📌 Taşeron çalışma, iş güvencesini yok ettiği, sendikal örgütlenmeyi imkansız hale getirdiği, ücret düzeyini düşürdüğü için kamu veya özel sektör fark etmeksizin işverenlerce tercih edilmektedir.
📌 Ayrıca taşeron şirketler eliyle kamudan belirli kesimlere doğrudan sermaye transferi yapılmaktadır. Partisel yakınlığı bulunan kişiler, birden çok şirket kurarak ihaleleri almakta, gerçek bir bağımsız iş organizasyonu dahi yapmadan, işçi simsarlığı yaparak milyonlar-milyarlar kazanmaktadır.
📌 Aynı iş yeri sınırları içerisinde benzer işleri yapmasına rağmen farklı statüde çalışan taşeron işçiler ise sadece eşit işe eşit ücret hakkından değil, birçok yasal haktan ve en önemlisi de iş güvencesinden mahrum kalmaktadır.
📌 Çapa yemekhane işçilerinin yaşadığı birçok yasaya aykırı uygulama, işçilerin direnişiyle ortaya çıktı. Taşeron işçilerin her gün yaşadığı hak ihlalleri, ancak kitlesel işten çıkarma ve direniş olduğunda kamuoyunun ilgisini çekebildi.
📌 İhaleyi alan şirketin, işçileri üyesi bulunduğu DİSK Gıda-İş Sendikasından istifa etmesi koşuluyla yeniden işe başlatılacağını söylemesi, işçileri işe başlatmamakla tehdit etmesi hem Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesine aykırıdır hem de Türk Ceza Kanunu’nun 118’inci maddesinde yer alan “Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi” suçunu oluşturmaktadır. Bunların sorumlusu da yalnızca şirket değil, asıl işveren sıfatıyla Rektörlüktür.
📌 Kamu kurumları eşit işe eşit ücret, sendika ve TİS hakkı, angarya yasağı gibi pek çok hakkı çiğneyen taşeron uygulamasından vazgeçmelidir. Çapa yemekhane işçilerinin kadro talebi sadece meşru değil aynı zamanda yasal dayanakları da bulunan bir taleptir.
Tamamını okumak için 👇
Seçimlerden önce Taşeron işçilere söz verdim kadrolarını alacaklar diyen @vedatbilgn Taşeron işçilere kadro hayırlı olsun diyen @AKPartiTBMMGrup Başkan vekili @akbasogluemin seçimler bitti verilen söz neden unutuldu. Hazır olan taşeron dosyasının meclise gelmesine kim engel oluyor?
@RTErdogan@isikhanvedat@_cevdetyilmaz@Akparti
Geleceğimiz ve Çocuklarımız İçin Sözümüzdür
Biz bu mücadeleyi sadece kendimiz için değil; evde yolumuzu gözleyen ailelerimiz, geleceğe güvenle hazırlamak istediğimiz çocuklarımız için veriyoruz. Yarın kaygısı taşımadan, "Sözleşmem bitecek mi?", "İhale değişecek mi?" korkusu yaşamadan çalışmak her emekçinin en temel insan hakkıdır.
Sesimiz dalga dalga büyüyor. Haklıyız, hakkımız olanı istiyoruz ve alana kadar da meydanlardan, ekranlardan, meydan okuyan duruşumuzdan vazgeçmeyeceğiz.
Tüm KİT çalışanlarına, tüm BİT mağdurlarına, kadro bekleyen tüm taşeron kardeşlerimize selam olsun! Birleşe birleşe kazanacağız! Eksiksiz, ayrımsız, şartsız tam kadro hakkımızdır!
@RTErdogan@isikhanvedat@_cevdetyilmaz
Eksiksiz, Ayrımsız Tam Kadro: BİT, KİT ve Tüm Taşeron Emekçileri İçin Ortak Sesleniş!
Buradan Türkiye’nin dört bir yanındaki tüm kamu kurumlarına, belediyelere, fabrikalara, hastanelere ve şantiyelere sesleniyoruz!
Yıllardır bu ülkenin yükünü sırtında taşıyan, her sabah memleketin çarkları dönsün diye şafak sökmeden yollara düşen; ama hakkı teslim edilirken hep bir bahaneyle geride bırakılan yüz binlerce emekçinin ortak çığlığıyız biz. Bizler; KİT’lerde, BİT’lerde (Belediye İktisadi Teşekkülleri), bakanlıklarda ve üniversitelerde "taşeron" adı altında emeği sömürülen, şirket personeli denilerek gerçek kadro hakları ellerinden alınan asıl işçileriz!
Artık duymayan kulaklar duysun, görmeyen gözler görsün: Emeğin KİT’i, BİT’i, taşeronu olmaz! Alın terinin şirketi olmaz!
@avyusufibis Seçimlerden önce Taşeron işçilere söz verdim kadrolarını alacaklar diyen @vedatbilgn Taşeron işçilere kadro hayırlı olsun diyen @AKPartiTBMMGrup Başkan vekili @akbasogluemin seçimler bitti verilen söz neden unutuldu.hazır olan taşeron dosyası neden meclise gelmiyor