🔴 Azerbaycan’da başörtülü bir öğrenci:
“Beni başörtülüyüm diye bir odaya kapattılar. Teneffüse çıkmama bile müsaade etmediler.
Annemi aramama bile izin vermediler.
Annem beni derste sanıyordu.
Sonunda annem geldi. Anneme okulda ne söyledilerse içeriden gözleri yaşlı çıktı.
Arkadaşlarım dizlerine kadar bile gelmeyen etekle derse giriyor. Ben neden giremiyorum?”
Eski Pfizer Başkan Yardımcısı Dr. Michael Yeadon: "Salgın diye bir şey yoktu. Dünya genelinde 5.5 milyar insana hazırladıkları sıvıyı zerk etmek için bu yalanı attılar. Şu ana kadar 17 milyon insan bundan öldü."
🗣️ Av. Mustafa Kocamanbaş:
"Kanser hastası çocuğu için yardım toplayan Doğu Türkistanlı Akide İsmail tutuklanarak cezaevine gönderildi
Fatma Betül Sayan 2 milyar lira halkın parasına çöktü, keyfini sürüyor.
İşte mülkün temeli olan adaleti böyle yerle bir ettiniz.
Eserinizle övünün."
🗣️ Av. Mustafa Kocamanbaş:
"Kanser hastası çocuğu için yardım toplayan Doğu Türkistanlı Akide İsmail tutuklanarak cezaevine gönderildi
Fatma Betül Sayan 2 milyar lira halkın parasına çöktü, keyfini sürüyor.
İşte mülkün temeli olan adaleti böyle yerle bir ettiniz.
Eserinizle övünün."
“Gardaş” deyip yere göğe sığdıramadıkları siyonist Aliyev’in İslam’a ve Müslümanlara düşman olduğunu anlamamak için ahmak olmak gerekir!
Gazze soykırımına rağmen işgalci İsrail’e petrol satmaktan vazgeçmeyen bu siyonist uşağına Karabağ savaşında askeri destek gönderen hükümet, üç yıldır katledilen Gazze’yi ise Trump’a havale ediyor!
Gerçi bizim hükümetin de Aliyev’den aşağı kalır yanı yok; Aliyev petrolü satıyor, Türkiye taşıyor, İsrail bombalıyor!..
Üç kuruş zıkkımlandıkları ve kendisiyle onur duydukları BTC hattından işgalci İsrail’e giden petrol; Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye’ye bomba olup yağıyor!..
Türkiye, Amerikan kuklası Somali hükümetine askeri destek (Bayraktar TB2 SİHA, Akıncı TİHA) ve askeri eğitim vererek Müslümanların (Eş-Şebab) katledilmesine ortak olurken, Somali yönetimi ise İsrail’in müttefiki Güney Kıbrıs’a açıktan destek verip Kuzey Kıbrıs’ı da tanımadığını küstahça söyleyebiliyor!
Eğer yöneticilerde zerre kadar omurga varsa, Somali’ye verdikleri tüm destekleri geri çekerler…
🔴 Ahmet Mahmut Ünlü Darbeyi Biliyor muydu?
YouTuber Ahmet Mahmut Ünlü'nün 15 Temmuz darbe girişiminden 1 gün önce yaptığı bir sohbette kullandığı;
"Rabbim yakında hayırlar gösterecek ümmetimize." sözleri yeniden gündeme geldi.
Görüntülerde, Pensilvanya'da bulunduğu belirtilen firari FETÖ'cü avukat Fatih Oğuz'un kürsünün hemen yanında oturması da dikkat çekti.
Sohbetin zamanlaması, kullanılan ifadeler ve söz konusu kişinin kürsüye yakın konumu sosyal medyada;
"Ahmet Mahmut Ünlü darbe girişiminden önceden haberdar mıydı?" sorusunun yeniden sorulmasına neden oldu.
🔴 Çeçen lider şehid Cevher Dudayev'in danışması Vaha İbragimov Türkiye'ye alınmadı..
Son günlerde Kadirov rejimi yetkilileri Türkiye’de çeşitli etkinliklere katılırken, Dudayev’in danışmanı Vaha İbragimov Sabiha Gökçen Havaalanı'nda polisler tarafından durduruldu.
İbragimov'un hangi sebeple engellendiği kendisine ifade edilmedi ve "Kabul Edilemeyen Yolcu" statüsüne alınarak geri gönderildi.
🗣️ MAZLUMDER Genel Başkanı Av.Kaya Kartal:
"CB Başdanışmanı ünvanını kullanan Oktay Saral’ın, “devletten büyük güç yoktur” içerikli ve “Senin de suyun yeterince ısındı Kuytul! Akıllanmamışsın, sıra sana da gelecek!" vurgulu paylaşımından sonra Furkan Vakfı'na operasyon yapıldı, Kuytul ailesi ve onlarca kişi gözaltına alındı.
Yürütmenin yargıya açık müdahalesi niteliğinde olan bu paylaşım, silinmiş de olsa yargıyı etkilemeye yöneliktir.
Yargının böyle bir tehdit sonrası 24 saat geçmeden harekete geçtiği bir ülkede kimse kişi özgürlüğü ve güvenliğinden bahsedemez."
🔴 Keçiören Belediye Başkanı, Kadirov rejiminin infaz albayı Zamid Çalayev'i de misafir etmiş!
Başta Türkiye olmak üzere yurtdışındaki Kadirov muhaliflerine (Çeçen cihadıyla bağlantılı isimlere) yönelik operasyonları yürüten Çalayev, tehditleriyle tanınıyor.
Çalayev daha önce Türkiye'de GGM'ye alınan Çeçen isimlerle ilgili bir video yayınlamış ve "Nerede olursanız olun sizi hapse attırırız" diyerek itiraflarda bulunmuştu.
🔴 Özbek muhacir aile şafak operasyonuyla gözaltına alınarak Geri Gönderme Merkezi'ne götürüldü.
Abdülhayev Kemaleddin, eşi Mahmudova Halidehan ve 4 ve 2 yaşlarındaki çocukları, 17 Temmuz sabahı İstanbul'daki evlerine yapılan operasyonla gözaltına alındı.
Baba Kemaleddin Çatalca Binkılıç GGM'ye, eş ve çocuklar ise Arnavutköy GGM'ye sevk edildi.
Ailenin yakınları, Özbekistan'a iade edilmeleri halinde can güvenliklerinin olmayacağını belirterek yetkililerden yardım bekliyor.
Stanford Tıp Fakültesi’nden Dr. Casey Means itiraf ediyor:
“Pratikte Stanford Tıp Fakültesi’nde hiçbir şey öğrenmedim.”
Tıbbın vaadi buydu: Bizi iyileştirmek. Gerçek: Bizi hasta eden sistemin parçası yapmak.
Devamı 👇
Erdoğan’dan, NATO’ya Sadakat ve Hizmet Taahhüdü
📌Erdoğan: "Orduları, NATO'nun hizmetine sunma gayretindeyiz"
📌Özellikle Washington'ın istediği milyarlarca dolarlık askeri harcamaya sadık olduğunu beyan etti
#NATOsummit
https://t.co/8UPEs8TX34 @KokluDegisim aracılığıyla
🔴Trump: "Erdoğan İsrail'i rahat bıraktı ve anlaşıyorlar. Dostu diyemem ama anlaşıyor. Türkiye fantastik bir ülke."
🔴Trump: " Erdoğan'a Rahip Branson iyi bir onu serbest bırak dedim. Hemen bıraktı. Bunun için ona hiç bir şey vermedim. Ben zaten kimseye bir şey ödemem, vermem."
Yeni Doğan Çeteleri ve Topuk Kanı İkiyüzlülüğü
Yeni doğan çeteleri bu ülkede bir "topuk kanı" mevzusu kadar bile konuşulmadı, neden? Hatta gazeteci Emrullah Bey'in de belirttiği gibi, utanmadan "yeni doğan çetesi diye bir şey olmadı" diyerek olayı örtbas etmeye çalışanlar bile çıktı.
Şimdi soru şu: Bir bebek normal doğumla dünyaya gelse; aile doğumdan hemen sonra hiçbir sıvı enjeksiyonunu ve topuk kanı uygulamasını kabul etmeyip bebeğini alıp evine gitse, bu çeteler o bebeği yeni doğan yoğun bakımına yatırmak için yine de bir bahane bulabilirler miydi?
Biz zamanında bu işlemleri yaptırmadık diye, kendilerini "bilimsel" sanan ama aslında sistemin ezberleriyle hareket eden o cahil kesim tarafından linç edildik. Bugün "topuk kanı" denildiği zaman adeta birer vampire dönüşen, sistemi kutsayan o kitleler, sıra bebeklerin hayatını paraya tahvil eden yeni doğan çetelerine gelince neden suspus oluyor? Neden bu vahşeti sadece göstermelik bir gündem maddesi haline getirip geçiştiriyorlar?
Bugün bir aile çıkıp basına "topuk kanı yaptırmıyorum" dese, günlerce bu konuyu malzeme edip o aileyi hedef gösterirler. Ama yeni doğan çeteleri yüzünden, sistemin çarkları ve açgözlü sağlık çalışanlarının ihmalleri nedeniyle sakat kalan, hayatını kaybeden yüzlerce bebek asla hak ettiği şekilde konuşulmaz. Sistemin dayatmalarını sorgusuz sualsiz savunanların bu ikiyüzlülüğü, asıl büyük tehlikenin nerede olduğunu açıkça gösteriyor.