@IsraelGovNews You bombed a Syrian airbase 70 km from our border. Not us. We have a saying about people like you
"The rabbit rubbed his dick to a rock and said I fucked the mountain"
that rabbit is you i guess
Ferdi Tayfur vefat etmiş. Allah rahmet eylesin.
Ne müziğini, ne şarkılarını, ne de temsil ettiği kültürü severdim. Kimin yazdığını hatırlamıyorum ama arabesk için en güzel niteleme "Yoksulların ezilirken çıkardığı gıcırtı" olsa gerek. Arabeskin yükselişinde çarpık ve hızlı kentleşmeyi, kırsaldan şehirlere yoğun göçün etkisini baş etmen olarak gösterebilirsiniz. Lakin yükseliş yıllarında, Türkiye'nin panoramasına da bakmak durumundayız.
Dalga dalga büyüyen sol, örgütlü bir işçi sınıfı, sürekli sola yatan bir halk varken arabeskin ve arabeskçilerin pohpohlanarak kasetlerle, filmlerle ve temsil ettikleri kültürle yoksulların üstüne boca edilmesini görmezden gelemeyiz. Arabesk, bu halka verilen afyondan farksızdır.
Ve bu gıcırtıyı övmeyelim. Mesele güzel müzik olup olmaması değil. Net bir şekilde aramıza set çekmemiz gereken şey arabeskin beslendiği ve yarattığı kültürdür. Arabesk, isyanın dilini egemenlerden, tanrıya ve kadere çevirmenin enstrümanıdır. Yozlaştırır ve lümpenleştirir. Arabeskin en büyük etkisi insanın tariflerini bozmasıdır. Ve bir bakmışsınız, sadece gıcırdıyorsunuz.
Bir ay öncesine dönelim.
İlk fotoğrafta, elinde silahla bir “terör” örgütü liderini görüyoruz.
İkinci fotoğrafta, her kesimden insanla kucaklayıcı bir muhabbet kurmuş, hayvan sevgisiyle öne çıkan şık bir adam.
Birincisi 22 yıl hapis yatmasına rağmen vazgeçmemiş, çarpışarak ölmek istediğini söylüyor.
İkincisi, hayattaki en değerli şeyin müzik, kitap ve kediler olduğunu söylüyor.
Birinin dilinde ölüm, ötekinde sanat ve yaşamın kutsallığı var.
Günümüze gelelim. Birincisi, üzerine bombalar yağan bebekleri ön cephede savunurken şehit oldu.
İkincisi, bebekleri öldüren bir çete adına savcı tehdit ederken deşifre oldu.
Basit bir kıyas ama Batı dediğimiz dünya her şeyiyle ikinci adam. Şık giyimi, elinde kitaplar, dilinde sanat ama ruhu çürümüş bir katil.
Ekran önünde her canlının hakkını savunurken arka planda milyonlarca bebeği tek tuşla yok edebilecek kadar cani.
Başınıza bir şey gelse koşacağınız ilk insan o, çünkü modern dünyanın dinine uygun yaşıyor. Fakat perdeyi aralayınca karşınıza para için her cana kıyabilecek bir katil çıkıyor.
Birincisine gelecek olursak, birincisi Doğu mu bilmiyorum. Çünkü Doğu, ikinci adam olmak için çırpınan zavallıların diyarı. Zihni, takım elbiseli katiller tarafından allak bullak edilmiş. Dünyaya başkasının gözünden bakıyor.
Biz katilimize aşık edildik. Katilimizin bize sunduğu bir din var. Buna uyan her şeyi çok seviyor, uymayanı reddediyoruz. İçimizden katille mücadele eden çıkarsa ona da terörist diyoruz.
Hayatı öğrenmesi için ailesinin desteğiyle 1 ay boyunca sahilde kek satan minik Cem, çıkardığı dersleri paylaştı:
"Daha çok konuşucaksın, pes etmeyeceksin, çabalayacaksın, sabır edeceksin."
Herkes delirme taklidi yapıyor, çünkü kimsenin kimseye verecek ilgisi kalmadı, sistem daha çok ilgi görmeniz için yeteneğinizin yanında ödeme yapmanızı istiyor, ve aslında ödemeyi ruhunuzla yapmanızı istiyor.
Bil ve âgâh ol ki, O bir kimseyi inâyetine lâyık görürse o kimsenin kalbine, “Biz bu dünyaya niçin geldik?” sorusuna bir cevap bulma arzusu koyar.
Niyâzî-i Mısrî
Elon Musk, Mark Zuckerberg ile yapacağı dövüş hakkında:
Dövüşün yönetimi Zuckerberg ve benim kuruluşlarım tarafından yapılacak.
Canlı yayın hem bu platformdan, hem de Meta’dan olacak. Kameradaki her şey Antik Roma’dan olacak, modern bir şey olmayacak.
İtalya Başbakanı ile ve Kültür Bakanı ile görüştüm, efsane bir yer üzerine anlaştılar.