Just saw The Odyssey. Despite what you may have heard, literally all of the criticisms by conservatives were entirely correct. The movie is just as woke as you fear, if not more so. The DEI casting is atrocious. Completely takes you out of the story right from the beginning. But even worse than that is Nolan’s decision to turn Odysseus into an anachronistic whiney, solemn shell of a man plagued by “trauma” and guilt. It’s impossible to overlook these flaws because the film itself is not terribly entertaining or well constructed. For the most part it is disjointed, dull, self-serious, disenchanted, somehow feeling both verbose and overly rushed at the same time. The dialogue is some of the worst I’ve ever heard in a “critically acclaimed” film. “On the nose” and “clunky” are descriptions that can’t even begin to describe this script. At no point in the story does Nolan ever transport the audience to the ancient world. You never feel like you’re 3,000 years in the past. You feel like you’re watching modern Americans put on a pageant, because you are. Nobody would be calling this thing a masterpiece if it was made by a director not named Christopher Nolan.
Love language ของทุกคนคืออะไรกันบ้างอะ ของนี่คือการจดจำรายละเอียดเล็ก ๆ ปกติเป็นคนไม่จำวันเกิดใคร ของตัวเองยังลืม แต่กับคนที่รักจะจดจำไว้ทุกอย่างเลย จะได้มีแผนทำอะไรให้เขาได้
Kuantum fiziğinde öyle bir şey var ki aklın duruyor bir parçacığı sürekli gözlemlersen hareket edemiyor çünkü her ölçüm onu olduğu yere donduruyor buna Zeno etkisi deniyor ve 1977de Misra ile Sudarshan bunu matematiksel olarak kanıtladı sonra laboratuvarda denendi radyoaktif atomlar saniyede yüzlerce kez ölçüldüğünde bozunma neredeyse sıfıra indi yani evrenin en küçük ölçeğinde değişim için gereken şey yeni bir kuvvet değil gözü bir an kaçırmak
Şimdi bunu kendine çevir senin kafanda da yıllardır kımıldamayan şeyler var değil mi o eski pişmanlık o bitmeyen korku o her geçen gün biraz daha ağırlaşan utanç sen onları çözemiyorsun sanıyorsun ama değil mesele onları her sabah açıp tekrar tekrar kontrol etmen onları bu kadar gerçek yapan çözüm bulamamış olman değil her gün yeniden bakıyor olman
Geçmişe bağlı hissediyorsun ama bağlandığın şey yaşadığın olay değil o olayı her gün yeniden gözlemleyen bilincin aynı parçacık gibi zihnin onu ölçtükçe orada kalıyor ve hiçbir şey değişmiyor ve bir türlü ilerleyemiyorsun çünkü sen ona bakmaya devam ediyorsun belki de bazen özgürleşmenin ilk adımı çözmeye çalışmayı bırakıp gözünü başka bir ihtimale çevirmektir çünkü kuantumda da böyledir değişim gözlem kırıldığı an başlar
Bir şeyi sürekli düşünmek onu çözmek değil onu dondurmak gözünü başka yere çevirdiğinde parçacık nihayet hareket eder sen de öyle