Lozan Antlaşması ve 1924 Anayasası sonucu Kürtlerin inkâr edildiği, yok sayıldığı, asimile edildiği iddiaları koca bir yalandır, sözleri yok hükmündedir.
Katillerin affedilmesi ve siyaset hakkı verilmesine müsaade edilmemelidir. Dünyada bir örneği bulunmamaktadır. Müzakere edilen her husus şeffaflıkla, aziz milletimize açıklanması gerekir
Muhalefet partilerini, sivil toplum kuruluşlarını ve Türkiye’nin vatansever aydınlarını, gelişmeleri doğru okumaya, “Terörsüz Türkiye” yalanlarına karşı uyanık olmaya, emperyalist emellere alet olmamaya, Türk Milleti’nin birlikte var olmak inancına ve iradesine sahip çıkmaya çağırıyoruz
‘Cumhur İttifakı’nı bileşenleriyle, AKP iktidarını; Türk milletinin varlık ve bekâ davasından taviz vermemesini ihtar ediyoruz.
Türkiye’nin demokratik ve meşruiyet çizgisinde, yeniden bir Millî Mücadeleye ihtiyacının olduğu tarihi günler yaşıyoruz. Gün, tüm farklılıkları bir kenara bırakarak, hangi etnik köken veya mezhepten olursa olsun; bütün vatan, millet, bayrak, devlet sevdalılarının bir ve beraber olma, ortak hareket etme günüdür.
SÖZDE “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” AÇILIMI! TÜRK MİLLETİNİ VATANSIZ VE DEVLETSİZ BIRAKMA TEŞEBBÜSÜDÜR.
‘Aziz Milletimize Tarihi Çağrı’
Türk Milleti’nin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin varlık ve bekâ davasını millî menfaatlerin, bölge ve tüm insanlığın dünya çapında barış ülkülerini, adilâne bir dünya düzenini merkeze alarak; sözde “Terörsüz Türkiye” teşebbüsü hakkındaki görüşlerimizi takdirlerinize sunuyoruz.
#TerörsüzTürkiyeAldatmacası
#UElkeyiAteseAttınız
YARGI ‘TÜRKİYE’DE HAKİMLER VAR!’ DEDİRTMELİDİR!
Başta iktidar partisi olmak üzere; tüm siyasiler yargının üzerindeki hukuksuz ellerini çekmelidir. Yargı hiçbir siyasi etki altında kalmadan tarafsız, bağımsız ve adil karar verecek şekilde siyasi müdahalelerden kurtarılmalıdır. Dünya kamuoyu ve hukuk tarihi “Türkiye’de bağımsız, tarafsız ve adil yargı var” diyebilmelidir!
İKTİDAR ÇİFTE STANDARTLI DAVRANMAMALIDIR!
“Adalet mülkün temelidir!” sözü uygulanmak için vardır, tabelalarda kalması için değil.
Siyasi iktidarlar bazılarına ayrıcalık tanıyıp, bazılarına da zulmetmek suretiyle çifte standart uygula(ya)maz! Kendine yakın belediye başkanlarına ayrı uygulama, diğerlerine farklı bir uygulama çifte standarttır! ‘Hukuk dünyası’nda böyle bir uygulamanın yeri de yoktur.
ÇALIK VE ÇALIK GİBİLER TUTUKLU DEĞİL, TUTUKSUZ YARGILANMALIDIR!
İktidar ve paydaşları, 50 bin canımızın katillerine af ve siyaset yapma hakkı vermeyi konuşurken; Cumhurbaşkanı teröristleri, uyuşturucudan ve yüz kızartıcı suçlardan hüküm giyenleri affetmeye devam ederken; henüz herhangi bir suçtan dolayı suçu kesin hükümle sabit olmamış ve her an yaşam riski taşıyan bir kişi; siyasi görüşü, partisi her ne olursa olsun tutuklu yargılanmak yerine tahliye edilmeli ve tutuksuz yargılanmalıdır.
İstanbul-Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, dört buçuk aydır tutuklu. Altı haftadır da hastane hastane dolaştırıldı.
Haberlere göre, bağışıklık sistemi baskılanmış. Yüksek enfeksiyon riski taşıyor. Daha önce iki kez tedavi gördüğü kanserin, tekrar nüksetme riski var. Bu zaruri durum sebebiyle yargı, Çalık’ın durumunu yeniden değerlendirmeli ve tutuklu değil tutuksuz yargılamalıdır!
Annesinin göz yaşı dindirilmelidir!
Millet Partisi insan hak ve özgürlüklerine dayalı Hukuk Devleti, milli iradenin önündeki engellerin kalktığı Demokrasi, bilim, hikmet ve erdemle donatılan, sorun üretmeyen, çözüm üreten Bilge Devlet ve Bilim Toplumu projesini er ya da geç Millet İktidarında hayata geçirecektir.
TÜRK MİLLETİ GELECEĞİ HAKKINDA VERİLECEK KARARLARI BİLMEK İSTİYOR!
KOMİSYON MİLLET BİLGİLENDİRİLMEDEN KARAR VEREMEZ!
SAYIN ERDOĞAN VE İKTİDAR BU SORUMLULUĞU ALAMAZ!
TÜRK MİLLETİ ERDOĞAN’A, İKTİDARA VE KOMİSYONA ÖCALAN’I AF YETKİSİ VERMİYOR!
YARGI TARAFINDAN VERİLMEYECEK PKK AFFINI DA TANIMIYOR!
‘BİZ BU ŞEHRE İHANET ETTİK!’
Sayın Erdoğan 21 Ekim 2017’de İstanbul için; “Biz bu şehre ihanet ettik. Hâlâ da ihanet ediyoruz. Bundan ben de sorumluyum” demişti.
Şimdi soruyoruz: Erdoğan ve komisyon üyeleri yarın “Biz Türkiye’ye ihanet ettik. Bundan ben de sorumluyum” demeyeceklerinin garantisini verebiliyor mu? Ya da yine “kandırıldık” mı diyecekler?
TUTANAKLAR 10 YIL BOYUNCA KOMİSYON ÜYELERİ DAHİL HİÇ KİMSEYLE PAYLAŞILMAYACAKMIŞ (!?)
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, toplantı öncesi yaptığı konuşmada şöyle dedi:
“Komisyon üyeleri dahil hiç kimseye 10 yıl süreyle bu tutanaklar verilmeyecektir. Ve bu toplantıda konuşulan hiçbir konu hiçbir şekilde dışarıda mevzubahis edilmeyecektir.”
KURTULMUŞ 3 GÜN ÖNCE ‘ŞEFFAFLIK VE AÇIKLIK’TAN BAHSETMİŞTİ. 3 GÜN İÇİNDE NE OLDU?
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyonun 5 Ağustos’ta yaptığı ilk toplantısında, çalışmalar hakkında bizzat TBMM Başkanlığı’nın bilgi vereceğini, komisyonun ilkelerinin ‘şeffaflık’, ‘açıklık’, ‘çoğulculuk’ olduğunu söylemişti.
ÇALIŞMALARI MİLLETİN VEKİLİ BİLECEK, AMA MİLLETİN KENDİSİ 10 YIL SONRA ÖĞRENECEK (?!) NASIL BİR DEMOKRASİ DEĞİL Mİ? BU ARADA PKK DA HEMENCECİK ÖĞRENECEK, UNUTMAYALIM.
Cuma NACAR
Genel Başkan
Deva Partisi Genel Başkanı
Sayın Ali Babacan ve çalışma arkadaşlarını parti genel merkezinde ziyaret ettik.
Ülkemizin karşı karşıya kaldığı meseleleri müzakere ettik. Ayrıca “Terörsüz Türkiye Aldatmacası"na itirazımız ve endişelerimizi içeren mektubumuzu kendilerine takdim ettik.
Sıcak, samimi, dostane bir görüşmemiz oldu.
Sıcak ev sahipliklerinden dolayı kendilerine teşekkür ediyoruz.