@UCMSGenelMerkez@Kenan__Caliskan Hava trafik kontrolörlerinin İAÇ’si sayesinde elde edilen bu kazanımı sahiplenemezsiniz.
@htksen’i etiketlemeyi unutmuşsunuz.
Kurumsal duruş ele ayağa düşmüş, bir de ciddiye mi alacağız? Üyesi olsam bugün "Sendikal mücadele anayasal haktır, devlete parmak sallamak değildir, beni böyle mi savunacaksınız?" der, bugün istifa ederdim.
4 Haziran 2024: İş yavaşlatıyoruz, iş bırakıyoruz!
https://t.co/sRpOTFrnpj
14 Haziran 2024: Yasal bu eylemi engelleyenlere suç duyurusunda bulunacağız.
https://t.co/AtVpphmkAL
7 Şubat 2025: 👇
DİPLOMASİ, HAMASET VE CEHALET
Kaleme aldıkları demagoji ve cehalet kokan yazıların ciddiye alınacak hiçbir tarafı olmasa da, her bir kelimesi liyakatsizliklerini ve yetersizliklerini gözler önüne seren birer başyapıt niteliğindedir. Daha geçen yaz “bu taslak geçerse iş bırakırız” diyerek milletin iradesinin tecelli ettiği TBMM’ye tehdit savuranlar, şimdi “devlete parmak sallattırmayız!” gibi beylik cümleleriyle hamaset edebiyatı yapmaktadır. Madem bu işe heveslendiler, ilk olarak kendi parmaklarından başlayabilirler.
İlaveten, yaşanan bir havacılık kazası akabinde ABD Başkanının hava trafik kontrolörlerinin önemini vurgulayan bir konuşmasını “yorumsuz bir şekilde” yayınladığımız için bizlere hakaret ederken, aynı kişinin Başkanlığının bizzat Sn. Cumhurbaşkanımız tarafından “dostum” ifadesiyle samimi bir şekilde tebrik edildiğinden bihaber diplomasi cahillerine önerimiz, kişisel gelişimlerine daha çok zaman ayırmalarıdır. Diğer taraftan, söz konusu konuşmada “dahilik derecesinde yetenek gerektiren bir iş” olarak tanımlanan bir mesleği icra edenlere “fişinizi çekersek çalışamazsınız” seviyesinde bir sataşmanın cehalet boyutunu tanımlayacak kelimenin lügatte karşılığını bulamadığımızdan yanıt veremiyoruz.
Son olarak, bulundukları seviyeye inerek lakırdılarına yanıt vermek ilmi ve ahlaki bakımdan ziyadesiyle güç olduğundan daha fazla bu tartışmanın bir tarafı olmayacağımızı peşinen ilan ediyoruz. Zira cahilin feryadı âlimin sükûtuna mağlup olmaya mahkûmdur. Sizler çarpıtma ve yalan dolanlarla üyelerinizi kandırıp, bataklıkta sendikacılık oynamaya devam edebilirsiniz. Biz, en iyi bildiğimiz işi yapıp üyelerimizin çıkar ve menfaatleri için samimi bir şekilde mücadele etmeye devam edeceğiz.
Üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
GERÇEKLER ORTAYA ÇIKINCA PANİKLEYİP, DÜŞMANLIKTA BİRLEŞENLER
Yıllardır kurumda yaydıkları asılsız bilgilerle insanları birbirine düşüren, manipülasyonlarla üye devşirip yetki savaşında birbirine sallayan yapıların, gerçekler ifşa edilince panik halde savunmaya geçmelerini ve bizlere karşı düşmanlıkta birleşmelerini ibretle izliyoruz.
Bir tarafta “güç bizde” propagandası yapıp, bunu pazarlayarak sözde sendikacılık yapmaya çalışan; yalnızca DHMİ personeli için hazırlanan bir taslağa başka kurumların dahil edilmesi için görüşmeler yaptığını kendi paylaşımlarıyla itiraf eden, sonra da “bizim ne gücümüz var yahu, dalga mı geçiyorsunuz :(” şeklinde yaramazlık yaparken yakalanan çocuk savunması yapanlar;
Diğer tarafta “en milliyetçi biziz” diye ortalarda dolanıp, yıllar önce çıkarılan ek ödeme düzenlemesinde mağdur edilen birimlere yapılan haksızlığın giderilmesi için hazırlanan bir taslağı önlemekle ve böylelikle ülkemizin 500 Milyon Lira zararına yol açmakla övünen çakma kabadayılar..
SAHTE HİKAYELERLE UCUZ KAHRAMANLIK YAPANLAR
Öncelikle bilinmelidir ki kendilerini nimetten sayan bu sendikamsı yapıların başarı olarak övündüğü tek olgu olan “taslağı iptal ettirdik” kahramanlığı dahi sahtedir. Nitekim o dönem Sendikamızın İAÇ duyurusu akabinde ek ödeme taslağı torba yasaya eklenmiş, sonrasında yaptığımız görüşmelerde “ek ödemenin geçmişin telafisi niteliğinde bir düzenleme olduğunu, ana tazminat düzenlemesi olmadan faaliyetimizi durdurmayacağımızı” beyan etmemiz üzerine torbadan çıkarılmıştır. Dolayısıyla sizler, yalnızca bu neticenin üzerinde tepinen fırsatçılarsınız. Görüleceği üzere şu an olduğu gibi, o dönemde de mücadele eden tek yapı yalnızca Sendikamızdı.
Şimdi de akıllarınca küçümser ifadelerle bizi aşağılamaya çalışan, sendikacılık dersi vermeye kalkan bu kibir abidesi yapıların, daha geçen yaz bizzat küçümsedikleri Sendikamızca yürütülen kararlı bir faaliyet neticesinde -yıllardır kendilerinin beceremediği- farkındalığı Türkiye çapında oluşturmayı başarıp, en nihayetinde hava trafik kontrolörlerimiz başta olmak üzere, tüm DHMİ çalışanlarının fayda sağlayacağı bir taslağın sözünü almış olmamızın kuyruk acısıyla hareket ettiği aşikardır. Tam da bu yüzden taslağı engellemek için ellerinden geleni yapıp, üyelerinden gelen tepkiler üzerine bu faaliyetlerini arka planda yürütmeye başlamışlardır.
Ekim ayından bu yana yaptıklarını buradan bir kez daha açık ve net bir şekilde ilan ediyoruz;
- Önce taslak çalışmaya ket vurmak için çabaladılar ve varlığını reddettiler (Bakanımızın taslak Meclise gönderildi dediği günün ertesinde dahi “öyle bir taslak yok” diyerek manipülasyon yaptılar)
- Sonra çalışmanın varlığını kabullenip, başka kurumların da bu çalışmaya dahil edilmesi için Bakanımızla ve ilgililerle görüşmeler yaptılar ve suyu bulandırmaya çalıştılar,
- En nihayetinde “Bakanlıktaki diğer kurumlarla maaş farkı çok açılırsa üye kaybı yaşarız” diyerek taslaktaki miktarların düşürülmesi için Mecliste kulis yaptılar ve hem meblağın düşürülmesine hem de sürecin uzamasına yol açtılar.
Aylardır sürece her aşamada takoz koymaya çalışan, ilişkilerini ve güçlerini kullanarak taslağın gecikmesine ve içeriğinin değişmesine sebep olanlar, şimdi üye kaybı korkusuyla kendilerini sürecin destekçisi gibi göstermeye çalışmaktadır. Eğer samimi olsalardı cehalet dolu metinlerle bize saldırmak yerine, Sendikacılığımızı örnek alarak enerjilerini taslağın hayata geçirilmesi için sarf ederlerdi.
Dün akşam saatlerinde gerçekleşen füze saldırısından ötürü İran, Irak, Suriye ve İsrail hava sahalarının uçuşa elverişsiz hale gelmesiyle birlikte çok sayıda uçak ülkemiz havalimanlarına divert etmiş; bir kısmı da hava sahamızda bir süre bekleme yapmaları akabinde kalkış meydanlarına geri dönmüştür.
Aniden ortaya çıkan ve Türk hava sahasında aşırı yoğunluk oluşturan bu şartlar altında, hava trafik kontrolörlerimiz hava sahası yönetiminde değişen koşullara uyum sağlama kabiliyetini bir kez daha göstermiştir.
Özverili çalışmaları ve üstün operasyonel yetenekleriyle trafiği kusursuz bir şekilde yöneten tüm hava trafik kontrolörlerimizi tebrik ediyor, emniyetli çalışmalar diliyoruz.
Antalya Havalimanı’nda devam eden inşaat çalışmalarından ötürü oldukça zorlu koşullarda, son derece yoğun bir trafiği büyük bir emek ve özveriyle yönetenler başta olmak üzere, Türk hava sahasında her gün yeni bir rekora daha imza atan tüm hava trafik kontrolörlerimizi tebrik ediyoruz.
Bu vesileyle, sarf edilen emeğin karşılığının bihakkın verilebileceği, ülkemiz hava sahasında sunulan nitelikli hava trafik hizmetinin karşılığının tam olarak alınabileceği müstakil bir seyrüsefer teşkilatı kurulması adına gerekli adımların ivedilikle atılmasını temenni ediyoruz.
@muratherdemm Burada devletin en üst kademesi konuya müdahil olmuş ve çözüm noktasında talimat verilmiştir. HTK'lar bu sorunun Ekim ayında meclisin açılması ile beraber gösterilen bu irade sayesinde çözüleceğine inanıyoruz.
Konunun çözümü için gerekli talimatı veren
Sayın Cumhurbaşkan��mız'a teşekkür ederiz @RTErdogan
İnsiyatif Almadan Çalışma sona erdi
@htksen @tatca
https://t.co/yz4uFboSuI via @tolgaozbek_com
sesimizin en üst karar mercii olan Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından duyulması, gerekse özlük haklarımıza ilişkin taleplerimizin karşılanacağı yönünde en üst düzeyde alınan karar göz önünde bulundurularak,
İAÇ faaliyetimizin bugün itibarıyla sonlandırılmasına karar verilmiştir
Yapışık ve yılışık, menfi emelleri peşinde koşan gazeteci müsveddelerinin, sözde havacıların sözlerine gelmeyeceğine inandığım Hava Trafik Kontrolörlerinin hak edişlerine az bir ramak kaldı. Birlik ve beraberliğiniz daim olsun.