Türk sinemasının en gerçekçi sosyolojik röntgenidir Kapıcılar Kralı.
Ünvanı, makamı veya konumu ne olursa olsun...
İnsanın kendi üstündeki hiyerarşiye değil, kendinden alt seviyede gördüğü insanla kurduğu iletişim tarzına şahit oluyoruz.
Asıl kültür ve üslup, sadece gücünün yettiği yerde değil, sorumluluk sahibi olduğun her alanda karşı tarafa ne kadar saygı duyduğunla ölçülür.
Çünkü bir insanın gerçek duruşu, elde ettiği imkanlarla ve yetkilerle diğer insanlara nasıl davrandığında saklıdır.
Genetik olarak değiştirilmiş domuz böbreği, 66 yaşındaki bir hastada 9 ay çalışarak hastayı diyalizden uzak tuttu.
Daha sonra hastaya kadavra böbreği nakledildi. Bu, domuz böbreğinin insan böbreği bulunana kadar geçici bir köprü olarak başarıyla kullanıldığı ilk vaka oldu.
Volkswagen Denetleme Kurulunun aylar süren müzakerelerden sonra yönetim kurulunun tasarruf paketini onayladığı bildiriliyor. Buna göre kurtarma planının yaklaşık %95’i uygulanacak. Paketin Cuma günü onaylanabilmesi için bazı maddelerde düzenlemeler yapılıyor.
Sonuçta yönetim kadrosu dahil olmak üzere 60.000’e kadar iş pozisyonu tehlike altında; bunlardan ilk etapta 47.200’ü, genel gider açığını kapatmak için ise ek olarak 13.000’i işten çıkarılacak. Yeniden yapılandırma en az 6,6 milyar Euroya, en kötü senaryoda ise 10 milyar Euroya mal olacak.
VW, Avrupa’da 500.000’den fazla araçlık kapasite fazlasını azaltmak zorunda. Fabrikalar bu durumdan etkilenecek. Emden, Zwickau, Hannover ve Neckarsulm fabrikaları için 2031’den 2034’e bir üretim programı garanti edilemiyor. VW, ancak fabrikaların maliyetlerinin Haziran 2027’ye kadar önemli ölçüde düşmesi halinde yeni ürünleri değerlendirecek. Ama bu 4 fabrika büyük ihtimal kapatılıyor.
Buna ek olarak: model sayısında %50'ye varan azalma var. Yeni yönetici primlerinin kesilmesi, olası hisse satışları, 2029 sonuna kadar Seat markasının düzenli bir şekilde piyasadan çekilmesi ve yaklaşık 160.000 çalışanı kapsayan VW AG'nin, yeni VW Binek Otomobil AG ve VW Group Components AG'yi içeren bir holding şirketine dönüştürülmesi de pakette.
Bir dönem TRT ekranlarında haber spikerliği de yapan tiyatro ve sinema oyuncusu Alev Sezer, uzun yıllar yaptığı Bruce Willis seslendirmesiyle tanınmıştır. 🎤
Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı:
“Çok enteresan bir tabloyla karşı karşıyayız.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki mülkiyetler üzerinden davalar açılıyor, Avrupa tutuklama kararları çıkarılıyor.
Girne’de yapılacak basit bir uluslararası müzik festivaline dahi müdahale ediliyor, iptal ettiriliyor.
Barcelona Futbol Kulübünün çocuklara yönelik futbol kampı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılacakken Rum tarafı İspanya Futbol Federasyonu, UEFA ve Barcelona nezdinde girişimlerde bulunuyor; sonuçta kamp programdan kaldırılıyor.
Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında doğal gaz boru hattı yapılması gündeme geldiğinde de Rum yönetimi buna itiraz ediyor. Türkiye ile KKTC arasında yaklaşık 101 kilometrelik doğal gaz hattı için çalışmaların başlatıldığı açıklanmış durumda.
Bütün bunların arkasındaki zihniyet nedir?
Rum yönetimi diyor ki:
‘Adanın tek meşru devleti ve tek uluslararası temsilcisi benim.’
Peki bunun Kıbrıs Türkü açısından anlamı nedir?
Sizi ayrı bir devlet olarak görmüyor.
Sizin egemenliğinizi kabul etmiyor.
Sizi kendisiyle eşit uluslararası statüde bir devlet olarak kabul etmiyor.
Dolayısıyla KKTC Cumhurbaşkanıyla da bir devlet başkanı olarak değil, kendi iddia ettiği Kıbrıs Cumhuriyeti içerisindeki ‘Kıbrıs Türk toplumunun lideri’ sıfatıyla görüşmek istiyor.
Ben buna itiraz ediyorum!
Çünkü bu anlayışın vardığı yer şudur:
‘Devlet benim. Egemenlik benim. Ada adına karar verme yetkisi benim. Sen ise benim devletimin içerisindeki bir toplumsun.’
Yani sizi kendi egemenlik iddiasının altında görüyor.
Bir başka ifadeyle, sizi adeta tebaası gibi görüyor.
O halde soruyorum:
KKTC’nin uluslararası faaliyetlerini engelleyen, çocukların futbol kampına dahi müdahale eden, mülkiyet üzerinden tutuklama kararları çıkartan, KKTC’nin ayrı devlet kimliğini reddeden ve kendisini adanın tek devleti olarak gören bir anlayış karşısında;
hala bu kapıları aşındırmanın ne alemi var?
Önce statümüzü kabul edin.
Biz devletiz.
Biz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’yiz.
Biz sizin tebaanız değiliz.
Ondan sonra iki devletin eşit temsilcileri olarak oturur, konuşuruz.”
Yoksulluktan dolayı hiç okula gidemedi,
İlkokul diplomasını 45 yaşında alabildi,
Cura icrasının en büyük yegane isimdir.
Şelpe tekniğinin icra tarzının modern dönemdeki en büyük ustalarındandır.
Madımak’ta yakılarak öldürülmüştür. 🥀
pdf kitap okuyan varsa https://t.co/gu4PUTVmYv diye bir site var(bilenler vardır muhakkak), hiçbir yerde bulamadığım bazı kitapların pdf'ni burada buldum.
günde 3 kitap indirme hakkınız var. bugüne kadar gördüğüm en kapsamlı e-kitap sitesi
1995 yılında usta karikatürist, yazar, tiyatro ve pandomim sanatçısı Oğuz Aral'ın TRT'de sunduğu bu programın adı Mizah Yolcuları'dır.
Program 1995 yılında yayına başlamış ve 1995–1996 yayın döneminde ekranlara gelmiştir. Toplam 13 bölüm sürerek ekran ömrünü tamamlamıştır. Her bir bölümü yaklaşık 60 dakika uzunluğundadır.
Proje tasarımı, yapımcılığı ve yönetmenliği Yıldırım Eskici tarafından üstlenilen bu belgesel-söyleşi programında, Oğuz Aral her hafta Türk mizahına, edebiyatına ve tiyatrosuna yön vermiş Aziz Nesin, Nejat Uygur, Ferhan Şensoy, Turhan Selçuk ve Gazanfer Özcan gibi çok önemli isimleri konuk etmişti.
Bu Ferhan Şensoy’u konuk ettiği programdan. Her ikisinin de ruhları şad olsun.
Alman Parlamentosu, Çin’in Doğu Türkistan’da soykırım yaptığını kabul etmedi.
Bunun yerine, yayımladıkları makalede Çin’in Doğu Türkistan’da gerçekleştirdiği zulme ve insan hakları ihlallerine dikkat çekerek, bu ihlallerin üzerine gidilmesi çağrısında bulundu.
Üstelik bu makale eski. Arşivlenmiş. Yeni değil bu.
📀 1963'ten kalan bir ses…
Bulgaristan Türklerinin Türkçe şarkıları, 1960'lı yıllarda Balkanton plaklarında kayda alındı. Ayfer Sadıkova ve birçok Türk sanatçının seslendirdiği bu eserler bugün kültürel birer miras.
Bir plak, onlarca yıl öncesinden gelen bir hatıra… 🎶
Özcan
Daha önce tarafımca defalarca alt edildikten ve gerçek bir hekime karşı(ben veya başkası isim önemli değil) bu ALENİ YALAN, TEHLİKELİ UYDURMA'ları savunamayacağını anladığında ana hesabimi engellemistin çok önce.
O yüzden direkt seni alıntılayamıyorum.
Bir kere sen bunları BİR KARDİYOLOG olarak başlayan bir tweet'le öneremezsin. Dünya üzerindeki hiçbir kardiyolog gerçek RCT ve metaanalizlerin, en güncel rehberlerin aksini sanki bir kardiyoloji konsensüsüymüş gibi paylaşmaz.
Kaynak soranlara uyduruk veya düşük kanıt düzeyli yayınları paylaşıyor, veya düzgün yayınları yapılamayacak çıkarımları yapıp paylaşıyorsun.
Gerçek RCT'leri, meta analizler, kanıta dayalı güncel rehberleri görmezden geliyorsun.
Çok değerli kardiyolog meslektaşlarımız, hocalarımız, senin gibi tiplere rağmen canla başla halka doğruları anlatmaya ve gereken yerde gerekli ilaçları başlamaya, gerekli müdahaleleri yapmaya devam ediyorlar.
Şimdi senin bir KARDİYOLOG olarak ortaya attığın ve KARDİYOLOJİ CAMİASINI ASLA TEMSİL ETMEYEN bu yalanlarına, senin tane tane yazdığın gibi tane tane cevap verelim.
Bir kere hastanın epikrizi, ejeksiyon fraksiyonu, koroner anatomisi ve kanama riski bilinmeden böyle bir yorumlama zaten yapılamaz. Ama sen aklınca karalamışsın bişeyler, onun üstüne konuşacağız.
Bir hastanın EF’sini, nabzını, tansiyonunu, ritmini, böbrek fonksiyonunu, LDL/ApoB düzeyini ve kanama riskini bilmeden
"bunu kesin yazmazdım, şunu ileride keserdim"
demek kişiselleştirilmiş tıp falan değildir.
Önerilerin doğru olduğunu varsaysak bile görmediğin hastaya sosyal medya üzerinden taburculuk reçetesi yazmışsın.
Gerçi aşı karşıtlığı, statin saldırısı yapan, kanıt dayalı tıbba savaş açmış bir adamın bunu yapması bizi şaşırtmamalı.
Ayrıca daha da tehlikeli olanı bu yöntemin sadece kendisinin yanlışlığı değil, içeriğinin de tamamen uydurma ve tehlikeli olması.
Burada salladığın maddelerin büyük kısmı kendi uydurma, hayali içerikli kişisel doktrinini insanlara kardiyolojinin görüşü gibi sunuluyor.
Ama inceleyeceğiz.
Kalp krizi geçirmiş kişinin ünü üzerinden dikkat devşirmek için doğru olmayan önerileri, büyük bilim insanı edasıyla açık mektup formuna çevirip tweetlemekle olmuyor bu işler.
Çok değerli Prof. Dr. Ercan Akşit hocamız gerçek bir kardiyolog olarak yaptığı müdahalenin kusursuzluğu gibi, hastanın sonraki sürecini de kusursuzca planlamış ve kendisini-yakınlarını bilgilendirmiştir. Hasta gerçek bilimin ellerinde iyi durumdadır, hurafecilerin hurafe saçtığı saçmasapan listelere ihtiyacı yoktur.
Madde madde bakacağım:
1- İkili kan sulandırıcı:
Büyük ölçüde doğru, fakat burada kullanılan terminoloji ve süre üzerinden dokunmak istediğim detaylar var:
Bunlar çoğunlukla kan sulandırıcı değil, aspirin ile bir P2Y12 inhibitöründen oluşan ikili antiplatelet tedavi. Akut koroner sendrom sonrası yüksek kanama riski yoksa 12 ay güncel varsayılan süredir; ancak kanama ve iskemi riskine göre süre kısaltılabilir veya tedavi sadeleştirilebilir.
Yani bir yıl evet makul başlangıçtır ama kutsal sayı değildir (1).
2- Beloc/Saneloc yazmazdım demişsim, EF'yi mi gördün Özcan??
Hastanın EF’sini görmeden böyle bir şey söyleyemezsin.
Bu çıkarımınla alakalı konuşalım, sonra neden direkt böyle bir şey söyleyemezsin, detaylandırayım.
EF’si ≥%50 olan ve beta-bloker için başka endikasyonu bulunmayan 17.801 post-MI hastasında beta-blokerler ölüm, yeni MI veya kalp yetersizliğini azaltmadı.
Ancak buna karşılık EF’si %40–49 olanlarda yarar sinyali görüldü.
Tabii kalp yetersizliği, angina, taşiaritmi, hipertansiyon veya başka bir endikasyon varsa denklem burada yeniden değişir.
Dolayısıyla hastayı değerlendirmeden, herkese ömür boyu veririm de, EF’yi görmeden asla vermem de bilimsel değildir (2,3).
3- Mide koruyucu yazmazdım demiş, yani yine otomatik ret.
PPI herkese zorunlu değildir; fakat ikili antiplatelet kullanırken gastrointestinal kanama riski bulunan hastalarda önerilir.
Yine burada da, doğru yaklaşım “herkese yaz” veya “kimseye yazma” değildir.
Kanama riskini değerlendirmek gerekir(1).
4- Tansiyon ilacını ileride kesmeyi hedeflerdim, hem neden??
Hem de büyük yanlış.
Tedavinin hedefi ilaçsızlık değil, güvenli biçimde hedef tansiyona ulaşmaktır.
Güncel hedef çoğu erişkinde <130/80 mmHg’dir; klinik kardiyovasküler hastalığı bulunan kişide ortalama tansiyon ≥130/80 ise yaşam biçimiyle birlikte ilaç tedavisi önerilir.
Kilo kaybı sonrası kontrollü azaltma elbette mümkün olabilir; ancak ayrıca bazı ilaçların ventrikül fonksiyonu, kalp yetersizliği veya başka endikasyonları bulunabilir. Burada klinik sonlanım olarak alınacak şey tablet sayısı değildir (4).
5 - Kolesterol ilacını yazmazdın ha? Bir de kesinlikle ha? SEN kendi adına evet, ama kardiyoloji adına konuşma Özcan
Akut koroner sendrom geçiren hastaların tamamına, kontrendikasyon yoksa yüksek yoğunluklu statin önerilir.
Güncel sekonder korunmada hastaların büyük bölümü için LDL hedefi <55 mg/dL’dir. İnsülin direnci önemlidir; ancak LDL/ApoB taşıyan aterojenik partiküller ile insülin direnci birbirinin alternatifi değildir.
LDL’nin aterosklerotik kardiyovasküler hastalığın nedensel bileşeni olduğu genetik, epidemiyolojik ve randomize tedavi verileriyle gösterilmiştir.
Yan etkiyi anlatabilirsin bu başka ama kanıtlanmış faydayı “kolesterol önemsiz” diyerek SİLEMEZSİN(1,5,6). Yok hala iddialıysan istediğin kanalda istediğin moderatör eşliğinde benimle tartış bakalım bu konuları.
6 - Tuzu kısıtlamazdın öyle mi? Kimse fizyolojik sodyumu ortadan kaldırmayı önermiyor Özcan, algınız insanlara hep bu yönde aksettiriliyor ama.
Senin uyduruk ketojenik diyetlerin bir halta yaramadığı yerde hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıkta fazla sodyumun azaltılması, güncel kılavuzların güçlü yaşam biçimi önerilerindendir. Çünkü seninki gibi anekdot veya isteğe göre değil, güçlü kanıta göre çok etkilidir.
Miktarı tansiyon, kalp yetersizliği, böbrek fonksiyonu ve kullanılan ilaçlara göre kişiselleştirebilirsin. Ancak hele de bu konuda ASLA, "ASLA" diyemezsin(4,7).
7A - Hayvansal yağ konusunda senin kanıttan uzak abuk subuk önerilerin zaten malumumuz.
Balıkla tereyağını aynı sepete koyan saçmasapan bir beslenme yaklaşımı.
Balık, yumurta, yoğurt, peynir, sakatat, yağlı et ve tereyağı; yağ asidi profili, işlenme düzeyi ve besin matriksi bakımından birbirinin eşdeğeri değildir.
Bunların hiçbirini tek başına zehir ilan etmek gerekmez; fakat kalp krizi geçirmiş hastaya özellikle hayvansal doymuş yağdan zengin diyet reçete etmek de kanıta dayalı değildir.
Güncel öneri, doymuş yağ kaynaklarının yerine ağırlıklı olarak doymamış yağ kaynaklarını koymaktır.
Yaklaşık 59.000 kişiyi içeren 15 randomize çalışmanın Cochrane analizinde doymuş yağın azaltılması, birleşik kardiyovasküler olayları %21 azalttı(7,8). Bak Cochrane diyorum Özcan, ne demek biliyorsun de mi?
7B - Buğdaya, pirince, mısıra ve patatese veda mı? Ne alaka? Popülist olarak iyi tutuyor de mi Özcan? Farklı olmak insanların ilgisini çekiyor. Tekrar soruyorum Özcan ne alaka?
Rafine tahılları, aşırı porsiyonu ve ultra-işlenmiş ürünleri sınırlamak anlamlıdır; fakat bütün tahılları ve nişastalı gıdaları topluca yasaklayan bir sekonder korunma kılavuzu yoktur.
Güncel öneriler sebze, meyve ve rafine tahıllar yerine çoğunlukla tam tahılları destekler. Karbonhidratın kaynağı, işlenme biçimi, porsiyonu ve toplam enerji dengesi önemlidir, bitkinin adını verip etiketleyip kenara çekilirken amacın nedir(7)?
8 - Görmediğin hastaya, samimi gözükmek ve yazıyı doldurmak için yazılmış abuk subuk öneriler.
9 - Sigarayı bırak, ilk sıraya yazılacak madde Doğru yani
10- Alkol konusunda genel olarak mümkünse sıfırlamak, mümkün değilse minimuma indirmek en doğrusu. İlk 3 ay hatta daha uzun süre asla demek doğru diyebilirim.
Ancak doktorun ağzından "haftada 1-2 rakı" gibi bir cümle makul değil
Güncel yaklaşım, içmeyenin başlamaması; içenin ise tüketimi sınırlamasıdır.
Ritim bozukluğu, tansiyon, karaciğer durumu, kanama riski ve kullanılan ilaçlar ayrıca değerlendirilir tabii(7).
11 - Yeniden tıkanmayı önlemede ilaçların rolü sıfıra yakın, demişsin. Şaşırmayın arkadaşlar, bu arkadaş bunu hep yapıyor. Utanmadan, sıkılmadan, çekinmeden, insanların hayatına nasıl bir zarar verdiğini düşünmeden bunu bu adam hep yapıyor!!
Stent trombozu, stent içi restenoz ve başka bir damarda gelişen yeni aterotrombotik olay aynı şey değildir; farklı mekanizmaları ve farklı önleme stratejileri vardır. Antiplatelet tedavi trombotik olayları, LDL düşürücü tedavi aterojenik yükü, antihipertansif tedavi ise hemodinamik riski hedefler.
Statin çalışmalarında LDL’nin her 1 mmol/L düşürülmesi majör vasküler olayları yaklaşık beşte bir azaltmıştır. Ayrıca 2.499 post-MI hastasının yer aldığı SECURE çalışmasında aspirin, atorvastatin ve ramipril içeren ilaç stratejisiyle primer kardiyovasküler olay oranı %12,7’den %9,5’e düşmüştür.
Aşılarla alakalı haddini aşıp benden RCT isteyen, sonra iki tur eveleyip geveledikten sonra rezil olduğunu anlayıp beni engelleyen Özcan!!
Al bak bu hayati konuda, senin alanında NASIL YALAN KONUŞTUĞUNUN KANITLARI BUNLAR!
Varsa cesaretin çıkıp canlı yayında, karşımda savunsana şu yalan, uyduruk, tehlikeli önerilerini(9,10).
Evet arkadaşlar, Özcan efendinin paylaşımda sigarayı bırakmak, eklenmiş şekeri azaltmak ve yaşam biçimini düzeltmek gibi doğru parçalar var evet fakat
Özcan yine bunları fırsattan istifade
"insülin direnci her şeydir, LDL önemsizdir, ilaçlar işe yaramaz, hayvansal yağ tedavidir" şeklindeki DÜPEDÜZ YALAN bir üst anlatının içine yerleştirmiş.
Koroner sekonder korunma; "ilaç mı yaşam biçimi mi?"seçimi değildir. Hele hastayı ve okuyan herkesi yanlış yönlendirecek şekilde uzun uzun absürt ve aykırı öneriler yazmak kardiyolojiye asla uygun değildir.
Gerektiği sürece antiplatelet tedavi, yoğun LDL/ApoB düşürülmesi, tansiyon ve gliseminin kontrolü, sigaranın bırakılması, kardiyak rehabilitasyon, sürdürülebilir beslenme ve egzersiz birlikte uygulanır.
Yaşam biçimi çok önemlidir. Direkt hayat kurtarır, ancak kanıtlanmış ilaçlar da hayat kurtarır.
Birini yüceltmek için diğerini sıfırlayamazsınız.
Bunu kişiselleştirilmiş tıp kisvesi altında yapamazsınız.
Çünkü bu tıp falan değil, saçmasapan bir ideolojidir. Kalp krizi sonrası hastanın ihtiyacı tereyağı manifestosu değildir, epikrize dayalı risk azaltımıdır ki bunu hastanın kardiyologu en iyi şekilde yapmıştır zaten
Önümüzdeki Pazar eyalet seçimlerini aşırı sağ AfD'nin açık ara kazanması beklenen Saksonya-Anhalt ekonomisine özet bakış;
-İşsizlik oranı Ağustosta %8.2 ile Almanya ortalamasının (%6.5) üzerinde. Yüksek işsizliğe rağmen, yaklaşık 14.000 nitelikli iş gücü açığı var.
-2024 verilerine göre ortalama 48.3 yaş ile Almanya'nın en yaşlı nüfusu. 2035'e kadar nüfusun %8 oranında azalması bekleniyor.
-Ortalama brüt yıllık kazanç 41.163 Euro seviyesinde ve bu rakam, Almanya genelindeki 54.066 Euro'luk ortalama kazancın belirgin şekilde altında.
-Eyalette yaklaşık 56.000 şirket var ve bunların %63'ü hizmet sektöründe faaliyet göstermekte.
-En büyük işverenler: Alman Demiryolları Deutsche Bahn (8.093 çalışan), Deutsche Post DHL (5.100 çalışan) ve Halle Üniversite Kliniği (4.310 çalışan).
-2026'nın ilk yarısında Almanya genelinde 3.053 yeni girişim kurulurken, Saksonya-Anhalt'ta kurulan startup sayısı yalnızca 5. Eyalet, yeni girişim sayısı bakımından Almanya'da son sıralarda.
-Saksonya-Anhalt, Almanya'nın toplam ekonomik üretimine %1.8 oranında katkı sağlamakta. 2025 yılında eyaletin GSYH'si bir önceki yıla göre %0.2 küçülerek 81.8 milyar Euro. Çalışan başına düşen GSYH (83.099 Euro) Almanya ortalamasının (97.210 Euro) oldukça gerisinde.