📢 : Emperyalizmin Gerici Kuşatmasına Karşı LAİKLİK İçin Buluşuyoruz!
Üçüncüsünü düzenleyeceğimiz “LAİKLİK GÜNÜ” etkinliğimize tüm yurttaşlarımız davetlidir!
🗓️ : 1 Mart 2026, Pazar
⏱️ : 14.00
📍 : Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Emperyalist ABD ve işbirlikçisi Siyonist İsrail’in bugün İran’a yönelik başlattığı askeri saldırı, bölgedeki tüm halklara karşı yeni bir savaşın ilanıdır. Bu saldırı, Irak’ta, Filistin’de, Suriye’de, Lübnan’da, sürdürdükleri işgal ve soykırım saldırılarının ardından daha geniş ve yıkıcı bir tehdittir.
Bu emperyalist saldırı açıkça İran’ın egemenliğinin ihlaldir. Siyonist İsrail rejiminin ABD emperyalizmiyle birlikte, bölgeyi yeniden şekillendirme girişiminin parçası olan bu saldırı, emperyalizmin Venezuela’ya saldırısı ve Küba’ya yönelik artan ablukasından bağımsız düşünülemez.
Yaşam hakkı başta olmak üzere dünya üzerindeki tüm toplumların haklarını gasp etmeyi hedefleyen bu saldırılar emperyalizmin ve başta Siyonist İsrail olmak üzere, onun bölgedeki insanlık düşmanı işbirlikçisi iktidarların insanlık düşmanı yüzlerini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Türkiye’deki siyasi iktidarı uyarıyoruz: Ülkemizin hava sahası ABD ve İsrail uçaklarına kapatılmalı, ABD ve NATO üslerinin bütün faaliyetleri durdurulmalıdır!
Emperyalizmin ve Siyonizm’in saldırılarına karşı İran halkının yanındayız!
İlerici, yurtsever, bağımsızlıktan yana bütün güçleri ve yurttaşları bu saldırganlığın karşısında ses çıkarmaya çağırıyoruz.
📢Emperyalizme ve Siyonizme Karşı
İran Halkının Yanındayız
🔴Emperyalist ABD ve işbirlikçisi Siyonist İsrail’in bugün İran’a yönelik başlattığı askeri saldırı, bölgedeki tüm halklara karşı yeni bir savaşın ilanıdır. 👇
https://t.co/CCsl5MOu4o
#iran#savaş
Şostakoviç’in Sanatsal Mirası Ankara’da Ele Alınacak
21. Yüzyıl İçin Planlama Grubu, 20. yüzyılın en önemli bestecilerinden Dmitri Şostakoviç’in sanatsal mirasını ve bu mirasın günümüze uzanan etkilerini konu alan bir söyleşi düzenliyor.
“Şostakoviç: 20. ve 21. Yüzyılın Sesi” başlıklı söyleşide, Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan “Şostakoviç: Elli Yıl Sonra” kitabının yazarı Prof. Dr. Bilsay Kuruç ile akademisyen Prof. Dr. Ahmet Makal konuşmacı olarak yer alacak. Etkinlikte, Şostakoviç’in müziğinin tarihsel bağlamı, politik arka planı ve çağımıza yansımaları çok yönlü olarak değerlendirilecek.
Söyleşi, 17 Ocak 2026 Cumartesi günü saat 14.00’te, UM:AG Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek.
Etkinlik Bilgileri
Konu: Şostakoviç: 20. ve 21. Yüzyılın Sesi
Konuşmacılar:
• Prof. Dr. Bilsay Kuruç
• Prof. Dr. Ahmet Makal
Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi
Saat: 14.00
Yer: UM:AG Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı Konferans Salonu
Adres: Paris Caddesi No: 14, Kavaklıdere – Ankara
Cumhuriyet devrimlerinin yılmaz savunucusu Eğitim-İş susturulamaz!
Laik, bilimsel ve parasız eğitim mücadelesinin öncülerinden Eğitim-İş sendikasının sosyal medya hesaplarına yargı yoluyla getirilen erişim yasağı kabul edilemez.
Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliği’nin, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı anmak üzere sendikanın yaptığı paylaşımı gerekçe göstermesi ise, emperyalizme karşı bağımsız Türkiye mücadelesi veren devrimcilerin, tarihte bir kara leke olan idamını aklamak anlamına gelmektedir.
Bu karar, ülkemizde hukukun geldiği durumu ortaya koymaktadır. Cihatçı çeteler, tarikat ve cemaatler, şeriat ve hilafet çığırtkanlığı yapanlar yerine, laik, bilimsel, parasız eğitim ve emek mücadelesi veren Eğitim-İş sendikasına yönelik yargının bu kararı, sadece ifade özgürlüğüne ve sendikal çalışmaya değil aynı zamanda laik, aydınlık bir Türkiye hedefi ile emeğin haklarına yapılmış bir saldırıdır.
Ülkemizin dört bir yanında örgütlü büyük bir güce sahip olan Eğitim-İş sendikasını bu yolla susturmaya çalışmak, açıktır ki siyasi iktidarın laikliğe, bilimsel düşünceye ve toplumsal haklarına sahip çıkan milyonlar karşısındaki çaresizliğinin göstergesidir.
Laiklik Meclisi, bütün yurttaşları laik, bilimsel parasız eğitim ve eğitim emekçilerinin hak mücadelesini yükselten Eğitim-İş’e sahip çıkmaya çağırır
#EgitimisSusmayacak
#EgitimisSusturulamaz
@egitimisorg@kademozbay_@yeliznaz1978@ozkanrona
İkinci oturum:13.45 – 15.15
Anayasanın Güvencesi Olarak Laiklik
Moderatör: Av. Doğan Erkan
· Laiklik nedir? Anayasada yer alması neden zorunludur? / Dr. Aynur Demirli
· Laiklik kadınlar için neden yaşamsaldır? / Av. Selin Nakıpoğlu
· Laiklik emekçiler için neden vazgeçilmezdir? / Prof. Dr. Gamze Yücesan Özdemir
#YeniAnayasayaHayır #Laiklik
Geçtiğimiz yıl ilkini İstanbul’da düzenlediğimiz Mümtaz Soysal Anayasa Sempozyumu’nun ikincisini bu yıl Ankara’da Rona Aybay anısına gerçekleştireceğiz.
13 Aralık Cumartesi günü gerçekleştirilecek etkinliğimizin afiş ve programını ekte sunuyoruz.
Tüm yurttaşlarımız davetlidir.
@handeheper@KansuYildirim@ulas1867@selinnakipoglu@zenginozan
Birinci oturum: 11.15 - 13.15
Yeni Anayasa Tuzağı
Moderatör: Dr. Hande Heper
· Emperyalizm, Cumhuriyet ve Anayasa / Prof. Dr. Ali Murat Özdemir
· Emeğin Anayasasızlaştırılması: Türkiye Kapitalizminin Yeni Anayasa Vektörleri / Kansu Yıldırım
· Yönetsel Açıdan Devletin Çözülüşü ve Yeni Anayasa / Doç. Dr. Ozan Zengin
· Karşı Devrim Süreci ve Yeni Anayasa / Dr. Ulaş Karadağ
#YeniAnayasayaHayır #Laiklik
Geçtiğimiz yıl ilkini İstanbul’da düzenlediğimiz Mümtaz Soysal Anayasa Sempozyumu’nun ikincisini bu yıl Ankara’da Rona Aybay anısına gerçekleştireceğiz.
13 Aralık Cumartesi günü gerçekleştirilecek etkinliğimizin afiş ve programını ekte sunuyoruz.
Tüm yurttaşlarımız davetlidir.
@handeheper@KansuYildirim@ulas1867@selinnakipoglu@zenginozan
BURSA NUTKU YARGILANAMAZ!
Laiklik Meclisi Sözcülerimizden, Eğitimiş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona (@ozkanrona) nezdinde Mustafa Kemal Atatürk'ün Bursa Nutku'nu yargılamaya çalıştıkları davanın karar duruşmasında Bursa Adliyesinde olacağız.
Bütün üye ve dostlarımızı Bursa Nutku'na sahip çıkmak üzere 5 Aralık Cuma günü saat 09.00'da Bursa Adliyesine çağırıyoruz.
Emperyalizme karşı bağımsızlık zaferinin başkomutanı, hilafet ve saltanata karşı laik Cumhuriyet ve devrimlerinin öncüsü Mustafa Kemal Atatürk’ü bedence aramızdan ayrılışının 87. yıldönümünde saygı ve minnetle anıyoruz.
Ülkemiz topraklarında yüz yılı aşkın süredir kök salan devrimci irade, onu söküp atmak isteyen, Cumhuriyet ve devrimlerini “reklam arası” olarak gören düşmanlarına karşı ayaktadır.
Bu devrimci irade Mustafa Kemal Atatürk’e ve Cumhuriyet değerlerine karşı ülkemiz meydan ve sokaklarında hilafet ve şeriat çağrıları yapanlara, Bursa Nutkunu dahi yargılamaya varacak derecede düşmanlık besleyenlere inat; eşit, özgür bir ülke için Cumhuriyet ve laikliği yeniden kuracaktır.
29 EKİM: HALK EGEMENLİĞİ YENİDEN DOĞACAK! YAŞASIN LAİK CUMHURİYET!
29 Ekim 1923, yalnızca saltanatın sonu değil; Türkiye halkının kendi kaderine el koyduğu tarihtir. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözü, yalnızca bir ilke değil, bugün bizlere yön veren tarihsel bir çağrıdır. Cumhuriyet, laiklik temelinde yükselmiş; yurttaşları kulluktan kurtarıp özgürlüğün sahibi yurttaşlar yapmıştır.
Cumhuriyet yalnızca içeride laik yurttaş egemenliğinin değil, dışarıda da ulusal bağımsızlığın kararlı ifadesidir. Bugün Türkiye, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adı altında Irak’ın işgal edildiği, Suriye’nin parçalandığı, Libya’nın dağılmasıyla devlet yapısının çöktüğü, Filistin halkının sömürgeleştirme süreciyle karşı karşıya bırakıldığı bir coğrafyanın yanı başında yer almaktadır. Bu tablo açıkça göstermektedir ki laiklik olmadan ulusal egemenlik, ulusal bağımsızlık olmadan Cumhuriyet yaşayamaz. Cumhuriyet, emperyal projelerin değil, halk iradesinin temelidir.
Ancak siyasi iktidar, ideolojik müktesebatı ve eşbaşkanlığını yaptığı BOP kapsamında, yeni Osmanlıcı söylemi ile de Cumhuriyetin kurucu ilkeleriyle açık ve sistematik bir kavga yürütmektedir. Yirmi yılı aşkın süredir tarikat ve cemaatler devletin tüm kademelerine yerleştirilmiş, laik ve bilimsel eğitim parçalanmış, kamu kaynakları belli dini yapılar etrafında şekillenen bir siyasal düzene aktarılırken toplumsal bütün haklar ortadna kaldırılmış, Cumhuriyetin kamucu ve halkçı temelleri de tasfiye edilmiştir.
Bu sürecin en kritik eşiği 2017 Anayasa referandumudur. Halk egemenliğinin zemini olması gereken parlamentonun etkinliğinin yanı sıra Cumhuriyet rejimi bütün kazanımları ve kuvvetler ayrılığı ilkesi ile birlikte ortadan kaldırılmış, yeni bir rejim kurulmuştur. Atatürk’ün “Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak olan sizlersiniz” sözündeki sorumluluk bugün hiç olmadığı kadar yakıcıdır.
Cumhuriyet, Türkiye halkının geçmişten geleceğe uzanan iradesidir; yalnızca bir tarihsel kazanım değil, bu topraklarda eşitlik ve özgürlüğe dayanan yeni bir geleceği kurma kararlılığıdır. Cumhuriyetin laik niteliği yaşamın her alanında hedef alınırken; yoksulluk, biat ve dinselleştirme ile halk iradesi etkisizleştirilmeye çalışılmaktadır. Oysa Cumhuriyet, “kimsesizlerin kimsesi” olarak halkın direniş gücünden doğmuştur ve yine halkın iradesiyle yükselecektir.
Bugün Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamak, geçmişi hatırlayıp bugünü seyretmek değildir. Bugün, laikliğin, sosyal adaletin ve bunların temeli olan yurttaşlığın yeniden egemen kılınacağı büyük toplumsal uyanışın başlangıcı olmalıdır.
Cumhuriyet yeniden halk egemenliği temelinde ayağa kalkacaktır.
Laiklik; devletin tüm kurumlarında ve toplumlsal yaşamda egemen olacak, tarikat-cemaat düzeni tasfiye edilecektir.
Sosyal devlet ve kamuculuk yeniden kurulacak, ülkenin kaynakları bir kişiye ya da zümreye değil halka ait olacaktır.
Kadınların özgürlüğü, gençliğin eşit geleceği, emekçilerin onurlu yaşam hakkı Cumhuriyetin yeniden kuruluşunun merkezinde olacaktır.
29 Ekim, bir bayramdan öte, yeniden kuruluşun tarihidir. Biz, yurttaş iradesine, laikliğe, ulusal bağımsızlığa ve halk egemenliğine dayanan bir Türkiye’yi kurmakta kararlıyız.
Bu düzen değişecek, Laik Cumhuriyet yeniden yükselecek.
Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlu olsun!
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!
Laiklik Meclisi, 28 Ekim 2025
“Dağlarda tek
tek
ateşler yanıyordu
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu.
Paşalar: "Uc" dediler,
Sarisin bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun basına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.”#30AğustosZaferBayramı
Emperyalizme, işgale karşı kazanılan Kurtuluş Savaşımızın büyük zaferini kutluyoruz.
1923 Cumhuriyeti'nin kurucularının başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere emperyalist işgale karşı "tam bağımsızlık ve ulusal egemenlik" şiarı ile başlattıkları kurtuluş savaşının zaferle taçlandığı günün adıdır 30 Ağustos.
Bağımsızlığa atılan adımdır.
Cumhuriyete giden yolun büyük muharebesidir.
Eşitliğin, özgürlüğün ve yurttaş olmanın zemini laik cumhuriyeti yeniden kurma kararlılığı ve inancıyla, 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!
#9Mayıs,faşizme karşı zaferin günüdür.İnsanlık faşizme karşı zafer kazanan Sovyetlere, isimsiz kahramanlara,direnişin ön saflarında yer alan yurtsever,devrimci, kadınlara borçludur. 18 yaşında idam edilen Tanya (Zoya Kosmodemyanskaya) ve direnişçi kadınların anısına saygıyla.
Emperyalizmin güdümünde, Büyük Ortadoğu Projesinin hizmetindeki Cumhuriyet ve laiklik düşmanlarına, hilafet/şeriat sevdalılarına, cihatçı/fetihçi zihniyete, tarikat/cemaat boyunduruğuna karşı, tüm yurttaşlarımızı, meslek ve kitle örgütlerini; bağımsızlığımızın, özgürlüğümüzün ve yurttaşlık hakkımızın temeli olan laikliğe sahip çıkarak, laiklik mücadelesine omuz vermeye çağırıyor ve Laiklik Günü’nü birlikte kutlamaya davet ediyoruz.
LAİKLİK YURTTAŞLIKTIR,
VAZGEÇMİYORUZ!
Laiklik Günü etkinliğimize tüm yurttaşlarımızı davet ediyoruz.
🗓️ : 2 Mart 2025 Pazar
🕣 : 13:30
📍 : Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Sabahattin Ali Konferans Salonu