Ankara’da açlık grevlerini sürdüren öğretmenlere İstanbul’da destek vermek isteyen eğitim emekçilerine polis müdahale etti.
Bir polisin, öğretmenlerden birinin boğazını sıktığı görüldü.
Gözaltı işlemi için araca bindirilen öğretmenler haklın tepkisi sonrası serbest bırakıldı.
📌İşte Türk Milleti'nin gerçek Milli Takımı.
Almanya karşısında 2-0 geriye düştük, maçı 3-2 kazanmayı bildik. Çünkü onların damarlarında asil kan akıyor, Türk Milletini temsil ettiklerinin bilincindeler.
Helal Olsun #FileninSultanları Gururumuzsunuz. #MilliTakım #TürkiyeninMaciVar
Bu tweetim önemli.
Mehmet Murat Çalık gibi bir çok kanser hastası cezaevinde gün sayarken, “çocuğun nitelikli cinsel istismarından” 18 yıl 9 ay hapis cezası alan bu tarikat şeyhi Yusuf Ziya Gümüşel “sağlık sorunları” sebebiyle tahliye edildi.
Dünden beri bunun gibi bir çok fotoğraf ve video paylaşıyor. Cübbeli’nin elini eteğini öpüyor. Eğiliyor, bükülüyor, sırıtıp duruyor. Böyle hastalık mı olur?
Tahliye olduktan sonra tarikat yaptığı açıklamada “tahliyesinde emeği olan yetkililere teşekkür ederiz” şeklinde bir açıklama yayınladı. Hukuk bağımsız değil mi? Hukuk talimat alır mı? Bu tahliyede emeği olan “yetkililer” kimler?
Bu soruları sormak vatandaşlık görevidir!
Ümit Özdağ, IŞID’in Esenyurt’ta esnafı gezerek propaganda yaptığını öne sürdü:
• IŞID, birçok yerde olduğu gibi Esenyurt’ta esnafı dolaşıp IŞID propagandası yapıyor.
• Teröre hızla zemin oluşturulmaya çalışılıyor. Bütün bunlar bu olağanüstü kötü Suriye politikasının sonucudur.
Yunan mahkemesi Türklere ceza yağdırdı! İskeçe’de hem Lozan hem Atina Anlaşmaları ihlal edildi. Müslüman…
Türk’lere “Türk” denilmesini yasaklayan Yunanistan, Batı Trakya halkına yönelik baskıları artırdı.
Yunanistan’da 1923’te imzalanan Lozan Anlaşması’nın 40. maddesi, azınlıklara ‘her türlü dinî kurumu kurma ve yönetme hakkı’ tanıyor. Aslında Batı Trakya Türklerinin müftüleri özgürce seçme hakkı Lozan’dan bile eskiye, 1913’teki Atina Anlaşması’na dayanıyor. Ancak uygulama 1990’dan itibaren bir cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle fiilen kaldırıldı. Batı Trakya Türklerinin müftü seçmesi engellendi, ‘atanmış müftü’ uygulamasına geçildi.
O tarihten beri Atina yönetimi seçilmiş müftüleri resmen tanımıyor. Türk azınlık ise bu uygulamalara karşı çıkarak kendilerinin seçtiği müftülerin görev yapmasını istiyor.
İyi Parti’ye ve referandumculara çağrı:
Bölücülüğe referandum olmaz!
Açılım süreci adı altında yapılan operasyon açık bir şekilde Türk milli devletine, Türk egemenliğine ve nihayetinde Türk milletine yapılan saldırıdır.
Bu Türk tarihi boyunca görmüş olduğumuz en tehlikeli girişimdir.
Türk milli Kurtuluş Savaşı ve ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti sandıklarla değil; kanla, şehit ve gazilerle inşa edilmiş, Türk milletinin bütünlüğünü tarih sahnesinde Cumhuriyet‘le taçlandırmış bir destanın sonucudur.
Milli şuur, milli irade yığınların vereceği kararlardan ibaret değildir. Biz bu senaryoyu en son Kıbrıs oylamasında tecrübe etmiş bulunuyoruz.
Müsavat Dervişoğlu‘nun teröristbaşının özgürlüğüne dair referandum talebi, hiçbir yerinden tutamayacağımız sakatlıkla butlandır.
Bu yol açıldıktan sonra yarın birileri Hakkari Şemdinli‘de “ayrılalım ya da kalalım” şeklinde referandum talebinde bulunduğu zaman ne diyeceğiz?
Örnekleri çoğaltalım; mesela bir gün siyasal rejim oylaması adı altında “Şeriat ister misiniz?” diye bir referanduma gidilecek mi yahut İzmir’de bir oylama yapıp “Türk vatandaşlığını mı tercih ediyorsunuz, AB vatandaşlığını mı?” diye soracak mıyız!
Milli beka ve milli güvenlik sorunları, milli şuur ve milli iradeyi temsil eden yetkin bir kurucu zihniyeti içselleştirmiş iradeler tarafından ortaya konur.
En nihayetinde vatan ve Cumhuriyet için canını verme, kanını dökme iradesini gösterebilenler bu karar mekanizmasının içerisinde yer alabilir.
Sonuç; milli irade ve milli egemenlik; pazarlık konusu, referandum konusu yapılamaz! Bunun için namluya ve kana ihtiyaç vardır! Kimin bu konuda milli bütünlükten ayrı bir talebi, girişimi varsa Türk milleti olarak karnımızı ve canımızı bu uğurda vermekten şimdiye kadar geri durmadığımızı, bundan sonra da bu irade için yaşayacağımızı tüm dünya kamuoyuna tekrar hatırlatmak isteriz.
Şanlı tarihimiz bu uğurda verilmiş olan zaferlerle doludur. Türk milli iradesini test etmeye çalışanlar kanını ve canını ortaya koymalıdır. Sandıklara konulacak oy pusulalarıyla verilecek bir karar değildir bu! Türk milleti referandumunu kanıyla ve canıyla yapmıştır ve bu irade sarsılmaz bir inançla tüm Türk milletinin çocuklarının kalbinin ortasındadır. @MDervisogluTR
Müsavat Dervişoğlu‘ndan konuya ilişkin yapmış olduğu değerlendirmeyi tekrar ilgili kurullarında tartışmasını ve aklıselim bir bütünlük içerisinde karışık zihniyetin berraklaştırılmasını arzu ederiz.
27 Haziran’a tüm Türk milletine çağrı yapıp da ardından asla katılamayacağımız böyle bir talebin dillendirilmesi Türk milletinin birleştirilmesi çalışmalarımızı, heyecanımızı ve irademizi baltalamaya yönelik bir talihsiz açıklama olarak değerlendiriyoruz.
27 Haziran‘da açılım sürecinin karşısında Türk milletinin iradesini göstermek amacıyla tüm Türk milletinin çocuklarıyla Tandoğan Meydanı’nda olacağız.
Açlık grevinin 5. gününde atanmayan öğretmenlerimiz. Dün gece bir kadın öğretmenimiz, bugün ise bir erkek öğretmenimiz sağlık durumlarının kötüleşmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldı.
Her geçen saat risk büyüyor.
İnsanların sesini duymak için daha kaç kişinin hastanelik olması gerekiyor?
Bu çağrıya kulak verin.
Daha fazla geç olmadan...
“Efendiler iyi biliniz ki,
Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en gerçek yol, medeniyet yoludur”
Mustafa Kemal Atatürk
Arada hatırlatmakta yarar var….
BATI TRAKYA'DA TÜRKLER CEZA ALIYOR, BİZE İSE RUHBAN OKULU MÜJDESİ VERİLİYOR!
Yunanistan'da Batı Trakya Türkleri, kendi dinî liderlerini seçme hakkını savundukları için mahkeme salonlarında yargılanıyor. Ceza alıyor.
Türk kimliği hâlâ tartışma konusu yapılıyor.
Seçilmiş müftüler tanınmıyor.
Dinî özgürlükler kısıtlanıyor.
Lozan'ın azınlıklara tanıdığı haklar fiilen ihlal ediliyor.
Biz ise bütün bunlar yaşanırken, Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılacağı yönündeki açıklamaları konuşuyoruz.
Önce Batı Trakya Türklerinin hakları teslim edilsin.
Önce Yunanistan Lozan'dan doğan yükümlülüklerini yerine getirsin.
Önce Türk azınlığın seçtiği müftülere saygı gösterilsin.
Önce Türkiye'nin millî kurumları ve millî öncelikleri hatırlansın.
Karşılıklılık ilkesinin yok sayıldığı, soydaşlarımızın haklarının ihlal edildiği bir ortamda, Türkiye'nin hak ve menfaatlerini görmezden gelen yaklaşımlar millet vicdanında kabul görmeyecektir.
Türk milleti; Batı Trakya'daki soydaşlarının hukukuna da, Cumhuriyet'in millî kurumlarına da sahip çıkmaya devam edecektir.
#BatıTrakya #BatıTrakyaTürkleri #Lozan #Karşılıklılık #HeybeliadaRuhbanOkulu #MilliGüvenlik #TürkMilleti #TürkiyeCumhuriyeti
Kapalı kapılar ardında, gizli saklı yürütülen çözüm sürecinde, Türk milleti gelişmeleri başından beri olduğu gibi yine PKK kaynaklarından öğreniyor.
Ne TBMM’de yer alan bir parti, ne bir hukuk örgütü ne de bir sivil toplum kuruluşu, “bebek katili, teröristbaşı”nın isteği üzerine hazırlanan “PKK’ya özel af” için yapılan çalışmalardan haberdar.
Ama Türkiye, Cumhur İttifakı’nın Adalet Bakanlığı bünyesinde hazırladığı yasal çerçeveyi, PKK/KCK bağlantılı olduğu iddialarıyla birçok kez soruşturmalara konu olmuş Mezopotamya Haber Ajansı’ndan öğreniyor.
Peki siyasi partilerimiz, hukuk örgütleri, hukukçu akademisyenler ve sivil toplum örgütleri ne yapıyor?
Yalnızca sessizce izliyorlar...
COP31 için tarım arazilerini otoparka çevirmek… Sonra da “iklim için toplandık” demek.
İklim konuşulurken üretim toprağı betonlaşıyorsa, ortada çözüm değil büyük bir çelişki vardır.
İklim adaleti; zirvenin başlığında değil, kurulduğu zeminde başlar.
https://t.co/9fsvZynAwZ
Evine ekmek götürmek için 15 saat çalışıp gelip sabah erkenden uyanan emekçinin, 3 kuruş zam için hak arayıp erkenden uyanan emeklinin, ucuz peynir için market market gezen vatandaşın hakkı, parası, pulu, vergisi, duası sizlere zehir zıkkım olsun!
Rusya savaşın içinde.
Meksika'da karteller bazı bölgelerde devletten daha güçlü.
Buna rağmen gıda enflasyonu Rusya'da %2,9, Meksika'da %5,1.
Türkiye'de ise %34,9.
Demek ki sorun savaş değil.
Demek ki sorun güvenlik değil.
Demek ki sorun dış güçler de değil.
Sorun, milyonların sofrasını koruyamayan ekonomi yönetimi.
Singapur'da kişi başına düşen milli gelir 64 bin dolar.
Yani Türkiye'nin 5 katı.
Nasıl mı oluyor?
Singapur Başbakanı kendisine 13 tane uçak alıp, araç filosu için bile kargo uçağı kaldırmak yerine, 197 dolarlık biletle ve tarifeli uçakla uçuyor mesela...