LGS TERCİH DANIŞMANLIĞINDA BELİRSİZLİK SONA ERMELİ!
LGS tercih danışmanlığı işlemleri sürecinde, rehber öğretmen/psikolojik danışmanların çalışma saatleri hakkında tereddütte kalındığı, farklı uygulamaların yapıldığı, konu hakkında, birlikteliğin sağlanması adına uygulamanın nasıl olacağı ile ilgili Bakanlığa görüş sorduk.
https://t.co/ydVrBbLvZO
@leventkuruoglu
Hürriyetçi Eğitim Sen olarak, üyelerimizin haklarını korumak amacıyla yürüttüğümüz hukuk mücadelesinde önemli bir başarı daha elde ettik.
Matematik öğretmeni olarak görev yapan üyemiz Selcen Tokuoğlu’nun, 2025 yılı öğretmen atama süreci kapsamında yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine başlattığımız hukuki süreçte, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi üyemiz lehine karar verdi. Mahkeme, üyemizin başvurusunun reddine ilişkin işlemi hukuka aykırı bularak iptal etti ve İstanbul 9. İdare Mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararını kaldırdı.
Kararda, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan düzenlemenin hukuka aykırılığının daha önce yargı kararıyla ortaya konulduğu, bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen işlemin de hukuka uygun olmadığı belirtildi.
Elde edilen bu karar, benzer durumda bulunan eğitim çalışanları açısından da önem taşımaktadır. Üyelerimizin haklarını her platformda savunmaya, hak kayıplarına ve hukuka aykırı uygulamalara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
@leventkuruoglu
https://t.co/RwDC7DG3eB
Oysa bu çocuklar ülkenin geleceğinde birer meşale olacaklar ama sistem daha liseye başlamadan hayal kırıklığı yaratarak emeğin kutsallığına gölge düşürüyor.
Kontenjan düşürmek neye yaradı, sistemin yarattığı hangi sorunu çözdü? Çocukların hayallerini yok edince her şey güllük gülistanlık mı oldu? Bu çocuklar emek döktü aylarca hayatlarını erteledi hayallerinin peşinden koştu. Masa başı kararlar ile emekleri görmezden gelindi.
LGS sonuçları açıklandı, önceden sınav sonucun yarattığı heyecan ve hüzün bir arada yaşanırdı ancak günümüzde başarılı öğrenciler de artık hüzün yaşıyor. Hayalini kurduğu lisenin kontenjanı düşürüldüğü için sistem direkt elemiş oldu çocukları.
İlk defa yönetici görevlendirme sürecinde akademiye katılmaya hak kazanan adaylara ilişkin listeler bugün itibarıyla İl Millî Eğitim Müdürlüklerinin resmî internet sitelerinde yayımlanmaya başlamıştır.
Yayımlanan listelerde aday puanlarının yer almaması, kamuoyunda ve adaylarımız nezdinde dikkat çekmiştir.
Elbette akademi eğitiminin farklı illerde yapılacak olması nedeniyle eğitim merkezi esaslı açıklanan listelerde puanların yer almaması anlaşılabilir bir durumdur. Çünkü bu tür listelerde puanların yer alması; iller arası yanlış karşılaştırmalara, kafa karışıklığına ve bilgi kirliliğine neden olabilir.
Ancak burada asıl mesele başkadır.
Her İl Millî Eğitim Müdürlüğü, kendi ilinde ilk defa yöneticilik için başvuru yapan adayların akademiye giriş puanlarını ve il içi sıralamalarını ayrıca açıklamalıdır.
Çünkü adayın bilmek istediği şey sadece akademiye katılmaya hak kazananların hangi sıradan girdiği değildir.
Listeye giremeyen adaylar açısından da puanlar ve sıralama son derece önemlidir.
Bir aday; kaç puan aldığını, kendi ilinde kaçıncı sırada yer aldığını, akademiye katılmaya hak kazanan son adayla arasında ne kadar puan farkı bulunduğunu ve sürecin hangi ölçütlerle şekillendiğini açıkça görebilmelidir.
Bu, hem adayın kendi durumunu değerlendirebilmesi hem de sürece duyulan güvenin korunması açısından zorunlu bir ihtiyaçtır.
Yönetici görevlendirme süreci; adalet, liyakat, şeffaflık ve güven ilkeleriyle yürütülmelidir. Sadece sonucun açıklanması yeterli değildir. Sonuca hangi puanla ve hangi sıralamayla ulaşıldığının da adaylar tarafından görülebilmesi gerekir.
Bu nedenle İl Millî Eğitim Müdürlüklerini, kendi illerinde başvuru yapan adaylara ilişkin puanlı ve sıralı listeleri yayımlamaya davet ediyoruz.
Bizim talebimiz kimsenin aleyhine değil; sürecin, şeffaflığın ve adayların lehinedir.
Şeffaflık kimseye zarar vermez.
Aksine; sürece olan güveni artırır, söylentileri bitirir, bilgi kirliliğinin önüne geçer.
Eğitim yöneticiliği gibi önemli bir alanda en doğru yol; açık, anlaşılır ve denetlenebilir bir süreç işletmektir.
Daha önce sendikamızda Genel Sekreterlik görevini yürütmüş olan Ali İhsan Hasanpaşaoğlu, 17 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen Sendikamızın 2. Olağan Genel Kurulu’nun ardından Konfederasyonumuz ve sendikamız hakkında çeşitli iddialarda bulunmuş, bu iddialar doğrultusunda Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur.
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen inceleme ve soruşturma neticesinde, ileri sürülen iddiaları destekleyecek herhangi bir suç unsuruna rastlanmamış ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
@leventkuruoglu
https://t.co/UmaqMTf48u
46 BİN LİRA EKSİK MAAŞLA REFAH OLMAZ!
Haziran ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte memur ve memur emeklilerinin Temmuz ayında alacağı maaş artışı da netleşti. Buna göre kamu görevlileri ve emeklileri, enflasyon farkı ve toplu sözleşme artışıyla birlikte yalnızca yüzde 13,52 oranında maaş artışı alacak.
Altı aylık resmi enflasyon yüzde 17,76 olarak açıklanırken, memur maaşlarına yapılacak artışın yüzde 13,52'de kalması, kamu çalışanlarının daha yılın ilk yarısında enflasyonun yaklaşık 4 puan gerisinde bırakıldığının resmi itirafıdır.
En düşük memur maaşının 70 bin 224 liraya çıkacağı öngörülüyor. Türkiye'de Mayıs 2026 itibarıyla açıklanan 116 bin 478 liralık yoksulluk sınırı, memur maaşlarının hangi noktada olduğunu açıkça göstermektedir.
En düşük memur maaşı ile yoksulluk sınırı arasında 46 bin lirayı aşan devasa bir fark bulunmaktadır.
Üstelik açıklanan resmi veriler de toplumun hissettiği hayat pahalılığıyla örtüşmemektedir. Haziran ayında TÜİK aylık enflasyonu yüzde 0,99 olarak açıklarken, aynı dönemde ENAG yüzde 1,94 enflasyon hesaplamıştır.
Memur maaşları artık rakamlarda artıyor gibi görünse de gerçekte sürekli küçülmektedir. Çünkü maaş artışları, daha cebe girmeden temel tüketim ürünlerine, kiralara, ulaşıma ve enerji giderlerine yapılan zamlarla erimektedir. Bugün kamu çalışanı maaşını aldığı gün değil, maaşı hesabına yatmadan önce fakirleşmektedir.
Kamu çalışanlarının maaşları gerçek hayatın maliyetine göre yeniden düzenlenmeli, enflasyon farkı oluşmasını bekleyen değil, çalışanını enflasyona ezdirmeyen, aylık enflasyon hesabına dayanan bir ücret politikası hayata geçirilmelidir. Aksi halde her açıklanan enflasyon verisi memurlar için yeni bir yoksullaşma belgesi olmaya devam edecektir.
Artık kamu çalışanlarının sabrı tükenmiştir. Emeğin değersizleştirildiği, alın terinin her geçen gün biraz daha ucuzlatıldığı bu anlayıştan vazgeçilmelidir. Memur ülkenin yükünü taşırken yoksulluğun yükünü taşımaya mahkum edilemez.
@leventkuruoglu
Balıkesir 1. İdare Mahkemesi ve Bursa Bölge İdare Mahkemesi emsal kararları niçin dikkate almıyor? Hukuk ülkemizin her ilinde niçin farklı uygulanıyor?
#adaletbakanlığı@adalet_bakanlik
Çok sayıda ilimizdeki bölge idare mahkemelerinde öğretmenler yönünde olumlu kararlar çıkarken maalesef Balıkesir 1. İdare Mahkemesinde ve Bursa Bölge İdare Mahkemesinde olumlu kararlar çıkmıyor. Hukuk her ilde aynı değil mi?
#projeokulu#adalet#liyakat#emsalkarar
PROJE OKULU ATAMALARINDA HUKUK ZAFERİMİZ!
Hürriyetçi Eğitim Sen olarak, proje okullarındaki hukuka aykırı atama uygulamalarına karşı yürüttüğümüz hukuk mücadelesinde önemli bir başarı daha elde ettik. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, üyemizin proje okuluna yeniden atanmamasına ilişkin işlemi hukuka aykırı bularak iptal etti ve ilk derece mahkemesinin ret kararını kaldırdı.
Mahkeme, proje okullarına atamalarda idareye tanınan takdir yetkisinin keyfi kullanılamayacağını, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda objektif kriterlere dayanması gerektiğini açıkça ortaya koydu. Bu karar, proje okullarındaki keyfi uygulamalara karşı emsal niteliğindedir. Üyelerimizin hakkını her platformda savunmaya, hukuksuzluğa karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
@leventkuruoglu
https://t.co/KC32laSKAr
Eğitim çalışanlarını birbirine düşürdünüz, birilerine veya bir yerlere mahkum ettiniz.
Proje okul uygulaması, eğitim çalışanları ve öğrencilerimiz için hiç iyi bir PROJE! değilmiş..
@leventkuruoglu@HurEgitimSen
PROJE OKULU ATAMALARINDA HUKUK ZAFERİMİZ!
Hürriyetçi Eğitim Sen olarak, proje okullarındaki hukuka aykırı atama uygulamalarına karşı yürüttüğümüz hukuk mücadelesinde önemli bir başarı daha elde ettik. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, üyemizin proje okuluna yeniden atanmamasına ilişkin işlemi hukuka aykırı bularak iptal etti ve ilk derece mahkemesinin ret kararını kaldırdı.
Mahkeme, proje okullarına atamalarda idareye tanınan takdir yetkisinin keyfi kullanılamayacağını, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda objektif kriterlere dayanması gerektiğini açıkça ortaya koydu. Bu karar, proje okullarındaki keyfi uygulamalara karşı emsal niteliğindedir. Üyelerimizin hakkını her platformda savunmaya, hukuksuzluğa karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
@leventkuruoglu
https://t.co/KC32laSKAr
Hürriyetçi Eğitim Sen Manisa olarak, orman yangınları kapsamında eğitim çalışanlarına yönelik görevlendirme süreçlerini yaklaşık bir yıldır yakından takip ediyoruz ve konuya dair mücadele veriyoruz.İlimizdeki başı sendikalar konu üzerinde bazı kazanımlar elde edildikten sonra sürece dair açıklama yapma ihtiyacı hissetmisler kendilerini tebrik ediyorum 😊 bir sene kadar geçti ama olsun 😊
Sendikamız, her üyemizin giyim tarzı dahil olmak üzere kişisel özgürlüklerine saygı duyar. Bizim mücadelemiz, kadın ve erkek tüm üyelerimizin eşit haklarla, özgürce kendilerini ifade ettiği bir çalışma hayatı için. Sendikamızda hiçbir üyemizin kıyafetine müdahale edilmez; tüm üyelerimiz, saygı ve dayanışma temelinde bir aradadır. Hürriyetçi Eğitim-Sen, hürriyetin sadece sloganda değil, fiiliyatta da yaşandığı bir yerdir.
Sendika kurulduktan iki ay sonra üye olan biri olarak söyleyebilirim ki hiç kimsenin yaşam şekline ,inancına ,kılığına kıyafetine müdahale edildiğine ne şahit oldum ne de duydum .Oluşturulmak istenen algı kötü bir denemeden ibaret .Bizde omuz omuza mücadele vermek esastır gerisi lafıgüzaf.