Önce Ellerini Yaktılar: Gülçin Erdem’in öyküsü
1968’in soğuk bir kışında, Sivas’ın Kangal ilçesine bağlı küçük bir Alevi köyünde dünyaya geldi Gülçin. Dağların kucağında, taş evlerin arasında büyüyen narin bir kızdı. Babası, bölgenin saygın Alevi dedelerinden biriydi; Divriği’den İmranlı’ya, Kangal’dan Sivas’a uzanan yollarda hürmet gören bir dini lider. Aile, Kürd’dü ama aynı zamanda o kadim Alevi ruhuyla yoğrulmuştu. Çocukluğu, dedesinin nefesiyle dualar, türküler ve direniş hikayeleriyle geçti. Sonra aile Ankara’ya göç etti. Şehir, Gülçin’e hem umut hem de sorgulama getirdi.
Ankara Hukuk Fakültesi’nde ikinci sınıftaydı. Kitaplar, tartışmalar, gençlik ateşleri… 1980’lerin sonunda Kürdistan , devrimin, özgürlüğün rüzgarıyla çalkalanıyordu. Gülçin, o rüzgara kapıldı. Üniversiteyi yarıda bıraktı. Kardeşi ve dayısının kızı Zeynep’le birlikte dağlara, devrime, “Kürdistan” hayaline yürüdü. Üçü de aynı ateşle yanıyordu. “Özgürlük oralarda eser” diyorlardı kendi aralarında. Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ne, PKK’nın Mahsum Korkmaz Akademisi’ne vardıklarında, Gülçin yirmili yaşlarının başındaydı. Narin bedeni, ince parmakları, masum gözleriyle bir melek gibiydi kamplarda.
Bekaa, cehennemin kapısıydı aslında. Tozlu yollar, silah sesleri, ideolojik dersler… Gülçin eğitim aldı, silah tuttu. Ama orada bir aşk da filizlendi: Haydar Eroğlu. Elazığ operasyonlarından gelen, Cemil Bayık’ın sırlarını bilen, PKK içinde parlayan bir gerilla. Birbirlerine tutuldular. Bir gün, silah temizleme sırasında trajedi yaşandı. Silah patladı, Haydar öldü. Resmi anlatı: “Kazaydı, Gülçin’in elinde patladı.” Ama kampların karanlık fısıltıları başka şeyler söylüyordu. “Ajan o. İnfilitrasyon yaptı. Haydar’ı öldürttü.”
Ş��pheler büyüdü. İhbarlar, paranoya… Gülçin tutuklandı. Mağaraya atıldı. Önce ellerini yaktılar. Ateşe tuttular, parmaklarını kestiler, ayaklarını da yaktılar. Tanıklar sonradan anlattı: “Terlik giyerek cam üzerinde yürür gibi dolaşıyordu. Yanık ayakları, iltihaplı elleri… Ama gözleri hâlâ masumdu.” İşkenceciler itiraf istediler. “Katil misin? Ajan mısın?” Gülçin direndi: “Ne katil oldum ne ajan. Devrimciyim ben, özgürlük için geldim.”
Sahte bir mahkeme kurdular. Savcı, hakim, jüri… Hepsi işkenceciler. Kalabalık linç ister gibi bağırdı: “Ajan! Öldürün!” Gülçin ayağa kalktı, elleri sargılı, sesi titremeden konuştu: “Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Bu bir devrimci mücadeleydi. Yanlış yargılıyorsunuz. Ben suçsuzum.” Mahkeme şaşırdı. Ölüm cezası verdiler ama hemen infaz etmediler. Çadıra koydular. Ellerini tedavi etmediler. Bir kadın arkadaş başını yıkadı, ona ekmek verdi. “Gözyaşlarım içime akıyordu” diyecekti sonradan o tanık. “O melek gibiydi.”
Bir gece silah sesleri duyuldu kampta. Ertesi sabah çadır boştu. Gülçin yoktu. “İnfaz edildi” dediler. Cesedi kayboldu. Mezarı bile yok. Bekaa Vadisi’nin tozlu toprağına, pistachio bahçelerine karıştı. Binlerce gibi… Ailesi yıllarca aradı. Kardeşi 30 yıl hapis yattı, çıktı. Kuzeni Zeynep, Mahmur’da bir çatışmada yaşamını yitirdi. Kızkardeşi yakalandı hapis yattı yıllarca. Babası, Sivas’ın dedesi, kızını aradı durdu. Sessizlik…
Gülçin Erdem, Xanî TV’nin “Mezarsız Portreler”inde Selim Çürükkaya ve Murat Dağdelen’in anlattığı gibi, ideallerin karanlık yüzünün kurbanı oldu. 20’li yaşlarında, narin bir kadın… Önce ellerini yaktılar, sonra ruhunu. Ama hikâyesi, suskunluğun duvarını deliyor şimdi. “Kürt halkı, çocuklarını arayın” diyor Çürükkaya. “Hesap sorun.”
Bu öykü, sadece Gülçin’in değil; Bekaa’nın, 80’lerin, 90’ların, o kampların binlerce “mezarsız” portresinin öyküsü. Elleri yanık, gözleri masum, kalbi hâlâ özgürlük ateşiyle çarpan bir kadının…
DEM Parti'de Çözülme Derinleşiyor!
DEM Parti çalışanı açtı ağzını, yumdu gözünü!
Dem Parti'nin Doğubeyazıt ilçe çalışanı, son gelişmelerin ardından, partinin halkların kardeşliği ve Kürt milleti karşıtı tüm paradigmalara karşı sert bir şekilde görüş bildirdi. Bu cesur çıkışıyla, Kürt genç, yaşanan sürecin ve partinin tutumlarının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
📌Abdullah Öcalan Kürt Ulusal Mücadelesi Yuvasına Bırakılan Bir Guguk Kuşu Yumurtasıdır!
Guguk kuşu kendi yuvasını kurmayan, kendi yavrusunu büyütmeyen ender canlılardan biridir.
Dişi guguk, başka kuşların yuvasına gizlice bir yumurta bırakır ve uzaklaşır.
Bu yumurta, yuva sahibi kuşun yumurtalarına çok benzer ve fark edilmez.
Yavru guguk yumurtadan çıktığında, içgüdüyle diğer yavruları veya yumurtaları yuvadan atar ve tek başına kalır.
Yuva sahibi anne ve baba, adeta kendi öz yavrularını kaybettiklerinin farkına bile varmazlar. Bütün güçleriyle yabancı bir yavruyu kendi yavrularıymış gibi beslemeye başlarlar.
📌Kürt ulusal mücadelesinin son 55 yıllık tarihine baktığımızda, bu guguk stratejisinin politik biçimini görmek zor değildir.
1970’lerin başında Kürt halkı uyanırken, bir ulusal hareket umutla doğup şekillenirken, birilerinin o yuvaya gizlice bir veya birkaç yumurta bıraktığı artık açıkça görülüyor. Aksi takdirde ortaya çıkan sonucu başka türlü anlamlandırmak mümkün görünmüyor.
Guguk kuşu yumurtasını veya yumurtalarını “Kim veya kimler bıraktı?” sorusu tartışmalıdır.
Ahmet Zeki Okçuoğlu, bu yumurtaların en azından en büyüyüğünü NATO’ya bağlı Gladyo örgütünün bıraktığını söyler. Ona göre NATO bunu, Kürt milletini kontrol edilen bir merkezde tutmak ve Sovyetler Birliği’ne kaptırmamak için yaptı. Bu doğruysa, Türk devletinin buna uzaktan seyirci kalmayacağını ve kendisinin de mutlaka bir şekilde müdahale etmiş olacağını kabul etmek lazım.
O yumurta veya yumurtalar büyüdüğünde diğer yavruları, yani gerçek Kürdistan bağımsızlıkçılarını yuvadan atmak, yuvayı ele geçirmek için bırakılmışlardır.
Abdullah Öcalan bu yumurtaların en büyüyüğü oluyor.
Diğer guguk yumurtaların Cemil Bayık ve Duran Kalkan gibi Ankara grubu mensupları olma ihtimali yüksektir.
Öbür türlü, 26 yıldır cezaevinde olan Öcalan’ın bu koşullarda tüm örgütlü yapıyı istediği zaman çatıştırıp, istediği zaman geri çektirip, sonunda yenilgiye ve dağılmaya razı edebilmesi tek başına mümkün olmazdı.
Bu “Ankara Grubu” denilen yapı, tümüyle guguk kuşu yumurtalarından oluşmuş olabilir.
Kürt ulusal mücadelesinin yuvasına, halkın saf inancının ve fedakârlığının arasına bırakılmış bir guguk yumurtası veya yumurtaları.
Yumurtadan çıktıklarında, seslerinin gürlüğüyle, sözlerinin büyüsüyle, diğer bütün sesleri susturdular.
Kürt halkı, onların da kendi yavruları olduğuna inandı. Umutla besledi, savundu, uğruna bedel ödedi.
Fakat bir süre sonra yuvada başka kuş kalmadı. Gerçek Kürdistan bağımsızlıkçıları teker teker veya topluca elimine edildiler.
Yuva, sonunda Kürt milletinin değil yumurtayı bırakan elin veya ellerin malı oldu. 26 Yıldır da Türk devleti bu kuşlar vasıtasıyla yuvayı direk kontrol ediyor.
📌Kürt milleti yavaş yavaş uyanıyor. Ancak bu sefer, yuvayı yeniden kurmadan önce hangi yumurtanın kendi yumurtası olduğunu anlaması, ayırt edebilmesi gerekir.
Kürt milletinin Pepûk, yani guguk kuşu hikâyesi de aslında ilginçtir. Kız kardeşini öldüren erkek kardeşin, eve dönmekten korktuğu için bir kuş olmayı dilediği ve duasının kabul olması sonucu o günden beri şu şekilde öttüğü söylenir:
Pepûk,
Tutak,
Kê kuşt? (Kim öldürdü?)
Min kuşt. (Ben öldürdüm.)
Kê şûşt? (Kim yıkadı?)
Min şûşt. (Ben yıkadım.)
Abdullah Öcalan’ın yazdığı paradigmaların ve verdiği talimatların bu Pepûk ötüşünden farklı olmadığını belirtmek gerekir.
Onun öldürdüğü ve öldürmeye çalıştığı da elbette Kürt milletidir.
📌PKK’nin operasyon gazetecileri Zana Azadi, Fırat Bulut: PKK’nin 102 kişili ölüm listesi; Necat Zanyar ile Ayşe Hür’e tehdit…
🔴Fırat Bulut kimdir? Kimler kulağına "ölüm listesinden" söz etmesini fısıldadı?
🔴Zana Kanireş kodu kullanan Zana Azadi (Kamil Yaman) kimdir?
🔴5 Mart günü Mustfa Karasu kimleri tehdit etmişti?
🔴PKK'nin Korku İmparatorluğu yaratma planı nasıl boşa düşürülür?
https://t.co/zSJcfUdKx0
📌Abdullah Öcalan’ın Liderlik Hikayesi
🔴Güney Kürdistan'da Mele Mustafa Barzani öncülüğünde başlayan Eylül devrimi Türk devletini yeni bir arayışa itti. Türkiye Kuzey Kürtlerine kendi kontrolünde bir lider atamalıydı.
🔴MİT'in fikir ajansında “ofis boy” olarak çalışan bildirileri dağıtan, afiş asan ve devlete yamanmak için “ne iş verseniz yaparım” modunda olan zeki, hubris özelliklere sahip bir Kürt genci devletin gözünden kaçmamıştı.
Bu kişi Abdullah Öcalan'dı.
https://t.co/l7wJ4BDPzq
@RudawKurdi Rûdaw bo ye medyaya pkk. Ako'ê gewatt û stafê wî yê Apo'ci bi hemû hêla de propagandayê pkk ê dike. Heke Ragihandina başûrê Kurdistanê xwedî dezgehekî pişkinînê wiha nedibû. Mala Apo jî bûye cihê Bernamê.
📌Ahmet Türk, Türk soy adını gerçekten de hak etmiş
🔴Ahmet Türk'ün soy adınının başlangıcı Hamidiye Alaylarına dayanır. Ahmet Türk'ün babası Kanco Aşiret liderliği ve Kasra Kanoca için Türkiye ile evlenir. Ve daha sonra soy adı konunu çıkınca da soy adını Türkiye yapar.
https://t.co/1HPqqv1F2I
Abdullah Öcalan: "Sayın Bahçeli'nin ve sayın Erdoğan'ın güç verdiği yeni paradîgmaya, gerekli katkıyı sunacak kararlılığı sahibim."
Öcalan kürtleri, faşist Bahçeli ve Erdoğan'a mahkum etti ey Kürtler bu utançtan nasıl kurtulacaksınız...?
Heyranên rêça Ziya Gokalp çiqas zêde ne, bi dil û can dixwazin bibin gokalpê sedsala 21. Kesên ji qadên cihê û ji hev pir dûr di vê rêçê de digihênin hev û dibin yekdeng.
📌Roboski katliamı, Türkiye-İmralı-PKK’nin Bermuda Şeytan Üçgeni’nde kaybedildi
🔴Roboski katilamı PKK-Kandil-Türk devleti şeytan üçgeninde kaybedildi. Abdullah Öcalan’ın 2013 yılı Mart ayında İmralı’da Demirtaş’a “Madem bir barışma sürecinden bahsediyoruz o zaman genel bir barışın prototipi olarak Roboskili aileler ile AKP’yi bir araya getirip uzlaşma sağlaya bilirsiniz. Anladığım kadarıyla Roboski meselesi AKP’yi çok zorluyor. Bunun diğer failli meçhuller, kirli olaylarla anılması daha doğru olur” dediği an Roboski dosyası kapandı.
📌Rojava’da ve Suriye’de Başkan Barzani’nin siyasi çizgisi kazandı….
🔴Başkan Barzani 1990'larda Kuveytin işgali ile başlayan gün yüzüne çıkan Ortadoğu krizinde tüm krizin merkezinde, tüm süreçlere tanıklık eden ve ayakta kalan bir liderdir. Bu kriz boyunca iki Baas partisi ve rejimlerinin yıkılmasında çok etkili rolü olmuştur.
🔴Başkan Barzani 2011 yılında Beşar Esad'ın kendisini Şam'a davetini ret etti ve Suriye-Rojava için Esad'ın merkez olmadığı bir çözüm önerdi.
🔴Başkan Barzani 2011 yılından sonra başta da PYD olmak üzere tüm Kürt yapıları bir araya getirmek için KDP'nin tüm siyasi, ekonomik ve diplomatik imkanlarını kendilerine sundu.
🔴Hewler Mutabakatı bu günde Rojava'daki Kürt-Kürt ittifakanın temeli olacak düzeydedir.
https://t.co/ZTcsHELe14
📌Öcalan’ın PKK’si mi güçlü Cemil Bayık’ın PKK’si mi?
🔴Öcalan'ın sağ kolu, PKK'nin 2. adamı denen Cemil Bayık ve Öcalan arasında gerçekte çatışmalı bir süreç vardır. Şu anda reelde işleyen PKK kimin PKK'sidir? Öcalan ve Bayık arasında bir restleşme olur mu? Karayılan'ın tutumu ne olur? PKK'nin Rojava ve Avrupa örgütleri Öcalan-Bayık çatışmasında kimi tutar?
Tarihi bilgiler, güncel durumlar ve yorumlar...
https://t.co/dSkkIZirVy
📌PKK örgütten ayrılan kadrolarını neden öldürüyor?
🔴Duhok'ta iki genç katledildi. Ciwan ve Leyla'nın 50 günlük bebeklerinin yanında vahşice katledilmesinin arkasından PKK çıktı. Ciwan PKK'den ayrıldıktan sonra inşaatlarda gündelik yevmiye ile çalışan yoksul bir insandı. Siyasetle alakası yoktu, PKK'ye hiç zarar vermemişti.Leyla çocuğu dışında hiç bir şey düşünmeyen bir kadındı. Peki neden öldürüldüler?
🔴1977'de Celal Aydın'la başlayan PKK'nin ayrılan kadrolarını vurma hikayesinin ardında ne var?
https://t.co/fNCJwLovaq
📌Haşdi Şabi ve İran’dan Kürdistan’daki terörist eylemleri aklama çabası: Duhok ve Hewler çarşılarını yakanlar serbest bırakıldı
🔴PKK Merkez Komite üyesi Behzat Hakkari (Nedim Seven) Eylül ayında İran İstihbaratı İtlaat ve YNK Anti Terör güçleri komutanı Vahap Halepçeyi ile yaptığı görüşmede "PKK'nin çıkardığı yangınlar" meselesinin halledilmesini istediği belirtiliyor.
🔴 Irak Cumhurbaşkanı Latif Reşit'in ve eşi ayrı zamanda YNK Politbüro üyesi Şehnaz İbrahim, Şii Haşdi Şabi lideri Kays Hazali'nin Bağdat'ta karar aldığı YNK terörünü aklama kararını aldı. Irak Adalet Bakanı YNK'li Halid Şiwani ise süreci organize etti. Şiileri aklama üzerine kurulu Irak yargı kurumları bu biçimde terörü akladı.
https://t.co/kIylaFSDev