Bir sosyal medya kullanıcısının Kahve Dünyası'nda yaşadıklarını böyle paylaştı:
"Az önce Kahve Dünyasına 2 arkadaşımla kahve içelim diye gittik. Soğuk tahinli latte istedim. Buz istemiyorum dedim. Bardak yarım olur cevabı aldım. Nasıl yani dediğimde içerik bu şekilde cevabı aldım.
Özetle bardağın yarısına kadar buz koyarız tam olur. Buz istemezseniz yarım olur diyorlar. Yani ödediğiniz paranın yarısına buz satın almış oluyorsunuz."
Yıllardır böyle mi satış yapıyordunuz?
Bu yapılan mevzuata uygun mu?
https://t.co/OlGht7Wjk9
@ticaret@kahvedunyasi
Türkiye'de vatandaşın SAHİL HAKKI GASP EDİLİYOR. Ve bu gasp gizlice yapılmıyor, herkesin gözü önünde gerçekleşiyor.
İlgili bakanlıklar, belediyeler bu gaspı izliyorlar.
4 tarafı denizlerle çevrili Türkiye'nin sahil bölgelerine kim olduğu belirsiz insanlar çöküyor.
Bu haber için İzmir'deki beach club dedikleri yerlere bizzat girdim ve sahile girmek için bu şahıslara 8 bin TL ödemek zorunda kaldım. Bunu vermezseniz içeriye alınmıyorsunuz.
SAHİLLER VATANDAŞIN ANAYASAL HAKKIDIR.
Vatandaşın bu hakkını gasp edenler memlekette sahil alanı bırakmamışlar. Antalya, İzmir, Muğla...
Her şehrin en güzel sahillerine KM'lerce çökülmüş.
İspanya ise sahillerinin her noktasını 20 yıl boyunca korumuş ve İspanya'da da 'SAHİLLER HALKINDIR' kanunu var.
Aynı yasalar Türkiye'de de olsa, herkesin gözü önünde milletin hakkı GASP EDİLİYOR. Tüm bu sahil noktalarını tek tek inceledim.
Bu çalışmamın daha fazla insana ulaşması için beğenip paylaşabilirsiniz. Bu gaspların tüm belgelerini paylaşmaya devam edeceğim.
Yaptığım belgeselin 20 dakikalık halini Youtube'da paylaştım: https://t.co/yurMUQTbHB
Murat Ağırel:
“Hırsızlığın bu kadar yüceltildiği, değer gördüğü, utanmadan insan içine çıkabildikleri bir dönem yaşıyoruz
Hırsıza hırsız olduğunu unutturursan, gün gelir sana ahlak dersi vermeye başlar
Ben hiç bir hırsızın peşini bırakmayacağım”
Melih Gökçek bey,
Yine kamuoyuna yanlış bilgi veriyorsunuz.
Bu kez komşumun beş yaşındaki oğluna anlatır gibi, tane tane anlatayım.
Gördüğünüz gibi nerede bir yolsuzluk, usulsüzlük ya da kamu zararına ilişkin iddia varsa, siz de dahil olmak üzere hemen benim o konuda yazıp yazmadığıma bakıyorsunuz. İlgili yazım aşağıda.
https://t.co/OL7N5Hs1GO…
Ohitan İnşaat, Ankara Büyükşehir Belediyesi iştiraki ASKİ’den 2020 yılında, 2020/340285 ihale kayıt numaralı “İvedik-Temelli-Polatlı Arası İçmesuyu İletim Hattı, Depo, Terfi İstasyonları ve Tesislerin Yapımı” ihalesini 549 milyon 320 bin TL sözleşme bedeliyle aldı. (Belge 1)
Ben ise Ohitan İnşaat’ı, 2023 yılında Şanlıurfa’da meydana gelen sel felaketinde su basan köprülü kavşağı yapan firma olması nedeniyle araştırıp yazdım.
Yani ASKİ’nin söz konusu ihalesi, benim yazımdan yaklaşık üç yıl önce verilmişti.
Sonrasında benim yazım üzerine firma kamu ihalelerine katılmaktan yasaklandı. Kamu İhale Kurulu’nun 21 Şubat 2024 tarihli kararında da Ohitan İnşaat’ın 27 Nisan 2023’ten 27 Nisan 2025’e kadar tüm ihalelere katılmaktan yasaklı olduğu açıkça belirtiliyor. (Belge 2-3)
Üstelik bu şirket yalnızca ASKİ’den iş almadı. Şanlıurfa’daki belediyelerden, Hatay/Antakya’daki işlerden ve DSİ’den de çeşitli ihaleler aldı. Hatta ben yazmadan önce şirket, “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde yer aldı ve ödülü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı.(Belge4)
DSİ’nin Ohitan İnşaat hakkındaki yasaklama kararının ardından ASKİ Genel Müdürlüğü’ne de,DSİ yetkililerine de ulaştım. ASKI ,şirketin kendi ihalesinde sunduğu iş deneyim belgeleriyle ilgili inceleme başlattı. DSİ’ye sunulduğu belirtilen sahte iş deneyim belgesi ile Ohitan’ın ASKİ’nin Polatlı İçme Suyu Ana İsale Hattı ihalesinde sunduğu iş deneyim belgesi aynı değildi.
ASKİ yetkilileri ihalede kullanılan iş deneyim belgesinin gerçek olup olmadığının teyidi için Dışişleri Bakanlığı ile resmi yazışma yaptı. Bakanlıktan söz konusu iş deneyim belgesinin gerçek olduğuna ilişkin teyit alındı.Belgesini vermediler ancak bunu doğrulattım.
Dolayısıyla mesele gayet açık:
ASKİ ihalesi 2020’de.
Benim yazım 2023’te.
Firmanın yasaklılık dönemi ise 27 Nisan 2023’te başlıyor.
Her zaman olduğu gibi belgeleri ile cevap verdim size .Şimdi tekrar ana meseleye dönelim Sayın Melih Gökçek.
Oğlunuzun ve eşinin Almanya’daki şirketlerinin ve mal varlıklarının kaynağı nedir?
Bu yatırımlar hangi gelirlerle yapıldı?
Ve neden Türkiye değil de Almanya tercih edildi?
@MSTanrikulu@yenipartiyiz abi zaten bağış yapmıştık şimdi üye olurken yine bir bağış ve aylık aidat denilen bir şey isteniyor niye bunu mecbur kıldılar ki sadece üye olamıyor muyuz