Fon skandalı tüm ekonomiyi saran bir riske dönüşüyor. Siyasi çıkarlar, beceriksizlik ve ciddiyetsizlik ile birleşince, atılması gereken adımlar atılmıyor.
Tüm bunları örtbas etmek adına baskıyı artırıp özgürlükleri kısıtlıyor, büyük laflar ederek akıllarınca vakit kazanıyorlar.
Maalesef Türkiye hızla ekonomik çöküşe sürükleniyor.
Herkese selamlar,
Uzun yıllardır Beyoğlu'nda işletmecilik yapıyorum. Bu süre içinde hiçbir işletmem adli bir olayın konusu olmadı. Geçtiğimiz haftalarda ben ve işletmelerim sosyal medyada hedef gösterildik. Bunun ardından bir cumartesi akşamı Narkotik Şube ekipleri işletmemi aradı; çalışanlarım ve müşterilerim de arandı. Aramada hiçbir suç unsuru bulunmadı. Buna rağmen gözaltına alındım ve "uyuşturucuya yer sağlamak" suçlamasıyla tutuklandım. Üstelik ifadem sırasında bu suçlamaya ilişkin tek bir soru dahi sorulmadı.
Fon dolandırıcılığı soruşturmasında 84 kişi tutuklandığı söyleniyor ama sayı 85; fon dolandırıcılığa ilişkin sorular soran TİP Milletvekili Ahmet Şık'ın arkadaşı olmam sebebiyle ben de tutukluyum.
Fon dolandırıcılığı iddialarında "lekelenmeme hakkı" gözetiliyormuş, masum bir insanın onurunun ve saygınlığının lekelenmemesi gerektiği kuşkusuz. O zaman ben de sorayım: hiçbir suç unsuru ile ilişkilendirilemeyen benim lekelenmeme hakkım yok mu? Ben neden suçlu olarak gördüğüm insanların arasındayım? Ya ağzımızı açmayacağız yada uyuşturucu tacirlerinin arasına mı atılacağız?
Yaşadıklarımı ve cevabını aradığım soruları Medyascope için yazdım:
"Kazanan elbet millet olacaktır! Her daim iyilik kazanacaktır. Adalet er ya da geç yerini bulacaktır! İçeride veya dışarıda; hiçbir “hanedanın” gücü ve nefesi, “ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım” ruhuyla yaşayan Türk milletini esir almaya yetmeyecektir!" s.29
Gazeteci Murat Ağırel, araştırdığı bir konuda yeterli bilgi ve belgeye ulaşamadığı için haber yapmamış. Şimdi ise haber yapmadığı gerekçesiyle tutuklanıyor.
Peki, o haberi yapsaydı ve iddialar doğrulanmasaydı ne olacaktı? Bu kez de dezenformasyon suçlamasıyla karşı karşıya kalmayacak mıydı?
Üstelik ev hapsinde bulunan ve hakkında zaten adli kontrol tedbiri uygulanan bir gazetecinin tutuklanmasını gerektiren somut gerekçe nedir? Hangi kaçma veya delilleri karartma riski, tutuklama tedbirini zorunlu kılmaktadır?
Adalet; ancak hukuk herkese eşit ve ölçülü uygulandığında gerçek anlamını bulur.
Çünkü Murat batık fonlar aracılığıyla 163 milyonunu 4 ayda 2,2 milyar TL yaptı!
Çünkü Murat'ın evinden 7 milyon Dolar, 400 bin Euro çıktı!
Çünkü Murat kızkardeşine 221 milyon TL havale etti!
Çünkü Murat milleti dolandırarak kazandığı 20 milyarla yurt dışına kaçtı ve geri dönmedi!
📌 Seçil Erzan, toplam 41 kişiyi "yüksek karlı gizli fon" vaadiyle dolandırmış ve 102 yıl 4 ay hapis ile para cezasına çarptırılmıştı.
👉 Şimdiki fon krizinde mağdur sayısı 455 bin 758 kişi.
👉 Acaba bu işin içindeki her kim ise 102 yıl 4 ay hapis cezası alacak mı?
Son 1 ayda 5 mahkeme kararı ile engellendim. En sonunda fiiliyata geçirdiler
Bu hıza ne kadar dayanabilirim bilmiyorum ama yeni hesabımla yola devam ediyorum
Elden geldiğince ekonominin “politik tercih”ler toplamı olduğunu yazmaya devam
@inanmutlu11@mhakankocak @ooencueueonur
Size bir İnan Güney gerçeği anlatayım.
2 Temmuz günü, İBB davasında Murat Ongun’un avukatının savunmasına sıra geldiğinde salonda gerginlik yaşandı. Mahkeme heyeti, Ekrem İmamoğlu’nun duruşmadan çıkarılmasını istedi. Avukatlar, sanık yakınları ve sanıklar bu karara tepki göstererek salonu terk etti. Salonda yalnızca heyet kaldı ve duruşmaya ara verildi.
Sırası gelen sanıklar ve müdafileri duruşmaya katılmayarak bu tavrı sürdürürken, savunma sırası kendisinde olmayan İnan Güney söz aldı: Avukatının hazır olduğunu, savunma yapmak istediğini söyledi.
Ekrem Başkan’a ve diğer sanıklara uygulanan duruşmadan çıkarma kararlarına karşı ortak bir tepki ortaya konmuşken, İnan Güney’in tercihi duruşmanın hiçbir şey yaşanmamış gibi devam etmesini sağladı.
Sonraki aylık tutukluluk incelemesinde de tahliye edildi. Bu iki olay arasında bir bağ olduğunu ileri sürmüyorum; ancak o gün aldığı tavrı da unutmuyorum.
Bugün durduğu yere şaşıranlar, o gün nerede durduğunu da bilsin !! @CA_iletisim@yenipartiyiz@DailyOngun
Ekrem İmamoğlu Silivri Savunması’nda çok çok enteresan bir tespit yaptı.
Ayakları yere basan bir tespit.
Diyor ki özetle;
.. mevcut isnatlarda deliller olmadığı için itirafcılık mekanizması devreye sokuldu. Ve geniş bir şantaj döngüsü işledi. Hedef kişinin ailesi dahil etrafında kim varsa ya tutuklandı veya tutuklanmakla tehdit edildi. Sonuçta karşımıza maddi delilden yoksun bir sürü iftiracı ile desteklenen bu dava çıktı…
Çok ilginç bir durum‼️
Savunma hakkı kutsal adil yargılanma her yurttaşın hakkı‼️