Bugün görülen duruşmada mahkeme, dosya hakkında görevsizlik kararı vererek dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar verdi.
Mahkeme kararında, olayın “eşe karşı kasten öldürme” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin tespitlerde bulunarak; dosyada bulunan çelişkili ifadeler ve tanık beyanları nedeniyle kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu kanaatine yer verdi.
Bu karar bizim için bir son değil; gerçeğin ortaya çıkarılması yolunda önemli bir aşamadır.
Biz başından beri ne söyledik?
Tuğba’nın ölümüyle ilgili bütün şüpheler araştırılsın.
Çelişkiler açıklığa kavuşturulsun.
Deliller eksiksiz değerlendirilsin.
Maddi gerçek ortaya çıkarılsın.
Bugün verilen karar, bu taleplerimizin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Önümüzde şimdi Ağır Ceza Mahkemesi süreci var.
Tuğba için adalet arayışımızı sürdüreceğiz.
Yanımızda olan, sesimizi duyuran ve bugün adliyede bizimle birlikte olan herkese teşekkür ediyoruz.
Gerçek ortaya çıkana kadar mücadelemiz devam edecek.
#TuğbaYavaşİçinAdalet
#Düşersemİnanma
@abakingurlek@tcailesosyal@adalet_bakanlik@MahinurOzdemir@EmineErdogan@erolozvar@YuksekogretimK@esik_platform@AylinNazliaka@Canakkalebarosu@alimahir@GiderAyhan@turanbulent@fidanataselim@gulbenergen@PuCCaa@sokakkedisitv@AvTurkanKara@comugazete@ComezTurhan@onsekizmartuni@kampusfmcomu@oncecocukkadin@bpthaber@ajans_muhbir@ozngndgdu
11 Eylül saat 14.00’te yine Çanakkale Adliyesi’nde olacağız.
Aylar, günler geçti… Ancak hâlâ cevap bekleyen ciddi sorularımız var. Hiçbir sorumuza yeterli cevap bulamadan, tüm şüpheler giderilmeden bu dosyada nasıl bir sonuca ulaşılabilir?
Biz aile olarak bir sonuçtan önce gerçeği bilmek istiyoruz.
Ablamız Tuğba’nın nasıl hayatını kaybettiğine ilişkin tüm soruların cevaplanmasını, tüm delillerin eksiksiz değerlendirilmesini ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını istiyoruz.
Sorularımıza cevap istiyoruz. Gerçek ortaya çıksın, adalet yerini bulsun.
11 Eylül saat 14.00’te Çanakkale Adliyesi’nde, Tuğba için adalet arayışımızı sürdüreceğiz. Sesimize ses olan herkesi yanımızda olmaya davet ediyoruz.
#TuğbaYavaşİçinAdalet
#Düşersemİnanma
588 gündür adalet arıyoruz! Bugün 7. mahkemeden çıktık ve savcı beraat dediğinde hepimizin kalbini kesip attılar.
Ablam Tuğba 29 Ekim 2024'te gece 2'den sonra 5. kattaki evinin balkonundan düşerek hayatını kaybetti.
O gece sanık eşi ile evinde yalnızdı ve 2 saatlik bir kanlı boğuşmanın hemen ardından düştü.
Ortada deliler, düşme anını gören tanıklar, bina önü kamera görüntüsü ve bir sürü cevapsız soru var.
Sanık eş bizimle olay günü bağlantısını kestiği için ondan hiçbir şey öğrenemedik.
Kendimizi davalarda bulduk ve ilk iddianamenin usulsüzce silinmesinden tutun davanın ağır ceza başlayıp asliyeye alınması sonra tekrar ağır cezaya alınması ve gene asliyeye dönmesi gibi süreçler yaşadık.
Bu sürede onlarca sorumuzun hiçbirine cevap bulamadık.
Bugünkü mahkememizde hakim izinliydi. Yerine olayla uzaktan yakından ilgisi olmayan bir hakim vardı. Savcı ise bir önceki mahkemede şüpheler var ve bu dava eşe karşı kasten öldürmeden devam etmeli demişti.
Ama aynı savcı bugün beraatine dedi...
Mahkeme 11 Eylül'e aktarıldı ve bize resmen karar belli ama size 700 küsür günde bu cevabı vereceğiz diyorlar.
Bu mahkemenin yargılamasını ve kararı mantıklı bir insanın kabul etmesi mümkün değil.
Akıl alır gibi değil yaşadıklarımız.
Şu kadar günde tek yapılan sanık eş dinlendi. Kendince bir kahraman hikayesi anlattı. Tanıklar dinlendi. Ne bir kamera görüntüsü izlendi, ne bir canlandırma yapıldı, ne bir fizik mühendisi geldi, ne de deliller doğru düzgün incelendi. Otopsi raporunda bile yanlış bilgiler vardı.
Güllü olayında böyle olmadı. Doğrudan Tübitak devreye girmişti. Neden Tübitak ablam Tuğba için devreye girmedi? Neden tanık ifadeleri ve kamera görüntüleri sanığa doğrudan sorulmadı?
Evet sanık dedi ki ben suçsuzum. Biz ne yaparsak yapalım ne dersek diyelim bugün sanığın ifadesinden öteye geçemedik.
Yazık değil mi bize? Soruyorum annem ailem perişan olduk. Bizim tek istediğimiz tutarsızlıkları sanığın açıklaması, cevaplanmamış soruları cevaplaması ve etkin soruşturma.
Artık adaleti sorguluyoruz aile olarak. Adalet nasıl bulunur? Biz aile olarak sadece bakınız sadece cevabını aradığımız soruların cevaplarına ulaşmak için kaç yıl daha mahkemelere gidip geleceğiz?
Neden sanık direk cevaplamıyor sorularımızı?
Biz ailesi ve sevenleri olarak Tuğba'nın balkondan talihsizce düştüğüne hiçbir zaman inanmadık, inanmayacağız!
Bugüne kadar bize ayakta durabilmemiz için acımız varken destek olan davayı takip eden herkese ailemiz adına teşekkür ederim.
Kamuoyu vicdanı soruların cevaplanmadığını, adaletin doğru tecelli etmediğini beraat kelimesini duyduğunda hissetti.
Artık daha fazla diyecek birşey bulamıyoruz.
Adalet arayışımız devam ediyor...
#tuğbayavaşiçinadalet
#düşerseminanma
@abakingurlek@tcailesosyal@adalet_bakanlik@MahinurOzdemir@EmineErdogan@erolozvar@YuksekogretimK@esik_platform@AylinNazliaka@Canakkalebarosu@alimahir@GiderAyhan@turanbulent@fidanataselim@gulbenergen@PuCCaa@sokakkedisitv@AvTurkanKara@comugazete@ComezTurhan@onsekizmartuni@kampusfmcomu@oncecocukkadin@bpthaber@ajans_muhbir@OguzhanUgur@BabalaTv
Geçen gün bir hastam ismimin anlamını sordu, kısaca kadın demek dedim. Onunkinin anlamı aydınlık demekmiş. “Ay seninki daha güzelmiş ne çok yakışmış sana” dediğimde “kadın olmazsa aydınlık olmaz, seninki daha güzel” cevabını aldım.😭😭😭 bizi seviyorum ya💖💖💖💖😭😭😭
Ablam Tuğba Yavaş eşiyle 2 saatlik bir kanlı boğuşmanın hemen ardından balkondan düşme sonucu hayatını kaybetti.
O gün ailemizin 17 yıllık parçası olan sanık eş bizimle direkt bağlantısını kesti.
Davamız önce ağır cezadaydı. İlk iddianame usulsüzce silindi ve 1 gün arayla ikinci bir iddianame hazırlandı. Davamız asliye ceza mahkemesine alındı.
Sonrasında şüpheler yüzünden dava tekrar ağır cezaya yönlendirilse de kısa bir süre sonra asliye ceza mahkemesine geri yönlendirildi.
Asliye ceza mahkemesi kasten öldürme yerine intihara yönlendirme araştırdı.
Araştırma ve tanık ifadeleri, eksikte olsa toplanan deliller, ailesi olarak bizim ifadelerimiz ve sanığın ifadesi birbiri ile uyuşmuyor ortada ciddi şüpheler barındırıyordu.
Bu sürede sanığın süreçle bağdaşmayan ifadesi üzerinden ilerlendi.
En son mahkemede savcılık ortada şüpheler olduğuna kanaat getirdi ve mahkeme "eşe karşı kasten öldürme"den yeni bir iddianame hazırlanmasını talep etti. Tüm bunlar 500 gün içerisinde oldu.
Güllü davasında 78. gün sanık tutuklanmıştı bizde ise 78. gün sanık serbest kaldı. Şu anda da hayatına gayet normal bir şekilde devam ediyor.
Hala ortada onlarca cevapsız soru var. Tek isteğimiz bu tutarsızlıkların cevap bulması. Biliyoruz ki bu cevaplara ulaşırsak adalet yerini bulacak.
Gerçekler ne ise ortaya çıkması için aile olarak kahrolduk. Kendimizi öyle bir dava sürecinin içerisinde bulduk ki sanık eşi ve mahkeme süreci içerisinde ablamın kaybının acısını bile yaşayamadık.
Biz ablam Tuğba'ya inanıyoruz! Bugün hala yaşadıklarımızı dinleyen insanlar:
"Eğer gecenin bir yarısı birisi eşini kuytu köşe bir balkondan iterse ölen kadınında, adalet sürecini yaşayan ailenin vay haline" diyor ve bize üzülüyor ve teselli etmeye çalışıyor.
Ablamın ölümünden sonra da kadınlar balkondan düşerek hayatını kaybetmeye devam etti. Çözüm ne peki? Neden böyle oluyor?
Biz daha en basit sorularımızın cevaplarına ulaşamazken adalete kaç yıl sonra ulaşacağız?
@abakingurlek@tcailesosyal@adalet_bakanlik@MahinurOzdemir@EmineErdogan@erolozvar@YuksekogretimK@esik_platform@AylinNazliaka@Canakkalebarosu@alimahir@GiderAyhan@turanbulent@fidanataselim@gulbenergen@PuCCaa@sokakkedisitv@AvTurkanKara@comugazete@ComezTurhan@onsekizmartuni@kampusfmcomu@oncecocukkadin@bpthaber@ajans_muhbir
Bir sabah 06:00 gibi telefonum çaldı. 2024 yılı ekim ayında ablamın balkondan düştüğünü ve hayatını kaybettiğini öğrendim.
O güne kadar başımıza geleceğini düşünmediğimiz aklımızın kenarında olmayan bir konu başımıza gelmişti.
Her şey o kadar anlamsızdı ki o saatten sonra yaşadığım duyguları tarif etmem mümkün değil.
Sonradan balkondan düşme sonucu gördüğüm her haber beni aynı güne ve saate götürdü.
Şüpheli ölümler aileleri mahvediyor.
Ablamın dava süreci de hala devam ediyor.
Biz ablama inanıyoruz. Ablamın dava sürecinde ki tutarsızlıklar sürecimizi son mahkemede "intihara yönlendirme" yerine "eşe karşı kasten öldürme" başlığına döndürdü.
Ablamı kaybettik. Talebimiz tüm şüphelerin giderilmesi, soru işaretlerimizin cevap bulması ve adalet ne ise sağlanması.
Başka Tuğba'lar hayatını kaybetmesin.
Sesimize ses olun!
Bir kadın balkondan düştü !
İzmir Karabağlar’da bir kadın bu gün sabah saatlerinde dördüncü kattaki evin balkonundan düşerek ağır yaralandı. Genç kadın ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Tüm yüksekten düşmeler şüpheli olup titizlikle araştırılmalıdır.
#Balkondanmandaldüşerkadındeğil
#Düşerseminanma
#TuğbaYavasİcinAdalet
Hakkında ‘kasten öldürme’ şüphesi nedeniyle yargılama süreci devam eden bir kişinin hâlâ Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde ders vermeye devam etmesi toplumda ciddi bir vicdan sorgulaması yaratıyor. Üniversiteler sadece bilgi değil, aynı zamanda etik değerler ve güven duygusu da inşa eder. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin bu konuda toplumun vicdanını rahatlatacak bir adım atmasını beklemek hepimizin hakkı.
@muhsinbabaygt Üniversitede gelecek nesillerimiz için eğitim veren sanığın kasten öldürme suçundan yargılanırken derslere katılması, üniversitenin çocuklarımıza nasıl bir güven ortamı oluşturduğu na dair sorgulamalar artacaktır. #tuğbayavaşiçinadalet
Ablam Tuğba 500 ( BEŞ YÜZ) gün önce 29 Ekim 2024'te gece 2'de balkondan düşerek hayatını kaybetti.
Sanık eşiyle Çanakkale'deki evinde yalnızdı.
Ablam öylesine bir günde düşmedi. Eşiyle 2 saatlik kanlı bir boğuşmanın hemen ardından düştü.
Profesör olan sanık eşi 17 yıldır ailemizin içindeydi ve ablam düştüğü gün bizimle direkt bağlantısını kesti.
Mahkemeler eşe karşı kasten öldürme yerine intihara yönlendirme olarak devam etti.
Bir kahramanlık hikayesi anlattı ama yaşananlara uymuyordu.
5 mahkemedir adalete olan inancımız artık kalmamıştı ama 6. mahkemede savcılık olayı SONUNDA şüpheli buldu ve dosya KASTEN ÖLDÜRME'ye döndü.
SONUNDA!
500 gündür ailecek kaybımızın acısı, anlamsız gelen adalet mücadelesi derken hissizleştik iyice.
Tek istediğimiz soruların cevaplanmasıydı.
Sorularımıza cevap bulmadan bu davayı kabullenmek hiçbir ailenin kabullenemeyeceği birşey
Biz sorularımıza cevap istiyoruz. Adalet tecelli etsin istiyoruz. Fizik mühendisi ve uygun bilirkişiler Güllü olayındaki gibi sürece dahil olsun. Adalet Güllü'ye ayrı Tuğba'ya ayrı işlemesin!
YETKİLİLERE TUĞBA'NIN AİLESİ OLARAK ÇAĞRIMIZDIR!
Bu kişi üniversitede profesör ve gençlere eğitim veriyor. Eşe karşı kasten öldürme ile yargılanan biri açığa alınmalı. Bu durumun psikolojisini bile ifade edebilmek normal değil.
500 gün oldu. Öğrencilere de üzülüyoruz. Biz de üniversite öğrencisi olduk. Bu normal bir durum değil.
Nur Sena Düzgün olayında Dicle Üniversitesi etik değerlerimiz diyerek gerekeni yapmıştı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'ni de gereğini yapmaya davet ediyoruz!
Tek isteğimiz tüm şüphelerin giderilmesi ve adaletin tecelli etmesi!
SESİMİZİ DUYUN!
#TuğbaYavaşİçinAdalet #Düşersemİnanma
@tcailesosyal@yilmaztunc@MahinurOzdemir@EmineErdogan@erolozvar@YuksekogretimK@esik_platform@AsuKaya80TBMM@AylinNazliaka@Canakkalebarosu@alimahir@GiderAyhan@turanbulent@fidanataselim@gulbenergen@PuCCaa@sokakkedisitv@AvTurkanKara@comugazete@ComezTurhan@onsekizmartuni@kampusfmcomu@oncecocukkadin@bpthaber@ajans_muhbir@abakingurlek
Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması yönündeki taleplerimizin karşılanacağına inanmak umut verici. Biz masumiyet karinesine saygı duyuyoruz; tek talebimiz ablamın ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılması ve gerçeğin ortaya çıkmasıdır.
https://t.co/xrwhdp1Ok7