"Ekmek yediği yeri" eleştirebilenlerden korkmayın! Onlar, "ekmek yediği yeri" bile eleştirebilen etik ilkelere bağlı namuslu gazetecilerdir. Işıklar içinde ol Hasan Uysal. "Ekmeğini yediğin adamı mı yazacaksın?" demişlerdi, "Ben köpek miyim?" diye cevap vermiştin. #HasanUysal
90’lardaki büyük şöhreti, yaptıkları, yapmadıkları… Bugüne miras bıraktığı kültür…
90’lardaki büyük kalabalık birkaç günde unuttu Reha Muhtar’ı. Gençler zaten haberci değil sadece “haber” olarak tanıyorlardı.
@gozdely ‘in Reha Muhtar portresi…
Basın Meslek Örgütlerinden ortak açıklama:
Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki yönetim değişikliğinin ardından gazetecilerin para karşılığı haber yaptıkları veya yapmadıkları yönünde hiçbir bilgi ve belgeye dayanmayan iddialar ortaya atılmaktadır.
Bugün gerçekleştirilen CHP Parti Meclisi toplantısının ardından, Parti Sözcüsü’nün danışmanı olduğu iddia edilen bir kişi tarafından gazetecilere yönelik bu iddialar sürdürülmüştür.
Halkın haber alma hakkı için çalışan gazetecilerin herhangi bir kanıt ortaya konulmaksızın zan altında bırakılması, mesleki itibarlarının hedef alınması ve kamuoyu önünde suçlanması basın özgürlüğüne zarar vermektedir.
Söz konusu iddialara ilişkin somut bilgi ve belgeler varsa hemen kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Aksi halde gazetecileri hedef alan, mesnetsiz suçlamalara ve imalara son verilmelidir.
Basın Meslek örgütleri olarak gazetecilik mesleğini ve meslektaşlarımızı töhmet altında bırakan bu yaklaşımları kınıyor, tüm kişi ve kurumları gazetecilere yönelik suçlayıcı ve hedef gösterici söylemlerden kaçınmaya davet ediyoruz.
Basın Konseyi
Çağdaş Gazeteciler Derneği
DİSK Basın-İş
Ekonomi Muhabirleri Derneği
Gazeteciler Cemiyeti
İzmir Gazeteciler Cemiyeti
KESK Haber-Sen
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği
Parlamento Muhabirleri Derneği
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği
Türkiye Gazeteciler Sendikası
Gazetecilere yönelik itibar suikastine, dedikoduya CHP zemin olmamalı...
Ne bilgi, belge varsa, ne şüphe varsa buyurun açıklayın. Varsa böyle meslektaşlar önce biz eleştiririz...
Çağrı açık👇🏼
Ne olduğu, kim olduğu belli olmayan, oradan buradan otobüslere doluşturulup götürülen tipler, Dilan'ın etrafını sarmış, gazeteciliğini eleştiriyor sorsan.
Dilan'ın duruşu da gazeteciliği de size 10 beden büyük gelir, çapınız yetmez laf söylemeye! O dilinize doladığınız "şeref ve namus" birinizde olsaydı, başına bu şekilde üşüşmezdiniz.
Türkiye'de on yıllardır siyasi partiler arasında var olan kutuplaşma ikliminin, bir istinaf mahkemesi kararının ardından tarihte hiç görülmedik biçimde bir siyasi partinin içine sirayet etmesi, gerçeği aktarma sorumluluğunda olan mesleğimizin yükünü kuşkusuz artırmıştır.
Bir siyasi partinin Genel Merkezi'ne ve TBMM Grubu'na iki ayrı fiili yönetimin hakim olması nedeniyle yaşanan bu kaotik durum, sahada görevini yapma sorumluluğuyla hareket eden meslektaşlarımıza "mutlak butlan" kararı olarak bilinen kararın verildiği günden itibaren fiziki müdahalelere de varan engellemelerde bulunulmasına gerekçe oluşturamaz.
Medya kuruluşlarının siyasi pozisyonları ya da editoryal angajmanları nedeniyle yayın çizgilerinden sahada görev yapan muhabir, kameraman ve fotomuhabiri arkadaşlarımızın nasibini alması kabul edilemez. Gazetecilere yapılan bu müdahale doğrudan basın ve ifade özgürlüğüne müdahale anlamına geldiği gibi Anayasa'da güvence altına alınan basın hürriyeti ve kamunun haber alma hakkının da açık ihlali niteliğindedir.
Gazetecilere yönelen fiziki müdahalelerin sona ermesi amacıyla Cumhuriyet Halk Partisi içindeki taraflara sağduyu çağrısı yapıyor, her iki grubun yetkililerinden destekçilerini uyarmalarını ve bir daha benzer görüntülerin yaşanmaması için çaba sarf etmelerini talep ediyoruz.
Sadece gazetecilik yaptığım için 75 gün cezaevinde tutuldum. Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmaktı.
Bu hukuksuz süreçte haber alma hakkına ve gazeteciliğe sahip çıkan herkese teşekkür ederim.
Hangi dağ efkarlıysa orada olmaya devam edeceğim. İyi ki varsınız
75 gün boyunca beklediğimiz an nihayet gerçekleşti. Bu süreçte en büyük dayanağımız özgür gazeteciliğe inananlar oldu. Dayanışma söz olmaktan çıktı. Gözle görüldü, elle tutuldu. Sağolsun @Birgün dostları…
📌 Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi,
Birgün muhabiri İsmail Arı'nın delillerin karartılmasına yönelik imkanın olmaması ve tutukluluk şartlarının ortadan kalkması nedeniyle sanığın tahliyesine karar verildi.
Dava 9 Ekim günü saat 14.00'e ertelendi.
İsmail Arı, savunmasını şu sözlerle tamamladı:
"Halk için gazetecilik yaptım. Çok fazla tehdit edildim ama halk için gazetecilik yapmaya devam ettim. Bana yapılan eziyeti sağır sultan duydu, yargı organları duymadı. Derhal beraatimi talep ediyorum"
https://t.co/NwNDKwpAOG
#SonDakika
İsmail Arı'nın yargılandığı dava öncesi açıklama | BirGün Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın:
"Bu iktidarın karşısında gazeteciler olarak durduğumuz için hedefteyiz, biliyoruz. İsmail bunun için 75 gündür cezaevinde"
https://t.co/7IDMAcUz4b
Bugün İsmail için Ankara Adliyesi’ndeyiz. 75 gündür süren bu haksız ve hukuksuz tutukluluğun ilk duruşmada son bulanacağına inanıyoruz. Gazeteciliğe özgürlük, ülkeye demokrasi istiyoruz.