Aşırı mütevazılık, muhatabında kibir ve yersiz bir özgüven doğurur. Hatta eğitimli kişiler bile bu nezaketten ego çıkarıp hadsizleşebilir. Bu yüzden kimseye hak ettiğinden fazla tevazu göstermemek, herkese haddini bildirmek gerekir.
Benim inancım ve tesettürüm, sosyal ilişkilerimdeki sınırları ve mesafeyi belirleyen en net duruşumdur. Bu duruşa saygı gösterilmesi gerekirken, günümüzde 'inanıyorum' diyen insanların dahi bu ciddiyetten uzak ve laubali yaklaşımlarını anlamakta güçlük çekiyorum.
Kedilerin pati atmasına alışmıştım ama iki kedi ve bir saksağanın önce peşime takılıp sonra beni kovalamaya başlaması alışabileceğim bir durum değil...
Mutfaktaki başarısız kek denemesiyle başlayan gün, elime dökülen kaynar su ve şu an üstüne basamadığım bir bacakla devam ediyor. Ben bırakıyorum, kalanlara başarılar.
Durakta beklerken bir kadın para istedi, cüzdanı açınca "Güzelliğin erkeklere yar olsun" diye dua etmeye başladı. Parayı az bulunca da anında beddua edip gitti. Ablam senin duan zaten beddua gibiydi, ne bu erkeklerdeki çoğulluk?
Tanımadığım birinden 1 haftadır kesintisiz trip yiyorum. Ne yaptım, ne zaman yaptım, biz ne ara küstük belli değil. Kaosun içine çekiliyorum. Allah sonumu hayr etsin.
Az önce rüyamda biri espri yaptı, kahkahalarla uyandım. Şakanın kalitesinden mi yoksa yapanın ben olmasından mı bilmiyorum ama bilinçaltımla mizah anlayışımızın bu kadar uyumlu olması beni benden aldı