Gezi Direnişi, bu toprakların gördüğü en haklı, en meşru ve en demokratik halk hareketlerinden biri olarak tarihimize kazınmıştır. Otoriterleşmeye, dayatmalara ve tek tip toplum yaratma hedeflerine karşı halkın kendiliğinden geliştirdiği bu demokratik tepki, Taksim Gezi Parkı’ndan başlayarak ülkenin dört bir yanındaki meydanlara taşmıştır. Bugün, 13. yıldönümünde bu onurlu direnişi ve Gezi şehitlerimizi saygıyla anıyoruz.
Bu meşru isyanın temelinde, AKP iktidarının yıllar süren otoriter, emperyalist ve rant odaklı politikaları yatmaktadır. Meydanların, parkların ve nefes aldığımız her karış toprağın sermayeye değil, halka ait olduğu gerçeği, Gezi’de bir kez daha hatırlatılmıştır. Özellikle gençlerimizin kendi geleceklerine sahip çıkmak için sokakları doldurması, aydınlık bir ülke talebiyle en ön saflarda yer alması, dayatılmak istenen korku iklimine karşı verilmiş en net yanıttı.
Baskılara ve yasaklara karşı demokrasiyi, özgürlüğü ve barışı savunmak için gerçekleştirilen eylemler, verilen talimatlarla hukuk ve insanlık dışı uygulamalarla engellenmek istenmiş, halkın üzerine silah dahi kullanılarak faşizan bir baskı ortamı yaratılmıştır. Bu süreçte yaşamdan koparılan gençlerimizin yanı sıra yüzlerce yurttaşımız yaralanmış, binlercesi gözaltına alınmış ve demokratik haklarını kullananlar hakkında sayısız dava açılmıştır.
Mağdur olanlar için harekete geçmeyen, adaleti tesis edemeyen yargı sistemi, barışçıl taleplerle sokağa çıkanları cezalandırmak için adeta seferber edilmiştir. Gezi Davasının karar duruşmasında verilen ağır ve haksız cezalar ise Türkiye Cumhuriyeti tarihine kara bir leke olarak geçmiştir.
Oysa asıl yargılanması gerekenler; Berkin Elvan’ın, Ali İsmail Korkmaz’ın, Ethem Sarısülük’ün ve diğer Gezi şehitlerinin ölümüne, yüzlercesinin yaralanmasına neden olan insanlık dışı saldırıları gerçekleştirenler, “emri ben verdim” diyenler, katilleri koruyanlar ve yargı sürecini bilinçli olarak geciktirenlerdir.
Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız:
https://t.co/mANEDCV3mD
#gezi #gezi13yaşında
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkez binasının kolluk kuvvetleri eliyle fiilen kuşatılması ve işgal edilmesi, sivil bir darbe girişimidir.
Bir siyasi partinin genel merkezine, Ankara Emniyeti’ne yazı yazılarak; polis marifetiyle, biber gazı ve plastik mermilerle girilmeye çalışılması, halkın iradesine, örgütlenme özgürlüğüne ve anayasal düzene karşı işlenmiş ağır bir suçtur. Bu, kolluk gücünün siyaset üzerinde tahakküm kurmaya zorlandığı, demokrasinin en asgari sınırlarının dahi yok sayıldığı karanlık bir eşiktir.
Siyasi partiler; talimatla basılacak, zorla hizaya sokulacak, polis zoruyla teslim alınacak yapılar değildir. Siyasi partiler, halkın iradesinin vücut bulduğu anayasal kurumlardır. Bugün bir parti binasına yönelen bu şiddet, doğrudan doğruya seçme ve seçilme hakkına, yani halkın egemenliğine yönelmiştir.
Bu görüntüler; hukuk devleti iddiasının iflas ettiğini, siyasal iktidarın meşruiyetini artık sandıkta değil, kolluk gücüyle ayakta tutmaya çalıştığını göstermektedir. Siyaseti polis gölgesinde dizayn etmeye çalışmak; ülkeyi hızla seçimsiz, denetimsiz, keyfi bir rejime sürükler.
Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız:
https://t.co/adAEiTY9Bi
Kemal KILIÇDAROĞLU'na çağrı
Daha önce yapmış olduğunuz görev her ne olursa olsun , ülkenin içinde durumu gözetmeksizin yapmış olduğunuz hareket tavrınız demokratik ve hukuki tavırla bağdaşmamaktadır .
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezine kolluk güçleriyle girmeyi düşünme. Haziran ayı içerisinde kurultay çağrısını yap ve kenara çekil.
Bu durum artık parti içi bir mesele olmaktan çıkmıştır. Türkiye’nin demokratik hayatının sona erdirilmesi anlamına gelmektedir.
Tarih önünde sorumlu sizsiniz.
@kilicdarogluk@eczozgurozel
Eğitim-İş Kastamonu Şubesi olarak bugün Bozkurt ve Abana’da okul ziyaretleri yaptık. Şiddet olayları ve ekonomik sorunlar başta olmak üzere sohbet ettik. Güvenli Okul ve Sağlıklı Eğitim kampanyamıza destek istedik. Sıcak bir ilgiyle bizleri ağırlayan emekçilerimize teşekkürler.
*“Bazı dersler dört duvarın arasında verilmez…”*
Eğitim-İş olarak 1 Mayısları gerçek bir bayram coşkusuyla kutlayacağımız aydınlık yarınları laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizle kuracağımıza olan inancımızla, dünyayı emeğiyle biçimlendirenlerin ‘1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz.
#1Mayıs
Eğitim-İş olarak ‘1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde Konfederasyonumuz Kamu-İş ve bağlı sendikalarımız ile emeğimiz, alın terimiz ve haklarımız için İstanbul’da Taksim ve Kadıköy’de, Ankara’da Tandoğan meydanında, tüm Türkiye’de meydanlardaydık.
Genel Başkanımız Kadem Özbay, Genel Örgütlenme Sekreterimiz Bülent Metin, Genel Basın-Yayın ve Uluslararası İlişkiler Sekreterimiz Hüseyin Selçuk, Konfederasyonumuz Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım ve MYK üyeleri İstanbul Taksim meydanındaki Cumhuriyet anıtına çelenk bıraktı, ‘Kanlı 1 Mayıs’ta Kazancı Yokuşu’nda hayatını kaybedenleri saygıyla andı. Ardından İstanbul Şubelerimizle birlikte Kadıköy’deki 1 Mayıs kutlamalarına katıldılar.
Genel Sekreterimiz Seher Ergin, Genel Mali Sekreterimiz Doğan Dağdelen, Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreterimiz Yeliz Toy ve Genel Eğitim Sekreterimiz Veli Fırat Şimşek Ankara Tandoğan meydanındaki kutlamalara katıldı.
Ülkenin her köşesindeki alanlarda sergilediğimiz kararlı ve dik duruşumuzla, baskılara boyun eğmeden sürdürdüğümüz emek mücadelemizle, her yıl olduğu gibi bu 1 Mayıs’ta da karanlığa karşı aydınlığın, gericiliğe karşı bilimin, sömürüye karşı emeğin, sömürgeciliğe karşı bağımsızlığın bayrağını dalgalandırdık.
Fotoğrafları görmek için tıklayınız:
https://t.co/48WWJdZ2e8
#1Mayıs
Eğitim-İş Kastamonu Şubesi olarak, Çankırı Şubemizin de katılımıyla Kastamonu Cumhuriyet Meydanı’nda emeğin ve dayanışmanın gücüyle 1 Mayıs’ı coşkuyla kutladık.
Eğitim-İş Kastamonu olarak 22 Nisan’da Ağlı’da, 29.04.2026 Çarşamba ise Taşköprü’de okullarımızı ziyaret ettik. Okullardaki şiddet olayları, önlemler ve Güvenli Okul Sağlıklı Eğitim imza kampanyamız gündemdeydi.Sıcak ilgi ve destekleri için tüm eğitim emekçilerine teşekkür ederiz
Okullarımızın artık güvenli öğrenim ortamı olmaktan çıktığı gerçeğiyle yüzleşmek zorundayız.
Bu çerçevede 15-16 Nisan 2026 tarihli iki gün iş bırakma eylemi gerçekleştirdik. Kastamonu İl MEM önünde gerçekleşen ortak basın açıklamasına üyelerimizle birlikte katıldık. @egitimisorg
Eğitim - İş Kastamonu Şubesi olarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda ADD Kastamonu Şubesi ile Atatürk ve Şerife Bacı Anıtı’na çelenk sunduk. Çocuklarımız şiir okudu, İlkdem Spor halk oyunları gösterisi sundu. Çocuklarımıza bayrak, balon ve yüz boyama yaptık.
"Küçük hanımlar, küçük beyler... Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz."
Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün egemenliği koşulsuz şartsız milletimize, Cumhuriyetimizin aydınlık geleceğini ise çocuklara emanet ettiği bu anlamlı günde; onların gözündeki ışığı korumak en büyük sorumluluğumuz.
Eğitim-İş olarak, aydınlık yarınlarımızın teminatı çocuklarımızın gözlerinden parıltının, yüzlerinden gülümsemenin eksik olmaması için; laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!
#Atatürk #MustafaKemalAtatürk #23NisanUlusalEgemenlikveÇocukBayramı #23Nisan #Türkiye
Eğitim-İş Kastamonu Şubesi olarak MEB önünde “Meslek Onuru” nöbeti tuttuk. “Eğitime, Okuluna, Eğitimciye Sahip Çıkma Büyük Buluşması”nda güvenli okul ve sağlıklı eğitim için büyük bir dayanışma ile meydanlardaydık. Güvenli okullar için mücadelemiz daha kararlı devam edecek.
Dün (15 Nisan) 13.00’ten beri tuttuğumuz “Meslek Onuru” nöbetimiz, Genel Başkanımız Kadem Özbay’ın bugün (16 Nisan) 20.00’de Kızılay Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasıyla sona erdi.
MEB ÖNÜNDEKİ MESLEK ONURU NÖBETİMİZ SÜRÜYOR!
Genel Başkanımız Kadem Özbay, burada yaptığı açıklamada,
“Okuluna, öğrencisine, öğretmenine sahip çıkmayan kendisine ‘sendika’ demesin. Bakandan tatil talep etmekle sendika olunmaz. Tüm yurttaşlarımıza sesleniyorum: Yarın saat 10.00’da Ankara’da Kurtuluş Parkı’nda bize katılın; daha güçlü sesle haykıralım, mücadeleyi büyütelim.” dedi.
#ArtıkYeter #EğitimdeŞiddeteSon #Siverek #Kahramanmaraş #Öğretmen