📢 TEÇ-SEN’den MEB’e Net Çağrı: “Görevde Yükselme Sınavları Daha Fazla Geciktirilmemeli”
TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit DEMİREL, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan eğitim çalışanlarının yıllardır beklediği görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Gerçekleştirilen basın açıklamasında, sınav süreçlerindeki belirsizliğin eğitim çalışanlarının kariyer planlamasını olumsuz etkilediği vurgulandı.
DEMİREL, Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında görev yapan memur, teknisyen, tekniker, şef, mühendis, avukat ve diğer birçok personelin kariyer hakkının uzun süredir ertelendiğini belirterek, sınav takvimlerinin keyfi uygulamalardan çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Açıklamada, son görevde yükselme sınavının üzerinden yaklaşık 3 yıl, unvan değişikliği sınavlarının üzerinden ise 5 yıldan fazla süre geçtiği hatırlatıldı.
Bu süreçte binlerce eğitim çalışanının kariyer hedeflerini ertelemek zorunda kaldığı belirtilirken, Bakanlığın da ciddi personel planlama sorunları yaşadığına dikkat çekildi.
TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit DEMİREL, önceki sınavlarda ilan edilen çok sayıda kadronun, sınav sorularının aşırı zor olması nedeniyle boş kaldığını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Görevde yükselme sınavlarının amacı çalışanı elemek değil; liyakat esasına dayalı, adil ve ölçülebilir bir kariyer sistemi oluşturmaktır. Eğitim çalışanlarının emeğini ve geleceğini belirsizlik içinde bırakan bu anlayış artık sona ermelidir.”
Basın açıklamasında ayrıca, sınavların en geç iki yılda bir düzenli şekilde yapılması, sınav takvimlerinin Millî Eğitim Bakanlığı çalışma takvimine eklenmesi ve tüm kamu kurumlarında merkezi, standart ve şeffaf bir sınav sisteminin kurulması gerektiği ifade edildi.
TEÇ-SEN, sınava tabi kadrolara yapılan sınavsız atamaların iptal edilmesini isterken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi kapsamında gerçekleştirilen atamalara karşı açılan davaların da takipçisi olacaklarını duyurdu.
DEMİREL, eğitim çalışanlarının kariyer hakkı ve liyakat mücadelesinin hukuki, sendikal ve demokratik tüm platformlarda kararlılıkla sürdürüleceği mesajı verdi.
Çamaşır iplerine astığımız diploma mizanseni ile basın açıklamamızı sonlandırdık.
Devlet Memurları Konfederasyonu olarak, kamu görevlilerinin sendikal haklarını düzenleyen 4688 sayılı Kanun’un mevcut yapısını, uygulamada karşılaşılan sorunları ve ihtiyaç duyulan değişiklikleri kapsamlı şekilde değerlendirmek amacıyla istişare toplantımızı gerçekleştirdik.
Toplantıda; kamu çalışanlarının beklentileri, sendikal örgütlenme süreçlerinde yaşanan aksaklıklar, toplu sözleşme mekanizmasının etkinliği, yetki sistemi, temsil gücü ve çalışma hayatına doğrudan etki eden birçok başlık ele alındı.
Sahadan gelen talepler doğrultusunda mevcut eksikliklerin tespit edilmesi, çözüm önerilerinin oluşturulması ve gerekli mevzuat değişikliklerinin raporlanarak ilgili mercilere sunulması konusunda görüş birliğine varıldı.
1965 yılında yürürlüğe giren ve bugüne kadar 1000’e yakın kez değişikliğe uğrayan bu kanun, adeta bir "yamalı bohçaya" dönüşmüştür. Parça parça yapılan düzenlemeler, sistemin bütünlüğünü bozmuş; memurlarımız arasında çalışma barışını zedeleyen adaletsizliklere yol açmıştır. Artık günü kurtaran pansuman tedbirlerle değil, çağın gereklerine uygun, adil ve sürdürülebilir bir reform ile bu kanunu yeniden inşa etme vakti gelmiştir.
Genel Başkanlığını yürüttüğüm Devlet Memurları Konfederasyonu adına, yeni düzenlemede kırmızı çizgimiz olan ve düzeltilmesi elzem görülen temel başlıkları şöyle sıralıyorum:
1. Ücret Adaleti ve Tek Tip Ödeme Sistemi
Memur maaşları bugün; ek ödeme, tazminat, taban aylık gibi onlarca farklı kalemden oluşmaktadır. Bu durum emekliliğe yansıyan haklarda büyük kayıplara neden olmaktadır. Talebimiz nettir: Tüm ek ödemelerin emekli keseneğine dahil edilmesi ve "eşit işe eşit ücret" ilkesinin lafta kalmayarak tüm kurumlarda tesis edilmesidir.
2. İstihdamda Tek Tip: 4/A Güvencesi
Kamu hizmeti süreklilik arz eder. Sözleşmeli, geçici veya farklı statüler altında çalışma modelleri memurun iş güvencesini tehdit etmekte, aile birliğini bozmaktadır. Kamu hizmetlerinin tamamı kadrolu ve güvenceli memurlar eliyle yürütülmeli; 4/B, 4/C gibi parçalı yapıya son verilmelidir.
3. Kariyer ve Liyakat Esaslı Yükselme
Kamu bürokrasisinde yükselme; sadakat değil, liyakat ve ehliyet temeline oturmalıdır. Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları objektif kriterlerle periyodik hale getirilmeli; mülakat sistemi tamamen kaldırılarak, yazılı sınav puanı esas alınmalıdır.
4. Disiplin Hükümlerinin Demokratikleşmesi
1960’ların vesayetçi anlayışını yansıtan katı disiplin hükümleri, modern hukuk normlarına göre yeniden düzenlenmelidir. Memurun savunma hakkı genişletilmeli, disiplin kurullarında sendika temsilcilerinin ağırlığı artırılmalı ve keyfi yer değiştirmelerin önüne geçecek hukuki korumalar güçlendirilmelidir.
5. Yardımcı Hizmetler Sınıfının Sorunu
Mevcut kanunda yer alan "Yardımcı Hizmetler Sınıfı"ndaki personelin eğitim durumlarına uygun kadrolara geçirilmesi artık bir zorunluluktur. Bu sınıftaki kardeşlerimizin yıllardır beklediği GİH (Genel İdare Hizmetleri) sınıfına geçiş talebi, yeni kanun çalışmasının en öncelikli maddelerinden biri olmalıdır.
6. Sosyal Haklar ve Çalışma Koşulları
Yemek yardımından kira desteğine, kreş imkanından yol ücretine kadar memurun sosyal hakları güncel ekonomik gerçeklere (enflasyon ve kira artışları) göre revize edilmelidir. Uzaktan ve esnek çalışma modelleri, memurun hak kaybına uğramayacağı şekilde kanun kapsamına alınmalıdır.
7. Dijital Dönüşüm: "Memur E-Devlet" ve Dijital Özlük Dosyası
Hizmet içi eğitimlerden terfi tarihlerine, sendikal üyeliklerden disiplin kayıtlarına kadar tüm süreçlerin manuel yürütülmesi zaman ve kaynak israfıdır. Talebimiz; tüm memur özlük işlemlerinin entegre bir "Memur E-Devlet" sistemi üzerinden dijitalleşmesidir.
Bu sistem hayata geçtiğinde;
• Şeffaflık Artacak: Memur, puanlamasını, hizmet içi eğitim durumunu ve terfi sırasını anlık olarak takip edebilecek, hata payı ortadan kalkacaktır.
• Bürokrasi Azalacak: Kurumlar arası nakil ve atamalarda günlerce süren evrak trafiği son bulacak, işlemler saniyeler içinde tamamlanacaktır.
• Maliyet Tasarrufu Sağlanacak: Milyonlarca sayfalık kağıt israfı önlenecek, arşivleme ve postalama giderlerinden devletimiz tasarruf edecektir.
• Sendikal Haklar Kolaylaşacak: Sendika üyeliği ve çekilme işlemleri, tıpkı siyasi parti üyeliklerinde olduğu gibi e-Devlet üzerinden güvenli ve baskıdan uzak bir şekilde gerçekleştirilebilecektir.
Memurun e-Devlet üzerinden kendi sürecini yönetebildiği, kağıt yükünden kurtulmuş bir kamu düzeni, Türkiye Yüzyılı'na yakışan bir adım olacaktır."
Sonuç Olarak;
Bizler devletin asil evlatları, kamu hizmetinin fedakar neferleriyiz. 657 Sayılı Kanun değişmelidir; ancak bu değişim memuru korumasız bırakmak için değil, insan onuruna yakışır bir çalışma hayatı sunmak için yapılmalıdır.
3600 EK GÖSTERGE SÖZÜ YERİNE GETİLMELİDİR.
Birinci Dereceye gelen tüm memurlara, herhangi bir sınıf ve kadro ayırımı yapmaksızın 3600 ek gösterge verilmeli, verilen sözler tutulmalıdır.
Ayrıca, tazminat yansıtma oranları artırılmalı, ardışık iki tazminat yansıtma oranı arasındaki farklar eşitlenmeli, eğitim itibariyle 3600 ek göstergeye ulaşamayan memur emeklilerine, astsubaylarımız ve polislerimiz de olduğu gibi ilave ödeme verilmelidir.
Adalet ve hakkaniyet için zaman geçirilmeden buna ilişkin düzenlemeler yapılmalı, beklentiler karşılanmalıdır.
#3600ekgösterge
#Adalet
#Hakkaniyet
@tcbestepe@csgbakanligi@HMBakanligi@TBMMresmi@AKPartiTBMMGrup@MhpTbmmGrubu
@chptbmm
@iyipartitbmm@TBMMGenelKurulu
@DMSendikasi
@DMKonfederasyon
Genel Başkan Yardımcımız İsmail ŞİTVAN ve Halil Kutlar’dan oluşan heyetimiz, teşkilatlanma çalışması kapsamında Gölbaşı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile Gölbaşı Adnan Güneşoğlu kampüsünde eğitim çalışmaları ile bir araya geldi.
Gölbaşı ilçe MEM Müdürü Sayın Serap YILMAZ ve eğitim çalışanlarımıza misafirperverlikleri için teşekkür ediyor, şükranlarımızı sunuyoruz.
TEÇ-SEN Genel Merkezi
TEÇ-SEN: Promosyon Adaletsizliğine Karşı İmza Zamanı.
🔥 AYNI BAKANLIK, AYNI MAAŞ, FARKLI PROMOSYON OLMAZ! 🔥
Millî Eğitim Bakanlığı’nda görev yapan eğitim çalışanları; aynı unvanda, aynı maaşı almasına rağmen yalnızca görev yaptıkları il ve ilçeye göre farklı banka promosyonları almaktadır.
Bu tablo; eşitlik ilkesine aykırı, adalet duygusunu zedeleyen ve özellikle personel sayısı az olan ilçelerde görev yapan çalışanları açıkça mağdur eden bir uygulamadır. Parçalı ve il–ilçe bazlı yapılan banka anlaşmaları, aynı bakanlık çatısı altında çalışan personeli farklı muamelelere tabi tutmaktadır.
Oysa birçok kamu kurumunda başarıyla uygulanan merkezî banka promosyon sözleşmeleri, Millî Eğitim Bakanlığı için de hukuki ve idari olarak mümkündür.
Üstelik merkezî bir sistem; idarenin iş yükünü artırmaz, tam tersine binlerce ayrı ihale sürecini ortadan kaldırarak şeffaflığı ve uygulama birliğini sağlar.
💬 Merkezî promosyon bir külfet değil, çözümdür.
Artan hayat pahalılığı, düşen alım gücü ve ağırlaşan geçim şartları karşısında eğitim çalışanlarının nefes almaya ihtiyacı vardır. Banka promosyonlarında yaşanan bu adaletsizlik yalnızca maddi bir kayıp değil; aynı zamanda çalışanlar arasında eşitsizlik algısını derinleştiren yapısal bir sorundur.
✊ TEÇ-SEN olarak bu adaletsizliğe sessiz kalmıyoruz.
🖊️ Talebimiz açık ve nettir:
✔️ Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan tüm personeli kapsayan
✔️ Merkezî, tek kalemde
✔️ 2025 yılı emsal kurum promosyonları dikkate alınarak
✔️ En az 120.000 TL alt limitli banka promosyon sözleşmesi yapılmalıdır.
📣 Toplanan dilekçeler, bu talep doğrultusunda Bakanlığımıza toplu ve resmî şekilde iletilecektir. Sendikamız sürecin sonuna kadar takipçisi olacak, eğitim çalışanlarının hakkını savunmaktan geri durmayacaktır.
📅 Son tarih: 13 Şubat 2026
📍 Dilekçeni il ve ilçe başkanlıklarımıza teslim et.
📲 Ya da WhatsApp’tan: 0533 377 08 32 gönder.
💬 Sessiz kalma.
✊ Mücadeleye imza at!
#MerkezîPromosyon
#AynıİşeAynıHak
#EğitimÇalışanıYalnızDeğildir
#TEÇSEN
📍Teşkilat Çalışmaları Kapsamında Çanakkale İlindeyiz.
Genel Başkan Yardımcısı İsmail ŞİTVAN, GeneI Başkan Yardımcısı Halil KUTLAR, Çanakkale İl Başkanımız Hasan YILMAZ 'dan oluşan heyetimiz bugün Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görev yapan Eğitim Çalışanları İle bir araya geldi.
Bizleri sıcak ve içten bir şekilde karşılayan Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürü Yardımcısı Murat BÜYÜK'e üyelerimize ve eğitim çalışanlarına, üye olarak aramıza katılan, arkadaşlarımıza teşekkür ediyor şükranlarımızı sunuyoruz.
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ
📢TEÇ-SEN AKADEMİ 5.DENEME SINAVI YAYINDA!
Şube müdürlüğü sınavına hazırlanan üyelerimiz için özel olarak hazırladığımız 60 soruluk 5. deneme sınavı, eğitim modülümüzde erişiminize açılmıştır.
Bilgi ve emeğimizle yükselip TEÇ-SEN ile kazanacağız.
TEÇ-SEN ve DMK Olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde gerçekleştirdiğimiz eylem, memurun içine sürüklendiği ağır geçim krizini tüm açıklığıyla ülke gündemine damga vurdu.
Taş devri mizanseniyle; TÜİK’in açıkladığı rakamlar ile memurun mutfağında yaşanan gerçekler arasındaki derin uçurumu kamuoyuna gösterdik.
#teçsen #kamu #dmk #yeninesilsendikacılık #tüik #enflasyon #memur #emekli
📍Çanakkale Teşkilat Çalışmalarımız Devam Ediyor.
Genel Başkan Yardımcısı İsmail ŞİTVAN, GeneI Başkan Yardımcısı Halil KUTLAR, Çanakkale İl Başkanımız Hasan YILMAZ 'dan oluşan heyetimiz bugün Çanakkale İli Biga, Çan, Yenice İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görev yapan Eğitim Çalışanları İle bir araya geldi.
Bizleri sıcak ve içten bir şekilde karşılayan üyelerimize ve eğitim çalışanlarına, üye olarak aramıza katılan, arkadaşlarımıza teşekkür ediyor şükranlarımızı sunuyoruz.
TEÇ-SEN GENEL MERKEZİ
Onurlu Bir Yaşam Hakkı: Barınma, Bürünme, Beslenme!
Ekonomik zorluklar, ağırlaşan hayat şartları, düşen yaşam kalitesi ve onurlu bir yaşam mücadelesi... Hepimiz huzurlu ve mutlu bir gelecek hayali kuruyoruz. Ancak kısa insan ömrü, bu hayalleri gerçekleştirmeye çoğu zaman yetmiyor. Sönen umutlar, kurulamayan hayaller, karamsarlıkla geçen yıllar; eşine, çocuklarına yetememenin verdiği mahcubiyetle boynu bükülen anne ve babalar... Kara talihin değişmesi için dua eden, fakirliğe ve yoksulluğa alıştırılmaya çalışılan bir milletin en büyük dileği ise; barınmak, bürünmek ve beslenmek!
Bu millet, dilek dilerken bile az olanı ister. Ailece sığınabileceğimiz bir evimiz olsun, açıkta kalmayalım deriz. Eskiler buna “barınak” derdi, biz “evimiz” diyoruz. Çok şey istemeyiz aslında; çocuklarımız aç kalmasın, sağlıklı beslensin isteriz. Anne ve baba olarak, çocuklarımızın kışlık ve yazlık giyecekleri olsun isteriz. Zenginliği, huzuru ve mutluluğu; barınma, beslenme ve bürünmeden ibaret görürüz.
Barınacak bir ev alamıyorsak, çocuklarımızı sağlıklı besleyemiyorsak, gençlerimize bırakacağımız gelecek karanlıksa, alın terimizin karşılığıyla bir ay geçinemiyorsak; bunun adı yaşamak değil, hayatta kalmaktır. Kendilerine bir gecede 43 bin lira zam yapanların, memura 8.500 lira, asgari ücretliye 6.000 lira, emekliye ise 2.500 lira artış yapılmasına “evet” demeleri ve millete reva görülen yoksulluk ve açlık sınırı altında yaşamı kabul etmeleri, bu adaletsizliğin ortağı olduklarını gösterir. Ne bu millet bunu hak ediyor, ne de bu millet bu yapılanları kabul ediyor!
Millete sürekli 'sabır et!' diyenler. Milletin dayanacak gücü kalmadı! biliniz.
Ev kiralarının 25-30 bin lira bandına hızla yükseldiği, faturaların 10-15 bin liraya ulaştığı, eğitim, ulaşım ve sağlık gibi insani giderlerin katlandığı bir Türkiye’de; “Olmayan yorgana göre ayağını uzat!” diyemezsiniz. Hakikat; eşitlik ve adil ücret ister. Hakikat; milli gelirin adil paylaşımını, her vatandaşın “Oh, bu bana yeter!” diyebileceği bir düzeni ister. Hakikat; umudun yeşereceği bir toprak ister.
Eğer 43 bin lira birilerinin maaş artışı iken, başka birilerinin ulaşmak için umut ettiği bir rakam haline geldiyse ve o umuda ulaşmanın imkânı kalmadıysa, orada adalet bitmiş demektir. Tüm düşüncesi “Ay sonunu nasıl getireceğim?” olan insanın, ailenin, babanın, gencin geleceğinde ne umut olur, ne hayal olur, ne de ışık olur.
Onurlu bir yaşam için adil ücret talebinin karşılığı; yoksulluk sınırının üzerinde ücretlerdir. Bu millet “yoksul, fakir, aç” bırakılmayı hak etmiyor, insanca yaşamayı hak ediyor!
Ümit DEMİREL
TEÇ-SEN Genel Başkanı
3600 ek gösterge yıllardır dile getirilen bir vaat olmasına rağmen hâlâ hayata geçirilmemiştir. Memurların özlük haklarını ve emeklilik maaşlarını doğrudan etkileyen bu düzenleme, her seçim döneminde gündeme getirilip sonra unutulmuştur.
#3600ekgösterge
Yıllarca devlete hizmet eden emeklilerimiz ve kamu hizmetinin bel kemiği memurlar için alanlardaydık.
Taş devri mizanseni bir abartı değil, bir tablodur.
Sabır değil adalet, sadaka değil hak istiyoruz.
#memurdiyorki@umitdemirel5206@tecsen
Son günlerde yabancı dış mihrakların, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsı üzerinden devletimizi ve milli onurumuzu hedef alan hadsiz paylaşımlarını esefle kınıyoruz.
Cumhurbaşkanımız, sadece bir siyasi figür değil, Aziz Milletimizin hür iradesiyle seçilmiş, devletimizin bekasını ve birliğini temsil eden en üst makamdır. Bu makama yönelik her türlü tehditkar ve itibarsızlaştırıcı hamle, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin egemenliğine yapılmış bir saldırıdır.
Bugün Türkiye’de, siyasi görüşü ne olursa olsun her kesimin bu kirli operasyonlara karşı tek ses olması; asil milletimizin ferasetinin ve "söz konusu vatansa gerisi teferruattır" şuurunun en somut nişanesidir. Dışarıdan gelecek her türlü hadsizliğe karşı duruşumuz çelikten bir kalkandır.
Varlığımız devletimize, sadakatimiz milli iradeye armağan olsun.
TEÇ-SEN ve Devlet Memurları Konfederasyonu olarak bugün Hazine Ve Maliye Bakanlığı önünde, memurun içinde bulunduğu ağır geçim krizine dikkat çekmek için taş devri mizanseni ile eylem gerçekleştirdik.
MEMUR VE EMEKLİSİ TAŞ DEVRİNE GERİ DÖNDÜ ❗️
''Bizi binlerce yıl öncesinin şartlarına mecbur bırakmayın.''
TEÇ-SEN ve Devlet Memurları Konfederasyonu olarak bugün Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde, memurun içinde bulunduğu ağır geçim krizine dikkat çekmek için taş devri mizanseni ile eylem gerçekleştirdik.
TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarıyla memurun yaşadığı gerçekler arasındaki uçurumu gözler önüne serdik.
Bu eylem bir gösteri değil, memurun 21. yüzyılda sürüklendiği tablonun özetidir.
Sadaka değil, adil ücret istiyoruz.
Geçim kaygısı değil, insanca yaşam talep ediyoruz.
Mücadelemiz; memur ve emekli hakkını alana kadar kararlılıkla sürecektir.
Bugün Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde memur ve memur emeklisinin sesini duyurmaya çalıştık.
Gayemiz yıllarca devlere hizmet etmiş olan emeklilerimiz ve kamu hizmetlerinin bel kemiği olan memurların hak ettiği mali ve özlük haklarına kavuşmasıdır.
TÜİK’e göre Aralık 2025 enflasyonu:
Aylık %0,89 – Yıllık %30,89
Açıklanan oranlar ile memurun yaşadığı hayat arasında ciddi bir kopukluk var.
Maaş artışları daha cebe girmeden eriyor; kira, gıda, ulaşım ve faturalar memurun omuzlarına her ay yeni bir yük bindiriyor.
Geçim derdi istisna değil, artık kural hâline geldi.
Enflasyon rakamlarla değil; pazarda, markette ve evde hissedilen gerçeklerle ölçülür.
Bu ücret politikası sürdürülebilir değil.
Memur sabır değil, adalet istiyor; sadaka değil, insanca yaşayacak bir maaş talep ediyor.