MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA VE KAMUOYUNA
Konu: Dil Branşlarındaki Sürdürülemez İş Yükü ve Adil Olmayan Not Dağılımı Hakkında
Millî Eğitim Bakanlığımızın son dönemde eğitimde niteliği artırmak adına hayata geçirdiği uygulamaları yakından takip ediyor ve destekliyoruz. Ancak sahadan, yani bizzat sınıfın içinden yükselen haklı seslere de kulak tıkamak, eğitimin temel yapı taşı olan öğretmenlerimizi tükenmişliğe sürüklemektedir. Bugün, özellikle Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı ile Yabancı Dil branşı öğretmenlerimizin sırtına yüklenen adil ve ölçülü olmayan iş yükünü gündeme taşımak, Anadolu Eğitim Sendikası olarak asli görevimizdir.
Mevcut ölçme ve değerlendirme yönetmeliği ile birlikte dil branşlarındaki bir öğretmenimiz, sadece tek bir öğrenci için bir dönemde (yaklaşık 4 aylık bir süreçte) proje notuyla birlikte tam 10 farklı not girişi yapmak zorunda kalmaktadır. Dinleme, konuşma, okuma ve yazma gibi dört temel becerinin ayrı ayrı ve çok aşamalı şekilde puanlanması, teoride kulağa hoş gelse de pratikte tam bir "not ve evrak hamallığına" dönüşmüştür.
Sadece bir öğrenciye 10 not vermek; ortalama 30 kişilik bir sınıfta 300 not, öğretmenin girdi her 5-6 sınıfta ise dönem başına 1500 ila 2000 arasında not analizi, ölçeği ve veri girişi demektir. Öğretmenlerimiz, asli görevleri olan "öğretmeyi" ve öğrencilerle nitelikli zaman geçirmeyi bir kenara bırakıp, haftalarca süren ve bitmek bilmeyen bir kırtasiyecilik girdabının içine itilmiştir.
Üstelik bu durum branşlar arası adalet ilkesini de ciddi şekilde zedelemektedir. Birçok branşta öğretmenlerimiz dönem boyu birkaç notla değerlendirme sürecini sağlıklı bir şekilde tamamlayabilirken; dil branşı öğretmenlerimiz her gün yeni bir sınav, yeni bir ölçek ve yeni bir evrak hazırlığı ile karşı karşıyadır.
İşin daha da düşündürücü kısmı, bu yoğun not mesaisinin okulun diğer sosyal ve idari sorumluluklarıyla çakışmasıdır. Şanlıurfa gibi öğrenci mevcudunun ve okul yoğunluğunun yüksek olduğu bir ilde; öğretmenlerimiz bu ağır iş yükünün üzerine bir de özel günlerin, bayramların, veli ve şube toplantılarının, belirli gün ve haftaların kutlama programlarının yükünü omuzlamaktadır. Çoğu zaman bu kutlamaların ve törenlerin organizasyonu da yine "sosyal ve kültürel etkinlik" denilerek Türkçe ve Dil öğretmenlerimizin üzerine kalmaktadır.
Anadolu Eğitim Sendikası Şanlıurfa İl Temsilciliği olarak Bakanlığımıza çağrımız nettir:
Öğretmen robot değildir; zamanı, enerjisi ve sabrı sınırlıdır. Sınıf içindeki enerjisini evraklara harcayan bir öğretmenden eğitimde kalite beklemek gerçekçi bir yaklaşım olamaz. MEB sahaya kulak vermeli, dil branşlarındaki bu sürdürülemez ve adaletsiz not yükünü ivedilikle makul bir seviyeye çekmelidir. Ölçme ve değerlendirme süreçleri, öğretmeni boğan değil, eğitime rehberlik eden bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Bizler evrak memuru değil, öğretmeniz! Sahadaki meslektaşlarımızın haklı taleplerinin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Anadolu Eğitim Sendikası (AES)
Şanlıurfa İl Temsilciliği
@tcmeb@alper_ogretici@anadoluaes@aesizmir@ateshayati@CosgunMehmetali@doanylm94466224@EgitimciBey@ibrahimozsahin2@ibrahimpangiz@kadem93@musacinartas66@OrsNihat@timuryilmaz76@sanliurfaaes@AESKutahya@KonyaAES@aesercis
Türkçe, Edebiyat ve Yabancı Dil öğretmenleri bir dönemde proje notuyla beraber 10 tane not veriyor sadece bir öğrenciye.
Yaklaşık 4 ayda 10 not. Bunun üstüne okulun birçok özel günü, bayramları, toplantıları, kutlamaları.
Bu konuda ilgili branş öğretmenleri en iyi çözümü sunacaktır. Branşlar arası eşit ve adil olmayan bir iş yükü dağılımı söz konusu.
Meb sahaya kulak vermeli.
hayatım boyunca hep vazgeçmeyi öğrenmek istemiyorum bir kere olsun bir şeye sımsıkı tutunup onu hiç kaybetmeden yaşamanın nasıl bir his olduğunu yaşamak istiyorum
Detesto decirlo, pero una mujer que trabaja más de 40 horas a la semana y se encarga de todo sola, no va ser la mujer suave y femenina que quieres que sea, porque está en modo supervivencia. Así que, si no puedes aligerar la carga, al menos no se la hagas más pesada.
Milyarderlerin, başarılı erkeklerin hayatlarında tek bir kadın görürsünüz genelde.Kadın berekettir. Bunu kabul etsenizde böyle etmesenizde. Kadının hakkına giren adamın hayatında bereket kalmaz. Yüzündeki nur gider , çöker. Sonra cebindeki gider.
Bu fotoğrafta kanıtı olmuş.
Not: Pique , Shakira'yı aldatmıştı.
Kadınların neye âşık olduğunu sanırım biliyorum.Konuşmanın hiç bitmesini istemedikleri insanlara… Derin ve zihni besleyen sohbetler kurabildikleri bir erkekle karşılaştıklarında kendilerinden geçiyorlar.Zihinle kurulan bağ kalpten daha derine iner.Nerden biliyorsun diye sormayın
MEB sahadan gelen seslere kulak tıkıyor derse girmeyen, kağıt üzerinde çalışma yapan sözüm ona akademisyenleri dinleyip sistem geliştiriyor.
Allah aşkına hangi veli ve hangi öğrenci bu kazanımlardan anlıyor.
8 sayfa A4 kağıdını karne olarak vermek kimin fikri?
sevgide bir karar ve vaat vardır, aşkta bunları bulamazsın.. aşk bizi sadece bir rüyaya yatırır, sevgiyse sabah olup uyandığımızda o rüyayı devam ettirme karardır
Sabah saçma bir neden yüzünden hanım beni her yerden engellemiş, instagramdaki tüm hesaplarına varana kadar. Biz de onu engellemedik, gittik gönlünü aldık, tüm engelleri kaldirttik. Dünyanın en kolay işi seni seven insanın gönlünü almak.
Gönül almayı bilmeyene ömür emanet edilmezmiş. Nişan, flört döneminde bile gönül almıyorsa uzak durun. Çünkü seni sevenin gönlünü almak çocuk oyuncağı.
akşam amerikadaki bir hocamla konuştuk. dedi ki dünyada bizim için yaratılmış insanlar var onları bulmalı ve bağ kurmalıyız. nasıl dediğimde. bazen yer değiştirmen gerekir dedi. konfor alanını asla terk etmeyen evden bile çıkmak istemeyen bana şehir-ülke değiştirmemi söyledi.