Komünal yaşam nedir? Kısaca anlatalım: Devletsiz, kimliksiz ve kayıtsız yaşamdır. Evsiz, arsasız, tarlasız, bahçesiz araçsız, arabasız yaşamdır. Özel mülk ve mülkiyet olmadığı için miras yoktur. Komünal yaşamda yola, trene ve uçağa da ihtiyaç yoktur. Passport gereksizdir. Çünkü kimse komün alanı ve mağarasının sınırları dışına çıkmak istemez. Komünal yaşamda bilim, ilerleme, uzaya çıkmak ve diğer gezegenleri merak etme ihtiyacı yoktur. Komünal yaşamda medeni ulusların tecrübesinden yararlanma imkanı da yoktur. Çünkü her ulussun milli sınırları vardır, pasaportsuz geçilmez. Komünal yaşamda kişinin çocuklarını üzerine kayıt etmesi ve onlara kimlik çıkarmasına gerek yoktur. Çünkü kimlik ve pasaportu ancak devletler, hem de uluslararası tanınmışlığı olan devletler düzenleyebilir. Medeni toplumlarda, evcil hayvanların bile bir kimliği vardır. Hayvanlar, sahipleri eşliğinde, kimlikleri ve gerekli tüm aşılarını gösteren belgelerle seyahat edebilir. Peki komünal yaşama nasıl geçilir? Tek yol, uluslararası tanınması olan egemen bir devlete sahip olmaktan geçiyor. Zira günümüzde dünyanın tüm toprakları egemen devletlerin sınırları içinde kalmaktadır. Devlet demek, kimlik demek, kayıt demek, vergi ve zorunlu askerlik demektir. Hiç bir devlet, vatandaşlarının kayıtsız, kimliksiz yaşamasına müsaade etmez. Dolayısıyla egemen bir devlete sahip olmadan komünal bir yaşam kurulamaz. Tabi ki komünal yaşamın güzel tarafları da olabilir. Mesela komünal yaşamda mülkiyet kavgası yok, rekabet yok, zenginlik yok, sermaye yoktur, sınıf ve statü yoktur deniliyor. Daha önce hiç bir topluma uygulanmadığı için, bunların doğruluğunu tespit edemiyoruz. Tarih öncesi dönemde, yazının olmadığı çok eski zamanlarda, bazı çekirdek aileler komünal bir yaşam sürdürmüş olabilir. Ama Habil ve Kabil’den beri böyle bir yaşam örneği yoktur.
@nishtiman212@AliiAmmarrr E kekê min ji bo Elî Ammar û Serokê wî ÎRAN û TIRKÎ û SÛRÎ û ÎRAQ jî welatên wan in loma normal e
Li gorî fikrên wan normal e ev zilam kurd e û di tîma Neteweyî ya Îranê de dilîze..
Lê ji bo Tîma neteweyî ya Tirkî xemgîn in
Ez kîjan şaşiyê rexne bikim?!
Zazakîaxêvekî bişîne gund û bajarê kurmancan?!
Heke zazakî nizanibin bi tirkî konîşmîş bibin!?
Heke tirkî fêm nekin, behsa komûnê bikin?!
Heke komûnê fêm nekin, behsa çeqçeqoka aşê Sêrtê bikin?!
Rêbazên Kemalîzmê wiha ne!
Siyasetmedarek çûye ji gundiyên kurd re bi tirkî qala siyaseteke pûç dike. Ev nabe, ev çewt e, ev hetîketî ye, ev zimankujî ye, ev xwekujî ye, ev kurdkujî ye, ev komkujî ye...
KOLONYALÎZM, NASNAME Û RIZGARÎ
Di sedsala bîstî û bîst û yekê de, fêm û têgihiştina kolonyalîzmê weke xaniyekî xerabe û têkçûyî ya mîrada dîrokî ya derûnî dimîne. Lêbelê, li gorî teorîsyenên dijkolonyal yên wekî Frantz Fanon, Albert Memmi û Gayatri Chakravorty Spivak, kolonyalîzm ne tenê xwediyê rade û astek siyasî û aborî ye, lêbelê di heman demê de sazî û avahiyeke îdeolojîk û derûnnasiyê ye ku hîn jî bandorên xwe li ser civakên piştî-kolonyal (postcolonial) diafirîne.
Di vê xebatê de em ê li ser çend pîvanan rawestin: pêşî, têgihiştina kolonyalîzmê weke serweriya çandî û derûnî; duyem, girêdana di navbera nasname, ziman û serdestiyê de; sêyem, rola wêjeyê di têkoşîna azadiyê de; û çarem, nirxandina nû ya bîrdoziya postkolonyal di çarçoveya kapîtalîzmê de. Em ê ji fikr û ramanên Fanon, Memmi, Ngũgĩ wa Thiong'o, Spivak (1988), Chatterjee û yên din sûd werbigirin.
https://t.co/BU9yAIAgCN
1847 yılında Osmanlılar "Eyalet-i Kürdistan'ı"(Kürdistan Eyaleti) kurdular. Bu eyaleti oluşturmak için Diyarbakır eyaleti Van Muş Hakkari sancakları ile Botan ve Mardin ilçeleriyle birleştirildi. Büyük bir Kürt isyanı olan Bedirhan Paşa İsyanının hemen ardından kurulmuştu.📍