@KolabasTimur@ismail_emre “Yalan söylüyorsa niye dava açılmıyor?” Güzel soru. Mesele bazen dava açmak değil, açılan davanın kim için nasıl işletildiği. Hukukun terazisi herkese aynı tartmadıkça bu sorunun cevabı havada kalır.
@OktaySinanoglu1 Bu benzerliklere bakınca insanın aklına şu geliyor: Aynı dönemde aynı merkezlere yakın duran yapıların, bugün birbirine tamamen zıt iki dünya gibi anlatılması da ayrıca sorgulanmalı. Tarih, işine gelen kısmını seçerek değil, bütünüyle okunmalı.
@Fikret_ozer00 İkisini de yakından tanımaya gerek yok; uzaktan bakınca zaten yeterince fikir sahibi olunuyor. 😄 Tercih yapmak zorundaysak da seçenekleri biraz çoğaltsaydınız, belki demokrasiye benzerdi.
@OktaySinanoglu1 Yorumlara bakınca herkes aynı fotoğrafa kendi tarafını ekleme yarışında: “Biz beraberdik ama siz de beraberdiniz.” 😄 Savunma yaparken kendilerini de aynı merkeze bağlıyorlar. Başkasını işaret ederek geçmişlerini aklamaya çalışmak, insanı daha çok ele veriyor.
@mehmetcakir_61 90 yıl boyunca herkes yerini almış, sonra Erdoğan geldi ve saltanatlarını yıktı diyerek Türkiye’yi yıllarca etnik ve dinî gruplara bölmüşsünüz Sonra da buna karşı çıktığınızı sanıyorsunuz. Ötekileştirdiğiniz grupları değiştirip aynı zihniyeti sürdürmek, tam da çelişkinin kendisi
@dw_turkce Liste yaparken bazılarını öne çıkarıp bazılarını es geçmek gazetecilikte “araştırma” değil, seçmece yaklaşım izlenimi doğurur. Menzil, İsmailağa, Erenköy, Işıkçılar ve diğer tüm yapılar aynı hukuki ölçütlerle incelenmeli. Eleştiri de soruşturma da herkese eşit uygulanmalı.
Haberin gecikmesi sorun değil; asıl mesele, satır aralarındaki niyeti görebilmek. Ne kadar algı üretirseniz üretin, haberin kurgusu asıl maksadı gizleyemez. Anlayan, zaten anlar.
@erkantemizmg Bu sözün en çarpıcı tarafı, yıllardır hukukla iç içe olan bir avukatın bile yargı sürecine dair “ben de korkuyorum” cevabını aktarması. Hukuk devletinde korkulması gereken adliye değil, adaletin zedelenmesidir. Bu gerçeği görmezden gelmemek gerekiyor.
@ALKIMwriting Bir sanatçı da olsa, böyle bir cümle kurmadan önce biraz düşünmeli. “Adalete güveni artırdığı için” teşekkür etmek, ister istemez önceki Adalet Bakanlarının bu konuda başarısız olduğunu söylemek anlamına da geliyor. Övgü yaparken geçmişi de silmiş oluyor. 😏
@ALKIMwriting Adalete güven, bir sanatçının teşekküründen çok; hukukun herkese eşit uygulanmasıyla artar. Asıl teşekkür edilmesi gereken gün, kim olursa olsun herkesin adalete güvenebildiği gün olsun.
Sosyal medyada herkes hâkim, savcı ve gazeteci kesilebiliyor. Oysa sağlıklı olan, duyduğumuz her iddiayı hükme dönüştürmeden önce kaynağını, bağlamını ve karşı tarafın açıklamasını da dikkate almaktır.
@KanadSelim Emekli artık ev ya da araba almak için çalışsa yetmiyor; aralarında “gün” yapsalar bile yetmiyor. Bir ömür prim ödeyen insanın geldiği nokta buysa, bunun adı refah değil, hayatta kalma mücadelesidir.
@DelicesineXxx@dr_abulut@zekibahce “Onlar kul hakkı yerken olmuyor da Zeki Bey yazınca mı kul hakkı?” derken farkında olmadan kendi çelişkisini ilan etmiş. Kul hakkı, kimin yaptığına göre değişen bir kavram değil ki. 😄
@dr_abulut@zekibahce Aynen öyle. İnsan karşısındakini tarif ettiğini sanırken aslında çoğu zaman kendi zihniyetini ve üslubunu ele verir. Kişi, kendine yakışanı yapar; söz de sahibini anlatır.