Şehir ve taşra hayatının dayattığı gündelik pratiklerle kuşatılmış bireylerin makûs talihleriyle imtihanı, Dazai'nin keskin analizleriyle okura canlı bir toplumsal panorama vaat ediyor.
Güneş Batarken hakkında daha fazlası için: https://t.co/W66dmQrd9o
📚 Paskal oyunu ve Paskal'ın Müslüman öncülerine dair Türkçe'deki ilk müstakil çalışma: "Paskal Oyunu: Hz. Ali, Gazzali ve Pascal'a Göre Ahirete Zar Atmak" - Mehmet Bayrakdar
"Einstein’ın da dediği gibi Allah zar atmaz. Ancak kulları çok çeşitli anlamda zar atar."
"Kim hükmedecek? Tanrı mı yoksa insan mı? Bu soru ölümlü/geçici dünyada her şeyi, özellikle ve en belirgin olarak da sosyal düzenlemelerimizi tayin eden, insan varlığının büyük anayasal sorusudur."
Demokrasi Miti / Tage Lindbom
📢 YENİ KİTAP - Fusûsü'l Hikme / Hikmetin Özleri
Farabi'nin Tanrı, âlem ve insan konularını; bir diğer bakış açısı itibarıyla ontoloji, teoloji, kozmoloji, psikoloji ve epistemoloji meselelerini ele aldığı Fusûsü'l Hikme, Tahir Uluç çevirisi ile İnsan Yayınları'nda.
Ali Humayun Akhtar, felsefe ve tasavvufun siyasal iktidarın uzağında gelişen bağımsız düşünce alanları olmadığını; halifelik rekabetinin ulemanın bilgi, inanç ve toplumsal rehberlik anlayışını doğrudan biçimlendirdiğini gösteriyor. Kahire’deki Fatımilerin halifeyi özel bir akılla donatılmış Platoncu filozof-hükümdar olarak sunması, Kurtuba ve Bağdat’taki Sünni âlimleri kendi felsefi miraslarıyla yeniden hesaplaşmaya zorlar. İbn Meserre gibi bir âlimin takipçilerine ruhun ve aklın yükselişinde rehberlik eden filozof-bilge konumu, Fatımi propagandasının yayılmasıyla siyasal bakımdan kuşkulu hâle gelir. Bu gerilim felsefenin dışlanmasıyla sonuçlanmaz: Gazzâlî’den itibaren Yeni Platoncu ve İbn Sînâcı ruh öğretisi tasavvufun diline, Aristotelesçi kıyas ise fıkıh ve kelama yerleşir. Akhtar böylece “dinî” ve “siyasî” otoriteyi karşı karşıya duran iki sabit güç olarak değil, rakip halifelikler, yargı kurumları, fetvalar ve dolaşımdaki metinler içinde birbirinin sınırlarını durmadan değiştiren ilişkiler olarak izler.
Ahmet Fethi Yıldırım'ın çevirisiyle Filozoflar, Mutasavvıflar ve Halifeler @VakifBankKY'den.
Fransız Devrimi genellikle ekonomik krizler veya ideolojik çatışmalar üzerinden okunur. Ancak Robert Darnton, Devrimci Mizaç: Fransız Devrimi’ne Giden Yolda Paris adlı eserinde çok daha derin bir katmana odaklanıyor: "Bilgi toplumu" olarak Paris.
Darnton; broşürler, şarkılar ve yeraltı yayınları üzerinden sıradan Parislinin devrime nasıl hazırlandığını, meşruiyetin nasıl çözüldüğünü ve toplumsal düzenin nasıl dönüştüğünü inceliyor. Eser tarihsel dinamikleri kültürel bir perspektifle okumak isteyenler için temel bir kaynak niteliği taşıyor.
#vbky #vebenzersiz
Bir destandan çok daha fazlası: Metnin ruhunu koruyan katmanlı çevirisi, ayrıntılı dipnotları ve geniş kapsamlı giriş yazısıyla İlyada, klasik edebiyat meraklıları için anıt bir edisyon niteliğinde.
Erman Gören’in Eski Yunanca aslından dilimize kazandırdığı ve her detayında büyük bir uzmanlığın izlerini taşıyan Homeros’un ölümsüz eseri, okurlarından gördüğü yoğun ilgiyle 2. baskısına ulaştı!
Destanın tarihsel arka planına, filolojik zenginliğine ve mitolojik derinliğine rehberlik eden bu özel çalışma için tüm okurlarımıza teşekkür ederiz.
#EverestYayınları
Günümüzde cereyan eden birçok mesele geçen asırda da hemen hemen aynı şekilde yaşanmıştı. Başta devlet adamlarımız olmak üzere okuma-yazma bilen her Türk’ün imparatorluğun 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın başındaki dağılma sürecini, ayakta kalabilmek için yaptığımız mücadeleyi, izlediğimiz yanlış siyasetler ve yaptığımız hatalar ile o dönemde Avrupa’nın bize karşı izlediği siyaseti bütün teferruatıyla okuması gerekir.
Usta öykücü Cemal Şakar, Pencere adlı öykü kitabında, dünya öykücülüğünün iki ana damarından biri olan Çehov geleneğinin izlerini taşıyan öykülerle okurun karşısına çıkıyor.
Çehov’un öykülerinde belirginleşen sadelik karşısında Şakar, zaman zaman metinlerle ve kelimelerle oyun oynamaktan hoşlanan özgün bir anlatıcı olarak öne çıkıyor.
Pencere, gündelik hayatın içindeki insanı, sessizlikleri ve görünmeyen ayrıntıları farklı bir anlatım diliyle keşfe çıkarıyor.
#izyayıncılık #CemalŞakar #TürkEdebiyatı
https://t.co/r8VJkWnvBV
Özgün üslubuyla dünya çapında geniş okur kitlesine kavuşan felsefeci ve psikolog Svend Brinkmann, bu kısa ama etkili kitabında her şeyi kişisel deneyime endeksleyen bakış açısının etik ve psikolojik sonuçlarını araştırıyor.
https://t.co/ICAOct3gPY
Irmakları dökülüyor gençliğimin, dökülsün.
Ne hazin bugün ateş, oysa yarın bir külsün
Deyip sustu sükûnet giydiren boyunduruk
Alınyazısını kötü bitiren bir sonbahar
Kalkıp gideceğim buradan, gölgeler soğuk.
“Ters Akıntı”, modern hayatın insanı kuşatan yalnızlığına, kapitalizmin görünmez tahakkümüne karşı; savaşların, göçlerin, adaletsizliklerin ve yabancılaşmanın ortasında insan kalabilme mücadelesi için söylenmiş estetik bir itiraz.
🔗 https://t.co/MAAXBa5KBs
Şema Terapi kitabı, duygularımızı, ilişkilerimizi ve kendimizle kurduğumuz bağı daha yakından anlamak isteyenler için önemli bir başvuru kaynağı.
#LiteraYayıncılık#PsikolojiKitapları#RuhSağlığı
Hayat kimin? Ölüm kimin? Karar kimin?
Ötanazi, doktor destekli intihar ve tedavinin reddi… Modern tıbbın ve hukukun en çok tartıştığı meselelerden biri, aslında insanlığın en eski sorularından birine dayanıyor: Bir insanın hayatı üzerinde karar verme yetkisi kime aittir?
Bu Can Kimin?, tarih boyunca ötanazi anlayışını, günümüzdeki etik ve hukuki tartışmaları, tedavinin reddini, yaşam destek ünitelerini, triyaj uygulamalarını ve hayatın sonuna ilişkin kritik meseleleri İslâm düşüncesi çerçevesinde ele alıyor.
Hayatın, ölümün, hastalığın ve insan onurunun anlamını yeniden düşünmeye davet eden bu eser, kolay cevaplar vermek yerine zor sorular sorduruyor.
#izyayıncılık #kitapönerisi #ötanazi
https://t.co/vb3zGlVge0
“Kötülüğün büyük siyah çizmeler giyip evinize geleceğini sanıyorsunuz. Oysa öyle gelmez. Dile dikkat edin. Çünkü her şey dille başlar.���
- Joseph Brodsky
“Fosse’nin iç içe geçen hayatlara dair kurduğu bu dünya, okurun elinden bırakamayacağı, kimlik ve varoluş üzerine yazılmış, ender romanlardan biri.”
— Publishers Weekly
Ben Bir Başkasıdır - Septoloji III - V / Jon Fosse
Çeviren: Melodi May Budak
“İnsan, mesken edindiği yerde sekinet bulan varlıktır. Bunu tersinden söylediğimiz zaman da aynı gerçeği işaret etmiş oluruz: İnsan ancak sekinet bulduğu yeri kendine mesken edinir.”