❝Bir saniyenize bile hâkim değilsiniz. Bir saniyesine bile hâkim olamadığımız, hükmedemediğimiz bir hayat için, bir dünya için bu kadar fırıldak olmanın anlamı yok.❞
Şehadetinin 17 yılında, #MuhsinYazıcıoğlu nu Rahmetle ve Özlemle Anıyoruz…
EPSTEIN BİR ADA DEĞİL BİR ZİHNİYETTİR.
Palm Beach'teki o evin kapısı ilk açıldığında içeride lüks değil, yoksulluk vardı. Masaj masası bir tuzaktı; 200–300 dolar ise ABD'de "büyük para" sayılabilecek bir sus payı. Bir annenin kızının cebinde bulduğu o 300 dolar, bir suçun değil, bir sınıfsal gerçeğin ifşasıydı. Epstein'in hikayesi böyle başladı. Yoksul mahallelerin çocukları, zenginlerin güvenli duvarlarının ardında kurulan kirli bir düzenin en savunmasız hedefleri oldu.
Ada, uçak, kamera… Bunlar sonradan eklendi. Başlangıçta olan şey, güçle paranın, yoksunlukla umudu ezip geçtiği o tanıdık hikayeydi.
Bu yüzden mesele yalnızca Amerika'ya özgü değil. Sınıf farkı neredeyse orada istismar da var. Dünyanın her yerinde, zenginlerle yoksullar arasındaki uçurum büyüdükçe pedofili, cinsel taciz, yaş farklarının normalleştirildiği ilişkiler, "olur" alındığında aklanan çarpıklıklar çoğalıyor. Epstein'i anlamak için bir adaya bakmak gerekmiyor; bir topluma bakmak yeterli.
Türkiye'de son dönemlerde yapılan fuhuş ve uyuşturucu soruşturmalarının ifadelerine giren sahneler, belki doğrudan 18 yaş altını göstermiyor; ama güç ilişkilerinin ne kadar kolay çürüyebildiğini, paranın ve şöhretin nasıl bir mıknatıs gibi her türlü sapkınlığı çektiğini anlatıyor.
Yeşilçam'dan kalan o acı söz, "Şöhretin yolu yönetmenin yatak odasından geçer" diye zihinlere yerleşmişse, bu bir istisnanın değil, uzun bir suskunluğun ürünüdür. Yetenek yetmediğinde, cemiyetin olurunun, kapalı kapıların, gizli davetlerin devreye girdiği bir düzenin hafızasıdır bu.
Bugün kızından küçük kadınlarla "flört" eden iş insanları, aynı çevrede birbirinin eşiyle poz veren çiftler, kapalı ve seçkin davetlerde normalleşen sınır ihlalleri, bir gecede zenginleşen fenomenlerin marjinalleşmeyi "özgürlük" diye pazarlaması… Ve bütün bunların, her çocuğun cebindeki telefonla evlere kadar girmesi. Ailelerin çaresizliği, kurumların ağır aksak refleksleri, algoritmaların vicdansızlığı… Hepsi aynı hikayenin farklı cümleleri.
Epstein'i yalnızca bir canavar olarak anlatmak rahatlatıcıdır; çünkü canavarlar istisnadır. Oysa gerçek daha rahatsız edicidir. Epstein bir istisna değil, bir zihniyettir. Gücün hesap vermediği, paranın sınır çizdiği, şöhretin kalkan olduğu her yerde bu zihniyet yaşar. Kamera yoksa suç yok sayılır; ada yoksa masumiyet varsayılır. Oysa istismar çoğu zaman gündelik, sıradan ve sessizdir.
Eşitsizlik arttıkça risk, en alttakilerin omzuna yüklenir. Güç, empatiyi törpüler; normalleşen sınır ihlalleri, bir süre sonra ahlakın yerini alır. Suskunluk, suçun en sadık ortağıdır.
Bu yüzden çözüm, bir kişiyi, bir davayı, bir görüntüyü beklemek değildir. Çözüm; çocukların korunmasını, güç ilişkilerinin denetlenmesini, şöhret ve paranın dokunulmazlığının kırılmasını, dijital dünyanın ciddiyetle regüle edilmesini, ailelerin ve kurumların aynı anda güçlendirilmesini gerektirir. Aksi halde adalar değişir, masaj masaları değişir, rakamlar değişir; ama zihniyet kalır.
Epstein bir ada değildi. Epstein, bakmadığımız her yerdeydi. Ve bakmadıkça, çoğalmaya devam edecek.
Vatan size minnettar! 🇹🇷
Yalova’da DEAŞ’a yönelik operasyonda şehit olan kahraman polislerimize Allah’tan rahmet, yaralı polislerimize acil şifalar diliyoruz.
Şehit İlker Pehlivan
Şehit Turgut Külünk
Şehit Yasin Koçyiğit
Israel has violated the Gaza ceasefire 393 times, killing 279 Palestinians and injuring more than 652 since the deal was meant to take hold.
On November 19, it struck again, killing at least 27 more lives including 17 women and children.
Eğer insanım diyorsanız, Doğu Türkistan bir insanlık meselesidir.
Türküm diyorsanız Doğu Türkistan bir Türklük meselesidir!
Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin sesi olmak için yorumlara #FreeTurkistan yazalım.
Ölmenin ne olduğunu sana sorsunlar madem Gazze;
öle öle öldürüyorsun ölmeyi!
Düşmenin ne olduğunu da bize sorsunlar madem; yüksekten düşmenin, çok yüksekten ama...
#Gazzeölüyor