşit şekilde uygulanmaz, imtiyaz esastır.
3.Siyasi figürler tamamen figürdür. Söyledikleriyle yaptıkları hiçbir zaman birbirine uymaz.
4.İstihbarat örgütleri ile irtibatlı olmayan hiçbir terör örgütü ayakta kalamaz.
5.Dünya kadar askeri şehit olmasının azmettiricisi bir kişinin Türkiye’nin dibinde bir ülkede uzun süre yaşaması ve kendisine operasyon yapılacağı her aşamada kurtulması yine “derin yapı” stratejisi gereğidir.
6.Şu anda da Abdullah Öcalan, dünyada yaşayabileceği en güvenli yerde yaşamaktadır.
7. Türkiye öyle bir stratejik ülke ki hiçbir şey şansa bırakılmamaktadır.
8.Toplumun nabzına göre kontrollü liderler hemen üretilmektedir.
9.Milliyetçisi de siyasal İslamcısı da solcusu da sağcısı da kendilerine verilen rolleri oynamaktadırlar.
Sonuçta kaybeden ülke ve toplum olmaktadır.
Bizleri alıp götürdüklerinde, ellerimizde plastik kelepçeler vardı. Olayın hararetiyle, nezaret eden polislerimiz bizlere kötü davranıyor, hain muamelesi yapıyordu. Akşam cezaevine teslim ederlerken, 3/5 saat içinde hakikatleri kavradılar, bazıları bizlere sarıldılar, ağlayanlar dahi olmuştu.
Mahkemede vs aynen böyle görüntülerimiz alınıyordu!
Samimiyetle yazıyorum: hepimizin başı dik idi! SONSUZLUKTA zebanilerin sürükleyerek götürüp SONSUZA kadar alevlerin içinde kalmak üzere attıklarından olmamak adına bunlara katlanmak gerekiyorsa “baş göz üstüne” dercesine sabrediyorduk! Evet, inancımız bizlere sarsılmaz ve delinmez bir ZIRH, sabrımız ise bitmez tükenmez bir cephane olmuştu…
Şu geçici dünyanın hadiselerini sanki bir macera filmindeymişiz gibi algılıyor, heyecan ve azimle “ailem zaten bana emanet idi, sahibi değil, Sahibi onlara ve bana zaten sahip çıkar, yeter ki SALAKLIK yapıp şu yüzleri güneş gibi parlayan insanlardan cüda düşmeyeyim, sıradaki acaba ne?” diyerek maceralardan maceralara sektik, sekiyoruz…
Sahi, şunların motivasyonu nedir acaba? Hayattan beklentileri nedir? Yediler içtiler, ~13 yıldır zulmün bir zirvesinden diğerine koştular, AMA yaşlandılar, belleri büküldü, eller/ayaklar titrer oldu, acaba ne olmasını bekliyorlar?
Geçen sene Hulusi ve Aksakallı’yı ekranda zırlatmışlardı! Sahte göz yaşlarına rağmen istedikleri etkiyi alamamışlardı!
Bu yıl, #15TemmuzKumpası etkinliğinde, kesenin ağzını açtılar, toplumun zift tabakasının kaymağı hükmünde bir kısım ünlüyle belgesel çektirdiler. Yine tutmadı., olmadı, beceremediler! Her yıl yeni efsaneler uyduruyorlar, ucuz trol orduları, pahalı satılık ruhlar… vs ne yapsalar olmuyor!
İblis ve efradına mukabil, #Beştepe #MaviOtobüs2 ve #KübraÜsteğmen belgeselleri ile #MustafaUğurluAmiral söyleyişileri milyonlarca kişi tarafından izlendi, izlenmeye devam ediliyor!
Hani, Çanakkale önlerine gelen, her türlü imkana sahip yenilmez denen armadayı, bir avuç yiğit tarumar etmişti ya, aynen öyle yine bir avuç yiğit, samimiyetleri ve sızılarıyla iblisin ordularını ve yalanlarını yine tarumar ediyor.
Ahlaki üstünlük başından bu yana, moral üstünlük ise birkaç yıldır çizginin bu tarafında! Espirilerde, günlük konuşmalarda dahi toplum; kaliteyi, güveni, sempatiyi, izzeti ve asaleti esir/sürgün/tecrit kimselerin şahsında yüceltir oldu.
Yolun sonu ilanihaye belli, yolun Sahibi bir gün “bitti” diyecek! İşte yeniden inşa/imarın başlıyacağı o muhteşem günü bekliyoruz…
15 Temmuz planlayan, hayata geçiren, ülkemizi büyük bir kaosa sürükleyen, 251 insanımızı emelleri için şehit düşüren, sonrasında milyonların perişan olmasını sağlayan hainleri 15 Temmuz'un 10. yıldönümünde Allah kahr-u perişan etsin.
Kimin zerre kadar bu kalkışma da payı varsa, kim bu kalkışmayı kendi cıkarlarına döndürdüyse, kim bu kalkışmayı bu ülkenin çocuklarına zulme çevirdiyse Allah gelsin hakkından ..
Elfü Elfi Amin.
Tüm 15 Temmuz şehitleri ve sonrasında ortaya çıkan milyonlarca mağdurları için dua ile.
Not:
Meclis araştırma raporunun ortadan kaldırılmasına 2 çift söyle(ye)meyen ve Amin diyemeyip bıdı bıdı yapanlara takılmayın, diyemeyenin karın ağrısı bellidir .
15 Temmuz gecesi, sözde “darbe girişiminin merkezi” olarak gösterilen Beştepe Jandarma Karargâhı’nda gerçekte neler yaşandı?
Emniyet Müdürü Turgut Aslan’a yönelik suikast girişimi, nasıl oldu da masum insanlara işkenceyle “itiraf” ettirilmek istendi?
O gece hayatını kaybeden asker ve sivillerin üzerinden çıkan mermiler kime aitti?
Yargı süreçlerinde mahkemeler hangi yöntemlerle baskı altına alındı?
🎥Karanlıkta kalan gerçeklere ışık tutan çarpıcı bir yapım:
BEŞTEPE, 6️⃣ Temmuz’da yayında.
Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait yüzlerce belge
Doğu Perinçek ve Ulusal Kanal'ından çıktı.
Harp Akademileri'nde kaybolan 6 mühür ve 2 soğuk damga dahil.
Nasıl bir Parti, nasıl bir oluşumdur bu?
İşçi Partisi ve Ulusal Kanal'da yapılan adli aramalarda;
Harp Akademileri'nde 6 mühür ve 2 soğuk damga beratının kaybolması üzerine yapılan gizli tahkikatın belgeleri
Perinçek'in Ulusal Kanal'ından çıktı.
Ergenekon iddianamesi ek delil dosyaları arasındaki 352. klasörde yer alan gizli tutanakların orijinal halini gösteren belgeler Ulusal Kanal'da bir CD'de kayıtlı bulundu.
Belgeye göre 2006 yılı Mayıs ayında İstanbul Harp Akademileri'nde 6 mühür ve 2 soğuk damga kayboldu. Kayıp mühürlerle ilgili 7 personelinin ifadesine başvuruldu.
Ergenekon soruşturması kapsamında 21 Mart 2008 tarihinde baskın yapılan Ulusal Kanal'da çok sayıda belge ve bilgisayara el konulmuştu.
Bu mühürler gerçekten kayıp mı oldu yoksa materyal akışı mı yapıldı?
Önemlidir.
Siyasal parti mi karanlık bir istihbarat servisi mi?
Siz takdir buyurun.
-Gültekin Avcı; Ergenekon'un Medya ile Dansı, 2009, İstanbul
-Gültekin Avcı; Yaşayan Kabus Ergenekon, 2008, Ankara
Ekrem İmamoğlu’nun 32 yıllık diplomasını iptal ettiniz ya,
Gücünüz yetiyorsa,
Dürüstseniz Fetonun okullarından mezun olanların diplomalarını iptal edin de görelim.
Devlet;
sadece bir sözleşmedir.
Yüceltilecek ve kutsanacak hiçbir yanı yoktur
Devlet bir tahakküm ve baskı aracına dönüşürse,
bu sözleşmeden herkesin çekilme hakkı vardır.
Devletler evrensel hukuk kurallarına uymazsa,
korkunç ve çok büyük silahlı terör örgütlerine dönüşür.
Hep söyledim;
Halkın sesi hakkın ve aklın sesi değildir.
280'e 220 oyla Sokrat'ı ölüme mahkum eden halktı.
Führer (Hitler)
Duçe (Mussolini)
Mao
Salazar
Franko'yu
hep halk iktidara taşıdı.
Başka galaksiden gelmediler.
Naziler yalnız bir parti değil bütün bir Almanya'ydı.
Siirt Savcısı olarak Asayiş toplantısındayım
HADEP'in (DEM Parti) oy sandıklarının askerlerce yok edilmesi konuşuldu.
General, sandıklar kaçırılsın diyordu.
Herkes susuyordu.
Bana döndüler.
Ben,
"HADEP oy sandıklarını yok edecek her subayı kelepçelerim" dedim.
Bozuldular.
Bugün Bakırköy Cezaevi'nde üç kadın askeri öğrenciyi ziyaret ettim.
Gençlerin darbe teşebbüsüne bir katkıları yok ancak müebbet hapis cezasıyla 9 yıldır cezaevinde yatıyorlar. Dosyalarını incelediğim gibi kendilerini de yakinen tanımaya çalışıyorum. Ömürleri, hayalleri askıda gençlerimiz bunlar. Ne kadar güçlü durmaya çalışsalar bile ortada aileleri ile birlikte yaşadıkları büyük bir dram var.
Toplum olarak bu hukuksuzluklarla yüzleşmek ve çok geç de olsa adaletsizlikleri sonlandırmak zorundayız.
KHK’lı şehit polisin eşinden Hulusi Akar’a: Eşimi açığa aldınız, hapse attınız, tahliye oldu, askere çağırdınız, Ağrı’da şehit oldu
https://t.co/4is6vQONH7
KHK’lı şehit polisin eşinden Hulusi Akar’a: Eşimi açığa aldınız, hapse attınız, tahliye oldu, askere çağırdınız, Ağrı’da şehit oldu
https://t.co/qLrRL5THjR
@ismailsaymaz Çok selamlar, bir ara 9 senedir darbeci diye üzerinde tepindiğiniz insanların mahkemesine gitmeye de cesaret bulursunuz belki. Araştırması gazetecisiniz falan ya hani