Yükseköğretim Kurulu tarafından Ağustos ayında başvuruları alınan üniversite idari personelinin karşılıklı yer değişikliği çalışmasının sır gibi saklanan eşleşme kriterlerini YÖK'ün bir idari personele verilen cevap üzerinden öğreniyoruz.
Eşleştirme kriterleri!
"1. Mevcut kurumunuzda memur olarak atandıktan sonra (Sözleşmeliden kadroya geçtiğiniz gün itibarıyla) en az 3 yıl
çalışmış olmanız gerekmektedir. Yasal olarak becayiş hakkınızın olması gerekmektedir.
2. Eşleşecek adaylar arasındaki yaş farkının en fazla 10 yıl olması,
3. Eşleşmenin yalnızca birebir aynı resmi kadro unvanları arasında gerçekleşmesi,
4. Teknik ve bazı sağlık kadrolarında (Mühendis, Tekniker, Teknisyen, sağlık memuru, sağlık teknisyeni ve sağlık
teknikeri) öğrenim seviyesi ve atanmaya esas mezuniyet programınızın aynı olması gerekmektedir."
Daha başka kriter var mı bilmiyoruz. Ancak bu kriterler bile eşleşmenin ne denli az olacağını göstermektedir.
Puana dayalı tayin sistemi tüm kurumlarda istisnasız hizmet aksamadan uygulanırken üniversitelerde olmasın, üniversitelerde mevcutta bulunan hiçbir tazminattan idari personel yararlandırılmasın, sonra da eşleştirişmemeye odaklı bir becayiş ile sorun çözülmüş olsun!
KABUL ETMİYORUZ.
@unipersen@erolozvar@YuksekogretimK@batikanaksoy
Yükseköğretim Kurulu Başkanı sn. @erolozvar hocamın dikkatine!
Üniversite idari personelinin tek isteği norm kadro planlaması dahilinde puana dayalı tayin sistemidir. MEB bunu başarıyorsa üniversitelerde çok rahat başarabilir.
@unipersen@YuksekogretimK
BECAYİŞ SONUÇLARI YARIN AÇIKLANIYOR!
Üniversite idari personelinin yer değişikliğine ilişkin yapılan çalışmanın sonuçlarının yarın açıklanacak olmasından memnuniyet duymakla birlikte, bizim en başından bu yana ifade ettiğimiz Yükseköğretim Kurulunun söz konusu idari personel olunca bir takvimi bile çok görmesi kabul edebileceğimiz bir durum değildir.
Yarın Yükseköğretim Kurulunun yapacağı açıklamada takvimin de yer almasını beklediğimizi buradan bir kez daha ifade edelim.
@unipersen@YuksekogretimK@erolozvar@batikanaksoy
Bugün açıklanan TÜİK verilerine baktığımızda 3. ay ile birlikte enflasyon farkı oluşmaya başlayacak, son on yılda olduğu gibi memurun alım gücü her geçen ay erimeye devam edecektir.
8 toplu sözleşme sonunda memurun maaş artışını TÜİK belirler halde ise ortada zam pazarlığı değil, memura nasıl zam yapmayız, nasıl enflasyona kurban ederiz senaryosu vardır.
Enflasyonun gölgesi toplu sözleşme masasında olduğu sürece kazanmak mümkün değildir.
Buradan bir kez daha ifade ediyoruz. Enflasyon memur maaşlarına doğrudan yansıtılmalı, zam pazarlığı sonrasında yapılmalıdır.
Mevcut duruma, TÜİK'in memur maaşını belirler konuma gelmesine tepkimizi ortaya koymak için @kaskkonf olarak yarın saat 11:00'da TÜİK önünde olacağız.
Tüm memurlarımızı eylemimize desteğe davet ediyoruz.
@unipersen@ynsmsek
MEMURUN GÜNDEMİ: Memura mali düzenleme olacak mı?
Yükseköğretim Tazminatı idari personele de ödenecek mi?
Üniversite Daire Başkanlarının makam tazminatı sorunu çözüme gidecek mi? @unipersen
👇👇👇
https://t.co/hWZXaKyUpg
Üniversite idari personelinin tayin sorununun çözümü için vermiş olduğumuz mücadele sonrasında Yükseköğretim Kurulu tarafından başlatılan karşılıklı yer değiştirme başvurularının bugün son günü.
İdari personel arkadaşlarımızın tercihlerini yaparken Sendikamız tarafından her gün ilan edilen becaiş listelerini göz önünde bulundurarak yapmaları yer değiştirecek kişi sayısının artmasını sağlayacaktır.
Ayrıca, Yükseköğretim Kuruluna buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz.
Üniversite idari personelinin tayin sorununun gerçek çözümü puana dayalı tayin sisteminden geçmektedir. Bu nedenle yapılan çalışmanın puana dayalı tayin sistemine evrilmesi için gerekli çalışmalar YÖK tarafından bir an önce yapılmalıdır.
Şuan başvuru aşamasında olan çalışmada da, eşleştirme kriterlerinin açıklaması ve eşleştirmede havuz sisteminin uygulanması önem arz etmektedir.
@unipersen@YuksekogretimK@erolozvar@batikanaksoy
📊 BUGÜN SUSAN, EMEKLİLİKTE KAYBEDER!
👉2008 öncesi ve sonrası memurlar arasındaki emekli maaşı uçurumunu görmezden gelmek, gelecekteki yoksulluğa razı olmaktır.
👉Ayrıca 4/D işçi ve memur emeklilik hiyerarşisi yeniden düzeltilmelidir
👉Mesele yalnızca bugünkü maaşımız değil, yarın nasıl yaşayacağımızdır.
👉İşte 2008 sonrası memurların mağduriyetin görseli !!!
#2008SonrasıMağduriyeti
Yükseköğretim Kurulu'nun başlatmış olduğu çalışma önemli olmakla birlikte sorunu kökten çözmekten uzaktır. Bu nedenle üniversiteler arası puana dayalı tayin sistemi üzerinden çalışma yapılması gerekmektedir.
#BecayisYerineMerkezi diyerek çalışma revize edilmelidir.
@unipersen@YuksekogretimK
2014 yılında 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'na eklenen bir madde ile yükseköğretim tazminatı düzenlemesi yapıldı, ancak bir çok konuda olduğu gibi mali düzenlemede de idari personel yok sayıldı!
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun cezalar ve görevlendirmeler kısmında nasıl ki idari personel yer alıyorsa, yükseköğretim tazminatında da yer almalı, 12 yıllık adaletsizliğe son verilmelidir.
@unipersen@YuksekogretimK@erolozvar@batikanaksoy@Akparti@MHP_Bilgi@yenipartiyiz@herkesicinCHP
📢 KARŞILIKLI NAKİL TERCİH SÜRECİ BAŞLADI!
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 31 Temmuz 2026 tarihli yazısı doğrultusunda, devlet üniversitelerinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında görev yapan kadrolu idari personelin karşılıklı naklen atanma tercih süreci başlamıştır.
📅 Tercih Tarihleri: 5–21 Ağustos 2026
🌐 Başvuru Adresi: https://t.co/EpRPoePZ7A
✅ Tercih Hakkı: En fazla 3 tercih
Başvuru için https://t.co/EpRPoePZ7A adresine girerek e-Devlet üzerinden sisteme giriş yapınız. Ardından “Atama İşlemleri > Karşılıklı Naklen Atama Tercihleri” menüsünü seçiniz.
Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:
İstanbul hariç aynı ilde bulunan üniversiteler tercih edilemeyecektir.
Tercih ekranında vakıf/özel üniversiteler de yer alabilmektedir. Herhangi bir mağduriyet yaşamamak için yalnızca devlet üniversitelerini tercih ediniz.
Tercih yapmadan önce üniversitenin devlet üniversitesi olup olmadığını YÖK’ün güncel listesinden mutlaka kontrol ediniz:
🔗 YÖK Devlet Üniversiteleri Listesi
Tercih listesinin yalnızca devlet üniversitelerini kapsayacak şekilde düzenlenmesi amacıyla YÖK nezdinde gerekli girişimlerde bulunulacaktır.
Bilgileriniz güncel veya eksiksiz değilse bağlı bulunduğunuz üniversitenin Personel Daire Başkanlığına başvurarak bilgilerinizin güncellenmesini talep ediniz. Güncelleme işleminin ardından başvurunuzu yeniden yapınız.
Eşleşme veya atanma hakkı kazandığı hâlde atanmaktan vazgeçen personelin bir sonraki eşleşmede tercihleri alınmayacaktır.
ÜNİPERSEN BECAYİŞ SİSTEMİ GÜNCELLENDİ
Tercihlerinizde sizlere yardımcı olmak amacıyla web sayfamızda bulunan ÜNİPERSEN Becayiş Sistemi’ne güncel başvurular yüklenmiştir. Tercihlerinizi oluşturmadan önce sistemde yer alan güncel başvuruları inceleyebilirsiniz.
🔗 ÜNİPERSEN Becayiş Sistemi
Herhangi bir aksaklık veya sorun yaşanması hâlinde sendika temsilcilerimiz ve Genel Merkezimizle iletişime geçebilirsiniz.
ÜNİPERSEN olarak tercih sürecini yakından takip etmeye ve üniversite idari personelinin yanında olmaya devam edeceğiz.
Tüm çalışma arkadaşlarımıza hayırlı olmasını diliyoruz.
ÜNİPERSEN
Üniversite İdari Personelinin İlk ve Tek Temsilcisi
🌐 https://t.co/B27i7jzRjK
Üniversite idari personelinin tayin sorununun çözümü için Haziran ayı başında YÖK önünde başlattığımız bir haftalık nöbet eylemi sonrasında konuya dikkat çekmek için her pazartesi 11:30'da bilgilendirme yayını şeklinde devam ettirdik.
Bugün Yükseköğretim Kurulu'nun tüm devlet üniversitelerine gönderdiği yazı ile karşılıklı naklen atanma sürecini yeniden başlatacağı ifade edilmektedir.
Süreç ile ilgili tüm detayları eldeki veriler ile 3 Ağustos Pazartesi günü YÖK önünde gerçekleştireceğimiz bilgilendirme yayınında kamuoyu ile paylaşacağız.
Enflasyon verilerinin de değerlendirileceği YÖK önü bilgilendirme yayını ile detaylı bilgi sahibi olmaları için tüm memurlarımızı, özellikle üniversite memurlarımızı Sendikamız YouTube kanalındaki yayını izlemeye davet ediyoruz.
@unipersen@YuksekogretimK@erolozvar@batikanaksoy
GÜNLERDİR SÜREN MÜCADELEMİZ SONUÇ VERDİ!
Üniversite idari personelinin yıllardır görmezden gelinen tayin ve nakil sorunu, ÜNİPERSEN’in kararlı mücadelesiyle önemli bir aşamaya ulaştı.
Kurulduğumuz günden beri süren mücadelemizi daha ileri taşıyarak, 8-12 Haziran 2026 tarihlerinde YÖK önünde gerçekleştirdiğimiz 5 gün 24 saat süren nöbet eylemi, ardından her hafta pazartesi YÖK önünde yaptığımız “Memurun Gündemi” canlı yayınları, resmi başvurularımız, kurumlarla gerçekleştirdiğimiz görüşmeler ve kamuoyu oluşturma çalışmalarımız neticesinde, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı memurların karşılıklı naklen atanmalarına ilişkin süreci resmen başlattı.
Bu karar, yıllardır “olmaz” denilen bir konuda mücadelenin sonuç verdiğinin açık göstergesidir. Emek veren, ses veren, destek olan tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, bu kazanımın tüm üniversite idari personeline hayırlı olmasını diliyoruz.
Ancak açıkça ifade ediyoruz ki;
Bu bizim için bir sonuç değil, başlangıçtır.
Karşılıklı nakil uygulamasının;
* Şeffaf ve objektif kriterlerle yürütülmesi,
* Kalıcı ve puan esaslı bir tayin sistemine dönüştürülmesi,
* Aile birliği, sağlık, eğitim ve diğer mazeretleri gözeten adil bir yapıya kavuşturulması artık ertelenemez bir zorunluluktur.
ÜNİPERSEN olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üniversite idari personelinin tek bir hakkı dahi eksik kalmayana kadar mücadelemizi aynı kararlılık ve inançla sürdüreceğiz.
Çünkü hak; bekleyenlerin değil, mücadele edenlerin kazanımıdır.
Mücadelemiz sonuç veriyor. Mücadelemiz büyüyor. Haklarımızı birlikte kazanacağız.
ÜNİPERSEN
Üniversite İdari Personelinin Güçlü Sesi
#BirlikteDahaGüçlüyüz
Üniversite idari personelin tayin sorununun çözümüne ilişkin Yükseköğretim Kurulu'ndan tüm devlet üniversitelerine gönderilen yazıda karşılıklı naklen atama üzerinden işlem yapılacağı ifade edilmektedir.
Tayin sorununun çözümü için atılan, bir önceki çalışmaya göre sist eleştirilen bu adımı önemsemekle birlikte yeterli olmayacağını henüz uygulanmadan söyleyelim.
Puana dayalı tayin sistemine geçmeden sorunu çözmek mümkün değildir.
Süreci takip etmeye, sorunun çözümü için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.
@unipersen@YuksekogretimK@erolozvar
SENDİKAMIZDAN YÖNETİCİ KADROLARINDAKİ TAZMİNAT AYRIMCILIĞINA DAVA!
Sendikamızdan, aynı unvan ve hukuki statüye sahip kamu görevlileri arasında görev yapılan kurum ve geçmiş görev unvanı esas alınarak oluşturulan mali hak ayrımcılığına karşı Danıştay’da dava açtı.
10 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11516 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Millî Eğitim Bakanlığında görev yapan il millî eğitim müdür yardımcıları, ilçe millî eğitim müdürleri ve şube müdürlerinden belirli şartları taşıyanlara ilave özel hizmet tazminatı ödenmesi düzenlendi.
Ancak söz konusu düzenlemeyle ilave özel hizmet tazminatından yararlanma hakkı yalnızca Millî Eğitim Bakanlığında görev yapan ve geçmişte eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfına ait öğretmen kadro veya pozisyonlarında bulunmuş yöneticilerle sınırlandırıldı. Aynı okulda aynı ünvanda öğretmen kökenli olmayan yöneticiler ve Üniversitelerde ve diğer kamu kurumlarında aynı unvanla, aynı hukuki statüde ve benzer yönetsel sorumluluklarla görev yapan şube müdürleri ise düzenlemenin kapsamı dışında bırakıldı.
Sendikamız, mali hakların geçmişte görev yapılan kadroya, mesleki unvana veya çalışılan kuruma göre değil; kamu görevlisinin hâlen yürüttüğü görevin niteliği, yetkisi, sorumluluğu ve hukuki statüsü esas alınarak belirlenmesi gerektiğini savunmaktadır.
Bu kapsamda Sendikamız tarafından 28 Temmuz 2026 tarihinde Danıştay Başkanlığına başvurularak, 11516 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nda yer alan ve ilave özel hizmet tazminatını yalnızca Millî Eğitim Bakanlığı ile öğretmenlik geçmişi bulunan yöneticilerle sınırlandıran ibarelerin öncelikle yürütmesinin durdurulması, ardından iptal edilmesi talep edildi. Dava dilekçemizde, dava konusu düzenlemenin aynı unvana ve aynı hukuki statüye sahip kamu görevlileri arasında objektif ve makul bir nedene dayanmayan farklı bir mali hak rejimi oluşturduğu açıkça ortaya konuldu.
Bir kamu görevlisinin şube müdürlüğü kadrosuna atanmasından sonra mali ve özlük haklarının geçmişte öğretmen, mühendis, şef veya başka bir unvanda görev yapıp yapmadığına göre değil, kazandığı şube müdürlüğü statüsüne göre belirlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle aynı unvanı taşıyan ve benzer yönetsel sorumlulukları üstlenen kamu görevlilerinin yalnızca görev yaptıkları kurum veya geçmiş mesleki unvanları nedeniyle farklı mali haklara tabi tutulmasını kabul etmiyoruz.
AYNI UNVANA, AYNI SORUMLULUĞA, EŞİT MALİ HAK!
Sendikamızın kamuda aynı görevi yapan ve aynı sorumluluğu taşıyan personelin yalnızca görev yaptığı kurum nedeniyle farklı ücret ve tazminatlara tabi tutulmasına karşı yürüttüğü mücadele bu davayla sınırlı değildir.
Üniversitelerde görev yapan daire başkanlarının makam tazminatı konusunda diğer kamu kurumlarındaki emsallerine göre ayrımcılığa uğramasına, mali hizmetler uzmanlarının tazminat ve mali haklarında oluşturulan eşitsizliklere ve üniversite idari personelini mali ve özlük hakları bakımından geride bırakan her türlü düzenlemeye bugüne kadar karşı çıktık, bundan sonra da karşı çıkmaya devam edeceğiz.
Aynı unvanı taşıyan, aynı sorumluluğu üstlenen ve aynı hukuki statüde bulunan kamu görevlilerinin yalnızca görev yaptıkları kurumun farklı olması nedeniyle farklı mali haklara tabi tutulması hukuk, eşitlik ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Kamuda ücret adaletinin sağlanması, çalışma barışının korunması ve kurumsal ayrımcılığın ortadan kaldırılması için mali hakların objektif, ölçülebilir ve görevin niteliğine dayanan esaslar üzerinden belirlenmesi gerekmektedir. Sendikamız, üniversite idari personelinin emeğini, görevini ve sorumluluğunu değersizleştiren hiçbir ayrımcı uygulamayı kabul etmeyecektir.
Haklarımızı masada dile getirmeye, kamuoyunda savunmaya ve gerektiğinde yargı önüne taşımaya devam edeceğiz.
Çünkü görev aynıysa, sorumluluk aynıysa, mali ve özlük hakları da aynı olmalıdır!
Üniversite idari personelinin sorunlarına çözüm üretmek adına başlattığımız mücadeleye sıcak soğuk demeden devam ediyoruz.
Üniversite idari personelinin tayin sorununun çözümündeki gelişmeleri ve memurun gündemini değerlendirmek için bugün de YÖK önündeydik.
Üniversite memurunun tayin sorunundan yükseköğretim tazminatı sorununa, geliştirme ödeneği sorunundan sınavsız yönetici aramaları sorununa kadar tüm sorunlarına çözüm üretmek için mücadelemizi büyütmeye, idari personelin güçlü sesi olmaya devam edeceğiz.
Birlikte başaracağız..
@unipersen@YuksekogretimK@erolozvar
ÜNİVERSİTE İDARİ PERSONELİNİN TAYİN SORNUNDA ÇÖZÜM ARALANIYOR MU?
Üniversite idari personelin tayin sorunu yaklaşık kırk yıldır konuşulmaktadır. Özellikle 2006 yılından itibaren her şehire üniversite politikası ile birlikte artık çözümünü kaçınılmaz olmuştur. Ancak üniversite idari personelinin uzun yıllar birlikte hareketi sağlayamamış olması ve eğitim iş kolunda öğretmen egemen bir sendikal sistemin varlığı nedeniyle 20 yıl geçmesine rağmen hala ciddi bir adım atılmamıştır.
Üniversite idari personelinin yıllar içerisinde genel olarak bireysele dayanan mücadelesi ve Sendikamız ÜNİPERSEN’in yaklaşık on yıldır verdiği mücadele son üç toplu sözleşme masasında karar alınmasını sağlamış olsa da, yetkili sendikanın dostlar alışverişte görsün mantığı ile hareket etmesi nedeniyle çözüm gecikmektedir.
Bugün gelinen noktada, Yükseköğretim Kurulunun geçtiğimiz yıl yapmış olduğu karşılıklı yer değiştirme çalışmasını devam ettirme isteği, idari personelin kalıcı bir sistem beklentisi ve sendikamızın son iki aydır YÖK önünde başlatmış olduğu mücadele yakın zamanda bir çalışmanın ortaya konacağını göstermektedir.
Ha bu arada, yetkili sendikanın çok cılız hareket olarak görünse de, arada bir çıkıp çözüm için emek verdiklerini söylemeleri de sürece az da olsa katkı sağlamaktadır. Her ne kadar sanki sorun çözülmüş gibi bir yıl önce yaptıkları açıklama bizim sorunu anlatmakta zorlanmamıza neden olsa da arada katkı sağladıklarını söyleyebiliriz.
Tüm kamu kurum ve kuruluşlarında hali hazırda kurulu olan tayin sisteminin üniversitelerde de kurulması er ya da geç gerçekleşecektir. Burada önemli olan husus, ne kadar yakın zamanda olursa o kadar mağduriyetin erken son bulmasını sağlayacak, kurulacak sistemin sorunu çözme kabiliyeti de biz sendikaların konu üzerine ciddi çalışmalar yapması ile sağlanacaktır.
Sendikamıza gelen kulis bilgisi diyeceğimiz tarzda olan bilgilere baktığımızda, üzerinde çalışılan sistemin Milli Eğitim Bakanlığında uygulanan puana dayalı tayin sisteminin benzeri bir sistem olduğudur. Ancak burada önemli olan husus, kurgulanan sistemin şeffaf, denetlenebilir ve kişilerin müdahalesinden uzak şeklinde olup olmadığıdır.
Biz Sendika olarak süreci yakından takip etmeye, üniversite idari personelinin tüm sorunlarının çözümü için mücadelemizi her geçen gün büyütmeye devam edeceğiz.
@unipersen
Asgari memur hakları olarak bilinen tayin hakkı, kurum tazminatı hakkı ve kariyer hakkının üniversitelerde de etkin ve şeffaf bir şekilde uygulanana kadar YÖK ve ilgili kurumlar nezdinde mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.
Birlikte başaracağız..
@unipersen
@Suat_Ozcagdas Sayım vekilim ya bilginiz yok yada yanlış bilgilendiriliyorsunuz. Üniversitede çalışan idari personeller var bu memurların ne tayin hakkı var ne de almaları gereken ama alınmayan yükseköğretim tazminatları var!!!
@unipersen@ibrahimguzeluni@Unipersen_Batu
Sn. Vekilim sadece merakımdan soruyorum.
Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesi olarak yükseköğretim mevzuatında değişiklik ön gören kanun teklifi görüşmeleri sonrasında yapmış olduğunuz açıklamayı izledim.
Yükseköğretim sistemi üzerine yaptığınız açıklamada idari personeli görmezden gelmenizin özel nedeni var mı?
Akademisyenlerimize yeniden akademik zam diyorsunuz, 12 yıllık adaletsizlik olan idari personele yükseköğretim tazminatı demiyorsunuz. Üniversitelerde rektörlerin keyfi uygulamaları her gün gündemde tartışılıyor, idari personele tayin sistemi kurulmalı demiyorsunuz. Yakın zamanda Boğaziçi ve Şırnak Üniversiteleri örnekleri varken, liyakattan yoksun idari yönetici atamalarına bir çift laf etmiyorsunuz.
Sayın Vekilim, samimi olarak soruyorum, var mı özel sebebi? Siz dahil komisyon üyelerin büyük çoğunluğuna idari personelin sorunlarını defaten anlatmamıza rağmen, hala 100 bin idari personeli görmezden geliyor, sanki üniversitelerde yokmuşuz gibi davranıyorsunuz!
Üniversitelerde idari personele gerek yok diyorsanız, lütfen üniversitelerde görev yapan idari personelin diğer kamu kurumlarına aktarılmasına yönelik kanun teklifini TBMM'ye sunun.
@NazimMavis@ProfDrHulagu@ProfDrAGurcan@unipersen