Aliyev’in hedef aldığı isimlerden Rıdvan Kaya Özgür-Der'in başkanı. Özgür-Der, 28 Şubat sürecinde başörtüsü yasağına karşı kuruldu. Paşaların tanklarına baş eğmeyenlerin, Aliyev’in tehdidiyle hizaya gireceğini düşünmek… Tarih bilgisi kadar akıl ölçüsü de tartışmalı bir beklenti.
Aliyev bilmelidir ki;
biz ÖZGÜR-DER olarak Türkiye’de İslam’a savaş açan laik cuntaya karşı mücadele vermek için kurulduk ve meydanları asla terk etmedik.
Alınan bu karar bizim açımızdan bir şeref nişanesidir.
“Allah’a savaş açanlar kaybetmeye mahkûmdur!”
Aliyev’in kararına üzülmüyoruz,o karakterinin gereğini yapıyor.Kulağına İsrail’den ne üfleniyorsa onu yerine getiriyor.
Bizim üzüldüğümüz, ülkemizin yöneticilerinin şu ana kadar bu konuda sessiz kalıyor oluşu.
Aliyev rejimi hicab yasağıyla okul kapılarında zulmettiği Azerbaycanlı kızlarımızın ardından bu zulmü teşhir eden Türkiyeli Müslümanların da peşine düştü!
Siyonist çetenin işbirlikçilerine de böylesi yakışır zaten!
https://t.co/ue3kfnstw1
Görevlerini bırakmış olmak temizlik harekatı için yeterli değildir.
İş sadece görevi bırakmakla/bıraktırmakla kalacaksa bu bir temizleme harekatı değil ödüllendirmedir.
SPK Başkanı
Maliye Bakan yardımcısı
Esenyurt Kayyımı
görevlerini bıraktılar
Temizlik hareketinin başlangıcı olmasını temenni ediyor, devamını bekliyoruz…
Ama ülkedeki yöneticilerimizden Aliyev’e sen kimsin çıkışını,haddini bil yoksa diyen cümleleri hâlâ duyamadık.
Azerbaycan büyükelçisi hâlâ bakanlığa çağrılıp nota falan verilmedi.
Aksine eski ve yeni yöneticileri bize had bildirme yarışında sıraya girdiler.
Özgür-Der Ankara Şubesi Başkanı Yasemin Öğüt:
Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesini kabul etmiyoruz.
Başörtüsü Allah’ın emridir!
Hiç kimsenin bunu engellemeye gücü yetmez.
Azerbaycan yönetiminin bu yanlıştan dönmesini bekliyoruz.
Azerbaycan’daki başörtüsü zulmünü eleştirenlere Aliyev iktidarı tarafından uluslararası yakalama kararı çıkartılıyor.
Türkiye’den biri/leri de çıkıp senin haddine mi benim vatandaşıma yakalama kararı çıkartmak,bizim ülkemizde düşünce özgürlüğü var bile demiyor,diyemiyor.
Vah vahh
Post 28 Şubat süreci başlamıştır.
Ülkede buna alkış tutacak o kadar çok zerzevat var ki,bu süreci meşrulaştırmak için içişleri,dışişleri,egemenlik,had gibi kavramları kullanıp Allah’ın emrini hatırlatanları fitnecilikle suçlamak için sıraya girip el oğuşturuyorlardır.
🔴|Azerbaycan’da Aliyev Rejimi Türkiye’den 7 kişiye “Şiddet yoluyla iktidarın ele geçirilmesi çağrısı yaptıkları” gerekçesiyle uluslararası yakalama kararı çıkarttı.
-Fatih Tezcan
-Ahmet Şanlı
-Rıdvan Kaya
-Zekeriya Ceran
-F.Taşkaya Saral
-Abdurrahman Tumer
-Alparslan Tanrıkulu
🔴 Pep Guardiola'dan Gazze paylaşımı:
Onlar ölü değil, öldürülen insanlar. Onlar sayı veya rakamlardan ibaret değil.
Onlar bir ismi, yüzü, ailesi, hayalleri ve anıları olan canlardı.
Onlar 'sivil zayiat' değil; kız ve erkek çocukları. Şeylerin adını doğru koymaktan vazgeçtiğimizde, acıyı gizleyen bir dili kabul ettiğimizde, insanlığımızı kaybetmeye başlarız.
Tarihimizin çok karanlık bir dönemini yaşıyoruz.
Gazze'de enkazların arasında anne babalarını arayan, yardım isteyen, açlık çeken, yalnız kalan kız ve erkek çocuklarını görüyoruz. Büyüme fırsatı dahi bulamadan her şeylerini kaybetmelerine tanık oluyoruz.
Ve bu cehennem devam ediyor; onunla birlikte Filistin halkının insansızlaştırılması da sürdürülüyor. Onların hayatları da en az bizimkiler kadar önemli. Onların acısı bize yabancı değil, bunu unutmayalım.
@vahapeyyupoglu@GizliArsiv Bunların arpaları sağlam verilmiş hocam.
Laftan sözden anlamazlar.
Kendini yorduğuna değmez.
Bırak ne halleri varsa görsünler.
"İlham Aliyev başörtüsü yasağı getirmedi, böyle bir yasak yok, yalan söylüyorsun, Allah yalancıya lanet etsin." diyor.
Ben de "Senin gibi düşünenlere ve sana lanet etsin." diyorum.
Ayrıca Aliyev'in karısı için "Seyyide Mihriban" diyor.
"Cihat istiyorsan yallah Filistin'e, cihat cephesi orada." diyor.
Diyor da diyor...
Bu Selahattin Özgündüz, Iğdırlı. İran'ın Kum şehrinde ilim(!) tahsil etmiş, İstanbul Halkalı'daki Zeynebiye Camii'nde Türkiye Caferilerinin lideri, baş molla olarak görev yapıyor.
Bunlar işte böyle günler için yetiştiriliyor.
"Yuh!" diyorum, başka bir şey demiyorum...
Hah şöyle.
Açık gelin.
Bizden size ne dost ne gardaş olun deyin.
Irkî bağlantının hiç bir şey ifade etmediğini açıkça ortaya koyun.
Siyonistler bizim kardeşimizdir deyin de herkes sizin neye hizmet ettiğinizi daha iyi idrak edebilsin.
🔴 “Türk yetkililer zarar görür.”
Azerbaycan Milli Meclis Milletvekili Rasim Musabeyov, Türkiye’yi İsrail üzerinden tehdit etti.
“Ülkemiz için İsrail ile olan faydalı ilişkilerimizi birileri için bozmak niyetinde değiliz.
AK Parti hükümeti, İsrail'i ideolojik açıdan düşman olarak gösteriyor ve Azerbaycan'ı da bu yola sürüklemek istiyor.
Ancak sadece Azerbaycan değil Kazakistan,Özbekistan ve Türkmenistan da Türkiye'nin İsrail'e karşı bu yaklaşımını kabul etmiyor.
Hiçbir Türk devleti İsrail ile ilişkiler konusunda Türkiye'nin pozisyonunu paylaşmıyor.
Hiç kimse oradaki büyükelçiliklerini kapatmıyor.
Azerbaycan pozisyonunu Türkiye'ye iletti . Başka bir deyişle, ilişkilerimizi zayıflatmak istemiyoruz.
Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler o kadar sağlam bir temele sahip ki, isteseler bile bu ilişkileri koparamazlar.
Bu yönde devam ederlerse bence Türk yetkililer bundan çok daha fazla zarar göreceklerdir.”
Eger başörtü yasağı veya başka herhangi bir dini özgürlük o ülkenin iç meselesi ise, ne Avrupa, ne Suriye, Ne Doğu Türkistandaki insan hakları bizi ilgilendirmez, öyle mi? Azerbaycana yanlış yoldasın demek bu kadar mı zor? Gardaşım yapmayın demek neden yanlış. Neden hadsizlik.
Azerbaycan’daki tesettür yasağı, sekülerlik maskesi altında kolonyalizme gönüllü kölelik etmekten başka bir şey değil aslında...
Zira Azerbaycan’ın yakın müttefiki İsrail’i de ayakta tutan Batı kolonyalizminin en büyük alametifarikası, Müslüman kadınların ne giyeceklerine ve inançlarını nasıl yaşayacaklarına onlar adına karar verme küstahlığıdır.