Ankara trafiği bitik.
7 günün tamamında durum bu…
Oyunu kime verirsen ver Ankara…
Ama seni bir kez daha Dinozor edebiyatı ile oyalamalarına izin verme.
Bu kent ağır ağır çöküyor.
Şunu açık, net olarak kabul edelim:
İsrail, varoluş tehdidi hissettiği anda, nükleer silah kullanacak!
Kimse bir şey yapamasın diye bu tehdidi bütün dünyaya, gayri resmi, ilan etti.
Ülkeler kilitlendi, devletler hareketsiz kaldı.
İsrail ve ABD, bunu özellikle, bu sonucu almak için yaptı.
Bir savaş taktiği olarak yaptı.
Bölgeyi felç etmek için yaptı.
Böyle gözü dönmüş bir yönetim var ortada.
İnsan ırkının en hastalıklı örnekleri ile karşı karşıyayız.
Bu durumda;
Sadece Filistin halkı değil, bütün insanlık büyük tehdit altında.
Öyleyse; cephe savaşları, devletten devlete savaş değil:
Tek çözüm var;
Savaşı İsrail’in içine taşımak.
On binlerce, yüzbinlerce insanın İsrail şehirlerine akması..
Bu sefer İsrail, bu sefer arkasındaki ülkeler kilitlenip kalacak.
Bu sefer onlar felç olacaktır.
Bu durumda ne trilyon dolarlık silahlar, ne nükleer silahlar işe yarar.
Ve bu er ya da geç böyle olacak.
TÜRKİYE NE YAPABİLİR?
BÜTÜN OLAĞANÜSTÜLÜKLERE HAZIR OLUN!
Bu savaş asla bölgeselleşmemeli. ABD ve İsrail bunu istiyor. Gücümüz ne kadar yetiyorsa buna direnmeliyiz. Bu, dünya için facia, büyük bir yıkım olacaktır.
Bütün Akdeniz çevresi yanacaktır. Sonsuz savaşların kapısını açacaktır. Bu da 3. Dünya Savaşı’nı resmen başlatacaktır. İnsanlık buna dayanamaz, çöker.
Bu tespitten sonra;
1- Çifte vatandaş olan İsrailliler Türk vatandaşlığından çıkarılmalı.
2- İsrail’de askerlik yapanlar, Türkiye’yi gelince gözaltına alınıp sorgulanmalı. Haklarında soruşturma başlatılmalı. Cinayetten, savaş suçundan, soykırım suçundan yargılanmalı.
3- İsrail yönetimindekilerle ilgili “savaş suçluları listesi” belirlenip dünyaya ilan edilmeli. Bu kişilerin isim ve fotoğrafları medya üzerinden yayılmalı, bu alanda ciddi bir kampanya başlatılmalı.
4- İsrailli savaş suçlularını Batılı mahkemeler yargılamaz. Bu nedenle bölge ülkeleri Uluslararası Ceza Mahkemesi benzeri bir mahkemenin ve yargı sürecinin temellerini atmalı.
5- Bu kişilerin Türkiye veya başka ülkelere gitmesini engelleyecek şekilde ağır suçlamalar ortaya konulmalı. Her biri Müslüman ülkelere gidemeyecek hale getirilmeli.
6- Türkiye’de İsrail katliamlarına destek veren kişiler, siyasi partiler, şirketler, sermaye çevreleri listelenip afişe edilmeli. Bu listeler medyaya servis edilmeli.
7- İsrail’i siyasi ve askeri olarak savunmak, Gazze’ye, Filistinlilere, Lübnan’a saldırılarını desteklemek suç sayılmalı.
8- İsrail vatandaşlarının Türkiye’de emlak, gayrimenkul almaları, şirket kurmaları, eğitim kurumları oluşturmaları, otel satın almaları, belli sektörlere yatırım yapmaları yasaklanmalı. Bu bir milli güvenlik meselesi olarak tanımlanmalı.
9- Türkiye içinde İsrail adına kamuoyu oluşturan kişi ve çevreler hakkında ivedilikle soruşturma başlatılmalı. İletişim kanalları engellenmeli.
10- Sınırımızın güneyinde, Irak ve Suriye’de İsrail ve ABD çıkarları doğrultusunda hareket eden PKK ve DAEŞ’e yönelik operasyonlar nihai noktaya ulaşacak şekilde hızlandırılmalı. ABD ve İsrail’e vurulacak en ağır darbe Suriye ve Irak’ta PKK/YPG’yi yok etmektir.
11- Muhtemel bölgesel bir çatışma halinde, PKK, YPG gibi örgütlerin ABD ve İsrail’in silahlı gücü olacağı, Türkiye’yi vuracağı biliniyor. Bu nedenle çok hızlı biçimde Fırat Kalkanı ile başlayan planlama tamamlanmalı. Sınırlarımızın güneyi bu örgütlerden tamamen temizlenmeli.
12- Türkiye çok hızlı biçimde, Gazze ile başlayan krizin bölgesel bir hal alacağını, en az dört ülkeye yayılacağını ihtimal dahilinde görmeli. Hem askeri, hem siyasi hem insani ihtiyaçlar hem de toplumsal psikoloji olarak boğun bir şekilde buna hazırlanmalı.
13- Türkiye, Mısır, S. Arabistan, Pakistan, Cezayir ve İran merkezli, başka ülkelerin de katılacağı bir bölgesel kriz merkezi ve mekanizması kurulmalı. Bu merkez, güvenlik ve askeri ortaklıkların, acil müdahale gücünün oluşmasının ilk adımı olmalı.
14- Devlet, kamuoyu oluşumunu ve kamuoyu taleplerini toplumsal hassasiyetleri doğru okuyup yönetmeli. Ancak bu çevrelere de yönetilebilir esneklik sağlamalı. Aksi takdirde devlet dışı organizasyonlar bu boşluğu dolduracaktır. Bu da telafisi zor sonuçlar doğuracaktır.
15- ABD ve Avrupa bir akıl tutulması şeklinde İsrail katliamlarına tam destek veriyor. Öyleyse bu ülkeler nazarında insani ve siyasi çözüm, ateşkes gibi konular pek umutlu görünmüyor. O zaman coğrafyanın merkez ülkeleri derhal biraraya getirilmeli.
16- İslam İşbirliği Teşkilat (İİT) köhnemiş bir yapı, buradan hiçbir sonuç çıkmaz. Daha dar ölçekli, Akil Devletler arası bir ortak inisiyatif alanı inşa edilmeli.
17- Artık Batılı kurumların, Birleşmiş Milletler düzeninin, milletler ailesinin ezici çoğunluğu için hiçbir güvence sağlamadığı netleşmiştir. Buralara dönük umutlar devam ettiği sürece, bizim coğrafyanın mağduriyeti asla bitmeyecek, daha da artacaktır.
18- Batılı kurumlara bağlılık kontrollü şekilde azaltılmalı, yerine bölgesel ortaklıklar bölgesel sözleşmeler, bölgesel ulus üstü kurumlar, bölgesel ekonomik ve askeri güvenlik alanları ve kurumları inşasına derhal başlanmalıdır.
19- Çok ağır bir bölgesel, küresel krize sürükleniyoruz. Çok ağır insani krizler patlayabilir. Bütün mekanizmalar, kurumlar ve çevreler, olağanüstü şartlara hazırlıkyapmalı.
20- Türkiye, kıtalararası füzeler dahil, olağanüstü bir askeri donanıma, hazırlığa yönelmeli. Nükleer silah dahil, caydırıcı bütün silahlara sahip olmanın yollarını aramalı.
21- Sadece Gazze, sadece Filistin değil, başka bir hazırlık var. Zihinlerimizi ve hazırlıklarımızı bir adım, iki adım, üç adım sonraya yöneltmeliyiz.