Hür dünyanın bütün vicdân sahiplerine,
Bugün, gün boyu Gazze'deki yetkili kişilerden çok acı haberler aldım.
Gazze'deki büyük mezalim, tahammülü hatta tasavvuru dahi mümkün olmayan bir safhaya girmiştir. Başka siyasi ve insani krizlere odaklanarak Gazze'deki trajediyi geri planda b��rakan kamuoyuna mevcut durumu ilan etmeyi insani bir vazife biliyorum.
Birkaç yıldır devam eden ağır bombardıman, toplu yıkım ve soykırımla beraber Gazze'de su, yiyecek ve ilaç başta olmak üzere temel hayatî ihtiyaçlar konusunda büyük bir mahrumiyet yaşanmaktaydı. Bu mahrumiyet son haddine ulaşmış durumdadır. Bebeğinden ihtiyarına, yaralısından hastasına, bütün Gazzeliler topyekün bir açlıkla karşı karşıyadır.
Uzun süredir açlığa direnen çocuklar, yaşlılar ve hastalar ölmektedir. Sınırlarda ihtiyacın binde biri dahi olmayan yardımların tabiri caizse damla damla dağıtılması nedeniyle büyük bir kaos oluşturulmaktadır. Şerefli Gazzeliler çocuklarına götürebilecekleri bir lokma için itiş kakış içine girmek zorunda bırakılmakta ve küçük düşürülmektedir. Dünya tarihinin en şerefli mücadelelerinden birini vererek her halükarda ayakta kalan bir halk, silahlı askerlerin karşısında yerlerde süründürülerek, aşağılanmaktadır. Yüzlerce kişi yiyeceğe ulaşmak isterken, hunharca katledilmektedir.
Bu açlık, tabiî bir afetin neticesi değildir. Alçakça uygulanan bir soykırım mühendisliğinin son aşamasıdır.
Değerli dostlar,
Süre tükenmektedir... Hayat tükenmektedir... Onur tükenmektedir...
Başta ilk günden itibaren Gazze'nin sesini tüm insanlığa duyuran Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm yetkililere tarih boyunca insanlığın vicdan yükünü omuzlayan aziz milletimizin her ferdine sesleniyorum.
Lütfen tüm önceliklerimizi değiştirerek insanlığı bir kez daha Gazze'de yaşanan büyük trajediye yöneltelim.
Bu mutlak şer ve kötülüğe derhal müdahale edilmediği takdirde, -tıpkı Bosna gibi- bütün insanlığın utançla anacağı bir Gazze'miz olacak!
Vallahi ahirette Gazze'den sorulacağız!
Vallahi ahirette bunun hesabını veremeyeceğiz!
Dr. Öğretim Üyeliği (eski ad��yla Yardımcı Doçentlik) kaldırılıyor mu?
2547 ek-34. madde gereğince üniversiteler doktora sonra araştırmacı istihdam edebiliyorlar ve YÖK buna çok önem veriyor. Doktorasını bitiren birisi 3 yıl boyunca araştırmacı statüsü ile istihdam ediliyor, derse girmiyor, bir çeşit proje asistanlığı yapıyor. Fakat yönetim kurulu kararı ile derse de girebiliyor. Aldıkları maaş 35-40 bin arası.
Üniversiteler kadro krizinde. Birçok anabilim dalında profesörlerin sayısı diğerlerini geçmiş durumda. Profesörlere yer açmak için alttaki kadrolar değiştiriliyor ama yeni kadro ihdası çok düşük.
Korkarım ki yakında üniversiteler yardımcı doçent kadrosu açmak yerine doktora sonrası araştırmacı istihdam etmeye başlayacak. Tamamen üniversitenin inisiyatifine bağlı 3 yıllık sözleşme süreleri 5 yıla, 7 yıla çıkarılacak. Düşük maaşlı ve istediği zaman kapıya koyabileceği elemanlar öngörüyor yeni anlayış.
Bu, 33-a'lı araştırma görevlilerinin hiçbir güvencesi olmayan 50-d statüsüne geçirilmesinden çok daha büyük bir darbedir üniversiteler için. İnsanlar neredeyse 40 yaşlarına gelecekler ve iş güvenceleri olmayacak. Bu durumda kim akademiye yönelir?
Öğretim elemanları ve eğitim sendikaları ilginç bir şekilde sessiz!
@mahrerdem İbnü’l-Arabî aynı zamanda “Allah uyumayan El-Kayyumdur” diyen ve insanın kayyûmiyetle ahlaklanabilmesinin imkanını ısrarlı bir şekilde savunan bir müellif. Ona göre, Kul uyumamakla kayyûmiyetin ihtiva ettiği alemi koruma ve ikâme etme tecrübesinde Hakk’ın bu niteliğine katılır.
Büyükşehir Belediyemiz, Klasik Düşünce Okulu iş birliğiyle “Konya İslam Düşüncesinde Nübüvvet Kampı’na” ev sahipliği yapıyor.
🎙️ Açılış programında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay, Konya’nın geçmişten itibaren ilmin, irfanın, medeniyetin önemli şehirlerinden birisi olduğunu belirterek, “Konya bir medreseler şehri. Burada oluşan ilim- irfan birikimi, bugünümüzün dünyasına da çok önemli etkiler sunmuştur. Eğer bir ülke ilim üretemiyorsa, bir derinlik oluşturamıyorsa başarılı olma şansı yok. Bunun için bizim yaptığımız şey uygun ortam hazırlamak. İnşallah buradan çıkacak fikirler de Konya’mız ve ülkemiz adına çok kıymetli olacaktır.” dedi.
🎙️ Klasik Düşünce Okulu Derneği Başkanı Prof. Dr. Ekrem Demirli, organizasyona destek veren Başkan Altay’a teşekkür ederek, “Türkiye entelektüellerinin, aydınlarının yazar olması lazım; iyi yazılar yazmamız lazım ve sürekli yazmamız lazım. Bu bizim için çok önemli.” diye konuştu.
Muhaliflerden esir aldıkları Alevi askere:
Biz size, sizin Sünnilere davrandığınız gibi davranmayacağız.
Biz Ayşe, Ömer, Osman ve Ali efendilerimizin torunlarıyız. Onlara kötü söz söylemeyin.
Aynısını @AltayCemMeric anlatınca ateistlerden yemediği laf kalmıyor. "Böyle delil mi olur, o halde samimi olan herkese peygamber diyelim" falan filan diye.
@kuskunakplii Atatürk hem geçmişin hem bugünün hem yarının lideridir. Çünkü O'nun fikirleri sizin bağnaz fikirlerinize benzemez. O her dönemin lideridir.
Başıboş köpek sorununu “kısırlaştırma” ile çözelim diyenler, hayal satıyor!
10 milyon başıboş köpeğin kısırlaştırılması mümkün değil, bunu herkes adı gibi biliyor.
10 milyon köpeğin yakalanıp kısırlaştırılması yıllar sürer, bu süre zarfında 10 Milyon köpek sayısı en az 40 Milyon olur.
Kısırlaştırılsa bile köpekler ortalama 10 yıl daha sokaklarda tehlike saçmaya devam eder.
Yok yere harcanan kamu kaynakları da cabası!
Köpeklerin toplanıp barınaklarda bakılması da ayrı bir sorun.
Bu ülkenin çocukları proteinden fakir büyürken, 10 milyon köpeği proteinle beslemek akıl karı değildir.
Hesap belli, matematik ortada, kimse kimseyi kandırmasın!
Avrupa ve ABD’nin bu sorunu nasıl çözdüğü biliniyor.
Önce bütün köpekler toplanacak ve 2 ay içinde sahiplenilmeyen köpekler uyutulacak.
Başka bir yolu yok!
Soykırım modası yapan @ZARA
Acılarımız üzerinde tepinen @ZARA
Gözlerimizin içine içine baka baka keyfeden @ZARA
Sana bu ülkeyi dar etmek, bütün bir Türkiye'nin görevi olacak. İflasın en büyüğünü yaşayacaksın. Bu saldırının bedelini iflasla ödeyeceksin.