Hizbullah'ın sözde üst düzey yöneticileri arasında gösterilen Kemal Sanli, terörden arananlar listesinden çıkarıldı. Şanlı hakkında, 3 kişinin öldürülmesine ilişkin verilen talimatlarla ilgili açılan davalar, 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolması gerekçesiyle düşürüldü. https://t.co/QmWLCZwjPj
Saat 8 gibi bir silah sesi duyduk, dediler ki ‘Cemile düşmüş.’ Koşup baktım, bayıldı sandım. Sonra bana son kez bakıp ‘Ay anne’ dedi ve gözlerini bir daha açmadı”
Cemile vuruldu��unda ben onu içeriye taşıdım. Onun kimlikteki adı Cemile idi ama biz ona Cizîr diyorduk.
Ben 3 kez Cizîr diye seslendim. İlk ikisinde bana yanıt vermedi. Üçüncü seslenişimde ‘ay anne’ deyip yaşamını yitirdi. Parça göğsüne isabet etmişti zaten. Ben yaşadığım sürece o ‘ay’ deyişi içimden de kulağımdan da gitmeyecek.
“Kucağıma alıp eve getirdim. Çok sıcaktı bozulmasın diye önce etrafına buz koyduk. Görümcelerim onu yıkadı. Öylece sabaha kadar onu koynumda yatırdım..
İstanbul’da beyaz tülbenti ile gittiği barış mitinginde Zeynep Çalıhan, iç çamaşırına bakıldığını dile getirip “Polise ona bakmamasını söyledim. O da direterek bakacağını söyledi. Biraz daha üstüme gelerek bana, ‘Siz zaten açmaya alışıksınız’ dedi.
Bayburt’ta Amedspor forması giyen iki kişiye ırkçı saldırı
Bayburt’ta Amedspor forması giyen inşaat işçisi Süleyman Konat ve yeğeni 15 kişinin saldırısına uğradı. Yeğenine yönelik saldırıyı engellemeye çalışan Konat’ın burnunda 5 ayrı kırık tespit edildi.
Otobüste ortalama 80 kişi var ve bir tane bile adam çıkıp "Sen Ne Diyorsun Ulan!" demiyor. Aksine hepsi de konuşulanları alkışlıyor.
Yani bu münferit bir olay değil normalleştirilmiş, kültürleşmiş bir Kürt düşmanlığıdır. Bakın ırkçılıktır demiyorum, Net Kürt düşmanlığıdır.
Dilawer Zeraq ve Mem Wenda’nın birlikte hazırlamış olduğu Kürtçe matematik terimleri sözlüğü, "Ferhenga Termên Matematîkê’’ Lis Yayınları'ndan çıkmıştı. https://t.co/gAUcxWExIB
Amedspor Futbol Şube Sorumlusu Nedim Şimşek:
“Biz Fenerbahçe'den 4-5 tane futbolcu transfer etmek istedik ama maalesef hiçbirini bize vermediler. İstemediğimiz sporcuyu bize verdiler, almadık.
Ama kamuoyunda tam tersi, 'Fenerbahçe başkanı Diyarbakırlıymış da futbolcu verecekmiş' de öyle bir şey yok maalesef. Kimse işte Fenerbahçe'deki yöneticilerin veya başkanların güzellemesini yapmasın.”
İkra Avcı:
“Hemşirelik mesleğimden atıldım. Bir kadın cinayetine sessiz kalmadım. Kadınların öldürülmesine, şiddete ve kadın cinayetlerine tepki göstermek için saçımı ördüm. Bunun bedeli ise benim için mesleğim oldu. Hakkım haram olsun…”
📹 Bu videodan sonra Piranşar halkı 75 yaşındaki kolber Rahman Amca’nın yardımına koştu
75 yaşındaki Rahman Kapşinabadi, geçimini sağlamak için kolberlik yaparak Erbil’e geliyor.
Yorgunluktan yere yığıldığı anlara ait görüntüler Rûdaw’ın sosyal medya hesaplarında paylaşılınca, Piranşar başta olmak üzere birçok kentten vatandaşlar Rahman Amca’ya yardım ulaştırdı.
Rahman Amca yardımların ardından Kürdistan halkına ve Rûdaw'a teşekkür etti. ❤️
Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş’e dün silahla tehdit içerikli mesajlar gönderildi.
Açıkça ifade ediyoruz: Hiçbir tehdit, hiçbir baskı ve hiçbir yıldırma girişimi hakikatin ortaya çıkarılması mücadelemize engel olamayacaktır.
Rojin için adalet, Nizamettin Kabaiş için güvenlik ve maddi hakikatin ortaya çıkarılması konusundaki kararlılığımızdan bir adım dahi geri atmayacağız.
Oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan:
"Ben bir Kürt sorunu olduğunu biliyordum ama Diyarbakır'a gittikten sonra bunun ciddi oranda bir ‘Türk sorunu’ olduğunuBen bir Kürt sorunu olduğunu biliyordum ama Diyarbakır'a gittikten sonra bunun ciddi oranda bir ‘Türk sorunu’ olduğunu gördüm."
Ben 1989 yılında Diyarbakır Devlet Tiyatrosu'na tayin olduğumda 24 yaşındaydım. Bir sosyalist olduğumu söyleyemem ama -çünkü başka bir birikim gerektiren bir şey sosyalistlik- demokrat bir insan olduğumu söyleyebilirim. Belli bir altyapıyla Batı'dan, Ankara'dan kalkıp Diyarbakır'a gittiğimde hemen her şeyi çok iyi bildiğimi düşünüyordum. Gittiğim zaman hemen hemen hiçbir şeyi bilmediğimi gördüm.
Çünkü bir şehirde büsbütün yaşamak, ne zaman döneceğini bilmeden oralı olmak, orada yeni ilişkiler, sahici ilişkiler edinmek, oranın pratiğini yaşamak, o şehirde o bölgenin sorunları içinde kaybolarak yaşamak bambaşka bir deneyim oluyor. O zaman öğrenmeye başlıyorsunuz.
Ben bir Kürt sorunu olduğunu biliyordum ama Diyarbakır'a gittikten sonra bunun ciddi oranda bir ‘Türk sorunu’ olduğunu da tutumuyla, meselelere yaklaşımıyla sorunun çok büyük bir parçası olduğunu gördüm. Ve orada kafamda ülkenin gerçekleriyle ilgili daha sahici, daha elle tutulur, daha anlaşılır bir fikir oturmaya başladı.
Hem mesleki hem de insan olarak eğitimimin devam ettiği bir süreç oldu Diyarbakır süreci. Ben okulu bitirdim, artık profesyonel olacağım diye gittim Diyarbakır'a ama Diyarbakır, dört buçuk yılda daha profesyonel bir insan yaptı beni. Neredeyse boş gittiğimi gördüm ve orada öğrenmek için zamanımı iyi kullanmaya çalıştım. Arkadaşlarım, dostlarım oldu. Meseleye daha geniş ölçekle ve içeriden bakma fırsatım oldu.
O sırada biz Körfez Savaşı'nı da yaşadık. İşte örgütle devletin çok yoğun, sert bir biçimde neredeyse Diyarbakır şehrinin içinde bile çatıştığı bir dönemde orada olmak, bana bambaşka bir açıdan meseleyi görme fırsatı sundu. Hem orada yaşayan kamu görevlilerini anlamak hem halkı anlamak... Kendi dilini konuşamayan, kendi çocuğuna istediği ismi koyamayan, kendi dilinde, ana dilinde eğitim alamayan bir halkın derdini görmek...
Ama karşısındaki kamu görevlilerine, oraya gönderilmiş insanlara -biz tiyatro yapıyorduk, kamu görevlilerine de Kürtlere de tiyatro yapıyorduk- ikisine birden bir şey anlatmaya çalışmanın ne kadar zor, ne kadar uzak bir şey olduğunu gördüm.
Şimdi bunlar bir yerden okuyarak, birisinin size anlattığı zaman dinleyerek edinebileceğiniz deneyimler değil. O açıdan ‘89-93 dönemi, benim kendi dönemim, aslında benim temelim’ diyebiliriz. Artık sonra üstüne ülke meselelerinin hepsini düşünmeye, öğrenmeye çalışarak geçti yıllarım. Diyarbakır'ın üçüncü üniversitem olduğunu söyleyebilirim o açıdan.”
Arkadaş Kürt halkı yasanın eksiğini gediğini hatta onur kırıcı yönlerini görmüyor mu? Görüyor elbet, ama bir ümide dişini geçirmiş, bu ümidin içinde 30 yıl görmediği evladını tekrar görmek var, babasının ölmeden eve dönmesi var, çocuklarının savaş dışında başka bir hayatı olma ihtimali var. Bunu anlamak çok mu zor?
#VİDEO - Rojava’daki Serê Kaniyê kentine dönmek isteyen bazı Kürt vatandaşların, bölgeye daha sonra yerleştirilen Arap grupların saldırısına uğradığı bildirildi
O anlara ait görüntülerde, vatandaşların üzerine ateş açıldığı ve dön��şlerinin engellenmeye çalışıldığı görülüyor
DEM Parti’den ihraç edilen başkana engel
'Ailesine ait arazileri imara açmak istedi’
DEM Parti’den ihraç edilen Silopi Belediye Başkanı Jiyan Ormanlı’nın, ailesine ait tarım arazilerinin bulunduğu bölgeyi imara açmaya çalıştığı iddia edildi. Bu girişim DEM Partili belediye meclis üyeleri tarafından engellendi.
https://t.co/eQ6oZTaryi