Cezaevinde zaman yavaş akıyor. O yavaşlık, kırk yılın acıları üzerine derinlemesine düşünme imkânı veriyor.
Bugün Meclis��e sunulan metni okurken aklımdan ilk geçen buydu. Evet, eksikleri var. Kaygı veren yanları var. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu kapsamlı demokratikleşmenin de hayli gerisinde.
Ama bu toprağı yıllardır acıya, evleri yasa boğan bir meselede hukukun kapısı ilk kez aralanıyor. Ben o kapının yeniden kapanmamasından yanayım.
Kürt meselesinin çözümü kimsenin kimseye lütfu olmamalı. Esas olan, hepimizin eşit yurttaşlar olarak ortak bir gelecek kurma iradesidir.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında bu ülkenin her bir ferdinin hak ettiği eşit yurttaşlığın, adaletin ve demokrasinin yeniden hayat bulduğu bir Türkiye mümkündür. O hedefe ulaşana kadar, koşullar ne olursa olsun, hukuksuzluklara da, butlanlara da, haksız tutuklamalara da aynı kararlılıkla itiraz etmeye devam edeceğiz.
Hayalini kurduğumuz YENİ nesil siyaset de bunun taşıyıcısı olmalı. Geçmişin korkularını devralıp büyüten bir siyaset değil, birlikte yaşama cesaretini büyütecek bir siyaset.
Eksiğiyle fazlasıyla bu bir başlangıç. Ortak Gelecek için, ben başlamaktan yanayım.
Özcan Aksu nasıl öldü?
Tutuklanıp Silivri Hapishanesi’ne götürüldükten 14 gün sonra ölüm haberi gelen Özcan Aksu’nun, morg sonrası görüntüleri ortaya çıktı.
Yüzünde darbe ve morluk izleri bulunan Aksu’nun ölümüyle ilgili resmî bir açıklama yapılmadı.
Düşünün, bu kadın bir öğretmen. Doğurup yetiştirdiği piçi masum bir genç kıza tecavüz ediyor, katlediyor ve bu ucube, piçinin kanlı elbiselerini yok edip annelik ve öğretmenlik rolüne devam ediyor. Üstelik bir de genç bir kızı var ki, yüksek olasılıkla onu da kendilerine benzettiler. İşlettiği ve katil kocasının devlet güçlerinin zorbalığı ile koruduğu kafeteryada uyuşturucudan fuhuşa her tür pislik bizzat kendi elleriyle organize ediliyor, öğrenci çocuklar tecavüzcü oğlu ve çetesinin ağına düşürülüyor. Kocası kentin birinci mülki amiri, yani ilin cuhurbaşkanı. Bu, tek tek bireylerin değil, devletin resmidir. Devlet budur işte.
Yeni Özgür Politika'da yayınlanan "Kürt siyaseti ikili gerilim yaşıyor" başlıklı yazıma linkten ulaşabilirsiniz: https://t.co/01Cral5i96 @y_ozgurpolitika
Ben Derin Deniz. 2,5 yıldır hamileyken bile eşimden şiddet gördüm. Son olayda bebeğimi kucağımdan zorla aldılar. Eşim beni yatağa fırlatıp defalarca yumrukladı, kaşım patlayınca durdu. Küçük kızımın önünde canıma kastedildi. Ölmek istemiyorum, sesimi duyun! #DerinDenizinSesiyiz
Odyssey'i izledim az evvel. Eve dönme hikayeleri batılı bilinci hala eğlendiriyor. Batı insanının müthiş bir saplantısı var eve. Ev vardır. Bunu inkar edemeyiz. Diğer yandan biz doğulular ise evden ayrılmaya bayılırız. Evden ayrılıp gerçeği bulmaya yönelimimiz var. Musa peşine bir sürü insan takıp evden ayrılıyor. Gılgamış, ölümsüzlük iksirine çıkıyor. Dedem mantar aramaya gidiyor dağa. Ben İstanbul’a kaçıyorum köyümden. İlginçtir. Homeros’un derlediği Odisyus efsanesi eve dönmenin zorluğunu anlatır. Eve dönmek, Kahramanın Sonsuz Yolculuğu adlı kuramsal drama kitaba da ilham vermiştir. Gerçi o kitapta, doğudan örnekler de verilmiyor değildi. Neyse. Nolan’ın eve dönme hikayelerini sevdiğini biliyoruz. Daha doğrusu, Nolan, bunun satacağını çok iyi bilir. Nobelli çok satan bir romancı, yıllar önce verdiği söyleşide, kitabın satması için üç temadan birinin seçilmesi gereğini belirtmişti. Savsaş, göç, aşk. Eve dönme temacığı, bu üç temadan göç temasının bir dalı gibi duruyor. Nolan eve dönmeyi Interstellar’da çok iyi işledi. Aynı şekilde Inception da aslında bir eve dönme hikayesidir. Memento bir nevi öyle. Tenet öyle. Dunkrik savaşını ele aldığı film de eve dönme hikayesidir. Nolan eve dönmeyi, sinemanın çeşitli türlerinde işliyor. Düşmüş diyebiliriz. Takılmış. Otistik biridir. Tutturmuş, feci tutturmuş. Hiçbir Nolan filminde aşk yoktur ve Nolan aşk çekemez. Cinsel aşkı bilmez. Nolan filminde kadın karakter olmaz. Daha doğrusu, sıradan bir erkek yönetmenin kadın karakter gramaj ortalamasının yarısına bile yaklaşamaz. Nolan bir sanatçı değil, bir zanaatkar. Kuyumcu esnafı. Bence son yüzyılda kahraman olgusu ve kahramanın eve dönme çabası oldukça fıs bir tema. Kahraman mortgate ödüyor. Kahramanın evi kredili. Kahraman ancak ve ancak işten eve dönüyor. Asgari ücrete çalışan kahraman mı olur? Kahraman, ev, yurt, taşra kibri, onur... Bu gerici fikirlerin sinema ve tiyatrodan silinme ihtimali çok zayıf. Bu sanatlar şiir, roman, öykü, resim gibi tek bir kişi tarafından ortaya konan özerk sanat dalları değil. Biz yine kontemporariden devamke.
Hareket Yönetimi’nden çerçeve yasa açıklaması:
📌 Kürt halkının baş müzakerecisiyle görüşme yaptırılmaması izahı zor bir durumdur
📌Çözüm için gerekli bir çerçeve yasa çıkarılacaksa bu tek taraflı irade ve dayatmayla olmaz
📌 Mutabakat karşılıklı görüşlerin uzlaşmasıyla sağlanır
📌 Rêber Apo’nun önerdiği taslak ve düşüncelerinin dikkate alınması gerekir.
📌Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğünü içermeyen bir yasa hiçbir sorunu çözmeyen yasa olur. Açıkça sürecin sabote edilmesi anlamına gelir.
📌Rêber Apo’nun özgür koşullara kavuşmasının bir yasayla sağlanması gerekir. Ancak bir çerçeve yasa bunu sağlatırsa tartışılan konularda gelişme yaratabilir.
📌 Bütünlüklü olmayan, çözüm konusunda boşluklar bırakan bir yasa istenmeyen sonuçlar doğurur
📌 Özgürlük Hareketinin yönetim kadrosunu özgürce demokratik siyasetin yapılacağı siyasi ortamdan uzak tutmak bir çözüm ortaya çıkarmaz.
📌 Önderliğinden savaşçısına kadar örgütlenme ve düşünce özgürlüğünün tam olduğu demokratik siyasete katılımını sağlayacak bir yasanın çıkarılması çözmek istenilen sorunun doğası gereğidir.
📌Çatışmasızlık sürecinin tümden sonlanması ve Kürt sorununun çözümü de esas olarak bir demokratikleşme konusudur.
📌Eğer çatışma, şiddet ve savaşta ısrar edilmeyecekse sorunların tek çözüm yolu demokratikleşmedir. Demokratikleşmeyi öncelemeyen her politika çatışma ve savaşta ısrar etmektir.
📌 Bu yasa yalnızca Özgürlük Hareketimizi değil, tüm Kürt halkını ve Türkiye’nin demokrasi güçlerini de ilgilendirmektedir
📌 Demokratikleşme açıs��ndan toplumun demokratik kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin aktif devreye girmesi gerekir.
📌Devlet ne adım atacak diye beklemek demokratikleşme mücadelesi ve tarihini anlamamak olur.
📌Türkiye halkları ve demokrasi güçleri barış ve demokratik toplum sürecine sahip çıkmalı ve demokrasi mücadelesini yükseltmeli
🔴Çözüm süreci kulisi: Süreçte tıkanıklık olursa DEM Parti ve Özgür Özel ittifakı güçlenebilir
🔸️İktidara yakın gazetelerden NEFES önemli bir iddia da bulundu
🔸️Habere göre AKP kurmayları, çerçeve yasa meclisten geçmezse, DEM Parti'nin Özg��r Özel'e destek vermesinden ve yeni bir muhalefet bloku oluşmasından endişe duyuyor