Okuduğunu anlamayanın genel başkan olduğu bir ülkede ARGE'ye laf edilmiş çok mu? Sevgili sınıf öğretmenlerim sözü size bırakıyoruz. Bundan sonra okulunuza bu sendikadan biri geldiğinde bu kişinin bu paylaşımlarını hatırlatırsınız. Ben senin daha önceleri atama bekleyen öğretmenlere yönelik hakaret içeren paylaşımlarını burada paylaşmayı kendime yakıştıramıyorum.
Sınıf öğretmenliği için ne yapmış tarzı
bir şeyler demiş sanırım :) Kendisini ne bir öğretmen atama etkinliklerinde sahada görebildik ne de sınıf öğretmenleriyle ilgili bir hakkı açık açık savunduğunu gördük. Varsa yoksa PDR. Bu yüzden de sendikası PDR'cilerin sendikası olarak anılır. İftira atmaktan da öteye gidemeyen bir üslubu vardır. Bir şey diyemediği zaman hemen FETÖCÜ der geçer. Araştırmadan da bir paylaşım yapıvermiş hemen. Muhtemelen PDR'cilerin desteğini almak için benim üzerinden prim kasma peşinde. Kasabilirsin ancak benim paylaşımlarım her zaman sendikam adına değil. Olduğu zaman bunu zaten belirtiyorum ve genelde de logo kullanırım. Buradan sendikama laf etmek de ne bileyim tuhaf. Buradan sana iş çıkmaz. Bir sendika başkanına yakışmayan hareketlerdesin. Kendi üyelerinle beni karıştırma. Bir daha da paylaşımlarımın ekran görüntüsünü izinsiz paylaşma. Seni üyelerine emanet ediyorum, PDR desteği her anlamda şart.
9. sınıf öğrencisi okuluna silahlı saldırı düzenliyor. Geçen sene ölümle sonuçlanan 2 olay yaşanmıştı. Bu sene daha 2.haftadan başladı olaylar. Bu olayların çok fazla basında yer almaması taraftarıyım. Ne kadar ses getirirse o kadar artacaktır. Bahçe görevlisiyle bu işlerin çözülmeyeceği belli. Olayın sebeplerine inmek gerekir. Biz ne zaman bu hâle geldik? En önemli soru ise bundan sonra nasıl yol izlemeliyiz? Bu sorunlara odaklanıp önlük gibi şeylere takılmamak gerekiyor. Çok daha önemli sorunlarımız var. Daha öncesinde sendika başkanımız önlük yerine çelik yelek dağıtın demişti, şimdi de kefen mi dağıtın diyelim? Önlük meselesi rafa kalkmalı. Ne yapılmalı mesela?
30 bin bahçe görevlisi sorunu çözmedi. Yeni adım ne olmalı? X-Ray, güvenlik görevlisi falan da çözüm değil. Olay okulun önünde gerçekleşti. Polis olsa belki erken müdahale şansı olabilirdi ama bu da çözüm değil. Her okulda polisin olması çocukların ortamını güvenli hâle getirse de huzurlu hâle getirmez.
Mesela saldırıyı düzenleyen bu çocuk ortaokulda hangi öğretmenlerin ve PDR'cinin süzgecinden geçti? Bir anda mı bu çocuk silahlanıp canileşti yoksa öncesinde belliydi de önlem alınmadı mı? Bence bu soru çok önemli.
Ben bakanın yerinde olsam her okula 1 tane PDR'ciyi zorunlu tutarım. Ancak bu PDR'cileri de olaylardan sorumlu tutarım. Potansiyel tehdit olan kişi varsa direkt ilgili birimlere bildirilsin. Okulda en az değil en çok çalışan kişi PDR'ci olsun. Büyük okullarda sayıları artsın ama sayılarının artması işlerinden kaytarmaya değil işlerini tam verimle yapmaları için olsun.
Bir kere ilkokulda ücretli öğretmenlik uygulaması asla olmamalı. Çocuğun annesinden babasından sonra gelen birisi varsa sınıf öğretmenidir. Bir sınıf öğretmeni çocuğuyla 4 yıl geçirir. Onun her şeyini bilir. Hareketi değiştiğinde bile bunu fark eder. Önceden ilkokul 5 yıldı. Yine öyle olmalı. Hatta 6 yıl bile olabilir. (Japonya gibi) Mesele çok sınıf öğretmeni atansın değil. Mesele bir sınıf öğretmeni çocuğun tam da aklının ermeye başladığı zamanlarda 1-2 yıl daha gelişimine eşlik etmesi. 4 ve 5. sınıflarda fen bilimleri, sosyal bilgiler, beden eğitimi, görsel sanatlar, müzik derslerine branş öğretmenleri girsin. İlk 3 sene bu dersler sınıf öğretmeninin bünyesinde Hayat Bilgisi adı altında verilsin.
Kulağa söylemesi hoş geliyor diye 4+4+4 getirilmesinin bir manası yok. Hangi ülkede ilkokul 4, ortaokul 4, lise 4 yıl ki? Bir çocuğun gelişimi açısından ilkokul en önemlisi, lise en tehlikelisi. Biz en önemliyle en tehlikesini aynı tutuyoruz. Olmaz. Olamaz. Olmuyor da.
Eğer bugün buna gerçek anlamda çözüm bulmak istenirse ilkokul süresi artırılır, ücretli öğretmenlik uygulamasından vazgeçilir, lise süresi azaltılır.
Sayın Cumhurbaşkanım (@RTErdogan),
Eğitimin omurgası, geleceğin ilk ve en kritik basamağı ilkokul; ilkokulun ruhu ise sınıf öğretmenidir. Ancak bugün Türkiye genelinde 23 bin sınıf öğretmeni açığı gibi devasa bir gerçekle karşı karşıyayız. Gaziantep’te ve yurdun pek çok ilinde minik yavrularımız "öğretmen yok" denilerek kapıdan geri çevriliyor, okul sevinci kursağında bırakılarak evlerine yollanıyor.
Pedagojik formasyondan ve alan yeterliliğinden yoksun, geçici ve niteliksiz ücretli öğretmenlik uygulamaları eğitimin kalitesini doğrudan düşürürken, yamalı bohça mantığı bu ülkenin evlatlarının ilk 4 yılını ziyan etmektedir. Veli sıra bekliyor, çocuk tahtaya hasret, alanına hakim binlerce diplomalı sınıf öğretmeni ise meslek aşkıyla göreve hazırken bu çıkmazın bitmesini bekliyor.
İlkokul bir ülkenin temeli ve medeniyet inşasıdır. İlk çizgiyi çizen, harfi öğreten bu onurlu meslek geçici tedbirlere mahkum edilemez.
Zatıalinizden ve yetkili makamlardan istirhamımızdır:
🔹 23 bin sınıf öğretmeni açığı kadrolu ve adil alımlarla derhal kapatılsın,
🔹 Ücretli/geçici görevlendirme sarmalına son verilsin,
🔹 Geleceğimiz olan yavrularımız hak ettikleri nitelikli ve kadrolu öğretmenlerine kavuşsun!
Saygılarımızla.
@RTErdogan #UcretliDegilSinifOgretmeniAta
Ücretli öğretmenlik, öğretmen açığını günü kurtararak karşılayan geçici bir uygulamadır. Kalıcı çözüm bellidir: İhtiyaç kadar kadrolu öğretmen ataması. #UcretliDegilSinifOgretmeniAta@tcmeb
Öğretmen açığını ücretli öğretmenlikle kapatmak yerine, ihtiyaç olan yerlere kadrolu sınıf öğretmeni atanmalı.
Çocukların eğitimi geçici çözümlere bırakılamaz.
#UcretliDegilSinifOgretmeniAta
Geleceğin temeli ilk harfle, ilk gülümsemeyle ve güvenli bir sınıfla atılır. Fakat bugün 23 bin sınıf öğretmeni açığı gibi devasa bir gerçekle yüz yüzceyiz. Gaziantep’te ve pek çok ilimizde minik yavrularımız "öğretmen yok" denilerek kapıdan geri çevriliyor, okul heyecanı kursağında bırakılıp eve yollanıyor.
Veli sıra bekliyor, çocuk tahtaya hasret, atama bekleyen binlerce sınıf öğretmeni ise meslek aşkıyla göreve hazır bir şekilde kadro müjdesi bekliyor. Eğitimde tasarruf, geçici görevlendirme ve ücretli öğretmenlik yaması olmaz!
İlkokul bir ülkenin omurgasıdır; o omurgayı geçici ellerle ayakta tutamazsınız. İlk çizgiyi çizenlere hak ettiği değer verilmeli, 23 bin sınıf öğretmeni açığı derhal kadrolu atamayla kapatılmalıdır. Çocuklarımız dönmesin, sınıflar öksüz kalmasın! #UcretliDegilSinifOgretmeniAta