17:30' da çıktığım işten 20:00'de eve varıyorum... çünkü sevdiğimin İstanbul'unun tüm ulaşımı metroya bağlı. Metro patlarsa her şey patlıyor. Üzerine 3 büyüklerden birinin kutlaması da varsa efsane.. İstanbul sevdamı bir kenara bırakayım en iyisi.
Şunu net söyleyelim: Siz “sessiz çoğunluğun sesi” falan değilsiniz, siz bizzat bilgi kirliliğinin kaynağısınız. Ortada hiçbir somut veri, hiçbir akademik dayanak yokken insanlara “siyonist”, “epsteinci”, “çete” gibi ithamlar savurmak, olmayan bir şeyi “teacher killer” gibi varmış gibi anlatmak, bunun adı görüş değil açık açık dezenformasyondur. Teacher Kill ne demek, ne saçmalıyorsunuz siz?Üstüne bir de çıkıp “saygım sonsuz” diyorsunuz. Hayır, bu saygı değil; bu, sorumluluktan kaçmak için kullanılan ucuz bir kalkan.
“Duymayanlara duyuruyorum” diyorsunuz ama duyurduğunuz şey gerçek değil. Gerçek dışı bir anlatıyı tekrar ederek kendinizi haklı çıkaramazsınız. Siyaset, özellikle de toplumun hassas olduğu konularda, bu kadar sorumsuzluk kaldırmaz. Siz eksik tamamlamıyorsunuz, siz eksik üretiyorsunuz. İnsanların korkularını manipüle ederek kendinize alan açmaya çalışıyorsunuz.
Asıl sorun tam da bu: Eleştiriye açık olmak yerine, gerçeklikten kopuk iddialarla gündem yaratıp sonra bunun arkasına “halk” kavramını saklamak. Halk dediğiniz şey, sizin uydurduğunuz senaryoları sorgusuz kabul etmek zorunda değil. Eğer gerçekten “halkın sesi” diyorsanız, önce halka doğruyu söylemek zorundasınız.
Ve evet, eğer bir “sessiz çoğunluk” varsa, umarım sizin gibi kolayca yönlendirilen, sorgulamayan ve en önemlisi cahil kalmış bir kitle değildir. Çünkü bu ülkenin ihtiyacı olan şey bağıranlar değil, doğruyu konuşanlar. Şu an yaptığınız şey ise bunun tam tersi. Yaptınız asıl şey bir “mücadele” değil, düpedüz itibar suikastı ve yalan üretimi. İnsanlara iftira atıp sonra “ben halkın sesiyim” demek, en hafif tabirle kendini kandırmaktır. Çünkü gerçek çok basit: Ortada veri yok, kanıt yok, ama iddia çok. Bu da sizi haklı değil, GÜVENİLMEZ yapar.
Gerçekle yüzleşmek zor ama söyleyeyim:
Bu tavırla kimseyi ikna edemezsiniz, sadece kendinizi daha da rezil edersiniz.
#OYUNUMADOKUNMA
#OyunYasasınıİstemiyoruz
@ATuncayOzkan@herkesicinCHP sıradaki seçimlerde bizlerden oy alabilmek için bazı temizlikler yapmanız gerekecek yoksa akp ile size oy atma arasında pek fark olmayacak.
Öyle bir ateş altındaydı ki oyunlar, içimize sinmeyen haliyle geçmesine bile sevinmek zorunda kaldık oyun yasasının.
Bundan sonra olumsuz sonuçlarını yaşadıkça itiraz etmeye ve oyun karşıtı lobilerin ipliğini pazara çıkarmaya devam edeceğiz.
Bir derde derman olduğu şüpheli, evladına söz geçiremediği için tüm oyunları yasaklama çabasına giren bu şahsı unutmayın.
Özellikle milletvekili olduğu bölgede, önümüzdeki seçimde ilk oyunu kullanacak kardeşlerim sizler unutmayın.
Vicdanınız yok!
Ülke olarak yüreğimizin yandığı, evlatlarımızın acısını en derinden hissettiğimiz şu günlerde, bu büyük felaketi bile pervasızca kendi çıkarları için kullananlara yazıklar olsun!
Çocukların adının geçtiği her acı olayın ardından, ellerini ovuşturarak oyunlara ve dijital dünyaya saldırmak için fırsat kollayanlar yine bildiğini okuyor. Son yaşadığımız korkunç felaketten sonra da senaryo hiç değişmedi.
Bilgisizce ve hiç bir bilimsel araştırma sunmadan ekran ekran dolaşıp ezbere "Mavi Balina" masalları anlatanları, hiçbir uzmanlığı olmadığı halde yazdığı kitapların reklamını bu trajedi üzerinden adeta fırsata çevirerek yapmaya çalışanları, popüler oyunlarının ismini vererek açık açık nefretinizi kustuğunuz haberleri iğrenerek izliyoruz.
Asıl niyetinizi ve derdinizi çok iyi biliyoruz. İzlenmeleri çakılan, gelirleri günden güne eriyen geleneksel medya oyunları ve sosyal medyayı günah keçisi ilan edip, her şeyi yasaklatarak insanları yeniden o köhne TV ekranlarına mahkum etmek istiyor. Tek dertleri krizden beslenip ceplerini doldurmak.
Reyting ve rant uğruna toplumu manipüle etmenize, gerçek suçluları ve ihmalleri örtbas edip faturayı oyunlara ve sosyal medyaya kesmenize izin vermeyeceğiz.
Siz istiyorsunuz, sizin işinize öyle geliyor diye hiçbir şey olmayacak!
#oyunumadokunma
Biz şu an sevdiğimiz oyunlar hakkında konuşup "Ya Diana ne kadar tatlı" dememiz gereken yerde koskoca bir sektörü korumaya ve kurtarmaya çalışıyorsak, bu durumu bize yaşatan bu ülkenin yetkililerinin feci bir utanç duyması gerekir.
Yazıklar olsun size, bir kez olsun bile gençliğin arkasında durmadığınız, onları dinlemediğiniz, ülkeyi ilerletmek yerine geriye çekmeye çalıştığınız için.
#OyunYasasınıİstemiyoruz
#OYUNUMADOKUNMA
Televizyon ve gazete sahiplerinin ellerinde kalan güç kırıntılarıyla saldırdığı internete ve oyunlarınıza sahip çıkın.
Bu saldırılar, bu şuursuzların ellerinden kayıp giden sınırsız güç ve rantın hezeyanlarının sonucudur.
Geleneksel medyanın oyunlarla savaşı cehaletten değil; reklam gelirlerini artırmak için.
Genç kuşak artık televizyon izlemiyor, reytingler dibe vurmuş durumda ve dolayısıyla devasa reklam bütçeleri medya patronlarının elinden kayıp gidiyor. Özellikle Roblox, PUBG Mobile, YouTube ve Twitch gibi mecralar, eskiden televizyonun elinde olan çocuk ve genç kitlesini tamamen domine etmiş vaziyette.
Şu an şahit olduğumuz karalama kampanyaları ne bir tesadüf ne de basit bir cehaletin ürünü. Bu, reklam pastasını geri kazanmak için kurgulanmış, son derece bilinçli ve stratejik bir hamledir. Meclis çatısı altında dijital dünyaya en sert yaptırımları isteyen isimlerin aynı zamanda medya patronu kimliği taşıması, bu durumun bir "hak arayışı" değil, ticari bir savunma refleksi olduğunun en büyük kanıtıdır.
Önümüzdeki Kritik Tehlike ve Gerçekler:
Lobi Faaliyetleri ve Yasa Tasarısı: Sektörü korumaya yönelik makul düzenlemelerin yerine; platformları kapatmayı, erişimi engellemeyi ve yerli oyun geliştiricileri ağır hapis cezalarıyla tehdit etmeyi amaçlayan bir "sansür yasası" geçirilmek isteniyor. Meclis takvimine göre bu zehir zemberek düzenlemeyi durdurmak için sadece birkaç günümüz var.
Bilimsel Verilerle Çelişen İddialar:
Medyanın servis ettiği "oyunlar şiddete teşvik eder" algısı, dünya çapındaki saygın bilimsel araştırmalarla (Oxford, APA) tamamen çelişiyor. Uzmanlar, asıl sorunun oyunlar değil; sosyal izolasyon, aile içi kopukluk ve denetimsizlik olduğunu vurguluyor.
1 Milyar Dolarlık İhracata Darbe:
Türkiye'nin en başarılı olduğu teknoloji kalemi olan oyun sektörü, birkaç medya patronunun reklam geliri düşmesin diye feda edilmek isteniyor. Bu durum sadece oyuncuları değil, binlerce genç yazılımcının ve girişimin geleceğini tehdit ediyor.
Bizler bu yayınları "şaka gibi" izleyip geçerken, arka planda dijital dünyamızı karartacak ciddi bir operasyon yürütülüyor. Çözüm yasaklamak değil; ebeveynleri bilinçlendirmek, dijital okuryazarlığı artırmak ve çocuklarımızı yasaklarla değil, doğru denetimle korumaktır.
Kamuoyunda yaratılan bu bilgi kirliliğini durdurmak ve meclisteki sağduyulu sesleri desteklemek için vaktimiz daralıyor. Geleceğimizi ve emeğimizi bu kirli stratejiye teslim etmeyelim. Aşağıdaki linkten doğru kaynaklarla ebeveynleri bilinçlendirebiliriz! #oyunumadokunma
🚨 Oyun Oynamak İstiyorsanız Şimdi Konuşun! Yoksa Bir Daha Böyle Bir Zamanımız Olmayabilir!
🔹️Herkesi #OYUNUMADOKUNMA hashtag ile paylaşım yapmaya davet ediyorum.
🔸️Oyunlar Hiçbir Zaman Zararlı Olmadı! (Araştırmalarla Kanıtlanmıştır) Sadece Bilinçli Anne-Baba Olamadılar!
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş:
"Oyunlarla ilgili de bir düzenlememiz var. Ailelerden çok yoğun talep var ve gerçekten bu konuda kamuoyundan da yoğun destek görüyoruz"
Biz CS ile büyüdük, şimdiki gençler Minecraft ve Valorant ile büyüyor; hiçbirimiz katil olmadık! Faturayı oyunlara kesmek, aile yapısındaki bozulmayı ve eğitimsizliği örtbas etmektir.
Yasaklarla bir neslin hayatını karartamazsınız, çözüm dijitalde değil ebeveynde.
2 ayı aşkın süredir hakkımızı savunmaya çalışıyoruz, sizin o çok değerli partinizin gram faydası dokunmadı. Hatta tam tersine oyun yasağına destek vermişsiniz. Belanızı bulun.. Aklı başında olan insanlar hepinizden uzak durmalı.
#OYUNUMADOKUNMA#DijitalÖzgürlükİstiyoruz
Çilemiz bu kadar mı sanıyordunuz. Hayır değil. Taa 1998'de imzalan ve 2 yılda bir yenilenen "dijital ürünlerde gümrük vergisi olmasın" anlaşması Türkiye ve Brezilya'nın kabul etmemesi sonucu bitmiş. Yani oyunlardan, aplikasyona, netflix'e kadar ücretlere gümrük vergisi eklenmesi yakındır.