ay bazı alıntılar karşısında şok oldum. yıldız’a bu kadar yüklenmeleri çok saçma öyle bir geçer zaman ki de devrimci çocuğun sevgilisi berrin’i oynuyordu kol kola solcu yürüyüşlerine katılıyordu burada Şule’yi oynamış belli değerleri savunmuş her şeye bi kılıf bulmanız çok boş.
Bir şeyi "isteme şekli" çok önemli.
(Cinsiyetle ilgisi yok ve duygusal ilişkiler için geçerli değil sadece.) Çünkü istediği şeye de yakışmalı insan. Böyle yana yakıla bir üslupla, posta koyarak ne tarz bir şeyi çağırabilir bir insan? Bu tarz bir üslubun güzel, asil, yüce bir şeye erişme şansı o kadar az ki. Çünkü bambaşka frekanstalar.
İsteyen istediği istesin elbette. İstemek, sonsuz. Ama günün sonunda, realitede bu tarz isteklerini elde edenlerin oranı kaçtır mesela?
Vasıf, kriter, donanım, güç, boy pos, para vs. Elbette denklik önemli. Ama kendinde olanları talep etmek dahi olsa ben bu tarz statü, vasıf, kriter sayan, arayan, hiçbir insanın mutlu olduğunu görmedim.
Güzel şeyleri, güzel çağırmalı. Her tür güzellik; güzelce, güzellikle geliyor çünkü.
Kendine denk birini istemekte hiç problem yok ama ıskalanan şöyle bir nokta var genel olarak gördüğüm kadarıyla. Evlilik, sadece entelektüel denkliğinize göre yürütülebilen bir şey değil. Oturup saatlerce Hegel megel konuşabileceğin bir adam b*k gibi koca olabilir.
ya rabbi, bu bana lazım olmasaydı, tecellin bu türlü olmazdı. beni isyan etmek acemiliğine düşürme. sabır, aşk ve lütuf isterim. sen her ne verirsen o bir hayırdır.
•samiha ayverdi
"Bırak tahsili evlâdım, sen ilkin bir haya öğren! Biz tahsilden önce hayâyı pek iyi bilen, kendini bilen, cesur, fedakar, vatansever, imanlı bir nesle ilköğretimin kutsal kapısını açmak zorundayız."
- Nurettin Topçu, Türkiye'nin Maarif Davası, S.128