@kesfsever Eskiden fuhuş için gelirlerdi , gizli saklı işlerini yaparlardı , bunları sadece arayan bulurdu.. şimdi etkileşim adına milletin ahlakını bozuyorlar..
Güncel Kuduz Afişleri
Solda: Türkiye Sağlık Bakanlığı
Sağda: Hindistan Sağlık Bakanlığı
Resim en bariz fark ama detaylara da bakalım.
- Türkiye aşıyla önlenebilir yazmış. Hindistan kuduz neredeyse önlenebilir yazmış. Aşı %100 koruma sağlamaz. Derin ve başa yakın ısırıklarda virüs beyne hızlı ulaştığı için vücut zamanında antikor üretemez. Ülkemizde hemen aşı olmasına rağmen kuduzdan vefat eden vatandaşlarımız oldu.
- Hindistan kuduzun kesinlikle ölümcül olduğunu açıkça belirtmiş. Türkiye sanki grip aşısı tavsiye ediyor gibi poster yapmış.
@saglikbakanligi
muhalif adam diyor ki, gösteride espri yaptı diye sabaha karşı ters kelepçeyle alıyorlar ama kadın milyarları götürmüş hâlâ tutuklana yok, her boku savunacak değiliz adam haklı hemde hayvan gibi haklı, hâlâ neyi bekliyorlar kimden korkuyorlar, partisinin de aq siyasetinin de aq bu karıyı koruyan düzeni reddediyorum ben tanımıyorum
Av. Bülent Tezcan’ın kızı Av. Ezgi Tezcan Yaşar ve damadı Av. Umut Yaşar hakkında Kuşadası Belediyesi'ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltı kararı bulunmaktadır.
Ancak şüpheliler Londra’da firari konumda olup, savcılığın yürüttüğü soruşturmadan kaçmaktadırlar.
Zirâ Av. Bülent Tezcan “Tatildeler, dönecekler” demiş olmasına rağmen 7 Ağustos’tan beri dönmediler.
O yüzden etik gereği Bülent Tezcan gibi isimlerin “YOLSUZLUKLAR VE HIRSIZLIKLAR hakkında konuşmaya hakkı bulunmamaktadır.
Çocuklarını Türk yargısına teslim etmeyen Tezcan’ın bu yolsuzluklar hakkında konuşması yalnızca “Bize dokunmazsanız size dokunmayız” anlamı taşıyan mafyatik çabalar olarak algılanabilir.
Doğru söz yanlış ağızlarda çok daha yanlış hale gelecektir.
O yüzden taşı en temiz olanınızın atmasını tavsiye ederim.
Fatma Betül Sayan Kaya, hakkındaki iddiaların araştırılması sürecindeki sorumluluğunu yerine getirerek istifa etti. Ak Parti’de işleyiş böyle. Hakkında 70 kişinin itiraflı-ispatlı iddiası olan dolandırıcıyı Cumhurbaşkanı Adayı olarak gösteren zihniyet anlayamaz ama böyle!
6 yıldır uygulamaya konulamayan, kantinlerde abur cubur satışlarından yüksek kârlar elde eden ve bu ticaret çarkına sokulan çomağı kabullenemeyen firmaların baskılarıyla 2020 yılından bu yana ertelenen Okul Gıdası logosu 16 Eylül itibariyle uygulanmaya başladı. Artık bu uygulamayla kantinlerde okul gıdası onayı almayan, çocukların sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olan ürünler satılamayacak...
Yani, öyle olması gerekiyordu...
Fakat belediyeler denetimler yaptıkça, bunları sosyal medyada yayınladıkça, iyi bir şeyler yapıyorlar sanıp kantinlerden boy boy videolar gönderdikçe anlıyoruz ki... Okul Gıdası logosu sadece sözde yürürlüğe girmiş!
İşte belediyeler tarafından yayınlanan bu görüntülerden anlaşıldığı üzere; okul kantinlerinde abur cuburlar, yasaklı ürünler, dile kolay 10 yıla yakındır Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun çocuklar üzerinde olumsuz etkileri dile getirilen ve okul kantinlerinde, reklamlarda, promosyonlarda kısıtlama getirilen ürünlerin neredeyse tamamına yakınının satılmaya devam ettiği görülüyor....
Bu noktada Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren bu uygulamanın yürütücüsü olan Tarım ve Orman Bakanlığı ve okulların bizzat denetimini yapan Milli Eğitim Bakanlığı’na sormak gerekiyor: Okul gıdası logosu uygulamasının gereklerini neden uygulamıyorsunuz?
@tcmeb@TCTarim
Tera ben batarsam sizide götürürüm dercesine Fatma Betül Sayan'ın ibanına kadar vermiş muhalefete, bu demek ki iktidar cenahından çok kişi var bu işin içinde öyle gözüküyor.. Taban tavan farketmez hepsi ifşa edilip malı mülkü hazineye irad kaydedilsin..
İstanbul’u işgal eden bu vatan haini istilacılar kimler?
Humeyni, Kasım Süleymani, Nasrallah ve Hamaney gibi cehennem köpekleriyle İstanbul gibi bir İslam başkentini kirletiyorlar.
163 milyon bir insanın torunlarını bile iyi yaşatacak bir para. Toplam malvarlıkları bunun en az 3 katıdır; o da torunlarının torunlarına bile yeter. Ama tüm bunların üzerine bir de haram ve suç teşkil eden yollarla 2 milyar lira daha ekliyor. Şeytana ders olacak bir tamahkarlık.
Dünden beri tek bir şey paylaşmadım konuyla ilgili çünkü sokaklarda ben Recep Tayyip Erdoğan’ı anlatırken insanlara tek tek ulaşmaya çalışırken, böyle bir haber beni çok kızdırır…
Sokaktaki vatandaşa ne diyeceğiz?
Onlar bu Fon mevzusunu açınca ne cevap vereceğiz?
Siz sadece Bizlere değil Cumhurbaşkanımızın davasına zarar verdiniz.
En üzüldüğüm diğer nokta size Reis güvendi, en çok onu kırdınız en çok onu üzdünüz.
Bu tür varlıkların egemen olduğu bir ülkede yaşıyoruz…
Veysel Ulusoy adında bir sözde profesör pırtladı. Mahfi Eğilmez gibiler reklamını yaptı ve görünürlüğünü artırdı.
Sonra Enag adında bir ucubenin mimarı oldu. Tüm mahalle bu ucubeyi doğru bir ölçüm yapıyormuş gibi Tüik’i yıpratmak için kullandı.
Veysel Ulusoy’u ilk ifşa ettiğimde beni bloklayıp kaçtı.
Şimdi alenen Türk Lirasının değer kaybetmesi için uğraşıyor.
Defalarca yazdım, bir daha yazayım:
“Dezenformasyonu durduramazsanız, Dezenflasyonu tesis edemezsiniz”
Doğru aksiyonlar alınamadığı sürece insiyatifi siyasi motivasyonlu ekonomi yorumcularına bırakırsınız.
Selçuk Geçer gibi mütemadiyen manipülasyon yapanlar, Şeref Oğuz gibi arada bir ortalığı karıştıranlar, Veysel Ulusoy gibi planlı programlı devlet kurumlarının altını oyanlar…
Hiç bir şey yapılmadı, yapılmıyor. Dolarizasyonun artmasına neden şaşırıyoruz ki?
@memetsimsek@HMBakanligi@yfatihkarahan@Merkez_Bankasi@sahapkavcioglu@BDDKResmi@TC_icisleri@AliYerlikaya
Şu ana kadar Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'dan herhangi bir açıklama gelmediğine göre haklarındaki iddiaları kabul ediyorlar demek ki.
Bu iddialar, Fatma Betül Sayan Kaya'nın sadece AK Parti'den istifa etmesiyle geçiştirilemez!
İstifa ötesinde karı ve koca olarak hesap vermeleri gerekir! Şu saatten sonra "Fatma Betül Sayan Kaya, ak parti'den istifa etti" haberi değil, "Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi gözaltına alındı, banka hesapları ve mal varlıklarına tedbir konuldu" haberi duymak ve okumak istiyorum.
Utanmak kavramının altı böyle boşalıyor işte.
Kızları İngiltere’den dönemiyor haklarındaki yoksuzluk soruşturması nedeniyle, tüm akrabalarını Kuşadası belediyesine sokmuş ama Fatma Betül Sayan ve fon hikayesi konusunda rahat rahat konuşuyor.
Sen önce kendi hesabını ver, Fatma Betül Sayan’ı da biz konuşuruz ve zaten didik didik edip hesap soruyoruz.
Fatma Betül olayından bağımsız sorayım, özellikle hukukçulara.
Düşük fiyattan hisse alarak yüksekten satmak suç mudur, bu durumda Tera olayında kaç kişi suçlu durumuna düşer?
Maniplasyon hangi durumda kanıtlanır, "girdim hisse aldım para kazanınca çıktım" kabul edilir bir savunma mıdır?
Hukuken zor bir durum, nasıl çözülecek izleyip görelim.