Yaş aldıkça anlıyorsun ki gerçek mutluluk; sakin sabahlar, temiz bir ortam, erken uyunan geceler, güvenli bir yuva ve enerjini tüketmeyen insanlardan ibaret…
İspanya’da bir kadın toplu tecavüze uğruyor akabinde intihar ediyor bu yüzden belinden aşağısı felç kalıyor. Yaşadıklarını kaldıramadığı için ötenazi talep ediyor ve bu talebi kabul ediliyor.
Yani Avrupa bir kişiye tecavüz edildiğinde, eğer mağdurun psikolojisi onarılamaz hale geldiği için artık yaşamak istemezse ona “haklısın” diyip onu öldürüyor ama tecavüz eden suçluları idam etmiyor.
Hülâsa; mevcut sistem suçluları yaşattı, mağduru ise öldürdü.
Bu durum insanlık tarihi boyunca adaletin hiçbir şekilde sağlanamadığının hatta bazen bin yıl öncesinden dahi daha kötüye gidebildiğinin en açık göstergesi.
2021’de bebeği kuvöze alıyorlar. İnsanlıktan nasibini almamış bu vicdan yoksunu 14 dakika boyunca şiddet uyguluyor. Başına defalarca vuruyor, bacağını çekiştirirken kırıyor. Tam 5 gün kırık bacakla kalıyor, müdahale edilmiyor. Anne bebeğin doğduğunda sağlıklı olduğunu söylüyor. Herhangi bir doğumsal engel veya ciddi sağlık sorunu yokmuş. Düşük doğum ağırlığında olduğu için kuvöze alınmış. Anne baba bebeklerinin engelli olduğundan kuvözden çıktığında haberdar oluyor. 3 yıl kuvözde neler olduğunu bilmeden büyütüyorlar çocuklarını. Aile 2024’de açılan kamu davası sonucu öğreniyor yavrularının darbedildiğini. Hemşire hastane ortaklığı ile elele verilerek bir bebek engelli bırakılıyor. Ödül gibi bir 3 yıldan söz ediliyor. Bir aileye ömürlük acı bırakmanın bedeli 3 yıl deniyor. Savunmasız bir cana kastetmenin yaptırımı 3 yıl. Delirmemek işten değil.
Biz şimdi kime güveneceğiz? Kurumunun adı lekelenmesin diye personelini kayıran sağlık sistemine mi, 5 günlük yavrunun yaşam hakkını savunamayan hukuk sistemine mi?
ChatGBT’nin oluşum aşamasındaki düşüncelerini ortaya koyandan, onu geliştirene, bizlere sunan kişilere kadar nasıl övgüler nasıl dualar etsem bilmiyorum onu bile Chatgbtye sorasım geliyor 😬
Evlenmek için geç kaldığını düşünen yığınla insan var. Erken evlendiği ya da yanlış kişiyle evlendiği için yıllarının heba olduğunu düşünen yığınla insan olduğu gibi. Çocuk hasretiyle yananlar, çocuklu hayattan bunalıp özgür yılları düşleyenler.. Kariyer yapamadan geçen yılların yasını tutanlar, çalışma hayatından bitap düşüp evde dinlemeyi hayal eden kadınlar… Herkes sahip olmadığının hasretinde, herkes birbirinin elindekine talip. Başkasında olan cazip bir nimet gibi görünürken elindeki eziyet gibi gelir insana. Mutluluk ise elindekilerle yetinmekle ilgilidir, varolana şükretmektir.
Biz evlenirken eşim bana ben yemek yapamam ama iyi bir yardımcı oyuncuyum, sana yardım ederim demişti, ben de kabul etmiştim. Evlendik, bir gün baktım eşim mutfakta ardanın mutfagını açmış tarifler deniyor, annesini arayıp bir şeyler soruyor. Dedim noldu, niye giriyorsun mutfağa. Dedi ki sen hastalanınca bir tabak çorba yapamadım, böyle olmaz. Şimdi hamdolsun, hazır sofraya oturduğum çok oluyor. Kısacası şunu diyeceğim, erkek karısını sevmeli. Seven ve merhametli vicdanlı erkek başka oluyor. Sen de aynı yumuşaklıkta olcaksın, o zaman hayat güzel oluyor