Ülkemizde güzel şeyler de oluyor.
Yargıtay kamu vicdanının ve Anayasa’nın sesi oldu.Yargıtayın kararına göre denize 50 metre mesafede halkın geçişini hangi gerekçe ile olursa olsun engelleyenlere bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası var ve hürriyeti engelleme suçuna giriyor.
23 cosas que los hijos hacen solo por un tiempo… y luego desaparecen para siempre.
Un día dejan de correr hacia ti en cuanto se despiertan.
Ese ruido de pasitos en el pasillo, el salto a tu cama, las manos frías buscando calor…, sin darte cuenta, se transforma en silencio… y en una puerta que ya no se abre.
Dejan de decir: “¡Mami, papi, mira!”
Ya no hay piedras mágicas ni dibujos urgentes que mostrar.
Su mundo se vuelve más grande… y tú, poco a poco, ya no eres el centro.
Un día dejan de tomar tu mano al caminar.
Primero la sueltan por segundos… luego para siempre.
Y aunque siguen a tu lado, algo invisible ya empezó a alejarse.
Dejan de dormirse en tus brazos.
Ese peso cálido, esa respiración que se acompasa con la tuya…
un día desaparece sin despedirse.
Dejan de creer que tu beso lo cura todo.
Las heridas ya no están en las rodillas…, y empiezan a doler en lugares donde no puedes soplar.
Dejan de traerte sus “tesoros”.
Hojas secas, palitos, papeles arrugados…, ya no necesitan compartir cada pequeño hallazgo contigo.
Un día dejan de pedirte que les leas un cuento.
Las voces, los personajes, las noches compartidas…,
son reemplazadas por pantallas y silencios propios.
Dejan de buscar tu cama en mitad de la noche.
Ya no hay pies fríos ni abrazos improvisados.
Solo el eco de lo que fue rutina.
Dejan de abrazarte sin motivo.
Antes lo hacían por impulso, sin pensar.
Luego, el abrazo se vuelve más escaso… y más medido.
Dejan de llamarte para todo.
Antes eras la respuesta a cada duda.
Ahora aprenden a resolver… sin mirarte primero.
Dejan de reírse a carcajadas contigo por cualquier tontería.
La risa cambia… se vuelve más contenida, más selectiva.
Dejan de necesitar que los ayudes a vestirse.
Tus manos dejan de abrochar botones…, y de ser imprescindibles.
Dejan de sentarse en tu regazo porque “ya no caben”.
Pero en realidad… lo que cambia no es el tamaño.
Dejan de despedirse con besos exagerados.
Los “mil besos” se convierten en un gesto rápido… o en un “luego nos vemos”.
Dejan de contarte todo lo que les pasa.
Sus pensamientos empiezan a tener puertas… y no siempre tienes la llave.
Dejan de buscar tu mirada para aprobar lo que hacen.
Y empiezan a buscarla… en otros.
Dejan de necesitar tu compañía constante.
Antes eras su refugio.
Después… solo una opción más.
Dejan de hacerte preguntas sin fin.
El “¿por qué?” se apaga… y con él, una parte de su asombro compartido contigo.
Dejan de creer que eres invencible.
Un día descubren que también dudas, también te cansas… y ya no te miran igual.
Dejan de pedirte que juegues con ellos.
Los juguetes cambian… y tú ya no estás en ese juego.
Dejan de buscar consuelo en tus brazos automáticamente.
Aprenden a sostenerse solos… aunque a veces aún lo necesiten.
Dejan de ser pequeños sin que te des cuenta.
No hay un día exacto.
Solo un cúmulo de momentos que ya no vuelven.
Y un día… dejan de vivir contigo.
La casa sigue en pie… pero ya no suena igual.
Y entonces entiendes que todo aquello… era irrepetible.
La infancia no avisa cuando se va.
No hace ruido al marcharse.
Se disuelve en los días cotidianos… mientras tú crees que aún hay tiempo.
Y por eso, mientras todavía corren hacia ti,
mientras aún buscan tu mano,
mientras todavía eres su mundo entero… míralos, escúchalos, abrázalos más de lo necesario.
Porque un día, sin darte cuenta…
será la última vez.
#SONDAKİKA: Küresel Elitlerin "Büyük Reset" Planına Karşı Dev Uyanış Başlatıyoruz?
Yapmanız Gereken Tek Şey Paylaşmak?
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) koridorlarında alınan kararlar, Bilderberg toplantılarının gizli gündemleri ve ilaç devlerinin insanlık üzerindeki bitmek bilmeyen projeleri… Hepsi tek bir güce çarpıp duruyor: Sizin sesinize.
Sistem, sizin sessiz kalacağınızı, sadece izleyeceğinizi ve kabulleneceğinizi varsayıyor.
Ancak denklemi bozan tek bir gerçek var: Biz buradayız.
Neden Paylaşmalısınız?
Küresel sermaye ve teknokratik yapılar için en büyük tehdit, bilginin özgürce yayılmasıdır.
Onlar gizli kapılar ardında plan yaparken, biz gün ışığında gerçeği haykırıyoruz.
#SONDAKİKA: Küresel Elitlerin "Büyük Reset" Planına Karşı Dev Uyanış Başlatıyoruz?
Yapmanız Gereken Tek Şey Paylaşmak?
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) koridorlarında alınan kararlar, Bilderberg toplantılarının gizli gündemleri ve ilaç devlerinin insanlık üzerindeki bitmek bilmeyen projeleri… Hepsi tek bir güce çarpıp duruyor: Sizin sesinize.
Sistem, sizin sessiz kalacağınızı, sadece izleyeceğinizi ve kabulleneceğinizi varsayıyor.
Ancak denklemi bozan tek bir gerçek var: Biz buradayız.
Neden Paylaşmalısınız?
Küresel sermaye ve teknokratik yapılar için en büyük tehdit, bilginin özgürce yayılmasıdır.
Onlar gizli kapılar ardında plan yaparken, biz gün ışığında gerçeği haykırıyoruz.
Ağaç kovuğundan çıkmadık, gökten zembille inmedik. Tesadüfen olmadık, toplamayla oluşmadık. Tarihte Türk’tük, halde Türk’üz, istikbalde de Türk olacağız!
Türkiyeli değil!
“Türkiyeli” lafını Türk dememek için kullanıyorlar. Bir türlü Türk diyemiyorlar. “Türk demek ırkçılıktır.” diyorlardı. Türk’ten gayrı kimden bahsetse ırkçılık olmuyor.”
💬 Oktay Sinanoğlu
Bir taraftan ABD baskısıyla ve yönetenler eliyle Türkiye’nin ulus devlet statüsünden çıkarılması tartışılırken, diğer taraftan orman yangınları ile halkın ekonomik ve sosyal direncinin yok edilmek istenmesi tesadüf değildir, paralel süreçlerdir!
İlber Ortaylı’nın 3 yıl önce katıldığı bir televizyon programında söylediği sözler yeniden gündem oldu:
“Bazı adamlar bu Türklüğü kabul etmiyorlar. Etmezse etmesin, kendini söylesin o zaman. Kendisi ikircikli davranıyor diye onunla aynı hareket etmek zorunda değilim.
Türkiyeli diye bir şey olmaz, Türk Türk’tür. O zaman, Türklüğü kabul etmeyen kendisini söylesin. Ben seninle aynı kararsızlık fidesine girmek için Türkiyeliyim diyerek gezemem. Komiktir bu.”
“Türksüz ,İslam Milleti,Osmanlı Milleti” denendi.Olmadı!1821/1920 arasında Yemende,Filistinde,Balkanlarda,Çanakkalede ve İstiklal Harbinde kurucu unsur Müslüman Türk çocuklarının 5.5 milyonu can verdi, 6.5 milyonu Anadoluya sığındı.Umarım Tarih tekerrür etmez!
Dünya sistemi aslında çok basittir:
Aklını kullanmasan aklını kullananların hizmetçisi dahası kölesi olursun!Yüce Kuran doğrudan 700 ayette”Siz aklınıza danışmaz mısınız” der.Dolaylı olarak ise iki bin ayette akla atıf vardır.
Türk Milleti yol ayırımında!
Devletin vergi politikasında öncelik “Doğrudan gelirleri” vergilendirmek ve toplumun sosyal katmanlarının gelir seviyesini dikate alarak”hakkaniyetli vergi salmaktır.Türkiye %70 lere dayanmış,dünyanın en yüksek dolaylı vergilerine sahip iken otomotivde ÖTV artışı yanlış.
İbn Haldun”Aşırı vergi toplumu bozar”der.Tarihimizdeki”Celali” hadiselerinin temel sebebi aşar ve agnam vergisidir.Osmanlı yıkılırken dolaylı vegiler devlet gelirlerinin%77 siydi.Dolaylı vergiler en adaletsiz vergiler(kdv-ötv gibi) olup günümüzde %70 lere dayandı.
Osmanlı’yı çökerten unsurlardan biri milli paranın ölmesiydi.SSCB 1990 da çöktüğünde dünyanın ikinci büyük askeri gücüydü.
Türkiye daha fazla borçlanarak,vergileri artırarak ayağa kalkamaz.Zenginlere bir seferlik SERVET vergisi salınmalı.Yüksek faiz düşük kur ekonomiyi boğuyor!
Bugün bir sohbet esnasında bilge bir Türk ANA’sı şunu söyledi:”Her şeyin başı İnsan… Türkiyenin insan manzarası çok bozuldu.İnsanı düzelttiğimiz an herşey düzelir,ülkemiz şaha kalkar!”
1998de Kanada’nın British Columbia Üniversitesinde bulunduğum yıl bir yemekte Musevi bir akademisyen;”Kurt 30 yıl sonra Suriye diye bir devlet kalmayacak,%10nu biz, kalanını siz alın”demişti.Suriyenin bölünmeyeceği hayali kurmayalım,en az dörde bölünecek.Faturayı da biz ödedik.
Su-Tohum-Gıda-Karbon-İlaç ile biyolojik yapımız,
Sos. medya-Mavi ışık ile akıl -zihin ve hormon dünyamız,
Orman yangınları ile 5G ve türevlerinin radyasyon üretiminin zararlarını önlemeye altın vuruş,
Paranın ölümü ile ekonomik çöküş,
Sonuç:Gönüllü kölelek sistemine hoşgeldiniz!
Bu akşam İstanbul Beykoz Çubuklu. Yangın işgâllerine sigara, izmarit mangal, piknik diye kandırılanlar bakın bakalım neye benziyor. Yalan algılarla gerçekler örtbas ediliyor. Ülkemiz lazerli ateşleme silahlarıyla yok ediliyor. Türkiye'yi savaşsız işgâl ediliyor. Böyle giderse ülkemiz kısa zamanda çölleşecek. Ülkenin 2.500 noktasındaki yok edilişi sigara, izmarit diye örtbas eden kim varsa ya uyuyor ya VATAN HAİNİ.
DUYUYOR MUSUNUZ İŞGÂLDEYİZ! VATANIMIZ YANIYOR
#bursayanıyor
#Karabükyanıyor
#KoceliYanıyor
#UşakYanıyor
#izmiryanıyor
#vatanyanıyor
#izmiryanıyor
#aydınyanıyor
#sigara