Eğer Pakistan'ın meşru lideri hapsedilmemiş olsaydı, Husilere saldırmayı ve Pakistan'ı bu savaşa sürüklemeyi asla kabul etmezdi.
Ama zaten tam da bu yüzden yasadışı bir şekilde hapsediliyor.
Türkiye tarihinin en kanlı sivil saldırısı olarak kayıtlara geçen 10 Ekim 2015 Ankara Garı Katliamı’nda 104 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 700’e yakın vatandaşımız da yaralanmıştı. Ölenlere rahmet, yaralılarımıza geçmiş olsun dileklerimizi yineliyoruz.
“Ankara’daki terör saldırısı sonrasında anket yaptık ve kamuoyunun nabzını tutuyoruz. Oylarımızda bir yükseliş trendi var.”, “Canlı bombaları, kendilerini patlatmadan yakalayamıyoruz.” diyen dönemin cahil Başbakanı Ahmet Davutoğlu; “IŞİD’in İslam anlayışıyla kendi savundukları İslam arasında, 360 derece fark olduğunu” (360 derece aynı noktada durmaktır.) ifade ederek, akıllara durgunluk veren açıklamalar yapmıştı.
“Herhangi bir güvenlik açıklarının bulunmadığını” ifade eden İçişleri Bakanı Selami Altınok, muhtemelen daha önce gerçekleşen Suruç Katliamı’ndan ve ülkeye iktidarın inisiyatifi ile giriş yapan milyonlarca sığınmacı ve içlerindeki terör örgütü üyelerinden de habersizdi!?
O gün ‘barış’ adı altında miting düzenleyen ve AKP’den bunun hesabının sorulacağını bildiren etnik kimlikçi siyasetçiler, bugün yine ‘barış’ adı altında AKP ile kurulan BÖLÜCÜ ANAYASA masasında birlikte oturmaktalar.
Sizlerin ‘barış’tan anladığınızın katliamlar ile vatanın bir kısım toprağını ve Türk Milletinin egemenliğini, bir kısım etnik guruplara pay etmek olduğu açıktır!
Türk Milleti kanıyla, canıyla, malıyla onlarca yıldır sizin ‘barış’ınızın bedelini ödemektedir.
En büyük barış, eşit vatandaşlık inşaa etmiş olan Cumhuriyettir!
Türk Milletine sözümüzdür:
Yozlaştırdığınız tüm devlet kurumlarını ayağa kaldıracağız ve cumhuriyeti sonsuza kadar yaşatacağız!
Askere gidenler nasıl işini gücünü bırakıyorsa, sigortası bile olmadan vatana hizmet ediyorsa
Cumhurbaşkanı ve yardımcıları ile
Bakanlar ve hatta milletvekilleri her türlü gelir getirici iş yapmaları yasaklansın
Bunların birinci derece yakınları da üst kademelerde bürokrat olamasın.
Ülkeyi yönetmeye niyetli olanlar bu şartlarla görev alsın ki bizler de onların gerçekten vatansever insanlar olduğunu bilelim
(Mecliste yedikleri yemek bedava bile olsa razıyım)
İşte o zaman; ekonomi de, eğitim de, futbol da, sağlık da aklınıza ne geliyorsa her şey yoluna girer.
❗ YEMEN'DEN TÜRKİYE'YE SESLENİŞ-1-:
Ensarullah Hareketi Siyasi Büro üyesi Muhammed elbuhayti:
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla, hepinize selam olsun.
Değerli Türk halkına mesajımız şudur:
Türkiye hükümetinin, Suudi Arabistan'ın yanında yer alarak Yemen'e karşı yürüttüğü saldırılara ortak olması yanlış ve zalimce bir karardır. Çünkü Suudi Arabistan saldırgan konumdayken, Yemen ise meşru müdafaa hakkını kullanan taraftadır.
Suudi Arabistan, 2015 yılından bu yana Yemen'e karşı savaş ilan eden ve o günden beri her kesimden binlerce Yemenlinin ölümüne sebep olan taraftır. Suudi Arabistan, Yemen'e karşı zalimce bir kuşatma uygulamış, petrol ve gaz servetlerini yağmalamıştır; bu durum, kıtlık, kötü beslenme ve tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle milyonlarca Yemenlinin ölümüne yol açmıştır.
Yemen'in savaşın sona erdirilmesi ve taraflar arasındaki kuşatmanın kaldırılması yönündeki adil taleplerini reddetmektedir; çünkü savaşın sona erdirilmesi artık Yemen ve Suudi Arabistan'ın ortak bir maslahatıdır.
Bu durum bizi çok önemli bir soruya yöneltmektedir: Neden Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan hükümetleri Gazze'deki soykırım suçlarının durdurulması ve halkımızın kuşatmasının kaldırılması için İslami bir koalisyon oluşturmadı da, bugün Yemen'e karşı bir saldırı koalisyonu kurmaktadır? Hâlbuki Yemen, Gazze'deki mazlum kardeşlerimizin yanında askeri olarak duran ve Amerika, İngiltere ve Siyonist rejimle doğrudan askeri çatışmaya girerek pek çok fedakarlıkta bulunan tek Müslüman devlettir.
Bu durum, bu koalisyonun amacının Yemen'i cezalandırmak olduğunu göstermez mi? Filistin'deki ve Gazze'deki kardeşlerimizle şerefli bir duruş sergilediği için, özellikle de Yemen'in Gazze'deki kardeşlerimizi destekleyen askeri operasyonları etkili olduğu için mi? Nitekim bu operasyonlar Eilat Limanı'nın kapatılmasına yol açmış, milyonlarca Siyonist'i her gece sığınaklara ve barınaklara kaçmaya zorlayarak Gazze'deki kuşatmayı kırma konusunda büyük bir baskı oluşturmuştur.
Öte yandan, Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelttiği Mekke ve Medine'yi hedef alma suçlamalarının hiçbir temel dayanağı yoktur ve kimse buna inanamaz. Çünkü herkes Yemen'in İslami mukaddesatı savunmada en önde gelen Müslüman ülkelerden biri olduğunu bilmektedir. Yemen, Batı'nın İslami mukaddesatına, Hz. Peygamber'e (s.a.v.), Kur'an-ı Kerim'e veya Mekke-i Mükerreme'ye yönelik hakaretlerine karşı öfkeyle ayağa kalkan İslami ülkelerin ön saflarındaydı.
Örneğin Trump, Mekke-i Mükerreme'yi çöp variline benzeten çirkin bir resim yayınladığında Yemen halkı hükümetiyle ve milletiyle ayağa kalkmıştı; buna karşılık Suudi Arabistan liderliği, Trump'ı savunmak ve Mekke-i Mükerreme'ye yönelik hakaretlerini meşrulaştırmak için medyasını seferber etmişti.
Ayrıca Yemen halkı, Aksa'nın [özgürleştirilmesini] ilk hedefleri arasına koymaktadır; çünkü Aksa, iki şerefli mekanın üçüncüsüdür. Acaba ilk iki harem olan Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere'yi temsil eden [mukaddes yerler] hedef alınırken Yemen'in hedef alınması akla uygun mudur?
Şu soruyu da sormalıyız: Mekke ve Medine'yi hedef alma konusunda kimin menfaati olabilir? Suudi rejimi Müslümanların sempatisini suiistimal etmek istemiyor mu? Bu yüzden Suudi rejiminin, Yemen'i bu tür suçlamalarla yaftalamak ve dünya Müslümanlarının sevgisini istismar etmek amacıyla Mekke-i Mükerreme'yi ve Medine-i Münevvere'yi doğrudan hedef alarak bu suçlamaları Yemen'e yapıştırmasını ihtimal dışı tutmuyoruz.
Ey şerefli Türk halkı! Biz Yemen'de çok iyi biliyoruz ki, Türk halkının ezici çoğunluğu Yemen mazlumlarıyla empati kurmakta, Yemen'in yanında yer almakta ve Suudi saldırganlığına karşı durmaktadır. #yemen #Türkiye
#sesleniş #Mekkeittifakı
Sn Fidan"Suudi Arabistan'ın yanındayız"diyor
Peki Suudi Arabistan hangi milli davamızda yanımızdadır?
KKTC'yi tanıdı mı?
KKTC'ye direk uçuş başlattı mı?
KKTC Cumhurbaşkanını davet etti mi,para yardımı yaptı mı?
Yunanistan'a karşı yanımızda mı?
Karabağ savaşında yanımızda oldu mu?
📌Sivas Kayalıpınar'da bulunan 3400 Yıllık Hitit Kraliyet Arşivi... Muazzam...
Bu çivi yazısı tabletlerde;
⏩Hitit devletinin askerî sorunları, Hitit generallerinin krala(2. Tudhaliya) gönderdiği mektuplar. Mektuplarda sınırlardaki düşman tehditleri ve bu tehditlerle başa çıkabilmek için destek kuvvet ve mühimmat talepleri yer alıyor.
⏩Yine Tabletlerde salgın hastalık ve bebek prensesin ölümünden bahsediliyor. Bu salgın hastalığa falcılar ve kahinlerle çare aranması anlatılıyor.
⏩Çok ilginçtir ki, tabletlerde kuşların göç hareketleri bile kaydedilmiş. Hitit falcıları kuşların göçlerini takip ederek bunu kehanetlerinde kullanıyorlarmış...
‼️3400 yıllık bu tabletler, Anadolu'nun yaşam tarzına, demografisine ışık tutuyor. Peki 5000 yıldır bu topraklarda olduğunu iddia edenlerden bahseden tek kelime var mı? Tabi ki yok...
Anadolu'da izi olmayıp hak talep eden tek bir halk var. Gerçi tarihte izi olmayana "halk" denilemez ya neyse... Onlar kendilerini biliyorlar...
#tarih #arkeoloji #cuma
İzmir'e Geliş | Karar Anı #4 – 2. Bölüm
10-12 Eylül 1922
📚 Kaynakça: Bölümde yararlandığımız kaynaklara aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
https://t.co/FyK7LTgOcm
Mail: [email protected]
Doğu Perinçek dünkü basın açıklamasında
Pakistan Ordu Sözcüsü Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın “kamuoyuna açıklamayacakları savunma taahhütleri içerdiğini” söyledi. AK Parti Hükümeti'nin anlaşmaların içine Türkiye’nin başına bela açacak birtakım gizli taahhütler koyması suçtur.
📌Cumhuriyet bir Mucizedir... Belki pek çoğunuz farkında değilsiniz, ama bir eşitlik ve yurttaşlık mucizesidir Cumhuriyet...
29 Ekim 1923'te bu topraklarda yaşayan her insan, ilk defa hiç tatmadıkları hürriyeti yaşamaya başladılar.
Bu öyle bir mucizeydi ki; Türk Vatandaşı olmanın kıymetini, Kurucu Önderin Ne Mutlu Türküm Diyene felsefesini yurttaşlar kendiliğinden benimsedi.
Kürt, Arnavut, Çerkez, Boşnak, Ermeni, Rum, Yahudi diye bir şey yoktu. Türk Vardı... Herkes de Türk olmaktan mesut ve gururluydu...
‼️Bakınız, 1925 senesinde ne olmuştu biliyor musunuz?
Yahudi, Rum ve Ermeni cemaatleri temsilcileri sırasıyla, Lozan Antlaşması'nın 42. maddesinin kendilerine tanıdığı özel haklardan feragat ettiklerini beyan ettiler.
⏩Lozan Antlaşmasının 42. Maddesi Azınlıkların Korunması ile ilgili bir düzenlemeydi.
Fakat Onlar azınlık değil, bu vatanın hür, eşit yurttaşları olmayı tercih ettiler.
Zira Cumhuriyet Rejimi sadece 2 yılda onlara bu güveni vermişti.
Ve Onlar da tüm haklarından feragat ettiler. Türkiye Cumhuriyeti'nin düzenlemesini yapacağı medeni kanuna tabi olacaklarını belirttiler.
Çünkü onların isteği, Türkiye'de "yabancı" veya "ayrıcalıklı azınlık" olmak değil, eşit haklara sahip öz yurttaşlar olmaktı. Öyle de oldu...
Bugün aradan 100 yıl geçmiş. Bakıyorum da birileri Öz Yurttaş olmaktan bıkmışlar, kendilerini "azınlık" olarak konumlandırmaya çalışıp "özel haklar" talep ediyorlar.
Üstelik bunu yapanlar "Bu Cumhuriyeti sizinle beraber kurduk" diyenler.
‼️Siz gerçekten bu Cumhuriyetin kıymetini bilmiyorsunuz, bilemediniz. 1925'teki Gayrimüslimler kadar aidiyetiniz yok bu vatana.
"Bu Cumhuriyetin bir Hıyrını Görmedim" diyenler varlıklarını cumhuriyete borçluydular oysa ki.
Cumhuriyet sayesinde Belediye Başkanı, Milletvekili, Meclis Başkanvekili dahi oldular. Cumhurbaşkanı, Başbakan oldular, Bakan oldular...
Aradan 100 yıl geçti, bir türlü anlatamadık onlara Cumhuriyet Mucizesini...
‼️Anayasamızın 10. Maddesi Gayet açık;
"Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep gibi sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir..."
Hiçbir topluluğa, zümreye, kişiye ayrıcalık yapılamaz.
Böyle bir Anayasayı, böyle bir Yurttaşlığı kabul etmiyorsan çözüm çok basit. Taşıdığın TC kimlik kartını iade edip haymatlos statüsünde beğendiğin bir ülkeye gidebilirsin...
#tarih #cuma #YaşasınCumhuriyet
@mehmetucum
Mekke İttifakı yalnızca ABD-İsrail, İngiltere ve AB'nin çıkarlarına hizmet etmektedir. Ülkemizi komşumuz İran, tarihî bağlarımız olan Yemen ve hattâ Rusya ve Çin'le karşı karşıya getirme riski çok yüksektir.
Bu ittifaktan BİR AN ÖNCE VAZGEÇİLMELİDİR!
@ikalin1
Mekke İttifakı yalnızca ABD-İsrail, İngiltere ve AB'nin çıkarlarına hizmet etmektedir. Ülkemizi komşumuz İran, tarihî bağlarımız olan Yemen ve hattâ Rusya ve Çin'le karşı karşıya getirme riski çok yüksektir.
Bu ittifaktan BİR AN ÖNCE VAZGEÇİLMELİDİR!
@HakanFidan
Mekke İttifakı yalnızca ABD-İsrail, İngiltere ve AB'nin çıkarlarına hizmet etmektedir. Ülkemizi komşumuz İran, tarihî bağlarımız olan Yemen ve hattâ Rusya ve Çin'le karşı karşıya getirme riski çok yüksektir.
Bu ittifaktan BİR AN ÖNCE VAZGEÇİLMELİDİR!
@YasarGulermsb
Mekke İttifakı yalnızca ABD-İsrail, İngiltere ve AB'nin çıkarlarına hizmet etmektedir. Ülkemizi komşumuz İran, tarihî bağlarımız olan Yemen ve hattâ Rusya ve Çin'le karşı karşıya getirme riski çok yüksektir.
Bu ittifaktan BİR AN ÖNCE VAZGEÇİLMELİDİR!
@DPHaydarAltints
Mekke İttifakı yalnızca ABD-İsrail, İngiltere ve AB'nin çıkarlarına hizmet etmektedir. Ülkemizi komşumuz İran, tarihî bağlarımız olan Yemen ve hattâ Rusya ve Çin'le karşı karşıya getirme riski çok yüksektir.
Bu ittifaktan BİR AN ÖNCE VAZGEÇİLMELİDİR!
@OnderAksakal
Mekke İttifakı yalnızca ABD-İsrail, İngiltere ve AB'nin çıkarlarına hizmet etmektedir. Ülkemizi komşumuz İran, tarihî bağlarımız olan Yemen ve hattâ Rusya ve Çin'le karşı karşıya getirme riski çok yüksektir.
Bu ittifaktan BİR AN ÖNCE VAZGEÇİLMELİDİR!