Hakikaten aşağılıksınız.
Kemal Bey’e sorun bakalım; doğru zamanda doğru yerde durduğum için, kendisinin uğradığı haksızlığı savunurken para mı vermiş bana?
Fiyatı olan başka bir türlü hayat bilmez.
Hadi başka kapıya.
Yıllar sonra ilk kez bir muhalefet lideri, “YÜRÜYORUZ” dediğinde yüz binler tereddütsüz arkasına düşüyor.
Bu durum bir devrin kapanış sesidir !
@eczozgurozel
15 Temmuz gecesi sıcak evinde darbeyi televizyondan izleyen adam, o gece tankların ve uçakların altında Meclis’i açtırıp burada direneceğiz diyen Özgür Özel ve arkadaşlarına “FETÖ ajanı” imasında bulunuyor.
Allah akıl fikir versin diyeceğim ama bu saatten sonra zor…
İsmail Arı: “Çok büyük bir hukuksuzlukla ve eziyetle karşı karşıyayım. 5 Haziran’da haber alma hakkınıza, gazeteciliğe ve demokrasiye sahip çıkmak için beni yalnız bırakmayın.” 👇
"10 BİN LİRA LÜTFEDİLİRSE..."
Necip Fazıl, 1950'lerde CHP ve laik Cumhuriyet karşıtı yayın yapmak gerekçesiyle Demokrat Parti'den örtülü ödenekten para istemiş, bu amaçla Menderes'e yalvaran mektuplar yazmıştı.
İşte o mektuplardan bazıları:,
26 Aralık 1956
"HER ŞEYİ UĞRUNUZA RİSK ETTİM"
"Müsteşar Bey'den 2500 lira ve 'Mecmuanı çıkar da görelim ve sonra yardım edelim' cevabı aldım. İlk defa bir itimatsızlık sezer gibiyim. Ben parayı alır da mecmuayı mı çıkarmam veya çıkarırım da uygunsuz bir istikamet mi tutarım? Ben ki her şeyi uğrunuza riske etmiş, her defa mükemmel eseri vermiş ve bu kadar tecrübe ve çileden geçmiş bir adamım. Şahsım, kalbim ve kalemim her türlü teminatın üzerindedir."
"SÜRÜNMEKTEYİM"
"Benim yaptığımı yapanlara hükümetler ve rejimler servetlerini ve nimetlerini yağdırır. Bütün bunlara karşı 15 bin lira zarar çarpıtılmış ve daha nice kasıt ve sabotaja karşı yalnız bırakılmış olarak sürünmekteyim. Haftalardır Ankara'nın bu hücra ve münzevi otelinde cinnet buhranları içinde çırpınmaktayım. Bütün istediğim zarara birkaç bin zamla 20 bin lira temininden ibarettir. Bunca muvaffakiyetten sonra uğratıldığım bu hal ve düştüğüm şeref kırıklığı hayatıma mal olabilir. (...) Artık Necip hakkında olmak mı olmamak mı kararı sizi de üzüntüden kurtaracak şekilde verilmeli ve bu iş bitirilmelidir. Ben kararlıyım ve her şeye razıyım."
14 Haziran 1958
"10 BİN LİRA LÜTFEDİLİRSE"
"Reklam ve sair ihtiyaçlarım için 10 bin lira lütfedilirse... Ayda 6 bin lire tahsis olunursa... Akis, Kim, Form gibi mecmuacıklarla bütün muhalefet matbuatını saf fikirle çürütücü, muazzam bir içtimai ve edebi, ideoloji, bina edici kaalara ve yüreklere nüfuz edici bir mecmua kuracağıma emin olunabilir. Bu da olmazsa tam altı aydır bir tek yardım görmeyen beni vazife günüme kadar her ay muayyen ve mukarrer bir mikyas altında kurmaktan ve göz yaşları içende yalnız ibadet ve mücerret eserler kaleme almaya terk etmekten başka iş kalmaz."
19 Kasım 1956
"6500 LİRAYI LÜTFEDERSENİZ BİR DAHA PARA İSTEMEYECEĞİM!"
"Pek muhterem bey efendi; Bu sabah huzurunuzda hayatımın ve talimin en garip ve hazin tecellisine şahit oldum. Başvekil nezdindeki teşebbüsüme ve 7000 lira isteğime cevap alamayınca, tarafınızdan da çağrılmayınca alakalarına dair ümidimi kesmiştim. 7-8 bin lirayı yatırdığım ve gerisini teminden âciz bulunduğum bir işin yarı kalmasından donmuş ve idraksiz kalmış haldeyim. Artık sırf yüksek şahsınızdan 500 lira borç isteyerek İstanbula dönmekten ve atımı satarak mecmua parasını denkleştirmekten başka çarem kalmamıştı. […] Beni bu vaziyetten kurtarmanızı ve bakiye 6500 lirayı lütfederek ve bir daha yardım talebi için muhterem kapınızı çalmayacağımı bilerek İstanbuldaki fikri faaliyetime sevk buyurmanızı ellerinizden öperek rica ederim. Otelim Yenişehir palastır."
18 Temmuz 1959
"AYDA BİN LİRAYI BEŞ AYDIR ALAMADIM!"
“Muhterem efendim, Mecmua çıkmadan bana tahsis buyurduğunuz ayda bin lirayı beş aydır almadım. Müsteşarınıza uğrayıp dedim ki: Beş aydır tahsisatımı almıyorum ve almayacağım. Fakat kitap neşriyatına başlıyacağım ve müesseseleşmeye doğru gireceğim için mühimce bir meblağa ihtiyacım var… Bu meblağı her taraftan temine bakıyorum. Bu arada bir kerelik ve son olarak bana bu tahsisleri vermenizi rica ederim. […] bu adama, arz ettiğim mevzua medar olmak üzere bu küçük meblağın tesviyesine emir buyurmanızı istirham ederim. [altta not:] Varsın, büyük meselelerim, size açılamadan, içimde heran tesiri artan bir zehir gibi çöreklensin dursun…”
https://t.co/PcR5xJuC6W
https://t.co/xHiUaPwwmx
Necip Fazıl, Büyük Doğu dergisinde Atatürk'e, İnönü'ye hakaretler etti, laik Cumhuriyete ve CHP'ye saldırdı. Atatürk ve laik Cumhuriyet düşmanlığı ile açıkça tarihi çarpıtan propaganda yazıları ve kitapları yazdı.
https://t.co/vOMFajqO7X
Yassıada Duruşmalarında Menderes'e, Necip Fazıl'a, örtülü ödenekten aktarılan "147.500 lira fazla değil mi?" diye sorulunca Menderes bu soruya şöyle yanıt vermişti:👇
Sayın Bülent Kuşoğlu @bkusoglu
CHP Genel Merkezi hesapları bugün sizin sorumluluğunuzdadır.
CHP Genel Merkezi tarafından gazetecilere,gazetelere ve Televizyon Kanallarına ödendiği iddia edilen rakamlar yönetiminizi destekleyen kuş,böcek,çakal,sırtlan hesaplar tarafından iddia ediliyor .
Ortaya atılan iddialar rakamlarla konuşuluyorsa, hodri meydan!
Genel Merkez hesaplarından, belediyelerden ve iştiraklerden; hangi televizyon kanalına, hangi gazeteye, hangi gazeteciye, hangi medya kuruluşuna ne kadar ödeme,ne şekilde yapıldıysa kalem kalem açıklayın.
Madem ortada “fonlama”, “ödeme”, “besleme medya” iddiaları var, kamuoyu gerçekleri eksiksiz görsün.
Sizin döneminiz dahil olmak üzere CHP’nin son 10 yılda medya kuruluşlarına yaptığı tüm ödemeleri liste halinde yayınlayın.
Gazetecilik; kalemini namus bilerek yapılır. Gazeteciliği tetikçilik zanneden ahlaksızlar bunu anlayamaz.
Ben bu konuda açıklama yapılana kadar paylaşım yapmaya devam edeceğim.
Hodri meydan!
Lembram dela? Alana Rosa, de 20 anos, que levou 40 facadas ap��s se recusar a namorar um homem, comparece à primeira audiência de julgamento do criminoso. Toda força a ela e que a justiça seja feita.
Naci İnci beni hukuka aykırı bir şekilde Boğaziçi Üniversitesi'ndeki görevimden uzaklaştırdı.
Bu hukuksuzluğa karşı açtığım davayı önce İdare Mahkemesinde, sonra da Bölge İdare Mahkemesi'nde kazanmıştım. Ben her kazandığımda itiraz ede ede Danıştay'a kadar götürdü davayı...
Toplamda 3,5 yıl süren bu sürecin sonunda bugün gelen Danıştay kararına göre Naci İnci'nin itirazları reddedildi, yine ben kazandım. Yani görevimden hukuka aykırı bir şekilde uzaklaştırıldığım 3 farklı mahkemenin kararıyla kesinleşmiş oldu.
Şimdi sıra, bana bu kötülüğü bile isteye yapan, itibarımı ve kariyerimi zedelemeye çalışan Naci İnci ve emir erlerine karşı açılacak tazminat davalarında....
Bu süreçte bana destek olan herkese teşekkür ediyorum. Boğaziçi Üniversitesi'nde 5 yıldır türlü hukuksuzluklara ve mobbinge maruz kalan ama bir adım geri atmayan tüm hocalarımıza minnettarım. Umarım bu karar onların mücadele azmine ufak da olsa bir katkıda bulunur.