SREBRENİTSA: KATLİAMIN DORUK NOKTASI
Gerek kendi coğrafyasında, gerekse dünyanın farklı coğrafyalarında, tarihi katliamlarla dolu olan Batı Medeniyetinin, kendi coğrafyasındaki son katliamı, son soykırımı, Bosna Hersek Katliamı ve Boşnak soykırımıdır.
Bunun en acı, en doruk noktası da, kendilerine emanet edilenlere, kendi korumaları altındakilere yaptıkları katliam ile doruk noktası olan SREBRENİTSA’dır..
1980’lerde başlayıp 1989’da doğu blokunun çökmesi ile birlikte, adını dahi Güney Slav halkları olarak tanımlanan ve her biri federe devlet olan Sırp, Hırvat, Sloven, Boşnak, Karadağ ve Makedon halklarının isimlerinden alan Yugoslavya Federal Devleti, 1990 yılı başlarında, kendisini oluşturan halkların kendi bağımsız devletlerini kurmaları ile birlikte, dağılma sürecine girmiştir. Bu olayda, doğu blokunun dağılması gibi tarihi dünya konjonktürünün yanında, Slobodan Miloseviç başkanlığındaki Belgrad merkezli Sırp Federe Cumhuriyetinin, Yugoslavya’yı salt sırp egemenliğinde bir ülkeye dönüştürme politikası da etkili olmuştur.
25 Haziran 1991 de önce Hırvatistan, hemen ertesi gün Slovenya bağımsızlığını ilan etmiştir. Eylül 1991 tarihinde de Makedonya bağımsızlığını ilan etmiştir. Mart 1992 tarihinde de Bosna Hersek’te yapılan referandumda halkın %99,7 Bağımsızlık yönünde oy kullanmıştır. Ve böylece Bosna Hersek de bağımsızlığını ilan etmiştir. Hırvatistan ve Slovenya B.M.’de tanınması ile birlikte Yugoslav Halk Ordusu (=Sırbistan Ordusu) Hırvatistan ve Slovenya’dan çekilmesine kar��ın, Bosna Hersek de B.M. tarafından tanınmasına rağmen, Sırbistan Bosna Hersek’ten askerini çekmemiş, aksine 1995 yılına kadar sürecek olan, korkunç katliamların, işkencelerin, tecavüzlerin, ve sırf Müslüman oldukları için BOŞNAK SOYKIRIMININ yaşandığı savaşı başlatmıştır.
Bosna’da üç buçuk yıl devam eden bu savaşta 312.000 kişi hayatını kaybetmiş, 2 milyon kişi evini terk etmek zorunda kalmıştır. 27.734 kişi resmî kayıtlara kayıp olarak geçmiş, Toplu Mezarları Araştırma Enstitüsü’nün yıllardır sürdürdüğü çalışmalarda 20.000 den fazla kaybın cesedine ulaşılmıştır. Bunların kahir ekseriyetinin kimliği belirlenmekle birlikte,. Toplu mezarlarda bulunan cesetlerin çoğu parçalandığı, yakıldığı, tâbi tutulduğu işkence sebebiyle tanınamayacak hale geldiği için, kimlik tespit çalışmaları hâlâ ve oldukça zor şartlarda sürdürülmektedir.
Bosna-Hersek Kayıpları Arama Enstitüsü verilerine göre, 1995 yılından bu yana ülke genelinde 500’den fazla toplu, 5.000’in üzerinde müstakil mezar bulunmuştur. Kimlikleri tespit edilen kurbanlar, her yıl 11 Temmuz günü düzenlenen törenle Srebrenitsa’da toprağa verilmektedir.
SREBRENİTSA, bu toplu katliamların, işkencelerin, tecavüzlerin yaşandığı doruk noktadır. Sırp saldırılarından kaçan binlerce Boşnak, BM tarafından “güvenli bölge” ilan edilen ve 400 Hollandalı barış gücü askeri tarafından korunan Srebrenitsa’ya sığındı. Sığınmacılardan yaklaşık 25.000’i, barış gücü askerlerince Srebrenitsa’ya birkaç kilometre mesafedeki Potaçari’de bulunan bir akü fabrikasına yerleştirildi. Fabrikadaki savunmasız binlerce Boşnak, korunması için kendilerine emanet edildiği halde, Hollandalı askerlerce, 11 Temmuz 1995’te Ratko Miladiç, nam-ı diğer “Sırp Kasabı”, komutasındaki Sırp askerlerine teslim edildi. Askerler 12 yaş üstü tüm erkekleri bir yana, kadınları da diğer yana ayırdılar. Kadınlara tecavüz edildi, erkekler ise kamyon ve otobüslere doldurularak ölüme götürüldü.
Srebrenitsa’daki bu korkunç kıyımdan Tuzla’ya kaçmaya çalışan 12.000’i aşkın Boşnak, dağlık güzergâh üzerinde pusu kuran keskin nişancı Sırp askerleri tarafından âdeta tek tek avlandı. Dağlardaki bu zorlu kaçış yolundan yaklaşık ancak 3.000 kişi sağ olarak Tuzla’ya ulaşabildi. Srebrenitsa’dan Tuzla’ya uzanan yolda 10 gün içerisinde 10.000’den fazla kişi katledildi. Srebrenitsa’da yaşanan bu katliam Avrupa’da batılı devletlerin emaneti, koruması ve gözetimi altında yapılan katliamdır, tecavüzdür, soykırımdır. +
Geleceğin suçlusunu yetiştirmenin 8 altın kuralı...
1. Çocuğunuza küçük yaşlardan itibaren ne isterse vermeye başlayın.
Böylece herkesin onun geçimini sağlamakla yükümlü olduğuna inansın.
2. Fena sözler söylediğinde gülün.
Böylece kendisinin çok akıllı olduğuna inansın.
3. Ona düşünmeyi ve beynini kullanmayı öğretmeyin.
Bırakın, on sekiz yaşına geldiğinde her şeye kendi karar versin.
4. Yerde bıraktığı her şeyi siz kaldırın; kitaplarını, giysilerini, ayakkabılarını...
Onun için her şeyi siz yapın. Böylece sorumlulukları hep başkalarına yüklesin.
5. Onun yanında sık sık kavga edin.
Böylece bir gün aile parçalanırsa buna hiç şaşırmasın.
6. Ona istediği kadar harçlık vermekten kaçınmayın.
Böylece kendi parasını kazanmanın ne demek olduğunu asla öğrenmesin.
7. Yeme, içme ve konforla ilgili tüm isteklerini yerine getirin.
Böylece istediği her şeyi elde etmeye alışsın.
8. Komşulara, öğretmenlere, polise ve diğer insanlara karşı her zaman onun tarafında olun.
Böylece herkese karşı önyargıyla yaklaşsın.
Üstün Dökmen
Filistin'i bir başına bırakmayın.. Gazze'den bahsetmeyi unutmayın.. Boykotu genişletmeyi, yapmayı ve yaymayı bırakmayın. Unutmayın.. Gündem hızlı akar, değişir, değiştirilir. Sizler sorumlu olduğunuz asıl meseleyi ne olur önde tutun..
🚨The recent images of Dr. Hussam Abu Safyia are shocking evidence of Israel's abuse against Palestinian detainees.
Dr. Abu Safyia has been arbitrarily detained for one and a half years without charges, while being physically abused and denied healthcare.
His recent solitary confinement adds a further layer of concerns over his deteriorating health. Dr. Abu Safyia must be immediately and unconditionally released. Israel must release all Palestinians arbitrarily detained. States must pressure Israel to stop abusing Palestinian prisoners.
#FreeDrHussamAbuSafiya
🗣️ İsrail'in işkence ettiği Sumud Filosu aktivisti Thiago Avila:
- 7 aydır ateşkes olduğunu söylemelerine rağmen insanlar hala öldürülüyor.
- 24 saat içinde 50'den fazla teknemiz yasa dışı bir şekilde durduruldu ve insanlar kaçırıldı.
Değerli kardeşim Abdülhamid Yağmurcu da yasadışı ablukayı kırmak için Sumud filosuyla yola çıkan ve terör mekanizması İsrail’in alıkoyduğu sivil aktivistler arasında.. İnsanlık cephesi sapkın Siyonist terör örgütünü tarihin çöp kutusuna atmadıkça dünyada barış söz konusu olamaz.