@tlnozr44 Kamu kurum ve kuruluşlarında 4857 sayılı kanuna tabi sürekli işçi statüsünde çalışan üniversite mezunu işçilerin yasal düzenleme ile çalıştıkları kurum ve kuruluşlarda statü değişikliği yapılarak mezuniyetlerine uygun memur kadrolarına geçirilmelerini talep ediyoruz.
30 Ağustos Zaferi; bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinin, milletimizin birlik ve kararlılığının tarihsel bir ifadesidir.
Bugün bizlere düşen görev, bu büyük mirasın anlamını çalışma hayatında adalet, eşitlik ve hakkaniyet ilkeleriyle güçlendirmektir.
Bu vesileyle, kamu hizmetinin asli unsuru olan emekçilerimizin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarının da artık somut biçimde ele alınmasını ve kalıcı çözüme kavuşturulmasını temenni ediyoruz.
▪️Taşeron işçilerimizin kadro beklentisinin karşılanması,
▪️Belediye şirketlerinde çalışan işçilerimizin norm kadro kapsamına alınması,
▪️696 sayılı KHK ile kamu işçisi statüsünde bulunan çalışanlarımızın tayin kısıtlamalarının kaldırılması ve meslek kodu sorunlarının çözülmesi,
▪️42–50 yaş aralığında zorunlu emeklilik uygulamaları nedeniyle mağduriyet yaşayan emekçilerimizin talepleri halinde işe iadelerinin sağlanması,
▪️Üniversite mezunu kamu işçilerimizin eğitimleri, mesleki birikimleri ve liyakat esas alınarak hak ettikleri statüye kavuşturulması artık ertelenmemesi gereken temel taleplerdir.
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın, yalnızca geçmişte kazanılmış büyük bir zaferin yıl dönümü olarak değil; emeğin, alın terinin, liyakatin ve adaletin de kazanacağı yeni bir dönemin başlangıcı olmasını diliyoruz.
Kamu çalışanlarının sorunlarının görmezden gelinmediği, emeğin karşılığını bulduğu, çalışma barışının güçlendirildiği ve sosyal devlet ilkesinin gereğinin yerine getirildiği bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz🇹🇷
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
30 Ağustos; bağımsızlığın, millet iradesinin ve kararlılığın zaferidir.
Bugün de hedefimiz; adaletin, emeğin ve hakkın zaferidir.
Bu zafer hepimizin🇹🇷
#30AğustosZaferBayramı🇹🇷
Unutmadık!
Gayretinde zerre tereddüt göstermeyen, nasırlı elleriyle bu toprağın yükünü omuzlayan, ekmeğini helalinden kazanan kamu işçilerimiz bu ülkenin görünmez kahramanlarıdır.
Hastanede hastanın sıhhatini hekim kadar dert edinen, demiryolunda çeliği nakış gibi işleyen makinist gibi, hattın güvenliğini canı pahasına sağlayan, engellisine, yaşlısına analık, babalık, evlatlık eden bu cefakâr millet evlatları, devletin şerefini ve izzetini sahada temsil eden asıl iradedir.
Ne var ki bu milletin helal lokmasına göz diken yüksek vergi dilimleri, enflasyonun can yakıcı baskısı ve işçinin alnının terini kendi konforuna basamak yapan üç beş sendika ağasının keyfiyeti, bu emeği heder etmektedir. Alın terinin pazarlık konusu yapıldığı, emeğin bürokrasiye ve ikbal hesaplarına kurban edildiği dönemleri bizzat yaşadık.
İşçinin yanınday(Mış) gibi yapan, arka kapılar ardından dolaşan konfederasyon ve sendika başkanları, zamanla unuturlar diye koltuklarında rahat oturuyorlarsa onlara bir hatırlatma!
Unutmadık......
Çeyrek asırlık kutlu yürüyüşün 25. yılında, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin adımlarla ilerliyoruz.
Kamuda çalışan üniversiteli işçiler olarak bizler, emeğimizin ve diplomamızın karşılığı olan statü değişikliği ve memur statüsüne geçiş hakkımızı bekliyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanımız, biz üniversiteli işçilerin sesini duyun. Adalet, hakkaniyet ve güçlü bir gelecek için memur statüsü istiyoruz.
@RTErdogan@hasandogan@_cevdetyilmaz
#AKPARTİ25YAŞINDA
MEMURUN ARTIK BEKLEYECEK GÜCÜ YOK!
Yetki; çanta, valiz, promosyon, slogan ve fotoğraf paylaşmak değildir.
Yetki; toplu sözleşme masasında memurun hakkını almak, alın terini korumak ve sorunları çözmektir.
Yıllardır yetkili olup toplu sözleşme masasına oturanlara soruyoruz:
Memur neden hâlâ geçinemiyor?
Neden verilen sözler tutulmuyor?
Neden yıllardır aynı sorunları konuşuyoruz?
📌 YARDIMCI HİZMETLER SINIFI: Yıllardır çözüm bekleyen personel artık statü ve görev tanımı adaletsizliğinin sona ermesini istiyor.
📌 1. DERECEYE 3600 EK GÖSTERGE: Yıllardır verilen söz artık hayata geçirilmeli. Kamu çalışanı daha fazla oyalanmamalı.
📌 BİRİNCİ DERECEYE GELEN TÜM KAMU ÇALIŞANLARI: Kariyer ve emeğin karşılığı verilmeli, görevde yükselmenin önü açılmalı.
📌 SEYYANEN ZAM: Emekliye yansımayan bir düzenleme emeklinin geçim mücadelesini çözmüyor. Emekli memur da hakkını istiyor.
📌 REFAH PAYI: Enflasyon karşısında eriyen maaşlar karşısında memurun gerçek anlamda nefes alabilmesi için refah payı artık ertelenmemeli.
📌 VERGİDE ADALET: Memurun maaşı yıl içinde vergi dilimleriyle erimemeli. Memurun kazancı daha cebine girmeden geri alınmamalı.
📌 ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER: Yıllarca emek veren öğretmenlerimiz belirsizlik içinde bırakılmamalı.
📌 ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER VE USTA ÖĞRETİCİLER: Eğitim yükünü omuzlayan insanların güvencesiz ve yetersiz ücretlerle çalıştırılması sürdürülemez.
📌 KAMU MÜHENDİSLERİ: Kritik görevleri ve büyük sorumlulukları üstlenen kamu mühendisleri hak ettikleri özlük haklarına kavuşmalı.
📌 ÜNİVERSİTELİ İŞÇİLER: Eğitim düzeyi, görev ve sorumluluk dikkate alınmadan yaşatılan statü ve ücret adaletsizlikleri giderilmeli.
📌 POLİSLERİMİZ: Uzun çalışma saatleri, ağır sorumluluklar ve zor çalışma şartları karşısında polisimizin özlük hakları güçlendirilmeli.
📌 ENGELLİ ÖĞRETMENLERİMİZ: Öğretmen olmak isteyen engelli vatandaşlarımızın önündeki atama ve çalışma hayatına ilişkin engeller kaldırılmalı.
Ve bütün bunların üzerinde çok daha büyük bir başlık var:
KAMU PERSONEL REJİMİ
Kamu personel sistemi; liyakat, ehliyet, kariyer ve adalet temelinde yeniden ele alınmalı.
Atama, görevde yükselme, kariyer, ücret, sosyal haklar, çalışma şartları ve emeklilik birbirinden kopuk değil; tek bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
Aynı işi yapan kamu çalışanları arasındaki adaletsizlikler giderilmeli. Memurun geleceği geçici düzenlemelere ve günübirlik politikalara bırakılmamalı.
Çünkü güçlü devlet, güçlü kamu hizmetiyle; güçlü kamu hizmeti ise hakkı teslim edilen kamu çalışanıyla mümkündür.
Memur artık;
Çanta değil ÇÖZÜM,
Valiz değil KAZANIM,
Vaat değil SONUÇ,
Fotoğraf değil HAK istiyor!
Yıllardır toplu sözleşme masasında yetkili olanlara açıkça soruyoruz:
Memurun bunca sorunu varken, daha neyi bekliyorsunuz?
Türkiye Kamu-Sen yetkiyi makam için değil, bu sorunları çözmek için istiyor.
Çünkü:
Yetki sorumluluktur.
Yetki mücadeledir.
Yetki sonuç almaktır.
MASADA OTURMAK İÇİN DEĞİL, MASADAN SONUÇ ALMAK İÇİN YETKİ!
#TürkiyeKamuSen #MemurGeçinemiyor #YetkiSorumluluktur #KamuPersonelRejimi #YardımcıHizmetlerSınıfı #3600EkGösterge #BirinciDerece3600 #SeyyanenZam #RefahPayı #VergideAdalet #AtanamayanÖğretmenler #ÜcretliÖğretmen
#UstaÖğreticiler
#KamuMühendisleri #Üniversiteliİşçiler
#Polis
#EngelliÖğretmenler
#Memur
#Emekli #Liyakat
#Kariyer
#KamuÇalışanları
Yıllarca okuyup diploma aldık, ardından kamu hizmetine emek verdik. Bugün tek beklentimiz; eğitimimizin, emeğimizin ve tecrübemizin karşılığını bulmasıdır. Üniversiteli işçilerin statü beklentisi artık çözüme kavuşmalıdır.
#UniversiteliStatuHakk
@IscilerDernegi@MhpTbmmGrubu@celal_adan@erkanakcay45@PrfDrFilizKilic Kamu kurum ve kuruluşlarında 4857 sayılı kanuna tabi sürekli işçi statüsünde çalışan üniversite mezunu işçilerin yasal düzenleme ile çalıştıkları kurum ve kuruluşlarda statü değişikliği yapılarak mezuniyetlerine uygun memur kadrolarına geçirilmelerini talep ediyoruz.