Deniz Zeyrek, Mutlak Butlan koltuk hayali kuran Kemal Kılıçdaroğlu'nun durumunu harika özetlemiş:
"Ülke yangın yeri, millet perişan; o ayna karşısında kravat düzeltiyor."
Net‼️
#CHPteslimAlınamaz
Dikkat: Omega-3 Takviyesi Beyni Yıpratıyor!
2026’da Alzheimer Hastalığı Nörogörüntüleme Girişimi’nin (ADNI) yayınladığı şok edici çalışma, yıllardır “beyin dostu” olarak pazarlanan omega-3 takviyelerinin yaşlılarda bilişsel gerilemeyi hızlandırdığını ortaya koymuş.
Omega-3 kullananlarda MMSE skorları daha hızlı düştü, ADAS-Cog13 ve CDR-SB puanları daha sert yükseldi. Bu olumsuz etki, amiloid ya da tau birikimiyle değil, beyindeki kritik bölgelerde glukoz metabolizmasının (FDG) belirgin azalmasıyla ilişkiliydi. Yani omega-3, sinir bağlantılarını koruduğu sanılırken tam tersine onları zayıflatıyor olabilir.
Uzun yıllardır savunduğumuz “balık yağı = beyin koruması” efsanesi, bilimsel verilerle çökmüş durumda. Yaşlılar için artık “dikkatli kullanın” uyarısı veriliyor.
Kanıta dayanmayan hiçbir şeyi kullanmamak lazım.
RabiaNaz dosyasını kim kapattırdı? Rahmetliyi DİNLE!
“Müge Anlı kulaklarını aç beni iyi dinle.Seni kim aradı, RabiaNaz cinayetini yayına çıkarma diye? Sen de bir annesin rüyana girer. TC halkı 5 yıldır bu olayı çözemiyor. Çünkü iş Tayyip Erdoğan ve Nurettin Canikli ortaklığıma dayananıyor. Bak etme bulma dünyasıdır. Ben kimsenin evladı ile sınanmasını istemem! Çık konuş! Beni bunlar aradı de!” @VatanSaban
SONER YALÇIN - Bir kadın ezberi bozdu
Rahmetli annem elinde bir torba ilaçla dolaşırdı.
Doktor tavsiyesi sebebiyle:
– Yumurta yemezdi…
– Kırmızı eti ağzına sürmezdi…
– Tereyağı eve sokmazdı…
Tehlikeli sinsi düşmanı vardı: Kolesterol!
Tetkikler sonucu “kolesterol düştü mü” evde bayram edilirdi; yüksek çıkınca hüzün yaşanırdı!
Sonra düşman kolesterolün ikiye ayrıldığı ortaya çıktı:
İyi kolesterol ve kötü kolesterol!
İyisinin yüksek, kötüsünün düşük çıkması gerekiyordu; yoksa durum vahimdi!
Annem 17 yıl önce vefat etti…
Doktorlarının anneme tavsiyelerinin yanlış olduğu tartışılıyor bugün!
Maalesef annem, çok sevdiği yumurtayı, tereyağını, kırmızı eti yıllarca ağzına koymayarak bu dünyadan göçüp gitti.
Şimdi bugün kolesterolün vücut için önemli bir yapı taşı olduğu ve hastalık sebebi olup olmadığı tartışılıyor. Aksine kolesterol düşürücü hapların mevcut hastalıkları tetiklediği-hafıza kaybı gibi yan etkilere yol açtığı belirtiliyor…
Annem…
– Fruktoz-glikoz/mısır şurubu nedir duymadı.
– Gluten nedir duymadı.
– Kandida nedir duymadı.
– Probiyotik nedir duymadı.
– Glutatyon nedir duymadı.
“Bağırsak ikinci beyindir” dense kahkaha atardı herhalde!
Kocaman göbeğin kocaman baş ağrısına sebep olduğunu hiç işitmedi. Ona söylenen hep şu oldu: “Yağlar kötü, karbonhidratlar iyidir!” Bu nedenle sürekli, “ağzıma ekmek dışında bir lokma koymuyorum” derdi. Bir dilim ekmeğin kan şekerini sofra şekerinden daha hızlı yükselttiğini hiç bilmedi…
Hele…
Vücut bağışıklık sistemini endüstriyel gıdaların yıkıma uğrattığını ona hiçbir doktoru söylemedi. Ama yıllar sonra…
Bir doktor, Türkiye beslenme biçimi konusunda farkındalık yarattı…
KİM BU DOKTOR?
Elazığ 1943 doğumlu.
Annesi fizik öğretmeniydi. Babası avukat.
Efendigil Ailesi'nin çocuğuydu.
İlkokulu memleketinde okudu. Orta-liseyi İstanbul'da Üsküdar Amerikan Kız Lisesi'nde yatılı okudu. 1961'de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazandı. Sadece başarılı öğrenci değildi; yaz tatillerinde Eskişehir Bardakçı Köyü, Gaziantep Nizip İlçesi'nde gönüllü doktorluk yaptı.
Okulu 1967'de bitirdi; dahiliye uzmanlığını 1972'de tamamladı. İngiliz Hükümeti'nin bursuyla Liverpool Regiana Cardiac Center'de kardiyoloji konusunda çalışma yaptı.
1974-76 yıllarında İstanbul Üniversitesi'nde asistan olarak çalıştı. Ardından…
Güney Afrika'ya giderek Cape Town Üniversitesi'nde ilk kalp ameliyatı gerçekleştiren Dr. Christiaan Barnard ekibinde yer aldı. Doçentlik tezini kalp ameliyatı olmuş hastalar üzerinde gerçekleştirdi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde 1979'da doçent oldu.
Mesleki yaşamında her fırsatta Anadolu insanının yardıma koştu. 1979-1980'de Toros Aladağlar ve Munzur Dağları köylerinde kalp taraması yaptı; hastaları İstanbul'a getirip tedavilerini sağladı.
1987 yılında kadar Haseki Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nde çalıştı. Sonra ABD'ye giderek New York State Üniversitesi'nde çalışmalar yaptı; makaleleri tıp bilim dergilerinde yayınlandı. Türkiye'de kalp ameliyatlarında bugün yaygın olarak kullanılan “Judgkin tekniğini” ilk kez uyguladı. 1998'de profesör oldu.
İstanbul'dan Gaziantep'e; tıp merkezleri, koroner yoğun bakım üniteleri, üniversiteler kurdu. Üniversitelerde öğretim üyeliği, rektörlük yaptı. Seçkin ödüller aldı…
Evet, Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay'dan bahsediyorum…
Peki annemle ne ilgisi var?
50'NCİ YIL “ÖDÜLÜ”
Yıl, 2010…
Prof. Dr. Canan Karatay'ın demeci çok ilgimi çekti:
– “Kolesterol diye hastalık yoktur.”
– “Kolesterol haplarının yan etkileri tehlikelidir.”
Annemin son yirmi yılı kolesterol ile mücadeleyle geçmişti; ve şimdi bir doktor neler diyordu böyle?
Yazdığı “Karatay Diyeti” kitabını hemen aldım. Bir doktor herkesin anlayabileceği basitlikte hastalıkların sebeplerini anlatıyordu. Örneğin…
Annem çok meyve yerdi; meyve şekeri fruktozun yıkıcı etkisini öğrendiğinde ne şaşırırdı kim bilir! Unlu böreklerin-çöreklerin, hele makarnaların-pastaların nelere yol açtığına şaşırırdı.
Canan Karatay ezber bozuyordu:
– Yumurta yiyin, diyordu.
– Tereyağ yiyin, diyordu.
– Kırmızı et yiyin, diyordu.
– Kelle, paça, sakatat yiyin, diyordu.
Her okuduğum satırda annem aklıma geliyordu; en sevdiklerini yıllarca ağzına koyamamıştı!
Prof. Canan Karatay ülkeye büyük hizmet verdi; bilinçli beslenmenin ne olduğunu milyonlarca insana bıkıp usanmadan anlattı. Ve…
Kuşkusuz endüstriyel ürünler satan küresel gıda şirketlerin tepkisini çekti.
Kuşkusuz küresel ilaç firmalarının tepkisini çekti.
– “Bilim karşıtı” dendi.
– “Şöhret peşinde” dendi.
– “Söyledikleri spekülasyon” dendi.
Canan Karatay hiç geri adım atmadı; halkı aydınlatmaya devam etti. Her geçen yıl toplumdaki sevgisi ve saygınlığı arttı.
Bu yıl…
Prof. Dr. Canan Karatay'ın, Türk Tabipler Birliği üyeliğinin 50'nci yılı. Ödüller verileceğine, adına kitap çıkarılıp, paneller yapılacağına susması-konuşmaması ve hekimlik yapmaması için kimileri elinden geleni yapıyor!
Şaşırtıcı değil; her aydınlanmacının başına gelenler Prof. Dr. Canan Karatay'ın da başına geliyor! Burası, vasatın iktidar olduğu ülke çünkü…
O dönemin İçİşleri Bakanı Süleyman Soylu: “Biz o dönem barajı üç defa kapattık, arama yaptık. Erdoğan'a sunum yaptım. Hatta Zeinal Abakarov yurtdışında kaçmıştı, onu getirdik.
Şu an gözaltına alınanlar dahil herkes sorgulandı. Ancak bir şey çıkmadı.”
Vali ve valinin oğlu da sorgulandı mı? SEN DE SORGULANACAKSIN İNŞALLAH!!!
Bir yanda yıllar önce karartılmış bir cinayetin üstüne korkusuzca giden bir kadın savcı…
Diğer yanda tehditlere, rüşvet tekliflerine boyun eğmeyip ertesi gün adaleti sağlayan bir savcı…
Bu ülkenin ihtiyacı tam olarak budur:
Kim olursa olsun, karşısında kim durursa dursun, hukuku korkmadan uygulayan savcılar.
Adalet, cesaretle ayakta kalır.
Bir buçuk yıldır geceyi gündüze katarak, uykusuz, yorgun ama asla vazgeçmeden çalıştı. Yıllık izinlerini yaktı. Başsavcı Ebru operasyon startını verdikten sonra bir dakika bile uyumadı, adliyeden hiç ayrılmadı, ağzına bir parça lokma bile koymadı.
Bu, bir görevden öte; bir annenin yüreğiyle verilen bir sözün hikayesidir.
Sizin gibi cesur, vicdanlı ve azimli kadınlar oldukça bu dünyada umut da var, adalet de… Gülistan’ın sesi, fotoğraftada gözlerinde de görüldüğü gibi sizin kararlılığınızda yaşamaya devam ediyor. Adalet, sizinle büyüyecek.
ÇOCUKLARIN KATİLİ
“DİSCORD” OYUNU!
ÇOCUKLARA, DİSCORD ÜZERİNDEN
20.04.2026’E TARİHİNE KADAR
OKULLARDA YAPACAKLARI SALDIRI
EYLEMLERİ, TALİMATLA BİLDİRİLMİŞ!
“OYUN” ÖLÜM GETİRDİ!
Bu vahim “okullara saldırı” olaylarına akıl sır erdiremediniz değil mi?..
Anneler, babalar bu haberi mutlak izleyin…
Esas katil, bir sosyal medya’daki discord ve onun içindeki bir oyun!
Squid Game gibi beyin yıkayıp, talimatlarını yaptırmışlar!
Bu sosyal medya illetinden çocukları ancak aileler kurtarabilir ama bu durumu fırsat bilen bir takım bölücüler şimdi herkesi birbirine düşürmeye çalışıyor ancak video’da anlattığım gibi olayın derinliği bambaşka…
TAMAR TANRIYAR
KOD ADI C31K
CEHENNEMİN 31 KATI.
Deşifre ettim. Tüm yapılanmanın omurgası ABD. Örgüt SATANİST.
2024 yılında bunun için özel haber yaptım.
Ne mi oldu?
Kimsenin umurunda olmadı.
Böyle devam...
Dünyada genç yaşta(27) profesör ünvanını alan, 60 yıldır çözülemeyen bir matematik kuramını çözerek adını matematik tarihine yazdıran, DNA sarmalının açıklamasını en sağlam şekilde açıklayan, katıldığı tüm konferanslarda iyi derecede İngilizce bilmesine rağmen sunumunu Türkçe yapıp Türklüğünden taviz vermeyen, bilim dünyasında ismi tüm dünyada şöhretle anılan ama maalesef ki ülkemizde değeri yeterince bilinmeyen, "Türk Einstein"ı olarak adlandırılan kuramsal kimyacı ve moleküler biyolog Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu
Hangi çiçek, diğerini “sarı açtı” diye ayıplar?!
Hangi kuş, “farklı ötünce” diğerine yasak koyar?!
Derisinden, dilinden ötürü öldürülüyor insanlar.
Ah insanlar.!
Her şeyi bulup kendini bulamayanlar…
Charles Bukowski