Köklü Değişim Bağlar Temsilciliğimizde bu hafta, Mehmet Karakoyun’nun sunumuyla “Cennet Yolcusunun Azığı ‘’Mutlu Olmanın Sırrı’’” başlıklı bir program gerçekleştirildi.
Programımıza iştirak eden tüm kardeşlerimizden Allah razı olsun.
Kuzu ile ağlaşıp kurt ile Beştepe "de keyif sürenler...
Koşulsuz hizmetin bedelini tahsil edince keyifle gülenler...
Esareti, reel politik zannedenler...
Mazlumun hamisiyiz deyip zalimi baş üstünde tutanlar...
Galata köprüsünde Gazzeli FSM'de ise Amerikalı olanlar...
15 Temmuz'un arkasında ABD var diyen ama Trump'ı "şehitlerin" verildiği yerde karşılayanlar...
Her zillete bir kılıf ve her yalana bir tevil bulanlar...
Ne diyelim: Haya etmiyorsanız dilediğinizi yapın!
@hak_eren_ Bu fotoğraf; sömürgeci kafirlerin nizamlarını korumak, onların küresel çıkarlarına hizmet etmek ve koltuklarını sağlama almak adına Müslümanların kanını akıtanlarla el sıkışan modern yöneticilerin gerçek yüzüdür!
@a_imamoglu_ Bu fotoğraf; sömürgeci kafirlerin nizamlarını korumak, onların küresel çıkarlarına hizmet etmek ve koltuklarını sağlama almak adına Müslümanların kanını akıtanlarla el sıkışan modern yöneticilerin gerçek yüzüdür!
#NATOsummit
Günün anlam ve önemine dair…
Rivayet edilir ki: Mesrûk bin el-Ecdâ’nın bir zimmî ile aynı binaya girmesi istendiğinde geri durur ve şöyle der:
“Onunla aynı kapıdan girmem; zira bu, zâhirde küçük ama bâtında büyük bir yakınlıktır.” [İbn Ebî’d-Dünyâ, Kitâbü’l-Verâ]
Sahabe ve tâbiîn, selef alimlerimiz zımmi kâfirle yan yana görünmekten bile sakınıyorlardı. Yan yana görünmeyi zül sayıyorlardı.
Bugünkü yöneticiler ise Müslümanların katilleriyle aynı kadraja girmeyi, protokol yolunda onları törenle ağırlamayı, onları veli edinmeyi büyük bir başarı ve diplomatik başarı addediyorlar.
İslam’da diplomasinin sınırları siyasi menfaat ve kazanımlar ile değil; Kur’an ve Sünnet ile korunmuştur. Nitekim Mekke’nin ‘diplomat’ kılıklı müşrikleri, Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e gelerek müdahene teklifinde bulunmuşlardı. Müdahane; siyasi ve fıkhi literatürde; “dünyevi bir menfaat veya koltuk uğruna, inancından, ilkelerinden ve şer'i ölçülerinden taviz vermek” demektir.
Müşriklerin taviz koparmak adına yaptıkları diplomatik manevralarına karşı Rabbimiz, kıyamete kadar tüm diplomatlara ve devlet adamlarına ibret olacak şu ayeti indirmişti:
“Onlar istediler ki sen (dininden) taviz veresin, onlar da sana taviz versinler.” [Kalem Suresi 9]
Velhasıl, ibret alın ey yöneticiler! Kur'an ayetlerden, kevni ayetlerden, sizden önceki tiranların hüsran dolu akıbetlerinden ibret alın…
Şu da bilinsin;
Tarih İslam’ın kutsallarından vazgeçmektense vücudunun lime lime doğranmasını yeğleyen diplomasi piri yöneticileri yazdığı gibi, İslam’ın kutsallarını şer zirvelerinde, masa başlarında kâfirlere peşkeş çeken yöneticileri de yazacak…
Ha bir de ihanetlerini diplomasi maskesiyle örtbas eden yöneticileri alkışlayanlar var… Onlar da elbet tarihin kara listesinde yerini alacaktır.
@KokluDegisim İktidarın Batı ile ilişkilerini sürdürmesi, NATO liderlerini (ve ABD yönetimini) memnun etme çabası ve "meşruiyet devşirme" arayışıdırr. Müslüman liderlerin koruması ve sığınması gereken yer Batı ittifakları değil, İslam ümmetidir
"Filanın perçemi/kâkülü ancak filanın elindedir" denirken "filan filana itaat etmektedir ve onun emrinde yaşamaktadır" kast edilir.
"Bütün canlıların perçemi Allah'ın elindedir."
Bu ayetiyle Rabbimiz aslında şöyle demektedir: "Sizin boyun eğeceğiniz tek ilah Benim, Benden başkasının egemenliğini asla kabul etmeyeceksiniz..."
Peki bugünkü yöneticilerin perçemi kimin elinde?
İslâm’ın azılı düşmanı olan Haçlı İttifakı #NATO ile diplomasi safsatası adı altında dostluk ve stratejik işbirliği yapan yöneticilerin perçemleri, Allah’ın değil sömürgeci kâfirlerin elindedir.
Ey gözlerine gaflet perdesi inmiş, Rabbini ve Rabbinin kudretini unutmuş yöneticiler!
Çok geç olmadan;
Bu dünyada razı etmeniz gerekenin Amerika başta olmak üzere sömürgeci kafirler değil sadece Allah Azze ve Celle olduğunu hatırlayın.
N A T O ya verilen son kurbanlar Direniş Çadırı aktivistleri oldu. Ayrıca İstanbul'dan Şükrü Hüseyinoğlu ve Adana'dan Fevziye Şenoğlu, Sabiha Baturay gibi bir çok isim gözaltına alındı.
Birileri N A T O konusunda her zaman olduğu gibi hükümeti aklayacak teviller yaparken birileri de bedel ödüyor.
Rabbim kardeşlerimizin yardımcı olsun.
#NATOyaKurbanAranıyor
7-8 Temmuz’da Ankara'da gerçekleştirilecek olan; başta Gazze katliamının ortakları olmak üzere İslam dünyasında birçok işgal ve katliama imza atan ülke liderlerinin de katılacağı 36. NATO Zirvesi'ni ve bu zirvenin perde arkasını konuşuyoruz!
NATO Korur mu Kullanır mı?
- NATO toplantısı ve beklentiler
- NATO güvenlik paktı mı yoksa işgal ve katliam ortaklığı mı?
- NATO toplantısı öncesinde olağandışı önlemler ve verilen kurbanlar
🗓️ 06 Temmuz 🕘 21:30'da X sohbet odasına bekliyoruz.
#NATOyaVETO
Basın Açıklaması
Ne Trump Ne NATO Kâfirle İşbirliğine Veto
- Trump ve NATO’yu topraklarımızda asla istemiyoruz, kâfirle iş birliğini ise veto ediyoruz.
- NATO’nun Bosna, Kosova, Afganistan, Irak, Libya, Somali ve diğer İslami beldelerde yaptığı askeri operasyon ve işgaller, varlık amacının somut göstergesidir.
- Türkiye, askeri gücünü, nüfusunu, stratejik konumunu ve savunma sanayi alanındaki başarısını Batılı kâfirleri korumak için değil Müslümanlara ve İslam coğrafyasına liderlik yapmak için kullanmalıdır!
Basın Açıklamasını okumak için
🔗 https://t.co/47mc6cM2LK
Köklü Değişim Bağlar Temsilciliğimizde bu hafta, Rüstem Yeni’nin sunumuyla “Allahın Düşmanlarına Rağmen,Allaha kulluk” başlıklı bir program gerçekleştirildi.
Programımıza iştirak eden tüm kardeşlerimizden Allah razı olsun.
Köklü Değişim Van Temsilciliği olarak yaz aylarında #davetsokakta şiarı ile düzenlediğimiz park sohbetimizi gerçekleştirdik.
Bu hafta Davut İleri Hocamız “ Şeyh Said (rha) örnekliğinde Hak-Batıl Mücadelesi ” konusunu işledi.
Katılım sağlayan herkesden Allah razı olsun.
#van
Heybet-i Saltanat
Osmanlı saray diplomasi geleneğinde, yabancı elçiler karşılandığında onlara siyasi ve stratejik hamleler yapılır ve onlar üzerinde psikolojik üstünlük mesajı verilirdi.
Başka bir ifadeyle devlet; düşmana karşı güçlü olduğunu ve caydırıcı güce sahip olduğunu göstermek isterdi.
İslam tarihi literatüründe devletin büyüklüğünü ve caydırıcılığını göstermesine "Heybet-i Saltanat" denmektedir.
1530 yılında İstanbul'a gelen Roma-Germen İmparatoru I. Ferdinand’ın elçileri Nikolaus Jurischitsch ve Joseph von Lamberg, Topkapı Sarayı’nın Divan Meydanı’na girdiklerinde karşılaştıkları manzarayı şu sözlerle ifade etmişlerdir:
"...Saray avlusuna girdiğimizde, her biri kalın zincirlerle bağlanmış aslanların elçilerin geçiş yoluna dizildiğini gördük. Bu hayvanların çıkardığı korkunç kükremeler ve bakıcılarının onları elçileri korkutmak için kışkırtması, sarayın heybetini ve üzerimizdeki baskıyı en üst noktaya çıkardı." [Curipeschitz, Yolculuk Günlüğü 1530]
Yine elçilerin geçiş güzergahlarında; binlerce Osmanlı asker pahalı askeri kıyafetler giydirilerek görevlendirilir, gövde gösterisi yapılırdı.
İşte bu uygulama Hilafet Devleti’nin düşman devletlere verdiği açık bir mesajdı; “sakın bize saldırmaya ve bizi menfaatlerinize ilzam etmeye kalkmayın. Bizim irademiz de ordumuz da güçlü” demekti.
Bugün de NATO zirvesi öncesinde yaklaşık sahada 60 bine yakın silahlı güvenlik görevlisi görev alacak.
Geçiş güzergahında binlerce kolluk kuvveti vazife başında olacak.
Peki dün olduğu gibi bugün de devasa bir sayıya ulaşan silahlı güvenlik görevlisi devletin iradesini ve gücünü kafirlere karşı yansıtabiliyor mu?
Sizce bu önlem ve tedbirler bizi Batı'ya güçlü mü yoksa onları bize değerli mi göstermektedir?
Tarihte 'Heybet-i Saltanat', sadece yollara dizilen asker sayısı veya zincirli aslanların kükremesinden ibaret değildi. Bilakis o zincirleri gerektiğinde salıverecek, o orduyu küffarın üzerine yürütecek bağımsız bir İslam iradesiydi.
Yüzyıllar önce elçilerin yüreğini ağzına getiren o zincirli aslanlar, arkasındaki devletin yeryüzündeki hiçbir şer odağına boyun eğmeyeceğinin nişanesiydi.
Bugün ise o aslanların yerini, NATO'nun menfaatlerine bekçilik etmek üzere Ankara caddelerini dolduran binlerce güvenlik görevlisi almıştır.
Ne acıdır ki; dün kafire korku salmak için yapılan o büyük gövde gösterileri, bugün Haçlı İttifakı'nın güvenliğini sağlamak ve onun sömürü ajandasına boyun eğildiğini tescillemek için bir hizmet yarışına dönüşmüştür.
#NATO
Hani Tüm Zulümlere Karşı Bir Olacaktık!
🖋️“Mazlumun kim olduğuna değil, zalimin kim olduğuna bakılır oldu.”
🖋️“Korkularla şekillenen tutumlar, kardeşliği zayıflatıyor.”
🖋️“Gerçek güç, Müslümanların birbirine sahip çıkmasındadır.”
#NatoyaKurbanAranıyor
https://t.co/KODznc74YW