"Hiçbir şey doğaya dostluktan daha uygun değildir, iyi ve kötü durumlara da onun kadar uyamaz.” demiş Çiçero. İki sene önce başladığımız çok özel bir yolculuğun, özünde bir dostluk ve yaratıcılık yolculuğunun hikayesini yazdım.👇 https://t.co/XM8cFfKQo2
Ne zaman Daron Acemoğlu ismini görsem aklıma şu verilen ibretlik röportaj gelir.
Sevgili Daron Acemolğlu'nun bu inanılmaz başarısıyla övünmeyi ülkece ne kadar hak ettik önce onun bir muhasebesini yapmalı.
Bizim sayemizde mi bize rağmen mi?
Takımın yıldızı kimsenin tam anlamadığı şekilde yok, sahadaki oyuncular şaşkın, hakem berbat, skor kötü. Zaten iki maç üst üste işler iyi gitse şaşıracağım ... Hadi Türkiye 🇹🇷, son düdüğe kadar 👊
We are pleased to announce that Marcelle Haddix has been chosen as the next dean of the School of Education at the University of Wisconsin–Madison. https://t.co/rWEJOiyAlI
Millî Eğitim Bakanlığı, 26 Nisan 2024 tarihinde "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" başlıklı müfredat taslağını kamuoyunun görüşüne sundu. Uzun zamandır tartışıldığı ve paydaşların geribildirim vermeye hazırlıklı olduğu gerekçesiyle görüş bildirimi için kamuoyuna bir haftalık süre tanındı.
İstişare sürecine yeterli zaman tanınmaması süreci tepeden inmeci hâle getiriyor ve sürecin meşruiyetine gölge düşürüyor. 10 yılda geliştirildiği paylaşılan yeni müfredatın, 3 bini aşkın sayfadan oluşan 26 farklı yeni öğretim programı ve bir ortak metin içerdiği düşünüldüğünde, paydaşların, bir haftalık sürede müfredata ilişkin derinlikli değerlendirme yapabilmesi gerçekçi bir beklenti değildir. Geribildirim süresinin uzatılması, sürecin işbirliğine ve şeffaflığa dayalı olabilmesi için zaruridir.
Müfredatın hazırlanmasında öğretmenlerin ve akademisyenlerin çalıştığı belirtilse de bu kapsam Türkiye’nin eğitim ekosisteminin büyüklüğünü ve çeşitliliğini temsil etmekte yetersizdir. Öğrenciler, öğretmenler, veliler, üniversiteler, özel sektör ile sivil toplumun görüşlerinin ve deneyimlerinin göz ardı edilmesi, yeni müfredatın ihtiyaç ve beklentileri karşılamamasına yol açacaktır. Eğitime dair karar alma süreçlerine, eğitimin tüm paydaşlarının katılım hakkı sağlanmalıdır.
Kapsayıcı, katılımcı ve nitelikli geribildirim süreçleri, dayatmacılıktan uzak öğretim programları için elzemdir. Ayrıca öğretim programı taslağı hazırlanırken yapılan ihtiyaç analizi ve uygulama bütçe planı kamuoyuyla şeffaf bir biçimde paylaşılmalıdır. Düzenlemelerin kimler tarafından yapıldığı, bu kişilerin yetkinlikleri, her bir dersin öğretim programı için uzmanlık alanları ve kaynakça da kamuoyuna açıklanmalıdır.
Verilen kısa sürenin, müfredatın tüm boyutlarıyla kapsamının değerlendirilememesine, sadece ders içeriklerine dar ve yüzeysel bir biçimde odaklanılmasına neden olacağı açıktır.
Millî Eğitim Bakanlığı’ndan geribildirimler için yeterli süre tanımasını; bilimsel, şeffaf, kapsayıcı bir program geliştirme ve değerlendirme süreci uygulamasını talep ediyoruz. Kamuoyunu da bu sürece katılmaya davet ediyoruz.
#NitelikliEğitimİçin #KatılımcıMüfredat #EğitimAskıda
@tcmeb@Yusuf__Tekin@meb_ttkb
Yeni MEB öğretim programlarını inceliyorum.
Yorumlarımı, eleştirilerimi ve fark ettiklerimi paylaşıyorum.
Akademisyenlerin ve öğretmenlerin yorumlarını da araya ekliyorum ⬇️
Seçim sonuçlarını değerlendirirken ve anlamlandırırken daha çok nitel araştırmaya ihtiyacımız olduğunu paylaşmıştım farklı ortamlarda. Yerel değişimlere sahadan bakmanın bize sunacağı bulguları değerli buluyorum. Bu analiz iyi bir örnek oluşturuyor. Devamını bekliyorum. 💫
Madem evim #Üsküdar gündem oldu, seçim kampanyaları başlamadan hemen önce yaptığımız niteliksel sahanın sonuçlarından yola çıkarak biraz size Üsküdar anlatayım.
1- Üsküdar, İstanbul'un siyasal açıdan en dengeli ilçesidir. İki hakim grup, AKP ve CHP eşit oy oranlarına sahiptir. Kimse üstün ve belirleyici değildir. Geri kalan küçük seçmen grupları da İstanbul'un demografisini yansıtır.
2- Üsküdar'dan Çamlıca tepelerine kadar olan mahalleler üst orta sınıf, benzer hayat tarzlarına sahip insanlardan oluşur. Çocukları aynı okula gider, aynı pazardan alışveriş yapar, aynı sorunları dile getirirler. Siyasal ayrışma sosyal hayatı belirlemez. Kutuplaşma yorgunu bu insanlar, saha çalışmamızda sürekli ayrıştırıcı dilin sona ermesi gerektiğini dile getirdiler. Bu gruplar için temel belediyecilik hizmetlerinin yürüdüğü bir hayatta Hilmi Türkmen iyi belediye başkanıdır. Ayrıştırıcı değildir.
3- Esas ayrışma alt orta sınıfın ve yoksul kesimlerin yaşadığı mahallelerdedir. Bu mahallelerde derin bir sınıfsal kutuplaşma vardır. Son 20 yılda Akparti elitlerinin siteleriyle bezenen Çamlıca tepeleri etrafında aynı zamanda en çok sosyal yardıma ihtiyaç duyan kesim de yaşamaktadır.
4- Üsküdar'da kentsel dönüşüm Boğaz Koruma Kanunu nedeniyle bir düğümdür. Çok uzun süre kendilerine bu konuda yalan söylenen Yavuztürk, Güzeltepe, Küplüce, Ferah mahallelerinde yaşayan halk için Hilmi Türkmen iyi bir belediye başkanı olarak anılmaz.
5- Üsküdar, "manevi iklim" açısından da yine kutuplaşmaya sığmayacak bir genişliktedir. Görünür bir dindar hayat yaşayan da yaşamayan da, İstanbul'a ve Üsküdar'a tarihi, kültürel, manevi duygularla bağlıdır. Kimle biraz sohbet etseniz inanca dayalı bir kültürel iklimin etkisini hissedersiniz. Bu ortaklaşma da Türkiye'yi tarif ettiği konusunda ısrar edilen, "muhafazakar-seküler" kutupluluk dilini bozar. (en sevdiğim tespitimiz:))
6- Üsküdar okumuş bir ilçedir. Eğitim seviyesi yüksektir. Kadim ve yeni üniversiteleri vardır. İsam vardır. İlk-orta-lise okul sayısı çoktur.
7- Akparti "tipi" kültür sanat canlı gözükse ve belediye bununla övünse de, kültür sanat açısından kapsayıcı bir evren kurulamadığından gençler konser, etkinlik, kafe için başka ilçelere giderler. AVM dışında sineması yoktur mesela. Nevmekanlar çok övülüyor ama Üsküdarlılar için Nevmekan sürekli bir sosyal alan değil, turistik bir ziyaret yeridir. Genelde İstanbul'un başka yerlerinden görülmeye gelinir. Hatta Selamsız'ın Roman sakinleri Nevmekan'a alınmamaktan şikayetçidir. Kapsayıcı ve çeşitlendirilmiş kültür sanat atmosferine ihtiyaç vardır.
8- Özetle Üsküdar Sultanbeyli değildir, Kadıköy de değil, Beşiktaş da değildir, Zeytinburnu da değildir, Bahçelievler de değildir. Hepsinden biraz alan Üsküdar kendine özgü dokusuyla İstanbul ve Türkiye'nin bir özetidir, eğer doğru politikalarla yönetilirse bir model olabilir.
Today, Will and Elena Aydarova (@aydarova) dive into the reading wars, unpacking how the science of reading has been used to push an agenda of standardization and privatization.
📡 Listen in on your platform of choice: https://t.co/RKQf76g1zr
Bu sabah çok sevgili Çiğdem Aydın'ı sevgiyle ve özlemle hatırlıyorum. Memleketin farklı yerinde seçilen kadın adaylara, @herkesicinCHP başarısına nasıl mutlu olurdu... Daha çok yolumuz var Çiğdem'cim ama iyi haberleri de kutlayalım, değil mi? 💕