Ablamız Tuğba YAVAŞ'in şüpheli ölümü nedeniyle, adil bir yargılama istiyoruz. ilgili makamlarca herşeyin en ince detayına kadar araştırılamasi gerekiyor.
@muhsinbabaygt Kimse hayatını arafta yaşayamaz ,elbet adalet doğruları arayacak şüphede bişey kalmadan ablamız için adalet sağlanacaktır. #tuğbayavaşiçinadalet
@muhsinbabaygt Bizlerin temel güvencesi adalet üzerine kurulmuş iken bir hayatın yitip gitmesinin bu kadar manasız hale getirilmesi sorularımıza cevap alamadıkça , adalete olan inancı sarsarak kişilerinde anlaması için bizim yaşadıklarımızı çeksinler mi demeliyiz #tuğbayavaşiçinadalet
@muhsinbabaygt Adalet toplumda birlik ve beraberliği güçlendirmek için vardır ancak yaşadığımız gerçeklere baktığımızda sorular sorulmadan davayı kapatma çabasına anlam veremiyoruz #tuğbayavaşiçinadalet
@muhsinbabaygt Adalet yerini bulmazsa başka kadınların aileleri de nizim yaşadıklarımızı yaşamasın diye #tuğbayavaşiçinadalet sesini herkese duyana kadar söylemeye devam edeceğiz
08.06.2026 tarihinde saat 13:00’te Çanakkale Adliyesi’nde olacağız.
Aradan geçen onca zamana rağmen hâlâ sesimizi tam anlamıyla duyurabilmiş değiliz. Dosyamızın süreci olması gerektiği gibi ilerlemiyor, sorularımız ise hâlâ cevapsız bırakılıyor.
Biz acılı bir aile olarak her yeni güne eksik başlıyoruz. Ablamızın yokluğunu her gün yeniden yaşıyor, adaletin gecikmesini her gün yeniden hissediyoruz.
Tek isteğimiz; gerçeklerin ortaya çıkması ve adaletin yerini bulması.
Bu mücadelede yanımızda olmak isteyen tüm duyarlı vatandaşlarımızı duruşmaya destek vermeye davet ediyoruz.
Çanakkale Adliyesi
08.06.2026 13:00
#TuğbaYavaşİçinAdalet
#Düşersemİnanma
Oğuzhan merhaba, @OguzhanUgur@BabalaTv
Bu videonun sonunda bahsettiğiniz program planınız ile ilgili yazıyorum. Ablam Tuğba Yavaş 29 Ekim 2024 günü eşiyle 2 saatlik bir kanlı boğuşmanın hemen ardından balkondan düşerek hayatını kaybetti. 568 gündür adalet arıyoruz...
Bu süreçte davamız önce ağır ceza mahkemesi olarak başladı ve bir anda ilk iddianame usulsüzce silinerek 1 gün arayla intihara yönlendirme olarak asliye ceza mahkemesine alınmak üzere ikinci bir iddianame yazıldı.
Sanık 78. gün serbest bırakıldı ve davamız süresince gerek tanık ifadeleri gerek sanığın tutarsızlıkları gerek deliller ışığında tekrar ağır ceza mahkemesine sevk edilse de ardından hemen asliye ceza mahkemesine geri döndürüldü.
En son mahkememizde ise savcılık şüpheler ışığında artık eşe karşı kasten öldürmeden davamızı tekrar dosyayı başsavcılığa yönlendirdi.
Bugün hala cevap beklediğimiz onlarca soru işaretimiz var.
Güllü olayında ise Tübitak dahil ilgili tüm kurumlar devreye girdi ve cevaplanmamış soru kalmasın diye mücadele etti.
Neden adalet Güllü'ye farklı Tuğba'ya farklı işledi?
Neden biz en basit sorularımıza bile cevap alamıyoruz?
1000 gün daha mı bekleyeceğiz?
Burada bir tutarsızlıklar zinciri var ve kimse sesimizi duymuyor!
Ülkemizde kadınlar balkondan düşerek hayatını kaybetmeye devam ediyor.
Artık davamıza bakan insanlar diyor ki:
"Demek kuytu köşe bir balkondan gecenin bir yarısı bir adam karısını iterse, düşen kadının da adalet arayan ailesinin de vay haline!"
Videonun sonunda bahsettiğiniz programa bizleri de lütfen dahil edin. Mağdur ailelerin sesinin duyulmasına yardımcı olun!
Tuğba'nın sesine de ses olun!
Tek isteğimiz sorularımızın cevaplanması ve adaletin ne ise tecelli etmesi!
Ablam Tuğba Yavaş eşiyle 2 saatlik bir kanlı boğuşmanın hemen ardından balkondan düşme sonucu hayatını kaybetti.
O gün ailemizin 17 yıllık parçası olan sanık eş bizimle direkt bağlantısını kesti.
Davamız önce ağır cezadaydı. İlk iddianame usulsüzce silindi ve 1 gün arayla ikinci bir iddianame hazırlandı. Davamız asliye ceza mahkemesine alındı.
Sonrasında şüpheler yüzünden dava tekrar ağır cezaya yönlendirilse de kısa bir süre sonra asliye ceza mahkemesine geri yönlendirildi.
Asliye ceza mahkemesi kasten öldürme yerine intihara yönlendirme araştırdı.
Araştırma ve tanık ifadeleri, eksikte olsa toplanan deliller, ailesi olarak bizim ifadelerimiz ve sanığın ifadesi birbiri ile uyuşmuyor ortada ciddi şüpheler barındırıyordu.
Bu sürede sanığın süreçle bağdaşmayan ifadesi üzerinden ilerlendi.
En son mahkemede savcılık ortada şüpheler olduğuna kanaat getirdi ve mahkeme "eşe karşı kasten öldürme"den yeni bir iddianame hazırlanmasını talep etti. Tüm bunlar 500 gün içerisinde oldu.
Güllü davasında 78. gün sanık tutuklanmıştı bizde ise 78. gün sanık serbest kaldı. Şu anda da hayatına gayet normal bir şekilde devam ediyor.
Hala ortada onlarca cevapsız soru var. Tek isteğimiz bu tutarsızlıkların cevap bulması. Biliyoruz ki bu cevaplara ulaşırsak adalet yerini bulacak.
Gerçekler ne ise ortaya çıkması için aile olarak kahrolduk. Kendimizi öyle bir dava sürecinin içerisinde bulduk ki sanık eşi ve mahkeme süreci içerisinde ablamın kaybının acısını bile yaşayamadık.
Biz ablam Tuğba'ya inanıyoruz! Bugün hala yaşadıklarımızı dinleyen insanlar:
"Eğer gecenin bir yarısı birisi eşini kuytu köşe bir balkondan iterse ölen kadınında, adalet sürecini yaşayan ailenin vay haline" diyor ve bize üzülüyor ve teselli etmeye çalışıyor.
Ablamın ölümünden sonra da kadınlar balkondan düşerek hayatını kaybetmeye devam etti. Çözüm ne peki? Neden böyle oluyor?
Biz daha en basit sorularımızın cevaplarına ulaşamazken adalete kaç yıl sonra ulaşacağız?
@abakingurlek@tcailesosyal@adalet_bakanlik@MahinurOzdemir@EmineErdogan@erolozvar@YuksekogretimK@esik_platform@AylinNazliaka@Canakkalebarosu@alimahir@GiderAyhan@turanbulent@fidanataselim@gulbenergen@PuCCaa@sokakkedisitv@AvTurkanKara@comugazete@ComezTurhan@onsekizmartuni@kampusfmcomu@oncecocukkadin@bpthaber@ajans_muhbir
@muhsinbabaygt Adaletin gün yüzüne çıkma çabasını önüne geçebilecek bir şey yok. Umarım adalet yerini bulacak ve sanığında olması gerektiği yerde nokta kadar varlığı hiç bir zaman hatırlanmayacak #tuğbayavaşiçinadalet
Bir sabah 06:00 gibi telefonum çaldı. 2024 yılı ekim ayında ablamın balkondan düştüğünü ve hayatını kaybettiğini öğrendim.
O güne kadar başımıza geleceğini düşünmediğimiz aklımızın kenarında olmayan bir konu başımıza gelmişti.
Her şey o kadar anlamsızdı ki o saatten sonra yaşadığım duyguları tarif etmem mümkün değil.
Sonradan balkondan düşme sonucu gördüğüm her haber beni aynı güne ve saate götürdü.
Şüpheli ölümler aileleri mahvediyor.
Ablamın dava süreci de hala devam ediyor.
Biz ablama inanıyoruz. Ablamın dava sürecinde ki tutarsızlıklar sürecimizi son mahkemede "intihara yönlendirme" yerine "eşe karşı kasten öldürme" başlığına döndürdü.
Ablamı kaybettik. Talebimiz tüm şüphelerin giderilmesi, soru işaretlerimizin cevap bulması ve adalet ne ise sağlanması.
Başka Tuğba'lar hayatını kaybetmesin.
Sesimize ses olun!
@muhsinbabaygt Maddi gerçeklerin ortaya çıkartılması ile adaletin sağlamasını istiyoruz. Bizler toplum için adalet arıyoruz,bizlerin başına gelen vahim olay gibi başkalarıda acısını yaşamadan başka şeyler düşünsünler istemiyoruz. #tuğbayavaşiçinadalet
@muhsinbabaygt Çömü deki öğretim görevlileri umarım bu durumdan rahatsızlıkların dile getirerek tepki gösterebilirler , öğrencilerini düşünerek #tuğbayavaşiçinadalet
@betulgezgn@muhsinbabaygt@CnkkleKdnKomtsi Duyarlı nesiller yetiştirebilmek için öncelikle öğretim görevlileride kasten öldürme şüphelisi olan kişinin varlığından rahatsızlıklarını gösterebilmek adına tepkilerini göstererek duyarlılıklarnı bu şekilde göstermelilerdir. #tuğbayavaşiçinadalet
Ablam Tuğba 500 ( BEŞ YÜZ) gün önce 29 Ekim 2024'te gece 2'de balkondan düşerek hayatını kaybetti.
Sanık eşiyle Çanakkale'deki evinde yalnızdı.
Ablam öylesine bir günde düşmedi. Eşiyle 2 saatlik kanlı bir boğuşmanın hemen ardından düştü.
Profesör olan sanık eşi 17 yıldır ailemizin içindeydi ve ablam düştüğü gün bizimle direkt bağlantısını kesti.
Mahkemeler eşe karşı kasten öldürme yerine intihara yönlendirme olarak devam etti.
Bir kahramanlık hikayesi anlattı ama yaşananlara uymuyordu.
5 mahkemedir adalete olan inancımız artık kalmamıştı ama 6. mahkemede savcılık olayı SONUNDA şüpheli buldu ve dosya KASTEN ÖLDÜRME'ye döndü.
SONUNDA!
500 gündür ailecek kaybımızın acısı, anlamsız gelen adalet mücadelesi derken hissizleştik iyice.
Tek istediğimiz soruların cevaplanmasıydı.
Sorularımıza cevap bulmadan bu davayı kabullenmek hiçbir ailenin kabullenemeyeceği birşey
Biz sorularımıza cevap istiyoruz. Adalet tecelli etsin istiyoruz. Fizik mühendisi ve uygun bilirkişiler Güllü olayındaki gibi sürece dahil olsun. Adalet Güllü'ye ayrı Tuğba'ya ayrı işlemesin!
YETKİLİLERE TUĞBA'NIN AİLESİ OLARAK ÇAĞRIMIZDIR!
Bu kişi üniversitede profesör ve gençlere eğitim veriyor. Eşe karşı kasten öldürme ile yargılanan biri açığa alınmalı. Bu durumun psikolojisini bile ifade edebilmek normal değil.
500 gün oldu. Öğrencilere de üzülüyoruz. Biz de üniversite öğrencisi olduk. Bu normal bir durum değil.
Nur Sena Düzgün olayında Dicle Üniversitesi etik değerlerimiz diyerek gerekeni yapmıştı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'ni de gereğini yapmaya davet ediyoruz!
Tek isteğimiz tüm şüphelerin giderilmesi ve adaletin tecelli etmesi!
SESİMİZİ DUYUN!
#TuğbaYavaşİçinAdalet #Düşersemİnanma
@tcailesosyal@yilmaztunc@MahinurOzdemir@EmineErdogan@erolozvar@YuksekogretimK@esik_platform@AsuKaya80TBMM@AylinNazliaka@Canakkalebarosu@alimahir@GiderAyhan@turanbulent@fidanataselim@gulbenergen@PuCCaa@sokakkedisitv@AvTurkanKara@comugazete@ComezTurhan@onsekizmartuni@kampusfmcomu@oncecocukkadin@bpthaber@ajans_muhbir@abakingurlek