Allah sadece "tövbe etti" demiyor; "ardından kendini düzeltti" diyor. Çünkü tövbenin gerçek delili sözler değil, değişen bir hayattır.
(Bkz. En'am 6/54)
Gerçek özgürlük; insanlardan, geleneklerden ve nefsin hevasından kurtulup yalnızca Allah'a teslim olmaktır. Allah'tan başkasına boyun eğmeyen, gerçekten özgürdür.
(Bkz. En'am 6/56)
Dindeki ayrılıkların kökü, Allah'a ait yetkilerin insanlara dağıtılmasıdır. Hüküm Allah'ındır. Hakkı açıklayan Allah'tır. Son sözü söyleyen de Allah'tır. Kur'an, bu üç yetkiyi yalnız O'na verir.
(Bkz. En'am 6/57)
Allah'ın ayetleri ortadayken insanların sözlerini Allah'ın kelamına tercih etmek, vahye karşı işlenebilecek en büyük sapmalardan biridir.
"Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, yoldan çıkmalarından dolayı onlar azap çekeceklerdir." (En'am 6/49)
İman, insana yaşamak için bir anlam, sabretmek için bir güç ve iyilik yapmak için bir gerekçe sunar. Ateizm ise sonunda yalnızca şunu söyleyebilir: Tesadüfen varsın ve sonunda hiçliğe karışacaksın.
Namaz, zekât, oruç ve hac bir gelenek değil, Allah'ın apaçık farzlarıdır. Bu farzları inkâr etmek, Allah'ın hükmünü reddetmektir.
Allah'a iman, O'nun hükümlerine teslimiyetle anlam kazanır.
Namazı terk etmek, cehenneme giden yolun ilk adımıdır.
Nitekim Kur'an'da cehennemliklere şöyle sorulur:
"Sizi Sekar'a sürükleyen nedir?"
Onlar da şöyle cevap verirler:
"Biz namaz kılanlardan değildik." (Müddessir 74/42–43)
Kur'an, en ağır şartlarda bile namazın terk edilmesine izin vermez. Mümin, savaşta, korkuda, yürürken veya binek üzerindeyken dahi namazını eda eder. Çünkü namaz, müminin hayatının vazgeçilmez günlük kulluğudur.
(Bkz. Nisâ 4/101-103), (Bakara 2/238-239).
Kendilerine Müslüman dedikleri hâlde namaz, oruç ve hac gibi en temel ibadetleri bile tartışanlara hayret ediyorum.
Hangi kitaba inanıyorlar?
Kur'an'a gerçekten iman eden biri bunları inkâr edemez. Onların istediği Allah'ın dini değil, heveslerine göre bir dindir.
KENDİME SÖYLEDİM!
Gemiyi hazır et; tufandan sana ne!
Tevhidi anlat; şirkten sana ne!
Toprağa tohum at; yağmurdan sana ne!
Yola çık ve yürü; vakitten sana ne!
Tövbeni sağlam tut; aftan sana ne!
Toprakla barışık ol; kabirden sana ne!
Açları doyur; açgözlüden sana ne!
Yetimin yüreğinde ol; saraylardan sana ne!
Ölüme hazır ol; ecelden sana ne!
Hesaba hazır ol; kurtuluştan sana ne!
Ramazan Yaman
Allah, zorunlu bir imanı murat etseydi, yeryüzünde tek bir inkârcı bile kalmazdı. Fakat O, baskıyla dayatılan bir imanı değil; özgür iradeyle tercih edilen imanı murat etti. İşte insanın gerçek imtihanı budur.
(Bkz. En'am 6/35)
"…Bu, Hakim ve Habir olan tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış ve ayrıntılı olarak açıklanmış bir Kitap'tır. Ki Allah'tan başkasına kulluk etmeyin…"
(Hud, 11/1-2)
"Allah'tan başka bir hakem mi arayayım? O, size Kitab'ı açıklanmış olarak indirmiştir."
(Enam, 6/114)
@tolgayildizphd@rihsaneliacik Kuran okumuş olanlar bunu zaten biliyor.
Nahl suresi 71, ( fazla malı olanlar verip eşit olsun) bakara süresi 219.. ihtiyaç fazlasını infak et!
40 da bir değil!
"Unutma o günü ki, onları hep birden toplayacağız; sonra da, Allah'a ortak koşanlara: Nerede boş yere davasını güttüğünüz ortaklarınız? diyeceğiz." (En'âm 6/22)
Şirk, iddialarla ayakta durur; kıyamet ise iddiaların çöktüğü gündür.
"Sonra "Rabbimiz Allah'a yemin olsun ki biz ortak koşanlar değildik." demekten başka onların mazeretleri olmayacak." (En'am 6/23)
İnsan şirke artık "şirk" diyemeyecek hale gelmişse, şirk onda en uç noktaya ulaşmış demektir.
(Bkz. En'am 6/24) 👇
Allah kimseye zulmetmez; aksine ısrarla hakikatten yüz çeviren kişi kendi tercihinin sonucuna bırakılır. Bu bir başlangıç değil, bir sonuçtur.
İlahi adalet, insanı inanmaya zorlamak değil; yolu açıkça gösterip onu kendi tercihiyle baş başa bırakmaktır.
(Bkz. En'am 6/25) 👇
"De ki: Eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım." (En'am 6/15)
Bu âyet bütün bâtıl güvenleri yıkıyor.
Soy da kurtarmaz, aidiyet de, iddialar da...
Nebi bile isyan ederse azaptan korktuğunu ilan etmekle emrediliyorsa, sen hangi güvenceye dayanıyorsun?
Allah, kıyamet günü bana ne Yezid'i, ne Muaviye'yi, ne Hasan'ı ne de Hüseyin'i soracak.
Onların zamanında yaşamadım, olup bitenlere şahit olmadım ve tarihî kaynaklara da güvenmiyorum.
Allah bana sadece benim ne yaptığımı soracak.
Kıyamet günü muhattabım insanlar değil, Rabbimdir.