Eğitim-Bir-Sen Manisa2 Şubesi Yönetim Kurulu olarak Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın Bey'i ziyaret edip; özelde üyelerimiz genelde eğitim çalışanları ile ilgili konularda istişarelerde bulunduk. Sayın Genel Başkanımıza ilgi, alaka ve nezaketleri için teşekkür ediyoruz.
📢 DİYANET-SEN MANİSA ŞUBESİ 7. OLAĞAN GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ.
DİYANET-SEN Manisa Şubesi 7. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. Genel kurulda sendikal faaliyetler değerlendirilerek yeni dönem hedefleri ele alındı.
Yeni dönemin hayırlı olmasını diliyoruz.
Milli iradeyi hakim ve milli kuvvetleri amil kılmak hedefiyle verdiğimiz milli mücadele neticesinde ulaştığımız şanlı zaferin tacı olan Cumhuriyet’in ilanının 103’üncü yılını, her gün yenilenen ve kuvvetlenen antiemperyalist bir şuurla idrak ediyor; mukaddesatımız, vatanımız, istiklalimiz ve istikbalimiz uğrunda canlarından geçen aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyoruz.
Aziz milletimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun!
#AntiemperyalistŞuur #CumhuriyetBayramı #EğitimBirSen
Toplantıda, yeni dönem çalışma takvimi ve iş bölümü ele alındı. Üyelerin talep ve beklentileri doğrultusunda yürütülecek faaliyetler, eğitim çalışanlarının özlük haklarına ilişkin takip edilecek konular ve şubenin teşkilatlanma hedefleri değerlendirildi
Eğitim-Bir-Sen Manisa 2 Nolu Şube’de Yeni Dönemin İlk Toplantısı yapıldı. Eğitim-Bir-Sen Manisa 2 Nolu Şube’de, yeniden göreve gelen Şube Başkanı Doç.Dr. Bilal ELBİR ve başkan yardımcıları, yeni dönemin ilk toplantısını Şube Ofisi'nde gerçekleştirdi.
Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Sayın Ramazan Çakırcı, Manisa 2 No'lu Şube'nin seçim sürecine katıldı. Manisa 2 No'lu Şube yönetimi, Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı'nın katılımından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, kendisine teşekkür etti.
Sandıkların açılması ve oy sayımının tamamlanmasıyla birlikte, Bilal Elbir ve listesi seçimi kazanarak yeni dönemde şube yönetimini üstlenmeye hak kazandı. Genel kurul ile birlikte Eğitim-Bir-Sen Manisa 2 Nolu Şube yeni dönem yönetim kurulu ve üst kurul delegeleri belirlendi.
Seçime Eğitim Bir SEN Genel Başkan Yardımcısı Ramazan ÇAKIRCI, AKP Şehzadeler İlçe Başkanı Ahmet Nalbant, Manisa 1 nolu şube Başkanı Ahmet YASAV ve ekibi ile delegelerin üyeler ve STK'ların değerli temsilcilerinin yoğun katılımıyla düzenlenen genel kurul maddeleri görüşüldü.
Memur-Sen Avantajı Büyüyor
Türkiye genelinde 100 bin işletme üyelerimize avantajlı alışveriş imkanı sağlamak için Memur Sen Avantaj’da buluştu.
Memur-Sen Avantaj Uygulamasını kullanan üyelerimiz Türkiye’nin dört bir yanındaki
100. 000 işletmeden uygun alışveriş yapma avantajı yakalıyor.
Biz Büyük ve Güçlü Bir Aileyiz.
#İyikiMemurSenVar
#MemurSenAvantaj
🎙️ KPDK SONUÇ ÜRETMEYECEKSE TOPLANIP TOPLANIP BEKLENTİ OLUŞTURULMASIN !
Son 10 yıllık süreçte; her yıl 2 defa toplanan, yüzlerce sorunun sıralandığı KPDK toplantısında; kayda değer, elle tutulur ve kamu görevlileri ile emeklilerinin haklı beklentilerini karşılayacak bir düzenleme yapılmamıştır.
Emek tarafının gayreti, sabrı ve çözüm odaklı yaklaşımı; kamu idaresinin görmezden gelme ve sorunları geçiştirme mantığıyla karşılık bulmuştur.
Mart KPDK’sında 4688 sayılı Kanunu görüştük, çalışmasını yaptık, raporunu ortaya koyduk. Halen beklenen adım atılmıyorsa bu emek tarafının değil, kamu idaresinin sorunudur.
Her toplantıda sorunlar konuşuluyor, sıralanıyor, kamu idaresi tarafından dinleniliyor ve bitiyor.
Yıllardır KPDK gündemli olsun diye uğraşıyoruz. Şimdi de KPDK’da karar çıksın diye uğraşıyoruz.
Bu kadar yetkili organın olduğu, kamu adına sorumlu yöneticilerin olduğu masa sorumsuz olmamalıdır…
Her birimiz oturduğumuz koltuklarda; ülkemizin, milletimizin ve kamu görevlilerimizin sorunlarını çözmek, siyasetin ve devletin omuzlarındaki yükü hafifletmek için sorumluluk alıyoruz.
Fakat artık kamu görevlilerinin de memur emeklilerinin de; KPDK masasına dair güveni ve beklentisi kalmamıştır.
Şayet, bu KPDK toplantısında alınan, karar verilen ya da çalışması bir sonraki KPDK toplantısına kadar tamamlanmayan bir çalışma olmazsa; KPDK toplantılarının yapılmasına gerek yok!
SAYIN BAKAN 4688 SAYILI KANUN DEĞİŞİKLİĞİ TALEBİNE İLİŞKİN TARAFLARLA TOPLANTILARIN YAPILDIĞINI SÖYLEDİ.
🔴”ŞİMDİ; TEKLİFLERİ OLGUNLAŞTIRMA, ÇALIŞMAYI SONUÇLANDIRMA, MECLİSE SEVKETME ZAMANIDIR” DİYORUZ
Zaman kaybedilmeden çalışma sonuçlandırılmalı ve Kanun Değişikliği Meclis’e gelmelidir.
4688 sayılı Kanuna ilişkin Mart KPDK toplantısı sonrasında heyetler çalıştı, talepler konuşuldu. ÇSGB bu noktada önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı.
Konuyu muhataplarına ilettik. Sorunu anlattık. Masanın ve yasanın eksikliklerini aktardık.
Şimdi sıra çalışmanın nihai halini belirleyip, Meclis aşamasına gelmesini sağlamaktır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız KPDK’da yakın zamanda taraflarla paylaşacağını belirtti.
Yargı tarafının iptal ettiği kararlarla örgütlenmenin, masada elde ettiğimiz kazanımlarla toplu sözleşmenin kapsamı genişledi.
Şimdi;
•süresiyle,
•kapsamıyla,
•tutanak sistemiyle,
•adil hakem heyetiyle,
•grev hakkıyla,
•uygulanmasından kaynaklanan sorunların çözümüyle,
•sendikal mücadelenin ve kazanımların hakkını yetkili konfederasyona teslim eden sistematiğiyle;
ILO normlarına uygun bir Kanuna geçmemiz, mevcut kanunu revize etmemiz gerekiyor.
EMEKLİLİK SİSTEMİ DÜZELTİLMELİ, EMEKLİLERİN FERYADI DUYULMALIDIR!
Sosyal güvenlik sistemi sadece emeklilerin değil, yarın emekli olacak bugünden alın ve akıl teri akıtan emekçinin de gündemindedir.
Emekli olanlar tekrar çalışmak istiyor, emekli olacaklar zorunlu yaşa kadar çalışıyor, emeklilik süresi uzadığı için memuriyete giriş uzuyor, bu da doğal olarak evlilik yaşını geciktiriyor.
🔴 Bu sorun zincirleme etkisiyle toplumsal soruna dönüşüyor. Bugün emekli olan bir mühendis görev aylığının %48’ini, başöğretmen %50’sini, teknisyen %51’ini alıyor. Geçmişte %75, %80 olan denge maalesef %50, %45’e kadar geriledi.
🔵 Sistemsel olarak emekli aylığı görev aylığının %75’inden az olmamalıdır.
🔵 5510 sayılı Kanuna göre aylık bağlama oranı %2’den %3’e yükseltilmelidir.
🔵 1.Dereceye 3600 ek gösterge acilen hayata geçirilmelidir.
🔵 İlave seyyanen ödeme emekli aylığına yansıtılmalıdır.
🔵 Seyyanen ödeme, ek ödeme dahil bütün gelirler prime esas kazanca dahil edilmelidir.
PERSONEL SİSTEMİNİN İLK ADIMI; MALİ HAKLARIN İYİLEŞTİRİLMESİ, EMEKLİLİK SİSTEMİNİN DÜZELTİLMESİ VE KAMUDA ÇALIŞMA BARIŞININ SAĞLANMASI OLMALIDIR
Kamu görevlilerinin mali haklarına ilişkin ödemeler 7-8 ana kalemden toplamda 20’ye yakın farklı ödemeden oluşuyor.
✅ İlk aşamada seyyanen zam ile kamuda statüler arasındaki denge tekrar kurulmalı, en düşük memur maaşı en düşük diğer statüdeki personelden yüksek olmalıdır.
✅ 3 farklı katsayı 1’e düşürülmeli, ödeme kalemleri 3’e indirilmelidir.
✅ Bölgesel kalkınmışlıklar, yaşam koşulları, geçim maliyetleri, kurumun iş yoğunluğu, çevresel etkiler, iş ve temininde güçlük gibi farklı sorunlar dikkate alınarak ödemeler düzenlenmelidir.
✅ Kıdem uygulaması daha etkin, mali açıdan makul bir ödeme kalemine dönüştürülmeli ve sınırını kesinlikle kaldırmalıdır.
✅ Eş ve çocuk yardımları artırılmalı, kira yardımı verilmeli, bayram ikramiyesi gelmeli, lojman uygulaması yaygınlaştırılmalı ve kamu hizmeti sunarken memurların bölgesel etkilerden korunması sağlanmalıdır.
▪️ Kariyer uzmanlarının mali sorunları var. Toplu sözleşme masasında gündeme getirdik, işveren tarafı kabul etmedi. Statüler arası dengeyi koruyacak şekilde iyileştirmenin muhakkak yapılması gerekiyor.
▪️ Gelir vergisi noktasında birçok sorun var. Matrahların adil belirlenmemesinden kaynaklı verilen zamlar yıl içerisinde 6-7 aydan itibaren çalışanın elinden alınıyor. Vergilerin %15’e sabitlenmesi ve matrahların adil olarak belirlenmesi gerekiyor. Vergide adalet olmadan, gelirde adalet olmaz!
▪️ Yiyecek Yardımı yönetmeliği, harcırah gibi toplu sözleşmede kayıt altına aldığımız hükümlerin sonuçlandırılması ve düzenlemelerin yapılması gerekiyor.
▪️ Güvenceli olacak şekilde; esnek, uzaktan, yarım ve benzeri yeni çalışma modelleri hem kamu hizmeti sunumunu hem de kamu görevlilerini koruyacak şekilde düzenlenmesi gerekiyor.
▪️ İş-aile hayatı uyumu çerçevesinde; izinlerin iyileştirilmesi, vergi, prim ve diğer teşviklerin hayata geçirilmesi, aile kurumumuzun korunması, iş-aile hayatı uyumunun sağlanması gerekiyor.
▪️ Derece/kademe sınırlamasının kaldırılması gerekiyor.
KPDK MASASI: SORUNLARI ÇÖZECEK İRADEYE SAHİPTİR
Toplu sözleşme masasında “masanın konusu değil” denilerek kapsam dışında bırakılan kamu personel sistemine ilişkin sorunların çözüm merkezi KPDK masasıdır.
Masanın iradesi, yetkisi ve kararlılığı personel sistemindeki sorunları sosyal diyalog mekanizmasıyla çözecek güçtedir. 65 yıllık süreçte yaşanan sorunlar daha fazla ötelenmeden çözüme kavuşturulmalıdır.
Mali bir külfet doğurmayan, kimi zaman yalnızca basit düzenlemelerle binlerce kamu görevlimizin sorununu çözme imkânımız varken, sorunları halının altına süpürmek; çözüm üretmek yerine sosyal maliyeti büyütmekten başka bir sonuç doğurmuyor.
🔵 Personel sistemine ilişkin sorunları konuşacaksak, önce gömleğin ilk düğmesini doğru iliklemek zorundayız. Çünkü ilk düğme yanlış iliklenirse, sonraki bütün düğmeler yanlış iliklenir. Ülkemizde “mülakat mağdurları” diye bir grubun varlığının bulunması ülkemizin büyüklüğüne ve gücüne yakışmamaktadır.
🔵 Onun için mülakat tamamen kaldırılmalı, başarıyı esas alacak şekilde branş zenginleştirilmeli, alan içerikleri genişletilmeli, mesleki bilgi ve beceriyi ölçen liyakat esaslı objektif sistem hayata geçirilmelidir.
🔵 İstihdam türündeki çeşitlilik son bulmalı, sözleşmelilik tarihe karışmalı, kadrolu istihdam esas olmalıdır. Anayasa’nın amir hükmü karşılığını bulmalı, asli ve sürekli işler memur eliyle görülmelidir.
🔵 Kamu görevlilerimizin hakları, yasakları, ödev ve sorumlulukları yeniden düzenlenmeli; siyaset yasağı kaldırılmalı, eylem yasağı sonlandırılmalı ve grev hakkı verilmelidir.
🔵 Disiplin suç ve cezaları yeniden düzenlenmeli, disiplin affı çıkarılmalı, uygulamadaki boşluklar giderilmeli, soruşturmayı kimlerin yapabileceği düzenlenmeli, keyfi tutumlar engellenmelidir.
CUMHURBAŞKANI YARDIMCIMIZ SN. CEVDET YILMAZ İLE 4688 SAYILI YASADA DEĞİŞİKLİK İHTİYACINI GÖRÜŞTÜM
Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sn. @_cevdetyilmaz ‘ı ziyaret ederek, 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde kayıt altına aldığımız “4688 sayılı Kanunun revize ihtiyacını ve uluslararası normlara uygun hale getirilmesi” hususunu görüştük.
Memur-Sen olarak; 8 defa gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinin tamamında yetkili konfederasyon olarak masada yer aldık. Her toplu sözleşme döneminde “sürenin uzatılması, sorunların daha iyi anlaşılması” için mücadele ettik.
“4 milyon kamu görevlilerimiz ve 2,5 milyon kamu görevlisi emeklisinin sorunları 1 ay kadar kısa bir süreye sıkıştırılmasın, sözleşmenin kapsamı genişletilsin, emekliler masadan etkileniyor masayı da etkilesin” dedik.
8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri bütün taraflara açıkça; toplu sözleşme düzenin de sisteminin de masanın da yasanın da bir bütün olarak değişmesi gerektiğini ve yasanın hükümlerinin sahanın yükümlülüklerini taşımadığını göstermiştir.
Kanunun değiştirilmesine yönelik alt komisyon ekibi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda kuruldu ve komisyon gerekli çalışmayı tamamladı. Şimdi sıra Kanunun değiştirilmesinde… Süreç uzatılarak sürüncemede bırakmak yerine sorunu görüp, önlemini alıp, sonuca ulaştırmak gerekir.
Çalışmanın daha sağlıklı yürütülmesi ve sonuçlandırılması için bütün kurumların katkısı önemlidir. Personel sistemini yürütme noktasında sorumluluk alan kurumlar; sosyal diyaloğun önemine, toplu sözleşme masasının değerine ve personel sisteminin gerekliliklerine uygun hareket ederek Kanunun değiştirilmesi noktasında olumlu adım ve tavır göstermelidir.
Cumhurbaşkanı Yardımcımıza sahanın ve sendikalarımızın beklentilerini, yasanın eksikliklerini ve masanın sorunlu alanlarını ifade ederek, acil atılması gereken adımları aktardım.
Sn. Cumhurbaşkanı Yardımcımıza teşekkür ediyor; 4688 sayılı Kanun’un bir an önce değiştirilerek, önümüzdeki yıl yapılacak yeni toplu sözleşmenin Büyük ve Güçlü Türkiye hedefimize yakışır, güçlü ve etkin bir toplu sözleşme düzeni içerisinde gerçekleştirilmesini hedefliyoruz.
@_cevdetyilmaz | @tcbestepe
YENİ AKADEMİK YILDA YAPISAL DÖNÜŞÜM HIZLANMALIDIR
Üniversitelerimizde yeni akademik yıl başlıyor! 2026-2027 akademik yılın hayırlı olmasını diliyor; sahanın beklentilerini, bilim çalışanlarının taleplerini, değerlendirme ve çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz:
▪️Yeni Anayasa ile birlikte yeni Yükseköğretim/Üniversite Yasası yapılmalıdır.
▪️Terörsüz Türkiye hedefi, akademinin de gelecek vizyonu olmalıdır.
▪️Akademik zam ihtiyacı karşılanmalıdır.
▪️Görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavları, merkezi ve düzenli olarak yapılmaya devam edilmelidir.
Akademik yükseltme ve atamalarda esas alınan uluslararası dergiler ve değerlendirme kriterleri gözden geçirilmelidir.
▪️Toplu sözleşme hükümleri zamanında ve eksiksiz uygulanmalıdır.
▪️Eğitim fakülteleri ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında yapısal ve vizyoner kopukluk olmamalıdır.
▪️Yükseköğretimde kontenjan ve insan gücü planlaması yeniden ele alınmalıdır.
▪️Akademik kadro alımlarında liyakat ve şeffaflık ilkesi esas alınmalıdır.
▪️İdari personelin üniversiteler arası yer değişikliği, sürekli, düzenli, kapsamlı ve erişilebilir hale getirilmelidir.
▪️Yükseköğretim tazminatından idari personelin de yararlanması sağlanmalıdır.
▪️Koruma ve güvenlik personelinin süregelen sorunları çözüme kavuşturulmalıdır.
▪️Deprem bölgesinde geliştirme ödeneğinin artırımlı olarak ödenmesine devam edilmelidir.
▪️Üniversiteler, KİK toplantılarını düzenli yapmalı, mutabakat sağlanan konular hayata geçirilmelidir.
▪️Üniversiteler, soykırımla mücadelenin öncüsü olmalıdır.
@erolozvar | @YuksekogretimK
🔎 https://t.co/ZQ2z4xMirn
ENFLASYON, MEMUR VE EMEKLİSİNİN YÜKÜNÜ ARTIRIYOR
TÜİK tarafından 2026 yılı Eylül ayı enflasyon oranı %1,84 olarak açıklandı. 3 aylık enflasyon %5,57 olurken yıllık enflasyon %29,73 olarak gerçekleşti. Hakem Kurulu’nun hatalı ve haksız kararı kamu görevlilerimiz ve emeklilerimizin hayatını olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Geçtiğimiz ay açıklanan TCMB III. Enflasyon Raporu ile 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP), 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin enflasyon hedef ve beklentilerinin yukarı yönlü revize edilmesi; kamu görevlileri ve emeklilerinin maaş ve ücretlerinde yaşanan reel kaybı ve aşınmayı bir kez daha resmî veriler üzerinden açıkça ortaya koymuştur.
Bir kez daha altını çizerek ifade etmek gerekir ki; açıklanan genel enflasyon oranlarının üzerinde seyreden zorunlu harcamalar, gıda fiyatlarındaki artış, kira ödemeleri ve özellikle akaryakıt fiyatlarına yapılan zamlar; başta kamu görevlilerimiz ve emeklilerimiz olmak üzere tüm sabit gelirlilerin satın alma gücünü daha da azaltmakta ve reel kayıpları her geçen gün derinleştirmektedir.
4 Nisan 2026 tarihinde yürürlüğe giren doğalgaz kademeli tarife uygulamasıyla birlikte hanehalklarının enerji faturalarında da ilave artışlar yaşanacak; böylece zaten yüksek seyreden zorunlu giderlerin hane bütçeleri üzerindeki yükü daha da ağırlaşacaktır. Okulların açılmasıyla birlikte eğitim harcamalarının da hane bütçelerine eklenmesi, gıda, barınma, ulaşım ve enerji gibi temel ihtiyaçlarla birlikte değerlendirildiğinde, kamu görevlilerimiz başta olmak üzere sabit gelirlilerin zorunlu harcama yükü taşıyamayacakları bir noktaya sürüklenmektedir.
Piyasalarda yaşanan bu gelişmeler; gelir dağılımında adaletsizliğin giderek derinleştiğini, toplumsal farklılaşma ve ayrışmanın belirginleştiğini ve buna bağlı olarak ekonomik ve sosyal maliyetin her geçen gün daha da büyüdüğünü açıkça göstermektedir.
Memur ve Emeklisinin Alım Gücü Korunmalı, Kayıplar Telafi Edilmelidir!
Yüksek enflasyon, döviz kuru ve faizlerin oluşturduğu ağır ekonomik maliyetin yükü, sabit gelirlilerin omuzlarında daha fazla taşınmamalıdır. Toplumun geniş kesimlerini rahatlatacak, enflasyon karşısında eriyen gelirleri güçlendirecek ve kamu görevlilerimizin yaşadığı kayıpları telafi edecek güçlü, kapsamlı ve kalıcı gelir politikaları hayata geçirilmelidir.
Bu politikaları destekleyecek en önemli adımlardan biri de hiç şüphesiz Kamu Personel Sisteminde kapsamlı bir reform ihtiyacının hayata geçirilmesidir.
KPDK’nın gündeminde yer alan “Kamu Personel Sisteminde Düzenleme İhtiyacı Bulunan Hususlar” başlığı altında, kamu görevlilerimizin karşı karşıya bulunduğu sorunları bir kez daha açık ve kararlı biçimde gündeme taşıyacak; seyyanen zam talebimizi ifade edecek ve hem kamu personel sisteminin daha adil bir yapıya kavuşturulmasını hem de kamu görevlilerimizin mali, sosyal ve özlük haklarının güçlendirilmesini sağlayacak düzenlemelerin gerekliliğinin altını ısrarla çizeceğiz. Kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin yaşadığı gelir kayıpları artık görmezden gelinmemeli; artan sosyal maliyet görülmeli ve yıllardır biriken sorunlar daha fazla ötelenmemelidir.