Sevgili yaşar kardeşim,başın sağolsun Allahım sana sabır versin, belki şimdi değil ama ilerki yaşlarda babanın değerini sende bizler gibi çok daha iyi anlayacaksın 👦🏻 Allah seni hiç bir zaman darda koymasın, Bir abin olarak ne ihtiyacın olur ise sana kapım sonuna kadar açık 🙋🏻♂️ #manisa
Ekrem İmamoğlu söz aldı.
‘’Büyük bir hak mahrumiyeti yaşıyorum dedi .Hapishaneden gelişim engellendi.Asrın hukuksuzluğunun olduğu bu davada savunma hakkım kısıtlanıyor ‘’ dedi.
Mahkeme Başkanı ile arasında tartışma yaşanıyor.
Ekrem İmamoğlu ‘’Hak ihlali yapıyorsunuz’’
Mahkeme Başkanı ‘’ Savunmanızı yapacaksanız yapın,yapmayacaksanız susma hakkını kullandığınızı yazarız.‘’
Ekrem İmamoğlu neden savunma yapmayacağım ben sorgulayacağım,bu iddianameyi yazanı sorgulayacağım ‘’
Mahkeme Başkanı ‘’sen sorgulama yapamazsın sen savunma yapacaksın biz sorgulayacağız ‘’ dedi ve Ekrem İmamoğlu’nu salondan çıkardı.
İmamoğlu ve Mahkeme Başkanı arasında çok sert tartışma yaşandı.
Ekrem İmamoğlu çıkarken Adalet Bakanlığı değil çöküş Bakanlığı ’’ diye seslendi
Bugün ülkenin adalet tarihinde en utanç verici günlerden birini yaşıyoruz.
Yer utandı, gök utandı, biz utandık olanlardan… Bir tek onlar utanmadı yaptıklarından!
This morning at 08:10, in my prison cell, I was notified of the court’s arbitrary decision: I am barred from attending my own trial.
The indictment bears my name. The case was built around me. Yet the court blocks me and restricts the defense of those facing the gravest charges, and their lawyers.
This is not a trial. It is a severe violation of the most basic right of defense, the pinnacle of what jurists call “enemy criminal law.”
A panel redesigned after the case was filed, in open defiance of the principle of the natural judge, can claim neither independence nor impartiality. As of today, it has abandoned even the appearance of judicial process. The “lawlessness of the century” has collapsed into a pile of extrajudicial execution.
And all this happens while Türkiye hosts the leaders of the democratic world in Ankara. The elected Mayor of Istanbul and the Presidential candidate of the democratic opposition is silenced in a courtroom he is not allowed to enter.
I am exposing this lawlessness.
Sn.Dursun Özbek bugünkü açıklamasında 2017’de kurulan takımı hatırlatmış.
“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” sözüne referans göstermiştir.
Aslında hikayeye bir sezon öncesinden başlasaydı çok daha iyi olurdu. Bütün transfer kararlarını kardeşi Mehmet Özbek ve Cenk Ergün ile birlikte verdikleri, Cavanda, Nigel De Jong, Josue gibi son derece yanlış oyunculara EVET, Moussa Dembele, Ferlan Mendy ve Thomas Delaney gibi oyunculara da HAYIR dedikleri, alt yapı hocası Riekerink’i Galatasaray Teknik Direktörü olarak sezona başlattıklarını da anlatsaydı.
Berbat bir sezonun ardından artık camiada hiç kredisi kalmayan Sn.Dursun Özbek bu sefer kararların bir sezon öncesinin “kahramanları”tarafından değil, Tudor’un yardımcısı Ayhan Akman ve Scout ekibinin başındaki Emre Utkucan tarafından verilmesine karar vermiştir.
2017 takımı kurulurken Igor Tudor transferde sadece Badou N’Diaye konusunda talepte bulunmuş geri kalan hamlelere hiç karışmamıştır.
Bütün planlama ve transferler Ayhan Akman ve Emre Utkucan tarafından kararlaştırılmıştır.
Gomis, Belhanda, Mariano, Fernando, Badou gibi oyuncularla Galatasaray tekrar ayağa kalkmış, Tudor da Dursun Başkan da koltuklarını kaybettikleri halde şampiyonluğu kaybetmemiştir.
2022-23 sezonuna başlarken yeniden seçilen Dursun Başkan bu ekibin kurduğu takımın kendisi gittikten sonra bile başarılı olduğu gerçeğini unutmamış ve yeni dönemde takımın başına getirdiği Okan Buruk ile planlama ve transfer konularındaki çalışma yöntemini yine aynı kişilerle olacak şekilde belirlemiştir.
Futbol planlaması yine Ayhan Akman ve Emre Utkucan tarafından Okan Buruk’la beraber yapılmıştır. Transferleri gerçekleştirme görevi de Sn. Erden Timur’a verilmiştir.
İlk iki sezon kazanılan şampiyonluklardan sonra “geçmiş zaman kahramanlarını” Galatasaray’da alınan kararlardan uzak tutan Erden Timur tutunacağı dal kalmayacak hale getirilmiş ve ayrılmış, bu noktada yaşanan değişiklik futbol planlaması ve transferlerde teknik direktör Okan Buruk’un daha çok söz sahibi olmayı talep ettiği bir dönemi de beraberinde getirmiştir.
İlk iki sezon kazanılan şampiyonluklarda kulüpteki futbol yapılanmasındaki profesyoneller ve Okan Buruk aralarında fikir ayrılıkları olsa bile gayet yakın çalışmışlar, gece gündüz beraberce mesai yaparak doğrusuyla yanlışıyla verilen kararların bir çoğunda ortak akılla hareket etmişlerdir.
Üçüncü sezonun devre arasında Başkanın sezon başında dizayn ettiği şube yapısı tamamen değişmiş, şubenin başına Abdullah Kavukçu gelmiş ve bugünkü basın açıklamasında Başkanın referans gösterdiği kadroyu kuran, bu yeni dönemin ilk iki yılındaki kadroları da Okan Hoca ile beraber kuran profesyoneller devreden çıkartılmış, scout ekibinin çalışmaları neredeyse hiç başvurulmayacak noktaya gelmiştir ve neticesinde geçen sezon Ayhan Akman görevinden ayrılmıştır.
“Geçmişin kahramanları” yine seslerini duyurmaya başlamışsa da takımı dört sene üst üste şampiyon yapan Okan Hoca’nın tercihi olan Abdullah Bey ve ilk zamanlar Gardi sonrasında da günümüze kadar Ali Bilecan ve Ali Dursun gibi önemli menajerler Galatasaray’ın futbol planlamasının ve transfer kararlarının ana aktörleri olmuştur.
Bugün gelinen noktada ve geçen dört senelik süreçte yaşananlar Galatasaray taraftarında büyük tepkiye sebep olmuş ve Başkan “soru almadan” yaptığı basın toplantısında camiaya seslenmiştir.
Keşke açıklamasında “geçmişin kahramanları” ile Galatasaray’ın planlamasının menajerlerle yapılacağına inananlar arasındaki bu mücadeleden de bahsetseydi de Galatasaray taraftarı her transfer döneminde yaşanan Galatasaray’a zarar veren hadiselerin sebeplerini daha iyi anlasaydı.
Soru sorulmasına bile fırsat verilmediği için zaten lafa bakamayacaktık ama en azından “ayineyi” görmüş olurduk.
Deniz Göktaş: Beni 5 kez yürüttüler. Önden çekimlerde hep gülümsedim.
Gülümseyen görüntümü vermemek için arkadan çekilmişi vermişler.
Film platosu gibiydi. Aynı sahneyi 5 kez yürüdük. (İsmail Saymaz)
Hollanda, Fransa, Belçika, Danimarka, İsveç, İsviçre ve ABD konsolosluğu temsilcileri Silivri'de
İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı #Ekremİmamoğlu, gazeteci #MerdanYanardağ, Ekrem İmamoğlu’nun siyasi danışmanı #NecatiÖzkan ve Hüseyin Gün'ün yargılandığı "Casusluk Davası"nın 2. duruşması Silivri’de görülecek.
Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'de 3 Davası var...
#İBBDavası'nda 62. Gün
#CasuslukDavası'nda 2.gün
#DiplomaDavası 5. Duruşma
Adam dedim diyor bir grup sıfat yakıştıramadığım tip hayır demedi diye ısrar ediyor. Bir de utanmadan check ettim dememiş diyen var. Ulan orda demediyse şimdi dedi en azından utanın ya. Dedim diyene hayır demedin diyecek kadar zıvanadan çıkmışsınız
Türk tiyatrosunun asırlık çınarı, geleneksel tiyatromuzun büyük temsilcisi Zihni Göktay hocamızı ne yazık ki kaybettik. Onu tanıyan herkesin Zihni hocamızın insan sıcaklığı ve sevgisi ile nasıl özel bir değer olduğuna şahit olmuştur.
Eminönü Halkevi’nden yetişerek tam 53 yıl boyunca İBB Şehir Tiyatroları’nın yaşayan bir anıtı haline gelen ustamız, sahnelerimizdeki tuluat geleneğinin ve kavuklu ruhunun en görkemli ismiydi.
O; sadece üstün yeteneğiyle değil, vatanın her köşesindeki insana sanatı taşıma arzusu, halkın içinden hiç kopmayan mütevazı duruşu ve sahneye olan sarsılmaz sadakatiyle hepimize ilham oldu. Sanata, insana ve tiyatroya duyduğu o eşsiz sevgiyle, ömrünün son anına kadar sahnede dolu dolu, yürekten bir hayat yaşadı.
Türk tiyatrosunun kurucu babası Muhsin Ertuğrul ile bizzat çalışmış, onun yakın arkadaşı ve ekolün dev ismi Vasfi Rıza Zobu’nun tezgahından geçmişti. O, tiyatroyu “insanı insanla, insanca anlatma sanatı” olarak gören o eski, disiplinli ve ahlaki ekolün son neferlerindendi.
Mekanın cennet olsun Zihni hocam. İBB Kültür ve İBB Şehir Tiyatroları Ailesi olarak; bu tarifsiz acıyı derinden hissediyor, kıymetli ailesinin ve tüm sevenlerinin hüznünü yürekten paylaşıyoruz. Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
#ZihniGöktay
Given the gravity of recent developments, I'm travelling to Istanbul for tomorrow's hearings on @ekrem_imamoglu, including the #İBB case.
As 🇹🇷 hosts the @NATO Summit, its democratic future is being shaped in a Silivri courtroom. 🇪🇺 must not keep its eyes only on Ankara.
➕⬇️
ÖZEL HABER | TÜRK ŞİRKETİNİN YAPTIĞI BİNALARDA YAKLAŞIK 800 ÖLÜ, 600 KAYIP! KOMPLEKS İÇİN YIKIM KARARI ALINDI!
Komplekste yaşayan Venezuelalılar doğrudan Türkiye'ye seslendi: "Altyapı ve hasar tespiti için bize yardım edin. Madem depreme dayanıklıydı, neden dayanmadılar?"
Venezuela’da Türk şirketinin inşa ettiği 3.400+ konutluk devasa kompleks için depremin ardından yıkım kararı alındı. Sahadaki görevli ve yetkililerin aktarımlarına göre komplekste yaklaşık 800 can kaybı ve 600 kayıp olduğu kaydediliyor.
Mahalle sakinleri ise Sivil Savunma yetkililerinin kendilerine binaların dayanıksız olduğunu söylediğini belirtiyor. Yıkımın boyutu ve depremzedelerin tanıklıkları videoda..
📌 Mustafa Özdemir, La Guaira/ Venezuela
#Deprem #Venezuela #ÖzelHaber #Sondakika #Summa #Venezuella